1. 1
    mumsema Admin
    mumsema
    Admin

    Üye No: 129
    Mesaj Sayısı: 4,882
    Tecrübe Puanı: 80
    Yer: Türkiye

    Şehid Kimdir? Şehid Kime Denir? Şehadet Kavramı


    ŞEHİD KİMDİR? KİME DENİR?

    Şehid, kelime olarak kesin bir haberi veren, bildiğini söyleyen, hazır olan, bulunan, bir hadiseye şahid olan, şahitlik eden.
    Dinî anlamda, Allah rızası için, O'nun yolunda canını fedâ eden müslümana verilen isimdir. Ona bu ismin verilmesinin sebebi, cennetlik olduğuna şahitlik edilmiş olması veya onun Yüce Allah'ın huzurunda yaşıyor bulunması yahut ölümü sırasında meleklerin hazır bulunması yahut ta ruhunun doğrudan doğruya Daru's-Selâm'da (Cennet'te) bulunması veya Allah tarafından çeşitli mükâfatlarla mükâfatlandırılmış olmasıdır.
    Arapça bir kelime olan şehid, "şehi-de" fiilinden türemiş olan bir isimdir. Mastarı, şehâdettir. Şehidin çoğulu, "şuhedâ" ve "eşhâd" olarak gelir (el-İsfahânî, el-Müfredât, 267 vd.; et-Tahtavî, Haşiye ala Merâki'lFelâh, Mısır 1970, 516 vd).

    Kur'an'da otuz beş dolayında "şehid" kelimesi ve yirmi civarında da, çoğulu olan "şuheda" kelimesi geçmektedir. Aynı kökten gelen kelimelerle beraber, Kur'an'da geçen "şehid" kelimesi, daha çok şâhid manasınadır. Şehid, aynı zamanda Yüce Allah'ın isimlerinden biridir. Bir kaç âyette de, bu manayı ifâde etmektedir. Bu âyetlerden birinin meâli şöyledir:
    Biz onlara, ufuklarda ve kendi canlarında âyetlerimizi göstereceğiz ki o (Kur'an)'ın gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun. Rabb'inin her şeye şâhit olması, (her şeyi görmesi) yetmez mi?” (Fussilet, 41/53). Bu anlamdaki şehid için, "Şehâdet" ve "Şâhid" maddelerine bakınız.
    Burada konumuz olan şehid ise Kur'an'da daha çok "ka-te-le" fiilinin mechûlü ile, Allah yolunda öldürülme anlamında kullanılmaktadır. Şehidlik büyük bir derecedir. Şehidler hem Allah'ın övgüsünü ve hem de Hz. Muhammed (s.a.s)'in sevgisini kazanan bahtiyar insanlardır.
    Yüce Allah, şehidlerin ma'nen ölmediklerini, onlara ölüler denilmemesinin gerektiğini, Kur'an'ın değişik yerlerinde dile getirmiştir:
    Allah yolunda öldürülenleri, ölüler sanma. Hayır, (onlar) diridirler. Rabb'leri katında rızıklanmaktadırlar. Allah'ın keremiyle kendilerine verdiklerinden sevinçli olarak, arkalarında henüz (şehid olup) kendilerine yetişemeyenlere de korku olmadığı, onların da üzüntüye uğramayacakları müjdesiyle sevinmektedirler. Allah'ın nimeti ve keremiyle ve Allah'ın mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesiyle sevinirler" (Âlu İmran, 3/169, 170, 171).
    Mesrûk (r.a) Abdullah'a bu âyette zikredilen şehidlerin halini sormuş, o şöyle cevap vermiştir: Biz de bunu Hz. Muhammed (s.a.s)'e sormuştuk. Bize şu cevabı vermişti: "Şehidlerin ruhları yeşil kuşların karnındadır. Onların arşa asılı kandilleri vardır. Diledikleri gibi cennette serbestçe dolaşır, sonra o kandillere geri dönerler" (Müslim, İmâre, 121; Ebû Davûd Cihâd 25; Tirmizî, Tefsiru Sure, 3/19; İbn Mâce, Cenâiz, 4; Cihâd, 16).

