1. 1
    Hoca Moderatör
    Hoca
    Moderatör

    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 14,854
    Tecrübe Puanı: 188

    Darwin teorisini (evrim) yaratılış inancına inanmayan birinin karşısında nasıl çürüte


    Darwin teorisini (evrim) yaratılış inancına inanmayan birinin karşısında nasıl çürütebilirim?

    Varlıkların yaratılması evrimle açıklanabilir mi? Biyoloji sahasında evrim karşıtı çok faydalı yazılar okudum. Sizden yaratılışla ilgili aklî deliller vermenizi rica edeceğim.

    Hayalen geçmiş zamana doğru uzanalım. Git gide tâ dünyanın lâv hâlinden yeni yeni uzaklaşmaya başladığı, soğumaya yüz tuttuğu devreye varalım. İçi kızgın ateş, dışı ise yavaş yavaş sakinleşmekte olan bu arz küresinin başında durup, bugün şahit olduğumuz eşyanın isimlerini birer birer sayalım. Sözlükteki bütün isimleri burada sıralayacak değiliz. Sadece konuya ışık tutmaya yetecek birkaç kelimeyi hatırlayalım:
    El, ayak, kanat, göz, ince bağırsak, pankreas, pençe, gaga, tırnak, dal, kök, yaprak, çam, söğüt, elma...

    Bu kelimelerle evrim safsatasına bir bıçak atalım, sonra bunlara yeni kelimeler ekleyelim. Bu gün dünyamızda hayat süren bitki ve hayvan türlerini sayalım birer birer. Her birinin organlarını tek tek hatırlayalım. Ve soralım kendimize: bütün bunlar sonsuz bir ilim ve hikmetten haber vermiyorlar mı? Bunların bir ateşin soğumasıyla kendi kendine, zamanla evrim geçirerek meydana geldiklerine nasıl inanılabilir?..

    Yine mâziye dönüyoruz. Dünya dayanmış döşenmiş. Boş bir saray gibi, misâfirlerini bekliyor. O an kâinatta olmayıp, bugün iç âlemlerimizi kuşatmış olan manevî hâdiseleri bir bir hayalimizden geçirelim: Sevgi, korku, merak, endişe, kin, merhamet, zulüm, kurnazlık, saflık, hırs, umursamazlık, şefkât...

    Bütün bunlar, yeryüzündeki canlılara nereden ve nasıl ithal edildiler? Sonsuz denecek kadar çok olan bu farklı karakterler, hangi evrimle vücut buldular?

    Yaratılış ister âni olsun, ister milyarlarca sene sürsün. İnsan, ister doğrudan yaratılsın ister dolayısıyla. Şu soruların cevabı nasıl verilecek: Görmeyen kâinattan gören insanları kim çıkarttı? Bilmeyen şu âlemden, bilen meyveleri (insanları) kim süzdü? Hissetmeyen, sevmeyen, korkmayan şu saraya, bu hissiyatla donatılmış misafirleri kim getirdi? Görmemek nasıl evrim geçirdi de görmek oldu? İşitmemek işitmeye, anlamamak anlamaya nasıl inkılâp etti? Can nedir bilmeyen bu kâinat ağacı, canlı meyveleri nereden elde etti?.. Akıllara durgunluk veren bu olayları cahil unsurların uzun süre beklemesiyle izah etmek mümkün mü?

    Şimdi bir perde daha gerilere gidelim. Kâinatın şu hazır hâle getirilmek üzere ilk hareket noktasına hayalen uzanalım. O noktadan evvel hiçbir mahlûk mevcut değil. Şu sayacağım kelimeleri hayalimizden sıra sıra geçirelim: Su, taş, hava, yıldız, ay, gezegen, güneş, demir, azot, krom, nikel, dağ, ova, sema, samanyolu, cazibe, radyoaktif dalgalar, elektrik... Ve daha niceleri.

