Anasayfa
8 Mayıs 2021, 5:53
anket
Yönetici

KOMÜNİZM Mİ, KAPİTALİZM Mİ? İnsanlığa en çok hangisinin zararı dokunmuştur?

AYSEN
Kominzm;parasız devletsiz toplumsal düzenin kurulmasını amaçlayan siyasi ideolojik bir hareket
kapitalizm;yatırım gelir dağılımı üretim mal ve hizmet fiyatlarının piyasa ekonomisi tarafından belirlendiği sosyal ekonomik sistem


Yorum: KOMÜNİZM Mİ, KAPİTALİZM Mİ? İnsanlığa en çok hangisinin zararı dokunmuştur?

vel Fecr
Allahın hükmü karşısındaki bütün izmler insanlığı ziyana uğratmıştır.


Yorum: KOMÜNİZM Mİ, KAPİTALİZM Mİ? İnsanlığa en çok hangisinin zararı dokunmuştur?

Kayıtsız Üye
İslamiyetten başka bütün izmler karanlıktır baş belasıdır.


Yorum: KOMÜNİZM Mİ, KAPİTALİZM Mİ? İnsanlığa en çok hangisinin zararı dokunmuştur?

Kayıtsız Üye
ne komünizmden nede kapitalizmden zerre fayda gelmeyeceğini yaşanılan yıllar fazlasıyla göstermiştir. Onun için tek ve esas olan Kur’an ahlakına dayalı Allah’ın hükümleridir.


seyit gazi
kapitalizm öyle bir şey ki kendisine rakib gördüğü her şeyi alt etmiş karalamış ve değersizleştirmiştir

kilisenin avrupayı geri bıraktığı da yalandır… avrupa ileri gidiyormuş, menfaatleri çelişiyormuş, gücü yetiyormuş da; kiliseye itaat etmeyi mi tercih ediyormuş, neredeymiş öyle dindar insanlar. avrupanın bağnazlığı ve açgözlülüğü kendi kodlarından ileri gelmektedir. avrupanın yüzyıllarca uğraştığı tek ilmi faaliyet, hiçbir ilerleme görmemelerine rağmen; bakırı altına çevirme gayretidir. halbuki aynı dönemde ibni sina; elementlerden ve bunların birbirlerine çevrilemeyeceğinden bahsediyordu. hiçbir ilerleme görülmemesine rağmen; yüzyıllarca oturup bakırı altına çevirmek zaten başlı başına bağnazlıklarını da açgözlülüklerini de anlatıyor. üzerine coğrafi keşiflerle birlikte kıtaların gerçek altınlarını görünce de olan oldu.kıta yerlilerininde canlarını çıkardılar. avrupada sermaye birikti.sermayeyle papa sürekli çatıştı hatta papa kıtaları yağmalayanların yaptıklarını duyunca bari doğru dürüst çalın öldürün gelin dedi yerlilerin bellerine taş bağlayıp inci aratmakta neymiş onlarda ademin çocukları dediğinde adem birden fazlaydı onlar başka ademin çocukları cevabını aldı sermaye kiliseyi önünde engel olarak gördü kiliseyi alt etti kiliseden protestanlığı çıkardı protestanlık insanlara kiliseyi günah çıkarmayı boşverin siz çalışın statüler elde edin kazanımlarınızı ve statülerinizi koruyun bu tanrıya ve diğer insanlara karşı en önemli sorumluluğunuzdur dedi ve kapitalizm ile protestanlık kol kola yürümeye başladı hollanda ingiltere iskandinav ülkeleri orta avrupa protestanlaşırken fransa papayı bünyesine aldığı için katoliklikden kurtulamadı ve komple dinden çıktı marksın din afyondur sözünün bağlamıda insanları uyutuyorsunuz uyutuyorsunuz protestan yapıp kapitalist yapıp çıkıyorsunuz bağlamıdır aydınlanma çağının dini protestanlıktır marksın bildiği de protestanlıktı kapitalizmdi tahlil ve tahkik edilmesi gereken hususların günlük hayatı ve düşünce dünyasını yozlaştıracak argümanlar edinmek maksadıyla kurcalanmasının neticesinde bu sözler islam düşmanlarınca slogan haline getirilmiştir.

