Git İlk 234 Son
  1. 29
    alpgirayhan Üye
    alpgirayhan
    Üye

    Üye No: 57277
    Mesaj Sayısı: 87
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: Vahhabiler


    Hayatu Sahabe 3. cilt açıp okursan

    Hz. Ebu Bekir (r.a.) Resurullah (S.a.v.) vefaat ettiği zaman ağlayan perişan olmuş insanlara :

    "Kim Hz. Muhammed'e tapıyorsa O öldü Kim de Allaha Tapıyorsa O Allah Haydır Ölmez!" dedi.

    Sen bu işin neresindesin abdullah ?


  2. 30
    abdullah biri Üye
    abdullah biri
    Üye

    Üye No: 52197
    Mesaj Sayısı: 170
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 52

    --->: Vahhabiler


    cahilliğin yazıya vurulmuş

    O sözü hangi sahabe efendimiz söylemiş ilk onu öğren bence


  3. 31
    alpgirayhan Üye
    alpgirayhan
    Üye

    Üye No: 57277
    Mesaj Sayısı: 87
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: Vahhabiler


    ben o yazıyı düzelttim de sen bu işin neresindesin onu söyle hele ?


  4. Reklam

  5. 32
    Mücahid_20 Üye
    Mücahid_20
    Üye

    Üye No: 54396
    Mesaj Sayısı: 11
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: Vahhabiler


    abdullah biri cahilce yazma lütfen...Hz Ebubekr'in sözü gayet açık...


  6. 33
    abdullah biri Üye
    abdullah biri
    Üye

    Üye No: 52197
    Mesaj Sayısı: 170
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 52

    mücahid-20 cahil olan şeytan ve oma tabi olanlardır. o kelimeyi neye dayanarak bana söyledin.


    alpgirayhan ilk hz ömer yazmış idi sonra düzeltti. yok o lafın Hz. Ebubekir efendimizin buyurduğuyla alakalı ise insanlar ölmez ölümü tadarlar bir cihetle mekan değiştirirler. sizin üstadınız yaşar nuri olması gerek.


  7. 34
    BiLaL HaTTaB DeLi MoLLa
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 1,460
    Tecrübe Puanı: 19
    Yaş: 36
    Yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    Alıntı
    verdiğiniz cevabta o zaman dürüst olun. madem sana göre kabri şerifindeki Efendimiz (SAV) ölüdür (Haşa)
    ne diye selam veriyorsun." Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyiniz " buyuruluyorken hangi inanca göre Efendimiz'e (SAV) ölü diyebiliyorsun.
    "Muhammed yalnızca bir elçidir. Ondan önce nice elçiler gelip-geçmiştir. Şimdi o ölürse ya da öldürülürse siz topuklarınız üzerinde gerisin geriye mi döneceksiniz? İki topuğu üzerinde gerisin geri dönen kimse, Allah'a kesinlikle zarar veremez. Allah, şükredenleri pek yakında ödüllendirecektir." (3/144)

    Hz. Muhammed(sas) ölmediğine göre(!), Hz. İsa'nın(as) da ölmemiş olması gerekir sizin mantığınıza göre. Oysa Kur'an'da şöyle bir ayet de bulunmaktadır:

    "Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin, dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine kontrolcü idim. Beni vefat ettirince artık onlar üzerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeyi hakkıyle görensin." (5/117)

    Allah(cc) yolunda ölüdürülenler, bildiğimiz herhangi bir ölü gibi değildirler. Ayet-i kerimenin devamında; "Onlar Rableri katında rızıklanmaktadırlar" buyrulmaktadır. Gaybı taşlamaya gerek yok. Rabbimiz; "..ama siz bilemezsiniz" buyuruyorsa, "ben bilirim" tavırlarına bürünmek haddi aşmaktır bu konuda. Ama her beşer gibi, tüm Peygamberler de ölmüştür; yani bu hayat ile bağları kesilmiştir. Ölmeyen onların davalarıdır. Bunu da Rabbimizin ayetinden kolayca anlayabilmekteyiz.

    Selam ise, bir duadır.

    "es-selamu aleykum ve rahmetullah" = "Allah'ın selamı ve rahmeti üzerine olsun"

    Vefat etmişlere dua etmek de inancımızın bir gereğidir. Rasulullah'ın(sas) kabir ziyaretleri için bizlere öğrettiği ilk şey budur.