    Bu eşyanın yoktan yaratılışı, sonsuz bir ilim ve kudret sahibine verilmezse nasıl izah edilecektir? Dünkü boş arsada bugün bir köşk görüyorsak hemen soruyoruz: “Bu köşkü kim yaptırdı?’ sorusu değil aklımızdan, hayalimizden dahi geçmiyor ki; arsa evrim geçirdi de köşk oldu diyelim. O halde, yokluk üzerine halk ve inşa edilen bu kâinat için, bu safsata nasıl ileri sürülebiliyor. Yokluk, evrim geçirdi de varlık mı oldu?

    Bütün bunlar bir yana, şu sorunun cevabını arayalım: Dünya ile güneş başlangıçta aynı mahiyette iken, dünya okyanuslarla, ormanlarla, hayvanlarla, insanlarla doldu da beriki neyi bekliyor. Niçin evrim geçirmiyor? Çok iyi biliyoruz ki o da tekâmül etse ortada ne güneş kalır, ne dünya. O halde, soruyu şöyle değiştirelim: Güneşin tekâmülüne kim müsaade etmiyor?

    Bazıları, Darwin’in yaratıcıya inanan bir evrimci olduğunu iddia ederler. Ben aksini savunacak değilim. Yalnız, şu var ki, bir evrimci yaratıcıya inanıyorsa, savunduğu teori ile bu inanç birlikte düşünüldüğünde, ortaya şöyle garip bir tablo çıkar: “Bu kâinat, bir yaratıcı tarafından güneşi, ayı, yıldızlarıyla; havası, toprağı, yer altı kaynaklarıyla, tam tamına canlıların yaşayabilecekleri şekilde yaratılmış. Sonra, artık o yaratıcı işe karışmamış... Evrimle, isteyen deve olmuş, isteyen tilki, isteyen maymun olmuş, isteyen insan, isteyen elma vermiş, isteyen zeytin.

    Evrimi, Darvin’den de önce savunan Lamark şöyle diyor: “Zürafanın atası, geyiğe benzeyen ve boynu uzun olmayan bir tip idi. Ortamda yeterince ot bulamayınca ağaç yapraklarını yemeye mecbur kaldı. Alt yapraklar bittikçe daha yükseklere erişebilmek için çabaladı. Böylece boynu uzadı, nesilden nesile geçtikçe daha fazla arttı ve bugünkü zürafa ortaya çıktı.”

    Bu iddiayı ciddiye alanlara soralım: Zürafa boynunu uzattı ki, ağacın yukarı kısmındaki yapraklarını yesin, deniliyor. İyi ama, meyve ağaçları niye meyve verecek şekilde evrim geçirdiler. Meyveleri kendileri mi yiyeceklerdi, yoksa yavruları mı? İnsanın hizmetine verilen at, bu çevikliğini otları yakalamak için mi kazanmış dersiniz? Öküz, yükümüzü taşımak için mi güçlü oldu? Tavuk, elimizden kaçmamak için mi uçamayacak şekilde evrim geçirdi?

    Âlemdeki varlıklar için, “mektubat-ı rabbaniye” tâbiri kullanılmakta... Yâni, her varlık bir ilâhî terbiyeden geçmiş, çok mânâlar yüklenmiş, ayrı bir şahsiyet kazanmış ve bir rabbanî mektup olmuş. Bu mektupların mürekkebi: Atomlar. Bir materyaliste göre, mektupları mürekkepler yazmışlardır. Tabiatçıya göre mürekkebin mektup olması tabiîdir. Ve bir evrimciye göre; “Mektuplar mürekkeplerin çok uzun süre beklemesiyle yazılmışlardır!”

    Kâinat kitabının mürekkebi atomlardır, dedik. Bu atomlar ilâhî kudret ile var edilmişler ve yüz kadar elementten sonsuz denecek kadar çok yıldız, güneş, gezegen yaratılmış. Bunların tamamına birden kâinat diyoruz ve onun kendi kendine var olmayacağını, yahut bir başka kâinatın evrim geçirmesiyle meydana gelemeyeceğini çok iyi biliyoruz.

    Güneş sistemimize bakalım: O da ayrı bir sistemin evrimleşmesiyle ortaya çıkmış değil.