aslında hiçbirinde bir hayr yokta; kapitalizm daha küresel ölçekte ve daha güçlü bir düşman, daha sinsi, daha ifsad edici,daha zalim, insanıda alıştırıyor . komünizm daha gaddar, daha ne olduğu belli olan (düşmanlığı açık ve seçiktir yoksa komünizm karışıktır hatta marksı lenini anlayan insan türkiyede yoktur dünyada da sayılıdır) saçma bir hayal. kapitalizmin bir tehlikeside dinleri protestanlaştırıp kendisiyle çelişmez çekişmez zorunluluksuz sorumluluksuz bir hale getirme isteğidir. bakmayın kurdukları sistemin o kadar açığı ve açmazı var ki kendileriyle çelişmeyen çekişmeyen zorunluluksuz sorumluluksuz dinlere bayılırlar. ayrıca modern dönemin de kurucuları oldukları için kapitalizm daha çok zarar vermiş

aslında kapitalizmin tam düşmanı osmanlıydı da haşat ettiler. osmanlının ticareti filan tam bunlara tersti gıcık ediyordu . osmanlı hayatta hammade falan satmazdı. malın iyisini içeride harcatırdı. şimdiki gibi rusyaya giden domatesleri, parisde satılan 1. sınıf made in turkeyleri arayıp da bulamamak diye bi şey yoktu. osmanlılar ihracata yüksek vergi koyardı ki; yurtdışında benim malıma koydukları zammın; ne devletime, ne milletime faydası dokunmayacak onlar zengin olacak der zam koyacaksam ben koyayım derdi. ithalata düşük vergi koyardı milletin işine geliyor derdi.gerçi sanayi devrimiyle dünyada ekonomik sistemin değişmesinin de etkisi var.geçim odaklı ticaretten pazar odaklı ticarete geçildi. dünyada sürekli büyüme ikiyüz senelik mevzu. ihraç demek iç pazarda talebin karşılanamaması ve kıtlık anlamına geliyordu ama osmanlı nın zihniyeti bunlara çok tersti hakkından gelemediler.


zorunluyolcu7
Komünizm den fayda gelmez Rusya örnek, kapitalizm ise tamamen sömürü fakirden alıp bazı kişileri zengin eder.

Yalnız iki sistemin arasında şöyle bir fark var komünizm dini kullanmaz, kapitalizm tamamen dinden beslenir.


seyit gazi
zorunlu yolcu

din siyasete neden karıştırılmaz bilir misin ? çünkü insanın kanunları, dinin kanunları ile kesinlikle başa çıkamaz. Allah veya hesap günü dediğin zaman; istendiği kadar güç sahiplerince destekleniyor olsun, istendiği kadar sıkı örülmüş olsun; kurulan hiçbir düzenin ne dokunulmazlığı, ne sorgulanamazlığı, ne de insanlara dayatılabilirliği kalmaz. iyi de Allah böyle söylüyor diyen bir çobana dahi kim ne cevap verebilir, ne anlatabilir. yoksa devlete sadakat göstermek, fedakarlıkda bulunmak, bir araya gelmek ve bir başkasının menfaatini kendi rasyonel çıkarlarına tercih etmek hususlarında ortada makul bir gerekçe kalmayışı; referanssızlık neticesinde ortaya çıkan anlamsızlık ve insana ve varoluşa anlam atfetme hususunda yetersizlikleri gibi kendi getirdikleri sistemlerinin açmazları ve problemlerinin karşısında, zorunluluksuz ve sorumluluksuz dinleri kurtuluş reçetesi olarak görürler. yeter ki kendileriyle çelişmesin çekişmesin veya kendileriyle çelişmeyen ve çekişmeyen bir hale getirsinler.