    Allah yolunda ruhunu teslim eden şehidlerin amellerinin boşa gitmeyeceği, büyük ecir ve sevap kazanacakları, Kur'an'da şöyle haber verilmiştir:
    Dünya hayatını âhiret hayatı karşılığında satarlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz" (en-Nisa,4/74).
    "(Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman, hemen boyunlarını vurur. Nihâyet onları iyice vurup sindirinceye kadar bağı sıkıca bağlayın (onları esir alın). Ondan sonra artık ya lütfen bırakır veya karşılığında fidye alırsınız. Harb ağırlığını bırakıncaya (savaş sona erinceye) kadar (böyle yaparsınız). Allah dileseydi, (kendisi) onlardan öç alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için (size savaşı emrediyor). Allah yolunda öldürülenler (yok mu, Allah) onların yaptıkları işleri zâyi etmeyecektir" (Muhammed 47/4).

    Şehidlerin günahlarının af olunacağı da, Kur'an'da müjdelenmiştir:
    Rabb'leri onlara karşılık verdi: Ben, sizden erkek, kadın, hiç bir çalışanın işini zâyi etmeyeceğim. Hep birbirinizdensiniz. Göç edenler yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkence edilenler... Elbette onların kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. (Yaptıklarına), Allah katında bir karşılık olarak (bu nimetleri vereceğim). Şüphesiz karşılıkların en güzeli Allah katındadır" (Âlu İmrân, 3/195). Hz. Muhammed (s.a.s)'in, şehîd olmanın fazileti hakkında söylemiş olduğu iki hadisin meali de şöyledir:
    "Cennete giren hiç bir kimse, dünya üzerindeki her şey kendisine verilse bile, dünyaya dönmek istemez. Ancak şehid müstesnadır. O, göreceği ikramdan dolayı tekrar dünyaya dönüp on defa daha öldürülmeyi (şehid olmayı) temenni eder" (Buhârî, Cihâd 6; Müslim, İmâre,108,109; Neseî, Cihâd 33).
    "Muhammed'in nefsi, elinin kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşmak ve öldürülmek, sonra savaşmak ve yine öldürülmek, sonra yine savaşmak ve öldürülmek isterdim" (Buhâri, İman, 26; Müslim, İmâre,103,107; Neseî, Cihad, 37).

    Şehid olmada ölçü, Allah'ın rızasıdır. Allah rızası için mücâdele eden, O'nun adını yüceltmek için çaba sarfeden, cihâd içinde bulunuş ve bu yolda canını veren de, şehid olmuş olur.
    Bir a'râbî Hz. Muhammed (s.a.s)'in huzuruna gelerek: "Ya Resûlullah! Bir adam ganimet için, diğeri şöhret için, öbürü riya ve gösteriş için savaşır. Hangisi Allah yolundadır?" diye sorunca, Hz. Peygamber (s.a.s) şu cevabı vermiştir:
    Kim Allah'ın adını, hükmünü yüceltmek, her şeyin üstüne çıkarmak için savaşırsa, o Allah yolundadır" (Buhârî, İlim, 45; Cihâd,15; Müslim, İmre,150,151; İbn Mace, Cihad,13; Ahmed b. Hanbel, IV, 392, 397, 402, 405, 417).