    Bugün her türün ayrı bir genetik yapıya sahip olduğu ispat edilmiş durumda. Canlılardaki, terbiye fiili, bu genetik yapı ve bu ilâhî program üzerine cereyan ediyor. O sonsuz ilim ve kudret sahibi, milyarlarca çekirdeği, yumurtayı, nutfeyi harika bir terbiyeden geçiriyor. Âdetâ noktalardan kitapları, damlalardan ummanları çıkarıyor...

    Evrim felsefesini dâvâ edinenler bu sonsuz rahmeti ve bu ilâhî terbiyeyi hiç nazara almazlar ve insanlara şöyle seslenirler: “Ne bu âlem düşünülmeye değer, ne de kendi varlığınız! Siz bunları bir tarafa bırakınız! Sadece ve sadece ilk insanın hangi hayvandan evrimleştiğine kafa yorunuz!..”




    Alaaddin Başar (Prof.Dr.)


    İlgili Yazılar

  2. 2
    rumeysa_kaihl Üye
    rumeysa_kaihl
    Üye

    Üye No: 60776
    Mesaj Sayısı: 5
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 25
    Yer: istanbul

    --->: Darwin teorisini (evrim) yaratılış inancına inanmayan birinin karşısında nasıl


    Allah hidayet versin öyle kimselere ve bizede onlarla mücadele edebilmekiçin yeterince güç inşallah...

    Allah razı olsun...


  3. 3
    inziva Üye
    inziva
    Üye

    Üye No: 58674
    Mesaj Sayısı: 11
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: Darwin teorisini (evrim) yaratılış inancına inanmayan birinin karşısında nasıl


    bir öğretim görevlisi diyecem ben kendisine bu konuda kızımın okulundaydı bu kişi üst sınıftan tanıdığım bir öğrenci ağlayarak geldi öğretmen bunları bunları anlattı bende güldüm öğretmende bana kızdı diye çocuk 5 sınıf öğrencisi çok zoruna gitmiş öğretmenin ona bağırması hem anlattıkları saçma gelmiş çocuğa bende sen git sor bakalım senin öğretmenin hangi soydan geliyomuş gorilmi şempanzemi öğretmen bunu hakaret olarak algılamış bende okula gittim neden hakaret olsunki kişi hiç atasından:p:putanırmı bu yüzden karakolluk olmuştum...Allah korusun böylelerinden...


  4. Reklam

  5. 4
    L@tehzen Üye
    L@tehzen
    Üye

    Üye No: 60603
    Mesaj Sayısı: 5
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: Darwin teorisini (evrim) yaratılış inancına inanmayan birinin karşısında nasıl


    Allah razı olsun...Kısaca cevaben Benim dedem hz Adem (yani homosapien )sizin ki Maymun ise o sizin dedeniz sizi ilgilendirir derdim...Çünkü ne kadarda bilimsel açıklama yaparsanız yapın türlerin kökenini bu şekilde okuyan ve bu şekilde öğrenenler saplantı haline getirdilerse Mevlam döndürmeyince dönmüyorlar...

    Wesselam...