yoksa bir insanın veya bir grubun siyasetin dışında bırakılmasının; kanunlarla standardize edilmiş topluma karışmasının engellenmesi, haklarının ve menfaatlerinin gaspedilmesi, söz söyleyebilirliğinin ve akıl ortaya koyabilirliğinin elinden alınması anlamlarına geldiği gayet açıktır. her devletin bile yazılı olmayan ama ilk kanunu; vatandaşlarının diledikleri kanunları bir kenara bırakıp, dilediklerini seçme özgürlükleri olmadıkları iken; herhangi biri tabi olduğu devlete gidip : güzel anayasa yapmışsınız sizi tebrik ederim lakin dördüncü maddeniz olmamış ben onu tanımıyorum dediği zaman, yeri geldiğinde kurşuna dizilirken; dine gösterilen bu vurdumduymazlığın, lakaytlığın ve küstahlığın herhangi makul bir açıklaması olabilir mi ?


zorunluyolcu7
Seyit Gazi

Kıymetli hocam bunu herkes böyle düşünmüyor malesef, her ülkede zenginler Allah’ın gönderdiği tüm semavi dinleri kullanarak zengin oluyor.

Ben onlara Allah cehenneme odun olsun diye yaratıldıklarını düşünüyorum.

İnsanoğlu çok kibirli oldu sapkın oldu, Allah bildiği gibi yapsın.


seyit gazi
zorunlu yolcu

bir mesele de o ya zaten… insanın soyut olanı subjektif olanı uzak olanı veya olmayanı konuşurken, bunların içinde kaybolurken; göz önünde duran somut gerçeklerden yüzünü çevirmesi. resmen insanın göz göre karşısındakini salak yerine koyduğunun resmi. aslında rabbini unutana, Allah da kendini unutturur. biz resmen kendimizi unutmuşuz kendimize yabancılaşmışız. bir hoca bir metropolde arkadaşıyla gezerken, gözüne onca gökdelenin onca gürültünün onca hengamenin arasında bir taş yığının içinden çıkan bir çiçek ilişir ve arkadaşına gösterir : bu buradan nasıl çıkmış, der. arkadaşı da : burada doğal olan tek şey bu ama insanların yadırgadığı, bunun burada ne işi var dediği dediği tek şey de bu; aynı islam gibi der. insan; kendisinden geldiği ve yine kendisine döndürüleceği yerin göğün rabbi olan Allah ın hükümlerine razı olmanın neresini garipsiyor ki ?

aslında sana cevap olarakda yazmamıştım kardeşim… konusu açılınca değinmek için sana yazmış gibi olmam hata olmuş. hatrı sayılır hocalardan hatrı sayılır dersler dinlemiş ve içinde bulunduğumuz dönemde de insanın nasıl kandırıldığını ve herkesin aslında buna kendisinin razı olduğunu ve neticesinde kendisine yabancılaştığını düşünmüştüm.yazdığımda bir tanım bir manifesto gibi bir şeydi . leyhtte veya aleyhtte müsbet veya menfi üzerine alınacak veya cevap verilecek bir şey değil, biraz düşünülecek şeylerdi. mesela yine tanrının kanunlarını kaldırmak ve neticesinde yeni referanslar belirlemek, yeni kabuller öngörmek; tanrının nizamını yıkmak değil ki aksine haşa yeni tanrınız benim demektir. içinde bulunduğumuz dönemin tek günah algısı; yaratıcıya karşı gelinmesi, uyuşturucu satılması, fuhuş yapılması veya eşcinsellik değil; modern dönemin günah olarak gördüğü ve gösterdiği sadece kabullerine direnilmesi karşı gelinmesidir.


zorunluyolcu7
Seyit Gazi

Peki hocam konunun dışında olacak ama insanların günümüzdeki ahlakı hakkında ne düşünüyorsun?