    Diğer bir hadiste de, Hz. Peygamber (s:a.s) önemli olan üç hususu misâl olarak ortaya koymuştur: Şehid olmak, âlim olmak ve hayırsever zengin olmak. Bu üç önemli ve faziletli durumda olan insanlar, Allah'ın rızasını düşünmeyerek, çeşitli menfaat, riya ve gösteriş duyguları ile hareket ettikleri takdirde, şehid, âlim ve hayırsever olmanın kendilerine hiç bir faydası olmaz. Bunların akıbetleri Cehennemdir:
    "Ebu Hüreyre (r.a.)'den rivâyet edildiğine göre Hz. Muhammed (s.a.s) şöyle buyurmuş:
    "Kıyamet gününde aleyhine hükm olunacak halkın birincisi, şehid edilen bir adam olacaktır. O kişi Allah'ın huzuruna getirilir. Allah, ona verdiği nimetleri bir bir anlatır. O da bunları bilir, hatırlar. Yüce Allah ona:
    -Bu nimetlerin arasında ne yaptın? diye sorar. O, şu cevabı verir:
    -Senin rızan için savaştım ve nihâyet şehîd oldum. O zaman Allah şöyle der:
    -Yalan söylüyorsun! Fakat sen, hakkında kahraman denilsin diye savaştın ve netice de de bu söz söylendi. Allah'ın emri üzerine o kişi yüzüstü sürüklenerek Cehenneme yollanır.
    İkinci olarak, ilim öğrenmiş, başkalarına öğretmiş, Kur'an'ı okuyan biri Yüce Allah'ın huzuruna getirilir. Allah, ona da verdiği nimetlerini tek tek anlatır. O da bu nimetleri anlar, kabul eder. Yüce Allah ona şöyle sorar:
    -Bu nimetlerin içinde bulunurken, benim için ne yaptın? O kişi, şu cevabı verir:
    -Senin rızan için ilim öğrendim, Kur'an'ı okudum ve başkalarına da öğrettim, okuttum. Ondan sonra AIlah ona şöyle der:
    -Sen yalan söylüyorsun! Sana âlim, ne güzel okuyor, denilsin diye okudun. İlim öğrenmeyi, Kur'an'ı okumayı, başkasına öğretmeyi ve okutmayı, riya ve gösteriş için yaptın. Nihâyet senin için bu övgüler de yapıldı. Allah'ın emri üzerine bu adam da yüzüstü sürüklenerek Cehenneme atılır.
    Üçüncü olarak, Allah'ın kendisine zenginlik ve çeşitli mallardan verdiği bir kişi getirilir. Allah, bu kişiye de verdiği nimetleri ayrı ayrı anlatır. O da, bu nimetleri bilir, hatırlar. Yüce Allah ona da şu soruyu sorar:
    -Bu nimetlerin arasında bulunduğunda, ne gibi hayırlı işlerde bulundun? Kişi şu cevabı verir:
    -Senin rızan için, sevdiğin her türlü hayır yollarına harcamada bulundum. Allah, onun bu cevabı üzerine söyle der:
    -Sen yalan söylüyorsun! Sana cömert desinler diye bu hayır yollarına harcamada bulundun. Bu yardımları, riyâ ve gösteriş için yaptın. Sonra, Allah'ın emri üzerine bu kişi de, yüzüstü sürüklenerek Cehenneme yollanır" (Müslim, İmâre, 52; Neseî, Cihâd, 22; Ahmed b. Hanbel, III, 322).

