Anasayfa
7 Mayıs 2021, 7:10

Dinen kadının çalışmasında bir sakınca var mıdır? Erkeklerin içinde yanyana çalışması dinen caiz midir?

firdevs
Kadının çalışmasını engelleyen her hangi bir yasak bilmiyoruz. Ancak kadının çalışırken uyması gereken bazı kurallar vardır. Bu kurallara uymazsa haram işlemiş olur.

İslam’da insan olmaları bakımından, erkekle kadın arasında herhangi bir ayrım söz konusu değildir; her ikisi de eşit derecede Yüce Allah’ın emir ve yasaklarına muhataptır. Erkek olsun kadın olsun, bütün insanlar yeryüzünü imar etmek ve orada Allah’a kulluk etmekle yükümlüdürler. İslâm’da insanlık ve Allah’a kulluk bakımından kadınla erkek arasında bir fark bulunmadığı gibi temel hak ve sorumluluklar açısından da kadın erkek ayrımı bulunmamaktadır.

Dinimizde, erkeğe tanınan temel hak ve hürriyetler, aynı derecede kadına da tanınmıştır. Buna göre yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme; kişi hürriyeti ve güvenliği; vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyeti; mülkiyet ve tasarruf hakkı; meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunmada bulunma, kanun önünde eşitlik ve adaletle muamele görme hakkı, mesken dokunulmazlığı, şeref ve onurun korunması, evlenme ve aile kurma hakkı, özel hayatın gizliliği ve dokunulmazlığı, geçim teminatı gibi temel haklar bakımından kadınla erkek arasında herhangi bir ayrım söz konusu değildir.

Kur’an-ı Kerim’de Hz. Peygamber’in kadınlardan biat almasının zikredilmesi (Mümtehine, 60/13), İslâm’da kadının iradesinin bağımsızlığını açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu itibarla kadın olmak, hak ehliyetini ve fiil ehliyetini daraltan bir sebep değildir. Sahip olduğu hakların, kocası ya da başkası tarafından ihlal edilmesi halinde kadının hakime başvurarak haksızlığın giderilmesini isteme hakkı bulunmaktadır.

İslâm’da kadının konumu ve hakları konusundaki tartışmaların önemli bir kısmı, kadının sosyal hayata katılması, çalışması ve kamu görevi üstlenmesi noktalarında odaklaşmaktadır.

İslâm’a göre, kural olarak kadın, ev içinde ve dışında çalışabilir; ailesinin ihtiyaçlarını sağlamada kocasına yardımcı olabilir. Şartlara ve ihtiyaçlara göre, aile hayatında eşlerin rollerinin değişmesi de mümkündür. Önemli olan hayatın huzur ve düzen içinde geçmesi, ihtiyaçların karşılanmasında bireylerin imkan ve kabiliyetlerine uygun sorumlulukları dengeli şekilde üstlenmeleridir. Bazı kaynaklarda yer alan Hz. Peygamber’in, evin iç işlerini kızı Hz. Fatıma’ya, dış işlerini ise damadı Hz. Ali’ye yüklemiş olması[İbn Ebî Şeybe, Musannef, X/165, No: 9118; XIII/284, No: 16355; Ömer Nasuhî Bilmen, Hukuk-i İslamiyye, II/484.
Müslümanlar için bir aile modeli oluşturma amacına yönelik bağlayıcı bir kural değil, ihtiyaç, örf ve adete dayalı tavsiye niteliğinde bir çözümdür.

Kaldı ki, ev hanımının ailesine ve topluma katkıları küçümsenemeyecek kadar önemli bir iştir.

Kadın, mali ve ticarî alanlarda erkeklerle eşit konumda olup, kadın olması sebebiyle herhangi bir kısıtlamaya maruz değildir; ticaret ve borçlar hukuku alanında erkeklerin sahip oldukları bütün hak ve yetkilere sahiptir. İslâm dininde erkek – kadın ayrımı yapılmaksızın, çalışıp kazanmak teşvik edilmiş, "insan için ancak çalıştığı vardır" (Necm, 53/39); "… Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır; kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allâh’ın lutfundan nasibinizi isteyin…" (Nisa 4/32) buyurulmuştur.