    Çok cür'etkar olmuş insanlar. Bu cüretkarlığın sebebi cahiliye mantığı; devam edebilme sebebi de laik düzendir sadece. Allah'ın(cc) dinini ikame edecek bir Halife'yi görmemizi nasip ederse Allah(cc), sizlerin de tevbeye davet edileceğinizi, tevbe etmezseniz de boyunlarınızın vurulacağını da gösterecektir inşaAllah.

    "Hıristiyanların Meryem oğlu İsa'yı övdükleri gibi beni övmeyin. Şüphesiz ki ben Allah'ın kuluyum. Bana "Allah'ın kulu ve elçisi" deyin (yeter)." [Buhari, Enbiya, 48]

    ve's-selam...


  8. 35
    abdullah biri Üye
    abdullah biri
    Üye

    Üye No: 52197
    Mesaj Sayısı: 170
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 52

    Efendimiz (SAV) i uluhiyet isnad etmeden ne kadar övsek azdır.


    kısacası vahhabilerin dediği gibi peygamber postacı idi geldi ve gitti öylemi

    İsa (as) birazcık dinini bilenler tarafından bilinirki tabiki ölmemiştir. bizim bilmediğimiz bir cihetle rabbimiz tarafından göğe kaldırılmıştır. ahir zamanda yeryüzüne indirilecektir.
    siz cevap vermiyorsunuz istediğiniz gibi karıştırıyorsunuz.

    bizde bunu bekliyoruz herkez kimliğini ortaya koysun.
    ehli sünnet adını kendinize kapatarak o isim altında şia,vahhabi,selefi,veya mezhepsizliği savunmayın. deyinki biz buyuz tamam. şimdi ben sana ayet ve hadisi şerifleri öne sürüp değişik manalar verdirtmek sureti ile tarafımdan inkarına sebeb olmak istemem. hangi mürşidin peşinden gidipte sonra döndün bilmiyorum amma eğer gerçek hakiki mürşid in arkasından gidipte sonradan dönen insanların iflah olacakları imkansız değil amma çok zor. laik düzene gelince laik düzen zaten hocanız yaşar nuri ve bunun gibilerini el üstünde tutmaktadır. aynaya bakmayı tavsiye ederim.


  9. 36
    BiLaL HaTTaB DeLi MoLLa
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 1,460
    Tecrübe Puanı: 19
    Yaş: 36
    Yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    Sondan başlayarak cevaplamaya çalışalım yorumunuzu...

    Alıntı
    laik düzene gelince laik düzen zaten hocanız yaşar nuri ve bunun gibilerini el üstünde tutmaktadır. aynaya bakmayı tavsiye ederim
    Yaşar Nuri'nin hocam olduğunu neye dayanarak söylüyorsun? Sadece zann. Beni az-çok tanıyanlar, Yaşar Nuri ile aynı paralelde yer almadığımı ve alamayacağımı bilirler. Allah(cc) zanndan kaçınmamızı emretmekte. Şayet davanızda samimi iseniz, biraz daha dikkatli olmanızı tavsiye ederim.

    Gelelim asıl meselemize:

    Cumhuriyetle birlikte, tüm tekke ve zaviyeler kapatıldı. Ve bu madde, "değiştirilmesi teklif dahi edilemez" maddeler arasına alındı. Ama nedense, o günden bu güne tekke ve zaviyelerin kapısı hiç kapanmadı. Çünkü sistem, varlığını onlara borçludur. Bir İslamî uyanış ve diriliş olsa, hemen birkaç tane Saray Mollası ortaya atılır; "Bunlar sapık, bunlar Vahhabî" naraları atar ve Hakkı, batıl kisvesi ile örter.

    Yakın tarihimizde, 28 Şubat darbesinde, böylelerine hiçbir zarar dokunmamış olması da düşündürücüdür ve daha iyi anlaşılmaktadır. Böylelerinin İslam dinine ve Müslümanların akidelerine verdikleri zarar, MGK'nın o gün aldığı kararlardan daha çok zarar vericidir. Çünkü siyasî kararlar değiştirilebilir, ama insanlara din gibi, akide gibi kabul ettirilen öyle şeyler vardır ki, bunlar belki binlerce yıl değiştirilemez.