    Hanefî mezhebi âlimlerinin görüşlerinin istikametinde, şehîdleri üç kısma ayırmamız mümkündür:
    1-Dünya ve âhiretin şehîdi: Kâfirlerle savaştığı sırada, düşman tarafından öldürülen veya asiler, yol kesen soyguncular tarafından öldürülen yahut evine giren hırsızların ağır bir cisim veya kesici bir alet kullanarak öldürdükleri kimsedir. Savaş alanında yaralı bulunan, yaralarından, göz veya kulağından kanlar akan ve bu durumda vefât eden kişi de, bu kısım şehîdlerdendir. Mal, can, namus ve benzeri müdafaalarda, zulüm ve haksızlıkla, suçsuz yere öldürülen kişi, kimin tarafından öldürülürse, öldürülsün, bu şehîdlerden sayılır. Müslüman, âkil, baliğ olduğu halde, hayız, nifas ve cünüplükten temiz olarak şehîd olanlar yıkanmaz, kefenlenmez, kanları ve elbiseleriyle gömülürler. Ancak onların üzerindeki kürk, palto, parke, silah, mest ve benzeri fazlalıklar çıkarılır. Yıkanmadan gömülmeleri, Hz. Muhammed (s.a.v)'in: Onları kanlarıyla gömün" (Neseî, Cenâiz, 82, Cihâd, 37; Ahmed b. Hanbel, III, 299, V, 431) şeklinde hadisine dayanmaktadır. Bu kısım şehîdlerin her birine, "hükmî şehîd" denir. Bu kısma giren şehîdler, elbiseleriyle gömülünce, elbiseleri onlar için kefen sayılır. Vücutlarının her tarafı elbiseleriyle örtülür. Elbiseleri vücutlarını örtmek için yetmezse, başka bir şeyle örtülmeleri temin edilir.
    2-Âhiretin şehîdi: Bir kısım şehîdler de, yalnız âhiret hükmü bakımından şehîd sayılırlar. Hata yoluyla öldürülen ve varislerine diyet verilmesi gereken kimse ile savaş veya asilerle çatışma sırasında yaralanıp da, çatışma bittikten sonra bir tarafa çekilerek yiyip içtikten, konuştuktan veya uyuduktan yahut ilaç kullandıktan yahut da aklı başında olarak üzerinden bir namaz vakti geçtikten sonra vefât eden müslüman gibi...
    Âkil ve baliğ olmayan yahut hayızlı, nifaslı veya cünüp iken şehîd olanlar da, bu kapsama girmektedirler.
    Bunlar diğer ölüler gibi yıkanır, kefenlenir ve namazı kılındıktan sonra gömülürler.
    Bir de, yanarak ölen, suda boğulan, göçük, çığ, toprak veya bina altında kalan, vebâ gibi salgın hastalıklardan vefât eden, veya akrep sokmasından ölen, gurbette veya ilim yolunda ya da cuma gecesinde vefât eden müslümanlar da bu hükümdedir. Doğumdan vefat eden kadın da böyledir. Hz. Muhammed (s.a.s)'in bu kısma giren, savaş dışındaki şehîdler hakkında söylemiş olduğu hadisler vardır (Bakınız, Buhârî, Ezan, 32, Cihâd, 30; Müslim, İmâre, 164; Tirmizî, Cenâiz, 65, Fedâilu'l-Cihâd, 14; Ahmed b. Hanbel, I, 22, 23, II, 323, 325).
    3-Dünya şehîdi: Kalbinde Allah rızasını taşımayan, başka duygu ve düşüncelerle hareket eden riyâkâr ve gösteriş ehli münafıklar, müslümanlarla beraber savaşa katıldıkları zaman, kâfirler tarafından öldürülürlerse, dünya hayatında şehîd muamelesine tabi tutulurlar. Bunlar da "hükmî şehîd" sınıfından kabul edilir, yıkanmaz, cenâze namazları kılınır ve elbiseleriyle gömülürler. Fakat, yukarıdaki hadislerde ifâde edildiği gibi, Allah onların kalbini bilir. Âhirette kendilerine herhangi bir mükâfat yoktur. Cehennem ateşi ile cezalandırılırlar. Böyle insanların gerçek yüzünü Allah bilir. İnsan olarak bizler, tam manasıyla bilemeyiz. Onların hakkında, dış görünüşlerine, hal, hareket ve davranışlarına göre hükmederiz (İbn Abidin, Reddu'l-Muhtar, Mısır tsz. I, 848 vd; el-Meydanî, el-Lubâb, İstanbul, tsz, I, 135 vd; Abdurrahman el-Cezirî, Kitabu'l-Fıkhi ala'l-Mezahibi'lArbaa, Mısır, tsz. I, 527 vd).