Çalışma kapsamında değerlendirilen ticaret ile ilgili Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helâk etmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir (Nisa, 4/29), âyeti ile Sizden herhangi birinizin ipini alıp da dağdan sırtına bir bağ odun yüklenerek getirip satması, dilenmesinden daha hayırlıdır [Buhârî, Büyû’ 5.>, hadisinde kadın erkek ayrımı söz konusu değildir.

Dinimizin insanlar arası ilişkilerde ve ticarî hayata ilişkin koyduğu açıklık, dürüstük, güven, doğru sözlülük, sözünde durma, şart ve akitlere bağlı kalma, karşı tarafın zayıflığı, bilgisizliği ve sıkıntıda olmasını istismar etmeme gibi genel ilkelerine bağlı kalmak şartıyla, erkek ve kadın herkes helal ve meşru yollardan kazanç elde etme hakkına sahiptir.

Bu açıklamalar ışığında Kadın hem çalışabilir, hem de çalışamaz diyebilirriz. Şartları bulunursa çalışabilir, bulunmazsa çalışamaz.

Bir kadının iş yerinde çalışması için belli başlı şartlardan biri, tesettürüne mani olunmaması, vekar ve ciddiyeti hafife alınmamasıdır. Aynı zamanda bu iş yerinde başka insanlar da bulunması ve kadın tek erkekle başbaşa kalmamasıdır.

Zira bir kadın bir erkekle başbaşa kalırsa üçüncülerinin şeytan olacağını Efendimiz bildirmiştir. Hem böyle bir yalnızlıkta halvet vaki olduğundan erkeğe mehr-i misil gibi maddî ceza, kadına da tâzir gibi dinî ceza terettüb eder.

Demek oluyor ki, ihtiyaç içinde olduğundan çalışmak zorunda kalan kadın, tesettürüne, iffet ve vekarına halel gelmeyen ciddi iş yerinde çalışabilir. Çevredeki yabancı erkeklere bu tesettür ve vekar içinde ciddi şekilde muhatap olabilir. Bu şartların yok olduğu yerde kadının çalışma şartı da yok demektir.

Zaten çalışıp kazanma mecburiyeti erkek içindir. Kadın evinde oturur, çoluk çocuğuna bakar. Erkek ise dışarda çalışıp çabalayarak kadının ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kalır. Bizim sözünü ettiğimiz şartlar, herhalde böyle hâmisi olmayan ihtiyaç içinde çırpınan kadınlar içindir. Kocası izin vermeyen kadın zaten çalışma hakkına da sahip sayılmaz. Kocasının kazancıyla idare etmesi şart olur, yahut beyinin izni gerekir.

Bir kadının yabancı bir erkeğin evinde veya iş yerinde çalışması İslâm’ın emrettiği şekilde olursa, yani birkaç kadın ile birlikte veya açık bir yerde çalışırsa beis yoktur. Ama, kapalı bir yerde yalnız yabancı bir kimse ile birlikte kalacak olursa halvet olduğundan haramdır (el-Fıkıh ‘ala’l-Mezahip el-Arbaa, c.3 s.125).

Selam ve dua ile…

alıntıdır…


—>: Dinen kadının çalışmasında bir sakınca var mıdır? Erkeklerin içinde yanyana çal

İnşirah
Allah razı olsun kardeşim :gul:


—>: Dinen kadının çalışmasında bir sakınca var mıdır? Erkeklerin içinde yanyana çal

hasret
Dinimizin insanlar arası ilişkilerde ve ticarî hayata ilişkin koyduğu açıklık, dürüstük, güven, doğru sözlülük, sözünde durma, şart ve akitlere bağlı kalma, karşı tarafın zayıflığı, bilgisizliği ve sıkıntıda olmasını istismar etmeme gibi genel ilkelerine bağlı kalmak şartıyla, erkek ve kadın herkes helal ve meşru yollardan kazanç elde etme hakkına sahiptir.

Bu açıklamalar ışığında Kadın hem çalışabilir, hem de çalışamaz diyebilirriz.
Şartları bulunursa çalışabilir, bulunmazsa çalışamaz.

:gul:

Allah razı olsun …


—>: Dinen kadının çalışmasında bir sakınca var mıdır? Erkeklerin içinde yanyana çal

Abdussamet
Allah razı olsun bu bilgiler için çok sağol…..