  6. 5
    enderkervan Emekli
    enderkervan
    Emekli

    Üye No: 68893
    Mesaj Sayısı: 3
    Tecrübe Puanı: 0

    ya ben bu başlığa nasıl gülsem bilemedim bitürlü.---
    [b][b][b]Darwin teorisini (evrim) yaratılış inancına inanmayan birinin karşısında nasıl çürütebiliriz---zaten böyle dersen baştan kendin çürürsün.konu hakkında konuşmak isteyipte ahkam kesipte hiç bişey bilmemek daha temel kavramlarını ayırt edememekle kendine güldürürsün milleti.bak arkadaşım evrim teorisi darwin teorisi demek değildir.darwin teorisi ayrıdır evrim teorisi ayrıdır!darwin teorisi darwin adlı biyoloğun evrim adına yaptığı bitakım çalışmalardan ibarettir.nitekim teoridir.adam kendi zamanında ki kendiside bi biyolog olduğundan bitakım durumlar gözleyip adına evrim denen bi olgunun var olduğunu düşünüp ortaya bazı gerçekleri baz alıp bi teori atmıştır.bi teori ortaya atılınca nolur?ya gelişir yada ölür.çürütülür yani.nitekim darwin in teoriside bazı temel noktalardan kırılmış ve çökmüştür.ama nolmuştur?insanoğlu bazı şeylerin farkına varıp yeni bir araştırma sahası bulmuştur tabi bazı gözle görülür gerçeklere dayanarak.kafalarından çıkarmıyolar yani;)ama darwin in yanlışı evrim yok demek değildir.darwin evrim fikrini başlatan adamdır.yani bilimin evrimi araştırma çağını açan adamdır.ben fizikçi olsam ve desem ki dünya üstündeki bütün herşey uzaydan gelen basınçla yani o basıncın oluşturduğu kuvvetle dünya üstünde durabiliyor,o basınç sayesinde uzaya savrulmuyor.ne yapmış olurum?ortaya bazı gerçeklerden yola çıkarak bi teori atmış olurum.sonra bilim insanları bu teoriyi araştırmaya başlar.deneyler yapılır hesaplar ve GÖZLEMLER yapılır sonucunda neyin farkına varılır?aslında benim teorimin yanlış olduğuna kanaat getirilir.ama nolur o zamana kadar maddeleri dünya üstünde uzaya savrulmadan tutan bir güç olduğunun farkında olmadan yaşadığımızın farkına varılır.sonra aslında uzaydan gelen basınçla değil yeryüzünün çekim kuvvetiyle dünyada durduğumuzu anlarız.şimdi benim dünya üstünde bizi tutan bi kuvvet vardır olayının farkına varmam ama yanlş biçimde anlamam,bunun uzaydan gelen kuvvetle değilde dünyadan gelen kuvvetle olmasıyla çürür mü?ortada bi gerçek var bikere.yeryüzünde duruyoruz uzaya savrulmuyoruz ve bunu sağlayan bi kuvvet var.
    nitekim bu evrim meseleside öyledir.darwin fikri ortaya atan adamdır.darwin çürürse sadece teorisi çürür.çürüyen sadece DARWİN İN EVRİM TEORİSİ olur.evrim olmaz.evrim vardır yoktur şu an yüzde yüz bilinmiyor.ne varlığı ne yokluğu biliniyor.ama bazı şeyleri düşünemek içinde çooook çok zeki olmaya gerek yok.1 milyon yıl önce yaşayan canlılar bi kaçı hariç bugün yok?aynı şekilde bugün yaşayan canlılar bi kaçı dışında 1 milyon yıl önce yok.Allah taksit taksit canlı yaratıp göndermeyeceğine göre noluyo o zaman?canlılar zamanla değişiyo gelişiyo yada geriye gidiyo ama hep değişiyo.değişmeyen tek şey değişim değil midir?Allah ın kitabın avukatlığını yapacam diye kendinizi küçük düşürmeyin.Allah ı yüceltmek için diyin ki Allah o kadar büyük ki nası bi hücre yaratmışsa kendini değiştirebiliyo çeşitleyebiliyo basitten kompleks haline gelebiliyo,böyle bi hücreyi böyle bi yaşam tarzını sonsuz büyük ulu yüce bi yaratandan başka kim yapabilir arkadaş kimin gücü yeter ya buna diyin.diyin ki Rabbin büyüklüğünü anın,farkına varın.yarın bir gün insan içinde cevap veremezsiniz bu sorulara.bilginiz kadar konuşun.kendi gözlemlerinizi kendi bildiklerinizi kendi araştırdıklarınızı anlatın kimseyi yanıltmayın..


  7. 6
    Rüyet-iTaksîr Üye
    Rüyet-iTaksîr
    Üye

    Üye No: 61896
    Mesaj Sayısı: 131
    Tecrübe Puanı: 3

    Fizik profesörlerinden biri çok güzel bir laf söylemişti ben hayvan değilim diye...

    Bilimsel olarakda evrim saçmalığı aslında çok önceden çürütülmüştü söyleki;

    Birincisi evrim denen olgu durmadan devam eden bir oluşumdur yani. Bir hayvanın yada nesnenin diye tabir edeyim evrim geçirmesi durdurulamaz. Devamlı fiziksel ve mantel olarak bir değişim ve gelişim göstermesi gerekir ki bu insanoğlu için söylenemez. Yani bir maynun evrim geçirip insan oluyorsa insanın da evrim geçirip başka bir yaratık yada varlığa dönüşmesi gerekir ki bunu görmüyoruz...