    Bunların bu toplumda yaşaması, yaşatılması, önlerine imkanlar sunulması ve sistemden destek görmeleri; sadece ve sadece Allah'ın(cc) Tevhid dinine sahih bir şekilde dönüşün önünde ciddi bir engel oluşturdukları içindir.

    Alıntı
    hangi mürşidin peşinden gidipte sonra döndün bilmiyorum amma eğer gerçek hakiki mürşid in arkasından gidipte sonradan dönen insanların iflah olacakları imkansız değil amma çok zor.
    Dinî hüküm ve tesbitlerin zanna değil; delile, yakîne ve ilme dayanması gerekir.

    Bu cesur iddianıza bir tanecik delil sunabilir misiniz ?


    Hz. İsa(as) meselesine de değineceğiz. Şimdi çıkmam gerekiyor.

    ve's-selam...


  10. 37
    BiLaL HaTTaB DeLi MoLLa
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 1,460
    Tecrübe Puanı: 19
    Yaş: 36
    Yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    Alıntı
    şimdi ben sana ayet ve hadisi şerifleri öne sürüp değişik manalar verdirtmek sureti ile tarafımdan inkarına sebeb olmak istemem.
    Kimin neyi inkar ettiği ortada. Allah'ın(cc) ayetini sunacağım derken, o ayetle Allah'ın(cc) murad ettiğini mi, kulların murad ettiğini mi kastediyorsun? Allah'ın(cc) ayetlerini kullanıp, onları şeytanın dahi aklına gelmeyecek te'villerle aslından koparıp, "işte Allah'ın ayeti" dersen, bu anlamı inkar edebiliriz; ama Allah'ın(cc) ayetini inkar etmek ya da görmezden gelmek, kendine Müslüman diyen hiç kimsenin yapacağı bir iş değildir.

    Alıntı
    bizde bunu bekliyoruz herkez kimliğini ortaya koysun.
    ehli sünnet adını kendinize kapatarak o isim altında şia,vahhabi,selefi,veya mezhepsizliği savunmayın. deyinki biz buyuz tamam.
    Kimliğimiz zaten ortada. Bizler Müslümanız. Allah'ın(cc) bizlere verdiği isimle yetinenleriz.

    Ehl-i Sünnet adını kullanarak, Şamanizm propagandası yapmaktansa, İslamî mezhepler olan, ismini zikrettiğiniz mezheblerin propagandasını yapmak daha sevimlidir bizim için. Yüzlerce cümle sarfettiniz şimdiye kadar. Kaç tanesi delil içeriyordu? Biz kaç cümle sarfetmişiz; kaç tanesi delil içermiyordu ? Bunları teraziye sunabilmek, akl-ı selim herkesin yapabileceği birşeydir. O yüzden, dilediğiniz kadar iftira atın. Teşekkür ederiz sadece...

    Alıntı
    siz cevap vermiyorsunuz istediğiniz gibi karıştırıyorsunuz.
    Hep zann, hep itham... Dahası gelmiyor mu yoksa elinizden ?
    Alıntı
    İsa (as) birazcık dinini bilenler tarafından bilinirki tabiki ölmemiştir. bizim bilmediğimiz bir cihetle rabbimiz tarafından göğe kaldırılmıştır. ahir zamanda yeryüzüne indirilecektir.
    Dinin bilenler tarafından öyle mi? :) Dinini bildiğini iddia edenler değil mi zaten bu dini mahveden.

    Anlamazsın ama ben yine de bana düşeni yapmaya çalışayım.

    Rabbimiz, âl-i imran 55. ayette şöyle buyurmaktadır:

    "Ey İsa! Seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim, seni inkar edenlerden arındıracağım."

    Ayette, "seni vefat ettireceğim" olarak tercüme edilen "İnnî muteveffîke" cümlesine bakarsak, bu cümle "Seni doğal ölümle öldüreceğim" demektir ki, önce doğal ölümün gerçekleştiğinden söz etmektedir. Zira Arap dilinde bu fiil asıl olarak ÖLÜM manasında kullanılır.