Büsra
Allah razı olsun senden.


suara
Müslüman kadının çalışması dinen helal ve caizmidir?

Soru: Müslüman kadının çalışması dinen helal ve caizmidir?

Cavap: Asla helal değildir, Caiz değildir. Çünkü:

1- Evin geçimi ve idaresi evin erkeğine aittir. (Nisa süresi:34)

2– Kadının evinin içinde oturması Allah’ın emridir. (Ahzab:33)

3- Kocasının izni ve müsadesi olmadan kadın evinden dışarıya çıkamaz, her hangi işte çalışamz. (hadisi-Şerif)

4- Bir kadının namahremlerin yanında kalması, oturması ve bakması helal değildir. ( Nur Süresi:33 )
5- Müslüman kadının tesettüre riayet etmesi farzdır. (Azhab:59)

Ama günümüzdeki çalışan kadınların durumu ortadadır. Ben başımı örtersem Almanlar veya arkadaşlarım beni kınarlar, diyenleri akla getirirsek meselenin vehameti ortaya çıkar. Evde başını örten, fakat işe giderken başını açanları ve ayrıcı evde perişan vaziyette dolaşan, işe giderken ise giyimine ve süsüne özen gösterenlerin hali ve adetleri malum, izaha gerek yoktur.

İZAHAT-GENİŞ AÇIKLAMA

Bir müslüman kadının evinin dışında çalışması, kadına karşı işlenen büyük bir cinayettir. Çükü kadın, bir çok işlerde erkekler gibi güç yetiremez. Zira kadın beden ve fiziksel yönden zayıftır. Bedeni güce erkekler gibi, çeşitli sebeblerden dolayı sahip değildır.

1-Ay hali (hayiz) dir ki, her ay bir müddet devam eder. Bundan dolayı kadın muztarip olur. İstirahat etmesi ve çalışmaması lazımdır. Taki temizleninceye kadar titizlik göstermesi lazımdır.

2- Hamilelik hali ve müddetidir ki, kadın buhali ile daima güçsüzlük, zor ve zaafiyet içindedir, Bu durumda çalışmaya gücü yetmez, İstirahata ve yardıma ihtiyacı vardır.

3- Doğum ve lohusalık hali ve müddetidir ki, bu durumda kadın en zor günlerini yaşar. Rahatsız edici ağrılar ve kann kaybı. Bu nedenle kadının durumu düzelinceye ve kaybettiklerini tekrar kazanıncaya kadar istirahata gereksinme duyar.

4- Emzirme ve çocuk bakımıdır ki, bunu en azından iki sene devam ettirmesi lazımdır. Çünkü kadın yavrusunu anne şefkatiyle emzirir, kanından-canından gıdasını temin eder, ona bakar, korur ve terbiye eder. Burada evinin işi, kocasına ve diyer çocuklarına karşı vazifelerinide ihmal edemez. Bütün bunlarla bir de evin dışında bir iş yerinde kadının fiziksel yapısına uygun olmayan işlerde çalışması, kadın haklarına en büyük bir darbedir.

5- Kadının fiziki bedeni ve ruhsal yapısı, hamilelik, doğum, lohusalık, çocuk bakımı ve emzirme nedeniyle çok yıpranır. Böyle bir kadın çalışırsa gerisini siz düşünün.

Sözün özü: Bir kadının bedeni, ay hali görür, hamile olur, çocuk doğurur, çocuk emzirir ve çocuk bakarsa erkekler gibi kuvvetli ve enerjisi olmaz. O halde kadın-erkek eşitliği espirisine uygun düşmez.

Aşağıdaki sebeblerden dolayı bir kadının evinin haricinde her hangi bir iş yerinde çalışması meşru değildir.

Yani İslam dininin prensiplerine uygun değildir. Şöyleki:

1- Şer’i ve islami örtünmenin farz oluşu,

2- İşe gidip-gelme esnasında fitneye vesile oluşu,

3-Yolda gidip-gelirken ve iş esnasında yabancı erkeklerle bir arada olmaları ve birbirine karışmalarının (ihtilat) haram oluşu,

4-Tesettürsüz ve ilgi çeken süs ve zinetleri ortaya çıkararak, yani erkeklerin şehvetini uyandıracak şekilde zinet ve zinet yerlerini, boya ve kokularını yabancılara göstermesi haram oluşu,

5- Kadınnnın bedeni (eller ve yüz hariç) bütünü avrettir. Kadın bir incidir korunması ve muhafaza altına alınmasısının elzem oluşu,

6- Kadının çocuklarının, ev ve eşinin işleri ile daima meşğul olma zorunluğu varki, bu işler kadının yaratılışına en uygun oluşudur.