    Hz. Muhammed (s.a.s)'in zamanından günümüze kadar, çok sayıda insanlar, Allah rızası için, Tevhid mücâdelesi için, Allah'ın adını yüceltmek ve emrini hakim kılmak için canını verip şehid oldu. Bunların başında Yasir ve hanımı Sümeyye gelmektedir. Ammar b. Yasir'in babası Yasir, bir köle idi. Bir cariye olan Sümeyye ile evlendirilmişti ve bu evlilikten Ammar dünyaya gelmişti. Bu mütevazi ailenin fertleri, hep beraber müslüman olmuşlardı. Bekir oğulları, bunların üçünü de azad etmişlerdi. Müşrikler onlara çok eziyette bulundular. Yasir ve hanımı Sümeyye, müşriklerin zulmü neticesinde şehid olmuşlardı. Ammar anasız ve babasız kalmıştı. Hz. Muhammed (s.a.s), onlara dua etmişti. Yasir ilk erkek ve hanımı Sümeyye ilk kadın şehid olmuştu. Bu şehidlik kervanı, herhangi bir yer veya zamanda noktalanmadı ve noktalanmayacak, kıyâmete karar devam edecektir (es-Suheylî, er-Ravdu'l-Ünf, Kahire, 1965, III, 201, 220; İbn İshâk, es-Sire, mad. 239, 240; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, V, 3131).

    Şehid olan insanların kul hakkı dışındaki bütün günahları affedilir. Şehid olmak, herkese nasib olmayan büyük bir şereftir ve mü'minler için mükemmel bir nimettir. Güzel bir şekilde yaşamak, ondan sonra Allah yolunda O'nun rızası için şehid olmak, her mü'minin hayal ettiği bir mutluluktur. İmân sahibi olan insanın böyle bir şuur ve düşünce ile yaşaması, Hz. Muhammed (s.a.s) tarafından ne kadar güzel bir şekilde övülmüştür!..: "Şehid olmayı Yüce Allah'tan samimi olarak dileyen kimseyi, Allah, rahat yatağında vefat etse bile, şehidlerin derecesine eriştirir" (Müslim, İmâre, 156, 157; Ebû Davud, İstigfâr, 26; Neseî, Cihâd, 36; ibn Mâce, Cihâd, 15).
    Nureddin TURGAY

    İlgili Yazılar

  2. 2
    suara Üye
    suara
    Üye

    Üye No: 770
    Mesaj Sayısı: 424
    Tecrübe Puanı: 8
    Yaş: 46

    --->: ŞEHİD


    mumsema Nickli Üyeden Alıntı
    Hangisi Allah yolundadır?" diye sorunca, Hz. Peygamber (s.a.s) şu cevabı vermiştir:
    Kim Allah'ın adını, hükmünü yüceltmek, her şeyin üstüne çıkarmak için savaşırsa, o Allah yolundadır" (Buhârî, İlim, 45; Cihâd,15; Müslim, İmre,150,151; İbn Mace, Cihad,13; Ahmed b. Hanbel, IV, 392, 397, 402, 405, 417).


    Rabbim bizlerede peygamber efendimizin (sav) tanimiyla Allah yolunda feda edilen can ve sehadet serbeti icmayi nasib etsin


  3. 3
    jiyaneislam Üye
    jiyaneislam
    Üye

    Üye No: 4144
    Mesaj Sayısı: 5
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: ŞEHİD


    Allah kendi yolunda sebat edip o yolda şehit olmay ve bu ümmete şehit bilincini kazanmayı napip eder inş.


  4. Reklam

  5. 4
    Yusuf Üye
    Yusuf
    Üye

    Üye No: 89
    Mesaj Sayısı: 661
    Tecrübe Puanı: 13
    Yaş: 31

    --->: ŞEHİD


    jiyaneislam Nickli Üyeden Alıntı
    Allah kendi yolunda sebat edip o yolda şehit olmay ve bu ümmete şehit bilincini kazanmayı napip eder inş.
    amin..
    inş.

    ey şehadet... bana ne nazlar nedersin.... herkeze ugradın sen ...bana küsülümüsün?