Öyle kadınlar varki dişiliğini sonuna kadar kullanıp, evli olan erkeğin evli olduğunu bile bile adamı elde etmeye çalışır.

Diğeri adam sonuna kadar kendini gösterişli yapıp kibiriyle parasıyla evli olan kadını evli olduğunu bile bile elde etmeye çalışır.

Bu insanlar nedir?

Allah insanlara, kibirli olmayın gösterişli olmayın buyuruyor ama insanlar tam tersini yapıyor, sonra evli olup karısını kocasını aldatan insanlar.

Hocam bazen düşünmüyor değilim benim bu rezil dünyada ne işim var diye.

İnsanlar gün geçtikçe kibirleri artıyor sapıtıyor sapkınlaşıyor.

Hak yeme iftira gıybet hırsızlık her şey had safhada.


seyit gazi
zorunlu yolcu

insan zihni parçalı bir yapıya sahip değildir. zihni parçalara bölmek, hele bu parçaların nasıl dizayn edileceğini öngörmek haysiyetsizliktir. yani ben kul muyum, insan mıyım, erkek miyim, türk müyüm, vatandaş mıyım, memur muyum, laik miyim, modern insan mıyım, ben kimim. bütün bu saydıklarımın kesiştiği yerler olabilir ancak bütün bunların hepsi olmak hiçbiri olamamaktır.

içinde bulunduğumuz dönem ve tercih kaosuyla ilgili şöyle bir yazı yazmıştım

içinde bulunduğumuz dönemde bahsedilen özgürlük; insana dair doğal bir özgürlük değildir. insanın kendinden uzaklaştırılarak, bir kollektivite inşa edilmesi ve insanların bu kollektivitenin etrafında toplanarak, özgür özgür kollektiviteyi yaşatma özgürlüğüdür. bunun sebebi ise biraraya gelmek ve bir başkasının menfaatini kendi rasyonel çıkarlarına tercih etmek gibi hususlarda, ortada makul bir gerekçe kalmayışıdır. tekrar ediyorum bahsedilen özgürlük insana dair doğal bir özgürlük değil aksine kaygıların ve tehdit olarak görülen ve gösterilenlerin neticesinde insana dair doğal özgürlüklerin bir bir kısıtlanmasıdır. modern demokrasinin kurucularından locke hiçbiriniz şehrinin kulelerinde liberta (özgürlük) yazan lucca şehrinde yaşayan insanların, halifeler şehri istanbulda yaşayan insanlardan daha özgür olduklarını iddia edemezsiniz demiştir.

ayrıca özgürlük olarak gösterilen bir diğer husus ise referanssızlık neticesindeki hiçlik ve tercih kaosudur. mesela bir insanın ahlaki ve meşru doğrultuda bir ilişki kurması evlenmesi ailesinin sorumluluğunu yüklenmesi bir tercihdir, insanın ahlak ve meşruiyet gözetmeksizin daha konforlu ve sorumluluksuz ilişkiler tercih etmesi de bir tercihdir, insanın ilişkileri neticesinde para kazanması hatta eşcinsellik bile birer tercihdir. şu var ki; bütün bunlar insana eşit mesafede, tercihlerden birer tercihmiş gibi gösterilemez. işin acı tarafı şu ki; bunlardan sadece insanlara meşru ilişkiler kurmalarını tavsiye edenler tahkir edilmektedir. tabiki bu durum buna uymayanların haklarının savunulmayacağı anlamına da gelmez. kötü yola düşmüş insanların bile bu duruma düşmeleri hususunda toplumun sorumlulukları gözden kaçırılmaz, bu kimselerin onurları iade edilir. ayrıca bunların hepsini birer tercih olarak görenlerin gözünden kaçan nokta şudur ki; böyle kimselerin artık hayatta şikayet edebilecekleri bir husus kalmamıştır. zira şikayetci oldukları hususda bir başkasının tercihleridir ve ortaya : -iyi de niye böyle yaptı, sana ne ; – bana niye böyle davrandı, kime ne ; – ayıp değil mi, o da ne ; – suç değil mi, cezasını göze almış; – cezası hafif, kanun bu; -ceza almadı, açıklarından yararlanmış gibi diyalogların çıkmasıda kaçınılmazdır.