İşte bütün bunlarla beraber kadının evinin dışında bir iş ve iş yerinde çalışmsı mümkün değildir. Dışarıda çalışmak, kazanmak ve eve bakmak erkeğin işi ve vazifesidir. Allah’u Teala buyuruyor: "Allah’ın onlardan, kimini (erkekleri) kiminden (kadınlardan) üstün kılması ve mallarından infak etmeleri sebebiyle, erkekler kadınlar üzeri hakimdirler.” (Nisa:34) Bu ayeti kerime ile, erkeklerin fıtraten, biyolojik üstünlükleri, diyer yandanda mallarından infak etmeleri, evlenirken kadına mehir vermeleri ve de aileni geçimini temin görevi ile yükümlü olmaları nedeniyle de kesbi üstünlüklerine binaen, erkekler, ailenin hakimi olarak beyan edilmiştir.

Yani: Erkekler, dışardan çalışıp kazanmak ve aileyi yönetmek bakımından kadınlara kaimdirler. Kadınlar da, ev içerisinde, erkeğin yönetimi altında; evin tedbir ve tanziminde görevlidirler. (Ruhul-Beyan:2/202, Kurtubi:5/169) Erkeğin kadının üzerindeki haki-miyet, itina gösterilmesi gerekli olan aile yuvasının yönetiminde, korunması, himayesi ve ailenin saygınlığının devamı açısından, aile içerisinde yapılan bir vezife taksimidir.Aile fertlerinin şahsi ve hukuki hiçbir varlığı ortadan kaldırmayan bir başkanlıktır. Aynen; velinin ra’iyyesine kıyamı gibidir; Emretmek, nehyetmek, korumak ve muhafaza etmektir. Doğru yoldan ayrıldığı zaman, düzeltmek ve terbiye etmek… sebebiyledir. Yoksa, sanıldığı gibi, kadının şahsiyetini yok eden, onu esir ve köle mesabesine indiren kahredici bir üstünlük değildir ve olamaz da… Kadınları ikinci sınıf olarak kabul etmek hiç değil… (el-Keşşaf Ve İbni-Kesir)

Zaruret neticesinde kadının evinin dışında çalışmasının dinen caiz olabilmesi için bir takı şartlar vardır. Çükü, zarurutler dini bazı
yasak hükümleri mübah kılar. Fakat, bu hüküm zaruret miktarınca geçerlidir. Zaruret ortadan kalkınca mubah ve caizlik de ortadan kalkar.

Bir kadının çalışmasını zaruri kılan şartlar ise:

1- Velisinin izni olacak. Yani: Bekarsa babasının, evli ise kocasının izni ve müsadesi
olacak. Babası ve kocasının müsadesini alamayan kadın kattiyyen çalışamaz ve dinen
çalışması helal değildir. Zaten bu izinde mübah olan iş ve işyeri içindir.
Örneğin: Kız çocuklarını okutmak için muallime, doğum ve benzeri şeyler için ebelik
ve hemşirelik gibi.
2- Erkeklerle bir arada bulunmayacak ve hatta yabancı erkekle tenha bir yerde başbaşa
kalmayacak, yani halvet olmayacak.
3- Tesettür yönünden açılıp-saçılmayacak, süslerini göstermeyecek, fitneye sebeb olacak
her hangi durumda bulunmayacak, aşırı ziynet içinde bulunmayacak, koku, parfüm ve
ayrıca boya sürünmeyecek.
4- Tüm bedenini örten ve şer’i şatlari içeren islami bir giysi ile kapali ve örtülü-tesettürlü olacak.