    Araplar; "teveffe'ş-şey'e" ifadesini, "O şeyin canını tam olarak aldı, ruhunu tam olarak kabzetti" manasında kullanmaktadırlar. Mesela; "teveffêhu'llah", "Allah(cc) onun ölümünü takdir buyurdu" demektir.

    Yani, ilgili kelimenin asıl manası, doğal ölümün gerçekleşmesi anlamında kulanılıyor olduğudur.

    "Beni vefat ettirince artık onlar üzerinde gözetleyici yalnız sen oldun." (5/117)

    Bu ayet gayet açık ve net olarak herkes tarafından bilinen "ölüm" denen gerçek olayı anlatıyor. Bu ölüm olayının gerçekleşmesiyle beraber, bundan böyle ölen kimsenin artık yeryüzünde hiçbir kimseyle bağının kalmadığını ve dünyada olup biten olaylardan haberdar olmadığını gösterir. Bunu görmezden gelip de, buna yeni anlamlar vermeye çalışmak, yeni bir mana icad etmek olur. Bunun içindir ki, İbn Abbas(ra) da şöyle demiştir:

    "Bu, gerçek ölüm manasında bir vefat ettirmedir."

    İmam Malik(rh.a) de şöyle demiştir:

    "İsa(as), 33 yaşında iken öldü."

    İbn Rüşd, İmam Malik'in bu sözü hakkında şunları söyler:

    "...İmam Malik'in bu sözlerinden kasıt, mecazî manadaki ölüm değil, gerçek manadaki ölüm ile öldü demek istemiştir."



    Bunlar şayet delilsiz zanna dayalı cevaplar yazacaksanız son cevaplarımdı. Nefsini ilah edinmiş, zandan öteye gidemeyenlere ben hidayet edici, doğru yolu gösterici değilim ya haşa! Delil ile gelirseniz, cevap hakkımı kullanırım. Yoksa dilediğinizi deyin, dua ederiz sadece...

    ve's-selam..




  11. 38
    abdullah biri Üye
    abdullah biri
    Üye

    Üye No: 52197
    Mesaj Sayısı: 170
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 52

    Hala aynı şeyi yapıyorsun deki ben hiç bir mezhebin mukallidi değilim olsun bitsin .

    şimdi sana gerçek bir alimin bu konudaki delillerini alıntılıyorum. şimdi sen gelip bunlara evet bu böyleymiş deyip kabulmu edeceksin . .