açıkcası rasyonel çıkarların gözetildiği modern toplum anlayışında, seküler bir zihinde, seküler cümle tabanları ile bunları konuşmanın da bir karşılığı yok. bunlar şikayet konusu bile olmayabilecektir. zira ahlak dediğimiz zaman neden bahsediyor olacağız, referanslarımız neler olacak, daha da ötesi bu referanslar sürekli değişecek mi. açıkcası ahlak üzerine dersler dinlemiştim ve dini temeli olmayan ahlak derslerinden gerçekten hiçbir şey anlamadım. işin aslı anlatanlarda anlamıyordu. ahlak felsefeleri de ortaya konmuş ama açıkcası insanın içine bu kadar işlenmiş olan, güzelinin çektiği çirkininin ittiği ayan beyan ortada olan; ahlakın karmaşıklaştırılmasına da gerek olduğunu düşünmüyorum. eğer modern dönemin ve öğretilerinin insana cevap veremediğini kabullenir ve insan olduğumuzu, kul olduğumuzu; neticesinde hesaba çekileceğimizi kabul edersek… rasulullah sav güzel ahlakı tamamlamak için indirilmiştir yine rasulullah sav mealen insanları madenlere benzetmiş ve onlardan cahiliye döneminde iyi olanlarının islamı doğru kavradıkları takdirde de iyi insanlar olacaklarını buyurmuştur. açıkcası biz kimseyle rabbi arasına girmeyiz, insanları değerlendirecek olsak ölçülerimizde iman şahsiyet ahlak ve ilim olabilir. açıkcası insan bu ölçüleri kaybettiği zaman, ilişkilerinin neticesinde bunlardan dert yanmasıda ayrı bir ironidir. açıkcası insanları hayatımızda bizde böyle mi ölçüyoruz, hayır genellikle çıkarlarımıza veya heva hevesimize göre ölçüyoruz,sonra da hayal kırıklığı yaşıyoruz.

yine bir hususda da şöyle düşünüyorum

peygamber efendimiz sav risaletle görevlendirildiğinde, müşriklerin önde gelenlerinin birbirlerine ve akarabalarına : Muhammed doğru mu söylüyor diye sorduklarında, tabi doğru söylüyor ama biz haşimioğullarıyla efendilik hususunda ve hac hizmetleri hususunda yarışıyoruz, peygamber olduğunu tasdik edersek biz nereden peygamber bulacağız dedikleri zaman ; ehli kitab rasulullahı kardeşleri gibi tanıdıkları zaman ; arab dilinin önde gelen şairlerinden birine, kuran ı kerimin bir benzerini yazması teklifiyle gelindiğinde, bu kişinin indirilen ayetleri okurken nuh tufanının anlatıldığı : ey arz suyunu yut ve ey sema suyunu tut ayeti celilerine geldiğinde, bu sözleri söyleyebilmek için gerçekten bu emri vermiş olmak gerekir dediği zaman; sonrasında yalancı peygamberler çıktığı zaman; sonrasında yahudilerden Muhammed peygamberdir, (sav) biz yahudi olduğumuz için ona inanmamıza gerek yok ama insanların geri kalanlarının ona inanması gerekir diyen bir grub çıktığı zaman ; sonrasında dünyada yaşananlara bakıp, günümüzde çeşit çeşit insanları tahlil ve tahkik ettiğim zaman; kanaat getirdim ki yeryüzündeki herkes neyin ne olduğunu biliyor.