  6. 5
    Hoca Moderatör
    Hoca
    Moderatör

    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 14,854
    Tecrübe Puanı: 188

    ŞEHİT KİME DENİR?
    Mektubunuzda, "Bir sohbette, Afganistan'da cereyan eden iç savaş konusu açıldı. Müslümanların birbiri ile savaştıkları üzerinde duruldu. Bu savaşta ölenlerin; şehid olup olamayacakları konusunda, farklı görüşler ortaya atıldı. (...) Bazı arkadaşlar, 'Farklı kavimlerden olan ve birbirleriyle savaşan Müslümanlardan biri haklı, biri haksız olabilir. Haksız olan, diğerini zulmen öldürmüş olur. Zulmen öldürülen Müslümana şehid denilebilir' iddiasını ortaya attılar. Mesele değişik açılardan tahlil edildi. (...) Müslüman olan, fakat İslam dini için şavaşmayan bir kimse şehid olabilir mi? Bir kimsenin şehid olabilmesi için hangi vasıflara haiz olması gerekir?" diyorsunuz.

    CEVAP: Mektubunuzu özetlemeye gayret ettim. Kur'an-ı Kerim'de, "Allah yolunda öldürülmüş olanlar için, ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler. Fakat siz (bunun keyfiyetini) iyice anlayamazsınız" (El Bakara Suresi, 154) hükmü beyan buyurulmuştur. Bir kimsenin şehid olabilmesi için; Allahu Teala (cc)'nın yolunda ve O'nun rızası kazanmak için cihad etmesi zaruridir. İmam-ı Merginani, "Şehid; müşriklerin katlettiği veya savaş meydanında kendisinde (katledildiğine dair) bir eser bulunan veya kendisini Müslümanların zulmen katlettiği kimselerdir"(1) tarifini yapmıştır. Bu tarifte; Müslümanlar tarafından zulmen öldürülen, diğer bir Müslümanın şehadeti de söz konusudur.
    Bir insanın şehid olabilmesi için, şu şartlara haiz olması gerekir:
    Birinci şart; Müslüman olmak ve Allah (cc) yolunda (fi'sebilillah) ihlasla savaşmaktır.
    İkinci şart; savaşan kimsenin akıllı ve buluğa ermiş olmasıdır.
    Üçüncü şart ise; zulmen öldürülmesidir.(2)
    Zulmen katledilme hâdisesi, savaş dışında da olabilecek bir hadisedir. Bu üç şartın birarada bulunması, şehidliğin tahakkuku için zaruridir. Bilindiği gibi ibadetlerin değişmeyen rüknü, ihlastır. İmam-ı Serahsi (rh.a), "Allahu Teala (cc)'nın rızasını kazanmak niyetiyle (ihlasla) cihad eden ve bu esnasında hayatını kaybeden kimselere şehid denilir"(3) tarifini yapmış ve bu inceliğe işaret etmiştir. Şehadet makamı; Allahu Teala (cc)'nın kendi yolunda, ihlasla cihad eden mü'minlere verdiği bir nimettir. Sadece Afganistan'da değil; dünyanın birçok bölgesinde, farklı kavimlerden olan Müslümanlar (maalesef) birbirleri ile savaşmaktadırlar. Kimin haklı, kimin haksız olduğunu tesbit etmek kolay değildir. Meselenin özü budur. Birbirimize dua edelim.


    (1) İmam-ı Merginani- El Hidaye- Kahire: 1965 C: 1, Sh: 94.
    (2) Molla Hüsrev- Düreru'l Hükkam- İst.: 1307 C: 1, Sh: 168-169.
    (3) İmam-ı Serahsi- El Mebsut- Beyrut: ty C: 2, Sh: 51



  7. 6
    uSTa Üye
    uSTa
    Üye

    Üye No: 26342
    Mesaj Sayısı: 110
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 36

    Rab'bim c.c yolunda can vermeyi nasip etsin amin...


  8. 7
    senemali Üye
    senemali
    Üye

    Üye No: 32322
    Mesaj Sayısı: 25
    Tecrübe Puanı: 2

    Şehid, kendisine şahitlik yapılmış, Cennetlik olduğuna şahitlik edilmiş anlamındadır. Şahit manası da vardır. Çünkü Allah katında, ölü değil diridir. Şehid olmak için Müslüman olmak şarttır. Gayri müslim nasıl ölürse ölsün veya öldürülsün şehid olmaz. Hayzlı veya cünüp ölmek şehidliğe mani değildir.
    Eshab-ı kiramdan Hanzala cünüp olarak şehid olmuştur. [Gusledecek kadar dahi vakit bulamamış, gazaya katılmıştı.]

