Anasayfa
8 Mayıs 2021, 5:53
anket
Yönetici

İlmin Başı Sabırdır derler… neden?

Hoca
İlmin başı sabır mı?
hatta bir hikaye anlatılır adam yıllarca okur sonra biri ona sorar ilmin başı nedir? diye cevap veremez falan filan…
ilmin başı sabır ise nedeni ne olubalir sizce?:)


—>: İlmin Başı Sabırdır derler… neden?

rönesans
Epey zamandan beri uğraştığım için önce istemek sonra uygulama daha sonra devam hedeften ayrılmama yani sabır + devam = mükafat hcm anket için tşk:)


—>: İlmin Başı Sabırdır derler… neden?

esin-ti
İim öyle birşey ki insan tadına vardıkça biraz daha istiyor , istedikçe şevkiniz artıyor ve hep bu durum içinde oluyorsunuz.
Ama öyle kolay birşey de değildir ilim.
İlim öğrenmek için biraz fedakarlık lazımdır.
Her çeşit ilim varken bunları öğrenmek o kadar kolay değil.
Ben bunlardan birine tutundum ve sabrın ne demek olduğunu öğrendim.
Sabır ; aşk için fedakarlıkta bulunmakmış aslında.
İlim her zaman sabrı yannıda taşıyor.
Eğer bu ilim bizi gerçekten Allah’a yaklaştıracaksa sabrı sonsuza dek hakediyor..
Heleki o sabrın sonnuda ki ilim Allah’a yaklaştıran ilim ise gerisi teferruattır:)
Sabır ekşi bir meyve ,
yemesini bilene:)


—>: İlmin Başı Sabırdır derler… neden?

Abdullatif
< önce istemek >

Kesinlikle katılıyorum.Önce istemek, istemek ve karar vermek başarmanın yarısıdır derler, amaca ulaşmada istikrarlı çalışma ve tabiki sabır..
Bu sadece benim fikrim, sabır etmişte ilim sahibi falan olmuş değilim ahkam kesmek gibi olmasın:)


menzil_guller
.yaşantımızı nizama koymak ve ebedi hayatımızı saadete çevirmek için sabır gerekir.
sabır;dinin ve aklın gerektirdiği şey üzerine nefsi terbiye etmektir..
Sabır,Allah’ın bir ikramı müşkülleri çözmenin bir anahtarıdır.
unutmamak gerekir ki her zahmetin sonu,sabrı miktarınca rahmettir
ilim öğrenmekte zahmet olduğu kadar sonu Rahmettir.
Rabbim bizi o Rahmete erdirsin inş.Sabır acı ama meyvesi muhakkak tatlıdır.


imamhatipli42
Biz insanlar hep sabrı sadece zor zamanlarda kötü durumlar için söyleriz ama ilim de sabır beklemektir. Rabbimizden istediğimiz ilmi vermesini beklemektir. Allah (c) buyuruyor ki siz bildiklerinizle amel edin bilmediklerinizi ben size öğretirim. Yani siz amelle bir sabır silsilesinden geçin ben sizin ilminize ilim katacağım diye buyuruyor. Meyva beklemeden olgunlaşmaz, insan da bazı ilimleri öğrenmeden bir üst ilme geçemez bu temel bilgiler insan için birer sabır silsilesidir.


ravza 2
İlim öğrenmek çok külfetli çok zor yollardan geçtiği bir insanın senelerini aldığı nerdeyse ömrünün dörtte üçü çoook sabır gerektiren bir yol olduğu için bence sabır ilmin başıdır nacizane fikrim doğrumu bilemem ben cahilim


Hud112
ilmin başı soğandan acı,sonu ise baldan tatlıdır. en başta nefis engelini aşmak lazım vee tabiki sebat etmek lazım

Çünkü sabretmeden zorluklara göğüs gelmeden ilim öğrenilmez

Nasara-Yensuru (Emsile- Muhtelife)
Nasara-Nasaraaa-Nasaruuu(emsile-i Muttaride)

İf’al-Tef’il-Mufaale (Bina)

Aaaaah…Ah…
Ezberlemek için neler çektim. Ama ezberledim Elhamdulillah.


muamma
İlim için adım attığında güller görürsün sürülerce ama ilerlemek istedikçe güller uzaklaşır sanki.. Ancak sabredenler emek verenler kokusunu duyarlar güllerin..

Her ilmin basi sabir, sonu ise baldan tatlidir.👏☺


Kayıtsız Üye
Osmanlı Devleti döneminde Arapça ilimleri öğrenmek 25-30 yıl sürerdi.Bir Alimin eşi hamile kalmış ama Alim bilmiyor.Alim ilim öğrenmek için yurtdışına gidiyor.Aradan 25-40 yıl geçiyor.Sonra memlekete dönerken bir pir zâtla kaşılaşır.Zât bu alime şöyle der:

-Sana bir soru sorcam cevabı bilirsen memleketine döneceksin der.Bilemezsen benimle 1 yıl hizmet edeceksin der.

Alim şöyle bir düşünür.Ben 25 sene yurtdışında ilim öğrenmişim,müderris,muallim olmuşum der.Sonra zât’a:

Tamam sor der.