    Dr. Ebubekir Sifil Adına "Kur'an Müslümanlığı" dedikleri yaklaşımın sıklıkla dile getirdiği bir konu da Hz. İsa (a.s)'ın öldüğü ve kıyamete yakın yeryüzüne gelmesinin söz konusu olmayacağı…
    Bu iddia ile ilgili olarak gerek ülkemizde gerekse dışarıda hayli çalışma yapılmış bulunuyor. Modern zamanlara gelene kadar İslam Ümmeti arasında bu iddiayı ortaya atan, sahiplenen ve dillendiren kimse olmuş mudur, doğrusu ben şahsen bu konuda bir bilgi sahibi değilim.
    Kur'an, Yahudiler'in "İsa'yı öldürdük" iddiasını yalanlayarak, "Onu öldürmediler, asmadılar da. Ancak onlara bir benzetme yapıldı (öldürdükleri kişi İsa gibi gösterildi)"[1] buyurmaktadır.
    Hz. İsa (a.s.)'ın öldüğünü ileri sürenler şöyle diyor: "Bu ayette Hz. İsa'nın Yahudiler tarafından öldürülmediği ifade edilmektedir. Ancak Hz. İsa, bu olaydan sonra normal bir ölümle ölmüş olmalıdır. Zira Kur'an'da, "Allah buyurmuştu ki: Ey İsa! Seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim, seni inkâr edenlerden arındıracağım ve sana uyanları kıyamete kadar kâfirlerden üstün kılacağım..."[2] buyrulmaktadır. Dolayısıyla Yahudiler'in "İsa'yı öldürdük" iddiasıyla Hz. İsa'nın ölmüş bulunması arasında bir çelişki ya da ilişki yoktur."
    Bu, meselenin yüzeysel bir şekilde ele alınmasıyla varılmış bir sonuçtur.
    İbn Sîde, el-Muhassas'ta Araplar'ın "mevt" anlamında kullandığı kelimeleri saymış ve hemen her birine kadim Arap şiirinden örnekler zikretmiştir. "Vefat" kelimesinin "mevt" anlamını ifade ettiğine ise sadece Kur'an'dan bir ayet zikrederek delil getirmiştir.[3] Bu durum, ilk defa Kur'an tarafından "vefat" kelimesinin "mevt" anlamında kullanıldığını göstermesi dolayısıyla calib-i dikkattir.
    Nitekim Kur'an'da Hz. İsa (a.s)'dan bahseden ayetler içinde "vefat" kelimesinin kullanıldığı ayetler olduğu gibi, "mevt" kelimesinin kullanıldığı ayetler de vardır. Bu iki kelime arasında büyük bir fark bulunduğunu görmezden gelmek mümkün değildir. "Mevt" kelimesi dilimizdeki "ölüm"ün tam karşılığıdır. "Vefat" ise "canın alınması" anlamında ölüm için mecaz olarak kullanılmaktadır.
    Kur'an, bu iki kelimenin farklı anlamlara geldiğini açıkça ifade etmektedir: "Allah alır o canları öldükleri zaman; ölmeyenleri de uyuduklarında. Sonra haklarında ölüm hükmü verdiklerini alıkoyar, diğerlerini belirlenmiş bir süreye kadar salıverir."[4]
    Allah Teala uykudaki kişinin canını aldığına (Kur'an'daki ifadesiyle onu "vefat ettirdiğine") göre, uyku, bir "mevt" hali değildir, ama bir "vefat" halidir! Dolayısıyla dilimizde aynı anlamda kullanılıyor olsa da, hatta Arapça'da da aynı durum söz konusu olsa da, aslında bu iki kelime farklı anlamlara gelmektedir. Dolayısıyla Hz. İsa (a.s) hakkında "vefat/teveffi" kelimelerinin geçtiği ayetlerden hareketle O'nun "ölüğünü" ileri sürmek doğru değildir.
    Kur'an'da Hz. İsa (a.s) hakkında "mevt" kelimesinin geçtiği iki ayet mevcuttur.[5] Onlarda da kıyamete yakın yeryüzüne indikten sonra öleceğini söylemeye mani bir delalet yoktur.
    Hz. İsa (a.s)'ın ölmediğine ve kıyamete yakın yeryüzüne ineceğine delalet eden birçok ayet mevcuttur.

    Hz. İsa (as)'ın akıbetiyle ilgili ayetlerin delaletinde ihtilaf bulunduğu bir an için farz edilse bile, Kur'an'ın mübeyyini ve en yetkili müfessiri olan Sünnet, meseleyi kesin biçimde açıklığa kavuşturmaktadır.
    Hz. İsa (a.s)'ın akıbeti ile ilgili bütün hadisler O'nun göğe kaldırıldığını ve kıyamete yakın yeryüzüne tekrar ineceğini –farklı bağlamlarda– anlatmaktadır ki, manevi mütevatir seviyesindedirler. Bu konuda daha fazla ilgi edinmek isteyenler, Daru'l-Hikme'de yaptığımız etraflı söyleşiye bakabilirler.[6]

    [1] 4/en-Nisâ, 157.
    [2] 3/Âl-i İmrân, 55.
    [3] İbn Sîde, el-Muhassas, VI, 119 vd.
    [4] 39/ez-Zümer, 42.
    [5] 4/en-Nisâ159 ve 19/Meryem, 33.
    [/FONT][/COLOR]

    ama sizde işinize gelmeyen hadis-i şerifler uydurmadır. islam ümmetinin kabul ettiği sahih-i Buhari de uydurma hadislerde vardır. öyle değilmi.


    Alıntı
    İmam Malik(rh.a) de şöyle demiştir:

    "İsa(as), 33 yaşında iken öldü."
    bunu delilini yazarmısın.


    neden ayet ve hadis-i şerif lerle delillendirmediğimi bu yazıya vereceğini zanettiğim cevabında olacaktır.