    Şehid olmak büyük nimettir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Şehid kabir azabından emindir.) [İbni Mace, Beyheki, imam-ı Ahmed]

    (Deniz savaşında şehid olanların, bütün günahları, hatta kul hakları da affolur.) [İbni Mace]

    (Şehid, yakınlarından 70 kişiye şefaat eder.) [Beyheki]

    (Şehid, ölüm acısı duymaz, kabirde üzülmez, kıyametin dehşeti, hesab, mizan, sırat onu rahatsız etmez, doğruca Cennete gider.) [Beyheki]

    (Karada şehid olanın borçları ve emanetleri hariç, bütün günahları affolur. Denizde, suda boğularak ölen şehidin ise, borç ve emanetleri de dahil bütün günahları affolur.) [Ebu Nuaym]

    Şehid, kanının ilk damlasında günahları affolur. Kabir azabından ve Kıyamet korkusundan emindir.
    Şehidin, kul haklarından başka bütün günahları affolur. Kul haklarını da, Allahü teâlâ Kıyamette helalleştirecektir. Suda boğularak ölen şehidlerin kul borçları da affedilir. Hak sahipleri, bu şehidden haklarını istedikleri zaman, Allahü teâlâ, (Ondaki haklarınızı benden isteyin) buyuracak, hak sahiplerine alacaklarını fazla fazla verecektir. Şehid de, sorgusuz sualsiz Cennete gidecektir.

    Aşağıda yazının tamamına yakını İbni Âbidin hazretlerinin Redd-ül muhtar kitabından alınmıştır. Müslüman olmak şartı ile aşağıdaki 37 maddede bildirilen kimseler şehid olarak ölür. Hepsi de hadis-i şerif ile bildirilmiştir:
    1- Kendinin, komşusunun, can, mal ve namusunu müdafaa ederken öldürülen,

    2- Haksız olarak hapsedilip ölen,

    3- Mülci ikrah ile öldürülen, mesela bu içkiyi iç denilse onu içmesi caiz olur. Caiz olacağını bilmediği için, içmeyip öldürülürse, şehid olur.

    4- Hırsızın, gaspçının, kapkaççının, yol kesicinin, eşkıyanın, yan kesicinin öldürdüğü kimse,

    5- Yüksekten veya attan düşüp ölen, başına taş veya başka şey düşerek ölen,

    6- Aslan, kurt gibi yırtıcı hayvanlar tarafından parçalanarak ölen,

    7- Akrep ve yılan gibi zehirli hayvan sokmasından ölen,

    8- Suda boğulan,

    9- Yangında ölen,

    10- Gurbette garip iken ölen,

    11- Depremde, duvar ve enkaz altında kalarak ölen,

    12- Sara, sari hastalıklar, ateşli hastalıklar verem, kanser, kolera, veba, şiddetli öksürük, ishal ve diğer iç hastalıkları sebebiyle ölen, [Ameliyat edilirken ölen]

    13- Soğukta gusledip ölen.

    14- Hamile, lohusa ve doğumda ölen kadın, (Bir hadis-i şerif meali:
    (Müslüman kadın, hamilelikten doğuma kadar ve çocuğu memeden kesene kadar Allah yolundaki mücahid gibi olup ölürse şehid olur.) [Taberani])

    15- Cuma günü veya gecesi ölen,

    16- Aşkını gizleyip iffetini korurken ölen,

    17- Emr-i maruf ve nehy-i münker yaparken öldürülen şehiddir. Doğru imanı ve namaz kılmayı meydana çıkaranlar, dinini öğrenmek, öğretmek ve yaymakta iken ölen,