bir hocam : çocuklar siz papa kuran ı kerimin hak kitab olduğunu bilmiyor mu sanıyorsunuz, kuran ı kerimle uğraşan, bin yıllardır islamın açıklarını arayanlar onlar; inanın sizden benden iyi biliyor, demişti. papa ne yapacak ? milyarlarca insanın yöneticiliğinden, söz söyleme ve hüküm koyma hakkından vaz mı geçecek ? yahudiler; kendilerini insanlığın efendileri olarak gören ve gösteren dinlerinden vaz mı geçecek ? ifsad ehli oturup, bir bir kalbindeki ve zihnindeki pislikleri ve yaptıklarının iç yüzünü mü anlatacak ? avrupalılar afrikalılara : biz sizi bunca zaman sömürmüşüz, buyrun bunlar haklarınız, buda zekatlarımız mı diyecekler. afrikada veya çeşitli yerdeki azınlıklar ellerine kimin silah tutuşturduğunu bilmiyor mu ? bir daha iktidar şansını nereden bulacaklar ? ateistler Allah a boyun eğecek, namaz kılacak, secdeye mi varacaklar ? münafıklar arkadaşlarıyla otururken :hani biz beraberken müslümanlarla dalga geçiyoruz ya, aslında bende onlardanım mı diyecekler ? önünde hiçbir engel görmeyen fasıklar ve masiyet ehli, nefsinin azgın isteklerinden vazgeçip, Allah ın emirlerini mi dinleyecekler ? egemen güçler zulümlerinden ve menfaatlerinden vazgeçip, yeri geldiği zaman zulme karşı cihad mı edecekler ? insan; kendisiyle, menfaatleriyle, öğrenegeldikleriyle, yapageldikleriyle ve çevresiyle yüzleşemiyor ve neticesinde herkes kendi yaptıklarını önce kendi nefsine izah ediyor, kendisine makul gösteriyor . önce kendisini inandırıyor ve sonra onu yapıyor. yaradılışın hiçbir kanununu esnetemiyorken, kitabı da elçisi de açıkca ortada olan, yerin ve göğün Rabbi olan Allah a iman etmenin şaşılacak bir tarafı yok ki, insan Rabbine döndürüleceğine mi şaşırıyor ?

Açıkcası hemen herkes her şeyin farkında, sadece ya sağıra yatıyor, ya da görmezden geliyor. işin aslı esas bizde de hayır yok.

Daha önce demiştim ya… yeri gelir hayırsız bir insan hayırlı bir insandan daha lüzumlu olur diye. bir kadını görür beğenmezsin kötü kadın dersin ama işin iç yüzüne baksan; o kötü kadının peşinde dört beş kırığı olduğunu ve o kadın olmasa, o dört beş kırığının çıkıp milletin kızlarına dadanacağını görürsün. aslında o kötü kadında bakma milletin kızlarını koruyordur. mesele erkeksen ondan uzak durabilmekte, kadınsan ona imrenmemekte özenmemekte. yani böyle insanlardan ne kadar uzak durursan aslında karda oluruz ama bunu belleyemezsek, huzurumuzdan saadetimizden oluruz. biz şeytana düşmanız fena amelleri dile getiririz yoksa insanlara düşman olmayız. onları şeytanın elinden kurtarmak isteriz. baya yazdım bayada yazardım da, okunur bir tarafı var mı, kopuk kopuk mu oldu onu da bilmiyorum ama öyle sinsi bir düşmanımız var ki; durmadan dinlenmeden sabırla himmetle patır patır yanına cehenneme adam topluyor. birisinin cennetlik olduğunu bilse bile yılmıyor en azından cennetteki derecesini düşüreyim, belki ayağını kaydırırım ümitsizliğe sevkederim diyor. biz bu düşmanın farkında değiliz.leyla gibi geziyoruz ortalıkta.