Soru: Eğer kadın evinin dışında bir iş ve işyerinde zaruret olmadan çalışırsa neleri
kaybeder ?
Cevap:
1- Çocuklarını ihmal etmiş olur. Çocukların muhtaç oldukları anne şefkati, sevgisi ve
terbiyesini yerine getiremez.
2- Günümüzde olduğu gibi, Haremlik-selamlık kalkar, kadın-erkek karışık bir arada
bulunmaları ortaya çıkarki, bu haramdır. Yani haramı işlemiş olur. Kadının dinine,
ahlakına, namus ve şerefine zarar verir. Arını-edebini kaybeder, kocasına ve ailesine
karşı saygısını ve sevgisini kaybeder.
3- Yine günümüzde olduğu gibi, ekseri kadınlar tesettüre riayet etmez; süs ve zinetlerini
göstermesini sever; koku sürünür ve makyajını yaparki, buda haramdır. Günahtır.
Fitnedir.
4- Kadın çalışırsa kadınlık haysiyetini kaybeder, çocuklar anne sıcaklığını ve sevgisini
kaybeder, aile düzeni bozulur ve yıkılır. O evde karşılıklı yardımlaşma azalır, huzur
kaybolur.
5- Yaratılış gereği kadınlar süsü-zineti çok sever, altını-gümüşü süslü ve güzel elbiseleri
çok sever. Dışarıda başka kadınlarda gördüğü zaman kıskanır ve oda almak ister.
Bu nedenle kazandığı parayı hep bunlara harcar. Allah ise, israf edenleri sevmez.
Çünkü, aşırı harcayanlar ve israf edenler şeytanın arkadaşlarıdır. Yani: Haybeden gelir,
haybeye gider. Dünya ve ahirette


ßaran
Şartları bulunursa çalışabilir, bulunmazsa çalışamaz.


gülin
tamam kadının çalışması hiç hoş deil
peki bizi tetikleyen şeyler neyki bizler çalışmaya şartlanmışız
günümüzde çalışan kadın daha akıllı daha popüler
daha çekici
çoğu erkekte aranılan ve çalışan kadın tercih ediliyo maalesef
şimdi buralarda konu yapıyosunuzda uygulamaya çalışan varmı??????????????????


uhutgunesi
Suara kardeşim eline sağlık da fetvayı veren kim merak ettim.Fetva konusu vebal yüklü olduğu için belirtilmesinde yarar vardır,aksi halde bu fetvayı sizin verdiğinizi bile anlayabiliriz.Yazının biryerinde varda ben göremediysem hakkınızı helal edin kardeşim.


Hoca
< Demek oluyor ki, ihtiyaç içinde olduğundan çalışmak zorunda kalan kadın, tesettürüne, iffet ve vekarına halel gelmeyen ciddi iş yerinde çalışabilir. Çevredeki yabancı erkeklere bu tesettür ve vekar içinde ciddi şekilde muhatap olabilir. Bu şartların yok olduğu yerde kadının çalışma şartı da yok demektir. >
eyvAllah……….:)


m mahmut
Allah razı OLSUN suara kardeşimizden .benim fikrimde bu konu hakkında ev ihticacı olmaksızın çalışan kadınlar haliyle harcamakta ister kadının harcayacagı şeyler bellidir diger kadınada imrenme oluşur böylece çogu kadın çalışma ihtiyacı duyar elindekine şükretmeyip daha fazlasını eşinden yahut babasından yahutta çalışarak kazanmak ister böylece çogu bayanlar çalışma geregi duyar .sonra fert sonrada toplum sonradainsanlık bozulur:(


nejlaeskisehi
çok değerli bilgiler bunlar
çok sağolun
ama benim kafama takılan bir soru var hep kadın evde oturur eşleri çalışır bakar ailesine diyorsunuzda şu zamanda insanlar öyle çok değiştiler ki huyları değişti yaşantıları değişti şartlar zorlaştı
benim kızım 18 yaşında ve çalışıyor eşim ve oğlumda çalışıyor
ben kızıma çalışma diyorum ama o beni dinlemiyor
benim kızım ya kendisini hak etmeyen zalim biriyle evlenirse napıcak
çalışması onun faydasına değilmi kendini garanti altına alması iyi bişey değilmi