ZAT:ilmin başı nedir?
Alim bütün cevapları verir.ama bilemez.1sene hizmet eder.Sonra zata 1 sene doldu cevabın ne der.
ZAT:ilmin başı sabırdır.der.
Alim bunun için mi beni 1 sene tuttun der.
Sonra Alim eve dönünce eşinin yanında koca bir adam görür.Sinirlenir.sonra şöyle düşünür:
bu zat bana ilmin başı sabırdır dedi,o zaman bende sabredeyim der.
sonra kapıyı çalar.hemen eşi çocuğuna:,
KALK BABAN GELDİ DER.
Alimde Allah hamdeder.ve eğer bu alşim benim önüme çıkmasaydı ben nabardım der.


haci
Bin yıldan önceki asırlarda Bağdat’ta okula giden bir çocuk vardı. Çok fazla ders çalışıyordu. Ama bir türlü dersleri anlamıyordu. Öğretmenleri de bu çocukla bir süre uğraşmışlar sonra onlar da uğraşmakta vazgeçmişlerdi.
Çocuk, bu duruma çok üzülüyordu. Arkadaşları onu çoktan geçmişlerdi. Günlerden bir gün Çocuk:
— Bu kadar uğraştım, çabaladım, dersleri bir türlü anlayamadım. Okumak bana göre değilmiş. Ben en iyisi köyüme döneyim, tarla işlerine bakayım, diye karar verdi.
Ertesi sabah erkenden yola koyuldu. Az gitti, uz gitti. Yol uzun, güneş yakıcıydı. Yorulmuş ve terlemişti. İlerde bir mağara gördü. İçine girmeye karar verdi. Mağaradan içeri baktı. İçerde hiçbir şey yoktu. Sevindi. İçeri girdi. Birkaç lokma bir şey yedi. Uyumak ve dinlenmek için bir köşeye uzandı. Gözleri mağaranın tavanından yere damlayan suya takıldı. Yukarda birikiyor, büyüyor ve damla kendini taşıyamayacak kadar büyüyünce kopup yerdeki taşın üstüne düşüyordu. Kim bilir kaç yıldır bu damlacıklar düşüyordu! Damla, düşe düşe yerdeki taş oyulmuştu. Oysa taş sertti. Su damlası ise yumuşacıktı. Yumuşacık su damlası nasıl oluyor da taşı deliyordu?
Yumuşak bir su damlasının sert bir kayayı delmesi mümkün mü? Eğer mümkünse bu nasıl gerçekleşir? gibi sorular sorulur. Bu sayesinde çocukların bir işte sebat etmenin, gayret etmenin ve istikrarlı bir şekilde çalışmanın önemini anlamaları sağlanır.
Birden beyninde şimşekler çaktı. Yumuşacık su damlaları senelerce damlaya damlaya sert taşları delmişti. Kendisi de ısrarla derslerine çalışır, okuma isteğiyle öğretmenlerini dinlerse zamanla kafasına bir şeyler girerdi.
— Benim kafam şu taştan daha sert değil ya, diye söylendi.
Önemli olan sebat etmek, sabırla, azimle çalışmaktı. Gördüğü su gibi sebat etmek… O zaman kitaplarda yazılı olanlar, öğretmenlerin anlattıkları muhakkak kafasına girecekti. Birinde anlamazsa diğer okuyuşunda anlayacaktı. Artık başaracağına dair kesin inanç oluşmuştu.Kendine güvenli bir şekilde mağaradan ayrıldı. Hızla okuluna geri döndü.Çalıştı, çabaladı, arkadaşlarına yetişti. Öğretmenleri ondaki bu gayreti görünce çok seviniyorlardı.Çocuğun başarması için ellerinden geleni yaptılar.
Bir işte başarılı olmayı, sonuna kadar gitmeyi aklımıza koyarsak başarılı olabileceğimize aksi takdirde başarının mümkün olmadığına dikkat çekilir. Bizde bir gayret olmadıkça başkalarının bizim hakkımızdaki gayretlerinin bir işe yaramayacağına, ancak gayret bizde olursa sonucun iyi olacağına dikkat çekilir.
Çocuk, arkadaşlarını geçmişti bile.İlerleyen zaman içinde büyük bir bilgin oldu. Okuma sevgisi ve ısrarlı çalışması onu başarıya ulaştırdı. Kitapları asırlar geçmiş bugün bile ellerde dolaşıyor.Kendisine nasıl başarılı olduğunu soranlara:
— Küçücük ve yumuşacık damlalarla delinen taştan ibret aldım, diye cevap verdi.Bu bilgin, "Taş oğlu" manasına gelen İbn-i Hacer adıyla tanındı. Büyük bir İslâm âlimidir.


Nicksiz
Çünkü ilim öğrenmek için aramak gerekir. Ve aramak vakit alır. İster başka bir ülkeye giderek ara, istersen bilgisayardan ara vakit alır.


ilmin başı nedir, ilmin başı sabırdır, ilmin başı soğandan acı sonu baldan tatlıdır arapçası

Bu kategoride yer alan Ne okuyorsunuz...? elinizdeki kitabı yazarmısınız? başlıklı yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.

Bir Yorum Yazın.

Forum Duası Copyright © 2007-2021
Gizlilik Politikası İletişim

İlmin Başı Sabırdır derler… neden? Başlıklı Yazımızın Yanında Websitemiz İslami bilgilerden, Dini Sorular, Cevaplar, Hac, Meal, Cennet, Cehennem, Farz, Sünnet, Hanefi, Şafii, Rüya yorumları, Gusül, Abdest, İmanın şartları, Namaz, Oruç, Kuran Sureleri, Ayetleri, Hadis, Dualar, İslamda Aile Tavsiyeleri, Kadın İle İlgili Konular, İbadet, İman, Mezhep, Hanefi, Şafii, Maliki, Hambeli, İslamın Şartları, Diyanet, Eğitim, Sohbet, Arapça, Hayırlı Geceler, Zekat, Mahrem Sorular, Evlilik, Sahabe Hayatları, Salavat,Dini Hikayeler, Günah, Helal, Haram, Tecvid, Yemin, Sadaka, Siyer, Fıkıh, Ahlak Gibi Konular İçermektedir.