    İkincisi bir evrimden söz etmeniz için ara formlardan söz etmemiz gerekir. Kısaca mesela bir maymunun evrim geçirip insan olması için milyonlarca değişik tiplerde ara form olması gerekir ve bu sadece bir maymun için geçerlidir kaba taslak 100.000 tane maymunun insan olabilmesi için katrilyonlarca ara form olması gerekir ki evrimciler bunları aramakdalar. Hatta 1920 yıllarda bir ara form bulduklarını iddia edip yaklaşık 10 yıl sonra bunun bir sahtekarlık olduğu tespit edilmiş ve bilim tarihinin en büyük fiyaskolarından olmuştur...

    Kısaca biraz düşünülünce mantıken bu iki teoriden evrim teorisinin çürütüldüğünü göreceksiniz...


  8. 7
    Ecrinim Bayan Üye
    Ecrinim
    Bayan Üye

    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 2,425
    Tecrübe Puanı: 82

    Allah c.c. razı olsun konuya çok güzel ışık tutulmuş,ellerinize sağlık


  9. 8
    seyit gazi Üye
    seyit gazi
    Üye

    Üye No: 121129
    Mesaj Sayısı: 623
    Tecrübe Puanı: 7

    evrim eksik yunandan beri dile getirilen bir iddiadır... binlerce yıl ortada dolanan bu iddianın darwinle parlatılmasının sebebi; darwinle birlikte yeryüzünde zulmün ilk kez kuramsallaşması ve kanunlaşmasıdır. darwinle birlikte; gelişmesini tamamlamış olan milletler tamamlamayanlara, üstün insan diğerlerine, homosaphiens gerisindekilere; dilediğini yapar, dilediği gibi kullanır, üstelik bunu onların iyilikleri için yaparlar denmiştir. hatta bu durum modern dünyanın coğrafi keşifler neticesinde yaptığı zulümlerle yüzleşecekken, işin içinden doğanın kanunu deyip çıkmasına; darwinin ve nicelerinin gittiği adalardaki yerel insanlara yapılanlara ise onlar zaten homosaphiens değildi ki cevabının verilmesine sebep olmuştur.

    yeryüzünün herhangi bir yerinde, herhangi bir zamanında, herhangi bir zalim çıkabilir ve zulmedebilir. esas facia darwinle birlikte artık zulmün; neden sonuç ilişkisine sokuluyor, gerekçelendirilebiliyor ve izah edilebiliyor olmasıdır. neticesinde çağdaşı ve bugünkü bütün ideolojiler; nasyonel sosyalizminden milliyetcilğe, kapitalizmden komünizme sırtını darwine dayamıştır ve bugün afrikaya getirilen uygarlıkların, ortadoğuya getirilen demokrasilerin, mükemmel insan ve onun öğretilerinin, insanlara dayatılan normların, kişisel gelişimlerin vesairenin, hemen herşeyin altında darwinizm yatmaktadır.

    bilimin tartışmadığı hiçbir şey yoktur. hatta einstein newtonun principasında yerçekimi kanunu bile eleştirmiş, yer çekmiyor gök itiyor demiş fakat neyin ittiğini bilemedikleri için yerçekimsel çekim kanunu olarak kanunlaştırıldığını iddia etmiştir. adaptasyonun seleksiyonun bilimsel karşılığı olsa da, darwinizmin bilim çevresinde bulduğu ciddi bir karşılık yoktur. sosyolojik ve ideolojik olarak kutsanmasının sebebi, yukarıda saydığım hususlardır.


  10. 9
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Öncelikle tavsiyem evrim nedir bilimsel olarak iyice 3-4 kitap oku öğren .Prof. Dr. Sinan Canan var onu takip et videolarını izle . Elhamdulillah müslümanım ve evrim var . Müslümansan evrim Allahın yaratma sanatının adıdır . Materyalist biriysen tesadüflerin eseridir.


+ Yorum Gönder