Rayyan Emir
bende calisiyorum ama tek fark islam ulkesi olmasi. birde esimin burosundayim. sahada isler olunca ayriliyoruz bazen orasida acik mekan carsafli bayanlarimiz da mevcut..hicbir kotu bakisla karsilasmadim. is yerinde cok sert bir mizacim var cogu kisi cekinir ofisime gelmeye. eger ki tesettur konusundan korkuyorsaniz yollayin arap ulkelerine kizlarinizi ( universiteyi bitirmis akli basinda kendine malik) yada imkaniniz varsa sizde tasinin su turkiyedeki kaos cozulene kadar..

ama turkiyedeki durumu da biliyorum ahlaksiz patronlar vs.. sekreterlik ,tezgahtarlik gibi mesleklerdense kiziniza daha ciddi meslekler kazanmasi icin cabalayin. iste o noktada da karsimiza tesettur yasagi cikiyor.. 1980 de ilk bu yasagi koyani Allah (c.c) bildigi gibi yapsin..kizlarimizin gozyaslari onu orada rahat birakmasin..

nejla hanim bu devirde kim zalim kim degil anlamak cok zor.haklisiniz diyorum.. cok kisi gördüm zalimle evlenip evden canini kurtarmak icin baba evine donmeye otobus bileti ?!? olmayan.. boyle olmamali.. hic calisamiyorsa bile egitimi olmali elinde veya bir zanaati.. dikis,orgu,yemek, vs.. isle birlikte bir zanaat ogretin kiziniza ki zor durumda elinde olsun


hbevci
< Siz Allah’a hakkıyla tevekkül etseydiniz, kuşları doyurduğu gibi Allah sizi de doyururdu.Kuşlar sabah erkenden aç giderler, akşam tok olarak dönerler” TİRMİZİ. >
su hadısı serıf konuya yardımcı olacaktır dıe dusunyorum..


ravza 2
mesleğimiz çalışıyoruz ama bunun haram olduğunu duymamıştım


Muhammed
Herkes fıtratının gereğini yerine getirmelidir. Öncelikle kadının fıtratı çalışmaya para kazanmaya uygun değildir. Kadın fıtratını bu yönde zorlarsa diğer tarafta bazı güzel özelliklerini de kaybetmeye başlıyor.

Erkeğin fıtratı da çalışıp evin geçimini sağlamak üzeredir. Erkek de fıtratının gereğini yerine getirmelidir.

Bir ailede kadın da çalışmaya başlarsa ailede bir takım huzursuzluklar çıkabilir. Bu gayet normaldir. Çünkü kadın kendi fıtratının gereği dışında hareket etmiştir.

İdeal olanı kadının mecbur kalmadıkça çalışmamasıdır. Rahat yaşayalım çok para kazanalım derken ailede huzur kalmıyor.

Özellikle erkeklerle birlikte çalışan bir kadının durumu daha da yıkıcı olabilmektedir. Çalışma ortamında erkeklerden sürekli güzel söz ve iltifat gören bir kadın evde eşinden alacağı iltifatları yetersiz ve değersiz görmeye başlayabilmekte bu da aileyi temelden sarsmaktadır.


nisa 34, Erkeklerle karışık çalışan kadının kazancı

Bu kategoride yer alan Kimlerle Evlenilir, Kimlerle Evlenilmez? başlıklı yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.

Bir Yorum Yazın.

Forum Duası Copyright © 2007-2021
Gizlilik Politikası İletişim

Dinen kadının çalışmasında bir sakınca var mıdır? Erkeklerin içinde yanyana çalışması dinen caiz midir? Başlıklı Yazımızın Yanında Websitemiz İslami bilgilerden, Dini Sorular, Cevaplar, Hac, Meal, Cennet, Cehennem, Farz, Sünnet, Hanefi, Şafii, Rüya yorumları, Gusül, Abdest, İmanın şartları, Namaz, Oruç, Kuran Sureleri, Ayetleri, Hadis, Dualar, İslamda Aile Tavsiyeleri, Kadın İle İlgili Konular, İbadet, İman, Mezhep, Hanefi, Şafii, Maliki, Hambeli, İslamın Şartları, Diyanet, Eğitim, Sohbet, Arapça, Hayırlı Geceler, Zekat, Mahrem Sorular, Evlilik, Sahabe Hayatları, Salavat,Dini Hikayeler, Günah, Helal, Haram, Tecvid, Yemin, Sadaka, Siyer, Fıkıh, Ahlak Gibi Konular İçermektedir.