    18- Allah rızası için müezzinlik yaparken ölen,

    19- Deniz tutup kusarak ölen,

    20- Beş vakit namazı doğru olarak kılan. (İki hadis-i şerif meali:
    (5 vakit namazı doğru kılana, her gün için bin şehid sevabı verilir.) [Tergib-i Hadimi]
    (Ümmetimin fesadı zamanında sünnetime [Ehl-i sünnete] yapışan ve beş vakit namazı cemaatle kılanın amel defterine her gün yüz şehid sevabı yazılır.) [İ. Nasiruddin])

    21- Kuşluk namazı kılan,

    22- Yolculukta da vitir namazını terk etmeyen,

    23- Her ay üç gün oruç tutan,

    24- Abdestli iken ölen, abdestli yatıp ölen,

    25- Namazda iken ölen,

    26- Günde yirmi kere ölümü düşünen,

    27- Dine uygun ticaret yapan,

    28- Gıda maddelerini ucuza satan,

    29- Helal kazanıp çoluk çocuğunun din bilgisi öğrenmeleri ve ibadet yapmaları için çalışan,

    30- Altmış yaşını geçen salih kimse,

    31- Günde 25 kere "Allahümme barik li filmevt ve fi-ma bad-el-mevt" okuyan,

    32- Müdara eden, yani insanlarla iyi geçinen, dinini koruyabilmek için dünyalık veren, (Bir hadis-i şerif meali: (Müdara eden, şehid olarak ölür.) [Deylemi])

    33- Ölüm hastalığında, kırk kere "La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü min-ez-zâlimin" okuyan,

    34- Günde yüz defa salevat-ı şerife okuyan,

    35- Her gece Yasin okuyan, sabah akşam Haşr suresinin sonunu okuyan,

    36- Allah yolunda şehid olarak ölmeyi isteyen, (Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Sıdk ile ihlas ile şehidlik isteyen, yatağında ölse de, şehid olur.) [Müslim]
    (Şehidlerin çoğu, yatakta ölür. Savaşta öldürülenin niyetini ancak Allah bilir.) [İ. Ahmed]
    (İhlasla şehidliği arzu eden, şehid olmasa da, şehidlik sevabına kavuşur.) [Müslim])

    37- Günah işlerken zulmen öldürülen.



  9. 8
    Hoca Moderatör
    Hoca
    Moderatör

    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 14,854
    Tecrübe Puanı: 188

    Şehid Kimdir?
    Şehid Kime Denir?
    Şehadet Kavramının anlamı


  10. 9
    Yakut Bayan Üye
    Yakut
    Bayan Üye

    Üye No: 11544
    Mesaj Sayısı: 292
    Tecrübe Puanı: 5
    Yer: istanbul

    Allah c.c razı olsun bilgiler için


  11. 10
    Şema Moderatör
    Şema
    Moderatör

    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 5,702
    Tecrübe Puanı: 67

    Mal ve canını korumak için ölen de ahiret şehididir.

    Dini ve canı korumak uğrunda ölmek.
    Bu hususta iki hadis vardır.
    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
    “Herkim malı uğrunda öldürülürse o kimse şehiddir. Herkim âile halkı uğrunda öldürülürse, o kimse şehiddir. Herkim dini uğrunda öldürülürse o kimse şehiddir. Herkim kanı uğrunda öldürülürse o kimse şehiddir.”
    Ebu Davud 2/275, Nesei, Tirmizi 2/316, Ahmed 1652, 1653
    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
    “Kendisine yapılan haksızlığı önlemek uğrunda öldürülen kişi de şehiddir.”
    Nesei 2/173, 174, Ahmed 2780


  12. 11
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    bi kimse ise giderken yolda catisma arasinda kalip ölse sehit midir


  13. 12
    arifselim Yönetici
    arifselim
    Yönetici

    Üye No: 211
    Mesaj Sayısı: 29,472
    Tecrübe Puanı: 10

    Bu kimse işe giderken bu şekilde ölürse şehit hükmünü taşımaz ama Allah haksız yere öldürülenin mükafatını verecektir. Allah rahmet eylesin.


+ Yorum Gönder