1. 1
    musab.b.umeyr Hamım, pişme yolunda.
    musab.b.umeyr
    Hamım, pişme yolunda.

    Üye No: 85969
    Mesaj Sayısı: 293
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 31

    La ilahe illallah demenin faziletleri


    Kelime-i tevhidin fazileti

    Sual: Müslüman olan bir kimseye, ilk önce La ilahe illallah, Muhammedün resulullah kelimesinin manasını bilmek ve inanmak farz mıdır?
    CEVAP
    Evet farzdır. Bu kelimeye Kelime-i tevhid denir. Kısaca manası, (Allah’tan başka ilah yoktur. Muhammed aleyhisselam da Onun Resulüdür) demektir.
    Müslümanın her fırsatta söylediği Kelime-i tevhidin fazileti çoktur. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (La ilahe illallah diyen bela ve sıkıntılardan kurtulur.) [Bezzar]
    (La ilahe illallahı çok söyleyerek imanınızı tazeleyin!) [Taberani]
    (Amellerin kıymetlisi La ilahe illallah demektir.) [Hakim]
    (Zikrin [Allah’ı anmanın] en faziletlisi La ilahe illallah demektir.) [Nesai]
    (La ilahe illallah demek 99 belayı önler. Bunun en aşağısı sıkıntıdır.) [Deylemi]
    (Benim ve diğer Peygamberlerin dediği en üstün şey, La ilahe illallah sözüdür.) [Tirmizi]
    (La ilahe illallah diyenin günahları silinir, yerine o kadar sevap yazılır.) [E.Ya’la]
    (La ilahe illallah Cennetin anahtarıdır.) [İ.Ahmed]
    (La ilahe illallah diyen, sözünde sadık ise, bütün günahları affedilir.) [İ.Gazali]
    (Ölüm halindekilere La ilahe illallah söylemesini telkin edin, onları Cennetle de müjdeleyin. Şeytanın insana en yakın olduğu an bu vakittir.) [Ebu Nuaym]
    (Ağır hastayı, La ilahe illallah demeye zorlamayın, sadece telkinde bulunun.) [Dare Kutni]
    (Son sözü La ilahe illallah olanın, ruhu kolay çıkar ve o söz kıyamette ona nur olur.) [Hakim]
    (Ahiret, dünyaya tercih edilince, La ilahe illallah sözü, Allah’ın gazabından korur. Dünya kârını, ahirete tercih eden, La ilahe illallah dediği zaman, Allahü teâlâ, "Yalan söylüyorsun, sözünde sadık değilsin" buyurur.) [Beyheki]
    (La ilahe illallah diyene, işlediği günahlardan dolayı kâfir demeyiniz! Buna kâfir diyenin kendisi kâfir olur.) [Buhari]
    (Günde yüz defa La ilahe illallah diyenin yüzü kıyamette dolunay gibi parlar.) [Taberani]
    [Yüzüncüyü söylerken "Muhammedün resulullah" ilave etmek iyi olur. Tecvide göre okununca "Muhammedür-resulullah" denir.]
    (İhlasla La ilahe illallah diyen Cennete girer. İhlasla söylemek, söyleyeni haramlardan alıkoymasıdır.) [Taberani]
    İhlas, kalbde Allah sevgisinden başka şeye yer bırakmamak, başka şeyleri temizlemek demektir.
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Allahü teâlânın birliğine iman edip, şirk koşmadan ve ihlasla namazını kılıp, zekatını verenden Allah razı olur.) [İbni Mace]
    (İhlasla amel edin! Allahü teâlâ ancak ihlasla yapılan ameli kabul eder.) [Dare Kutni]
    (İbadetleri ihlas ile yap! İhlas ile yapılan az amel, kıyamette sana yetişir.) [Ebu Nuaym]
    (İbadetlerini ihlas ile yapanlara müjdeler olsun! Bunlar hidayet yıldızlarıdır. Fitnelerin karanlıklarını yok ederler.) [Ebu Nuaym]
    (Kırk gün ihlasla ibadet edenin, kalbinden diline hikmet pınarı akar.) [Ebuşşeyh]
    Sual: Hatm-i tehlil nedir?
    CEVAP
    Kelime-i tevhid veya tehlil La ilahe illallah demektir. 70 bin kelime-i tehlil okumaya hatm-i tehlil denir.
    Mazher-i Can-ı Canan hazretleri, bir kabrin yanına oturmuştu. (Bu mezarda Cehennem ateşi var. Hadis-i şerifte (Kendisi için veya başka müslüman için 70 bin kelime-i tevhid okuyanın günahları affolur) buyuruluyor. Ruhuna Hatm-i tehlil sevabı bağışlayacağım. İnşallah affolur) buyurdu. Hatm-i tehlilin sevabını bağışladıktan sonra, (Elhamdülillah bu günahkâr kadın, Kelime-i tehlil sayesinde azaptan kurtuldu) buyurdu. (Makamat-ı Mazheriyye)
    70 bin Kelime-i tevhidi bir kimse veya birkaç kimse okuyabilir. (Menâhic-ül-ibâd)
    Hatm-i tehlilin dirilere de faydası çoktur. (Mekatibi şerife)
    Sual: Kelime-i tehlil dakikada şu okunur diye tahmini çekilir mi?
    CEVAP
    Hayır. Böyle çekileni hesaba katmamalı.
    Sual: Kelime-i tehlili 99 mu,100 mü şaşıran, 99 kabul etse caiz mi?
    CEVAP
    Evet.
    Sual: Muayyen kelime-i tehlil söyledikten sonra, sayısını bilmeden daha çok söylemek de caiz mi?
    CEVAP
    Elbette, çok iyi olur.
    Sual: Kelime-i tehlilin, her yüzüncüde, (Muhammedün resulullah) demeyi unutunca mahzuru olur mu?
    CEVAP
    Mahzuru olmaz.
    Sual: Kelime-i tehlili okurken, şaşırıp yeniden başlamak caiz mi?
    CEVAP
    Evet.
    Sual: Namaz kılarken, yatağa girince, dua veya kelime-i tevhid okurken, ağzımız kapalı olarak kalbden sessiz okumak uygun mudur?
    CEVAP
    Kıraat, ağız ile okumak demektir. Kendi kulakları işitecek kadar sesli okumaya, hafif okumak denir. Yanında olan kimselerin de işitecekleri kadar sesli okumaya, yüksek sesle okumak denir. Hafif sesle okuyanı bir iki kişinin işitmesi mekruh olmaz. Sesli okumak, çok kişinin işitmesi demektir. (Bezzâziyye)
    Kendi işiteceği kadar sesle okumadan kılınan namaz sahih olmaz. Dua ederken de, kendi işiteceği sesle okuması, söylemesi gerekir.
    Kelime-i tehlili de, ibadet sevabı hasıl olması için, dil ile, kendi işitecek kadar sesli söylemek gerekir. Hatm-i tehlil okuyanların da, en az kendi işitecekleri kadar sesli okumaları gerekir. Kelime-i tehlil, ibadet olarak değil de, kalbi temizlemek için okunurken, dil oynatılmaz. (Redd-ül Muhtar)
    Hatm-i tehlil
    Sual: Hatm-i tehlilin, yani 70 bin kelime-i tevhidin, sadece ölülere mi faydası vardır?
    CEVAP
    Hatm-i tehlilin, ölü diri, herkese faydası vardır. (Mekatib-i şerife)