Kibire gelince kibir çok zor iflah olacak bir husus anca boyun eğeceksin ve kullukdan daha yüksek bir makam olmadığını bileceksin. Rasulullah sav kuranı kerimde en çok övüleceği zaman kulumuz Muhammed diye övülmüştür.rasulullah sav bir hadisinde mealen kendi özelliklerini sıralarken ben peygamberlerin sonuncusuyum bunda övünülecek bir şey yok ben insanlığın efendisiyim bunda övünülecek bir şey yok kabirlerden ilk çıkarılacak kimseyim bunda övünülecek bir şey yok ancak yüce Allah avc nin kulu olduğum için övünürüm buyurmuştur. Üstelik kibirli olmak insanları kendinden küçük görmek demek; aslında küçük gördüğün insandan daha fazla insanı da otomatikman kendinden büyük görmene ve kıskançlık ve huzursuzluk içinde yaşamana neden olur. bir gün birisinin yanına gitmiştim o arada makamına d beş para etmez birisi geldi hani birisiyle yarım ağız ukala ukala selamlaşılır ya öyle selamlaştı benimle sonra makam sahibi beni tanıştırınca sahte samimiyetler kibarlıklar… neyse adam çıktı gitti, yanına gittiğim kişi alındığımı zannetti, ben ise ne güzel dedim, iki sn de adamın beş para etmez birisi olduğunu çözdüm demiştim. buna anlaycağı dilden cevap verip uğraşıp ezsen bile ezdiğine değmez. şöyle ki yine yanına gittiğim kişiyle oturuyorduk, bana adamın yaptıklarını anlattı. baktık ki benim sevmediğim adamı meğer zengince biri yanına almış, iş vermiş, adam öldü baktık karısını aldı, kızlarına sulandı, mallarını yedi. yani bu adama beş para etmez deyip yol versen, bırak seni ezdiğini zannetsin, yine kardasın. bunu adam etsen ezsen terbiye etsen bile yine zarardasın hemde ne zarardasın. Tabi şeytan hepimizi kandırıyor. ben bir erkeğe bir kadına kandığı için veya bir kadına erkeğe kandığı için kızmam. Erkeğinde kadınında birbirine meyletmesi kodlarında var ama onu bu tuzağa çeken yollara set çekmediği için kızarım,helal yollara tenezzül etmediği için kızarım. Tabi testi kırılmadan söyleyince de, yobaz oluyor, ne var bunda oluyor için fesat bunlar normal şeyler oluyor.

benim kanaatimce insan ne diyor biliyor musun ? nasıl olsa aklımdakileri kimse bilmiyor, olurda ayıkacak olan olursa inkar eder suçlar üste çıkarım diyor.

Kim ne derse desin devir kötüleştikce değeri kat be kat katlanıyor… şahsiyet ve güzel ahlak her ortamda en kral şekle on basar. yoluna kırmızı halı serilmez alkışlanmaz ama arkandan elli sene sonra bile konuşturur, insanın içine işler.bunlarda imansız olmaz


seyit gazi
daha önce de demiştim bırak kötü insanlar birbirlerinin başını yesin, ben esas bize kızıyorum peşlerinde dolanıyoruz diye…

kibir demişin evvelden maddi durumum iyiydi. şimdi de iyi de ufak tefek sorunlar var. yine iyi olabilecek gibi duruyor da. inan ileride kolay kolay zengin birisiyle arkadaş olmam. zenginle ne yapsan mutlu olmaz, devamlı bir hoşnutsuzluk, nereye gitsen beğenmez, hayır konuşursun ya beğenmez burun kıvırır, beğense de sana delil getirir. Allah korusun ortak iş yaparsın trilyonunu batırır, üzerine bir de seni suçlar. garib öyle değil ki nereye gitsen mutlu olur, kasmaz germez, hayır bir iş yapalım dersin yapar, namaz kılmaz ama namazda ne varsa kimse kılmıyor :). yüz lira verirsin yüz dua eder .

sende facirlere mütekebbirlere sıkılıyor canını sıkıyorsun.bu facirler bulaşırlar… Allah korusun eşimize dostumuza bulaşır, bizim görevimizde onları korumak. şeytanla bir olup dostumuzun üzerine gitmemek, dostumuzla bir olup şeytanın üzerine gitmek.