  12. 39
    BiLaL HaTTaB DeLi MoLLa
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 1,460
    Tecrübe Puanı: 19
    Yaş: 36
    Yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    Kardeşim işi dallandırıp budaklandırıyorsunuz. Ebubekir Sifil Hoca, değerli bir insandır nezdimde; ancak kaynak niteliği taşımamaktadır. Ben sizden delil(kaynak) istedim, siz tuttunuz Ebubekir Sifil'in görüşünü beyan ettiniz.

    Hz. İsa'nın(as) yeniden gönderileceğini inkar eden olmadığı halde, siz öyle anlamak istediğiniz için bizi de hemen bu kefeye koyuverdiniz. İşiniz şaklabanlık, iftira atmak, zann ile hareket etmek. Başka birşey yapmadınız şimdiye kadar okuduğumuz cevaplarınızda.

    Hz. İsa'nın(as), kıyamete yakın tekrar gönderileceğine İman ederiz.

    Hadislerde, Hz. İsa'nın(as) geleceğinden bahsedilen yerlerde "nüzul" kelimesi değil, "ba's"; yani "yeniden dirilme" kelimesi geçmektedir.

    "Feyeb'asu'llahu teâlâ îse'bne meryeme feyetlubuhû feyuhlikuhû"

    "Allah(cc) İsa'yı gönderecek(yeniden ba's buyuracak) ve o da Deccal'i bularak ortadan kaldıracaktır." [Müslim, Fiten, 2940]

    Ölmeyenin yeniden dirilmesinden bahsediliyor olamaz değil mi ?

    Bu konu hakkındaki ulemânın tartışmaları çok fazladır kardeşim. Sonu gelmez. Bu tartışmalara girmek aslında bize de düşmez. Ama Rabbimiz "vefat ettirdim" diyorsa, kalkıp "onlar ölmedi, her şeyimize karışabilirler" gibi bir mantığa bürünmek, İslam dışı inanç sahiplerinin yapabilecekleri işlerdir.

    Bir de son cümlende, yazdığımın delilini istemişsin.

    İbn Rüşd'ün, "el-Beyan ve't-Tahsil" eserinden naklen, Harun Ünal'ın "Uydurma Hadisler" eseri...

    ve's-selam...


  13. 40
    abdullah biri Üye
    abdullah biri
    Üye

    Üye No: 52197
    Mesaj Sayısı: 170
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 52

    siz müçtehidmisiniz. kendi yazdıklarınız sizin görüşünüz değilmi ilahi kelammı . ebubekir sifil hoca tabiki ayet ve hadislerle konuyu izah ediyor ve delillendiriyor. ilmi çerçevede.
    siz benden neyin delilini istiyorsunuz daha. sizinki kaynak ebubekir hocanınki görüş... ölüm, vefat ve mevt in ne demek olduğunu güzelce beyan etmiş.
    37 nolu cevabta Hz.isa (as) mın tekrar indirileciğini inkar ediyorsunuz gibi bir kelimem yokki . konu ölüp ölmediği ile alakalı tekrar okumanızı tavsiye ederim. şaklabanlık heva heves ile dini hükümler verenlere aittir. o bize yakışmaz. onu yalan yanlış ehli sünnetin kabul etmediği görüşleri bu siteda yazanlara ithaf etmek gerekir.


  14. 41
    BiLaL HaTTaB DeLi MoLLa
    BiLaL HaTTaB
    DeLi MoLLa

    Üye No: 12484
    Mesaj Sayısı: 1,460
    Tecrübe Puanı: 19
    Yaş: 36
    Yer: Ne KaRa aN? YıLLaR KaRa...

    EyvAllah kardeşim... :)

    "Selametle..."


  15. 42
    akif_yzb Üye
    akif_yzb
    Üye

    Üye No: 57854
    Mesaj Sayısı: 27
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 33
    Yer: ANKARA

    birşey sormak istiyorum

    bi yerlerde okumuştum..
    Vahhabiler'de mezar kültürü yokmuş sanırım.. bu yüzden bi dönem bütün mezarları yıkmışlar.. Hz. Peygamberin mezarını da yıkmak istemişler.. ya bi padişah yada Atatürk bu durumu önlemiş..

    böyle okumuştum.. doğruluk derecesi varmıdır acaba bunun


+ Yorum Gönder
Git İlk 234 Son