Bismilleah
Kominizim ideolojidir siyasettir, direkt olarak dine saldırır. Dünyadaki dinleri bir bir yok etti ediyor. Kapitalizm ise parayı vururyor.
60 Yıllık ömrü heba eden Kapitalizm mi zararlı? Sonsuz cennet hayatını mahveden Kominizm mi?

Sorunun cevabı çok basit. 🙂


Omer Faruk
< Kominzm;parasız devletsiz toplumsal düzenin kurulmasını amaçlayan siyasi ideolojik bir hareket
kapitalizm;yatırım gelir dağılımı üretim mal ve hizmet fiyatlarının piyasa ekonomisi tarafından belirlendiği sosyal ekonomik sistem >

Bence Kapitalizm ve Komunizm’den önce, şu soruyu sormak gerek. İslam var iken insanlar neden kapitalizm ve Komunizm’e ihtiyaç duydular?


misafir4
kapitalizm ile komünizm birbirlerinin benzerleridir. ikisi de tekelci ekonomilerdir. birinde sermaye tekelcidir, diğerinde devlet tekelcidir. komünizm din düşmanıyken, kapitalizm ahlaksızlığı şiar edinmişdir. mesela en kötü kimselerden en kötü ahlaklardan en kötü davranışlardan, en güzel sonuçların çıkabileceğini söylemişler, buna da görünmez el demişlerdir. meselelerinde sonuçda buna çıkacağını, dinamizmi sağlayacak olanın da bu olduğu söylenmişdir. veya paranın fakirlerde değil zenginlerde olması gerektiğini söylemişlerdir. komünizmde despot zalim bir otorite varken, kapitalizmde matematiğin imkanları kullanılarak her şey rakamlarla izah edilir olmuş ve bu durum paylaşımdaki adaletsizliklerin üzerini kapatır nitelikde olmuşdur. ayrıca bir tarafdan siyaset ekonomiye, ekonomi siyasete karışmasın denirken; toplumu yönlendiren basın medya akademi veya sivil teşkilatlar sermayenin kontrolünde olmuşlar ve bu yolla toplumu da siyaseti de dizayn eder olmuşlardır. komünizmde devlet tepeden inme bir şekilde toplumu dizayn etmişdir

Bu kategoride yer alan Ramazan Ayı Sohbet Konuları başlıklı yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.

Bir Yorum Yazın.

Forum Duası Copyright © 2007-2021
Gizlilik Politikası İletişim

KOMÜNİZM Mİ, KAPİTALİZM Mİ? İnsanlığa en çok hangisinin zararı dokunmuştur? Başlıklı Yazımızın Yanında Websitemiz İslami bilgilerden, Dini Sorular, Cevaplar, Hac, Meal, Cennet, Cehennem, Farz, Sünnet, Hanefi, Şafii, Rüya yorumları, Gusül, Abdest, İmanın şartları, Namaz, Oruç, Kuran Sureleri, Ayetleri, Hadis, Dualar, İslamda Aile Tavsiyeleri, Kadın İle İlgili Konular, İbadet, İman, Mezhep, Hanefi, Şafii, Maliki, Hambeli, İslamın Şartları, Diyanet, Eğitim, Sohbet, Arapça, Hayırlı Geceler, Zekat, Mahrem Sorular, Evlilik, Sahabe Hayatları, Salavat,Dini Hikayeler, Günah, Helal, Haram, Tecvid, Yemin, Sadaka, Siyer, Fıkıh, Ahlak Gibi Konular İçermektedir.