    İlgili Yazılar

  2. 2
    MECİDİE Bayan Üye
    MECİDİE
    Bayan Üye

    Üye No: 107337
    Mesaj Sayısı: 395
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: La ilahe illallah demenin faziletleri


    Allah bir dir ve tektir muhammede resurullah onun resuludür bu nu tesbih edip daima söylemek çok hikmetli ve faziletlidir Allah bu tesbih hürmetine inananları cenneti alaya girenlerden eylesin


  3. 3
    ebuammara Emekli
    ebuammara
    Emekli

    Üye No: 108488
    Mesaj Sayısı: 48
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: La ilahe illallah demenin faziletleri


    ELLİDÖRT FARZ ŞERHİ

    BİRİNCİ FARZ

    Zikrullâh

    Allâh-u Te'âlâ şöyle buyurmuştur:

    "Ey iman etmiş olan kimseler! Allâh'ı ( vakitlerinizin ekserisinde takdîs, tehlîl ve tahmîd gibi birçok övgü çeşitleriyle) çokça anarak zikredin!" (Ahzâb Sûresi:41)

    Zikrullâh iki şekildedir. Biri dil ile zikir, diğeri ise kalp ile zikirdir. Zikr-i lisânî (dil ile yapılan zikir) zikredeni îmâna eriştirir. Zikr-i cenânî Yâni zikr-i kalbî (kalle yapılan zikir), zikredeni cinana Yâni cennetlere eriştirir.

    Câbir (Radıyallâhu Anh) Hazretleri rivâyet buyururlar ki : Cenâb-ı Fahr-i Kâinât Resulullah Aleyhi efdalü's-salevât Hazretleri buyururlar ki :

    "Semaya yükseldiğim gece büyüklüğü bin dünya kadar nurdan bir şehir gördüm ki, nurdan zincirler ile Allâh-u Te'âlâ'nın Arş'ı altında muallak (asılı) duruyordu.

    O şehrin dört yüz bin kapısı vardı, her kapının önünde Allâh-u Te'âlâ'nın rahmetiyle döşenmiş bostan vardı, her bostanda nurdan bir köşk vardı ve her köşkte nurdan bir saray vardı ve her sarayda nurdan yetmiş oda vardı ve her odada nurdan bir beyt vardı ve her bir beytin üzerinde nurdan bir çardak vardı, her çardağın, biri altından ve biri gümüşten olmak üzere dörtyüz kapısı vardı ve her kapının iki kanadı vardı.

    Her kapı müstakbelinde (önünde) nurdan serîr vardı ve her serir üzerinde nurdan bir döşek vardı ve her döşek üzerinde hûr-u i'nden bir câriye vardı ki eğer o câriyenin şerçe parmağı dâr-i dünyâya zâhir olsa (parlasa) parmağının nuru, güneş ve ayın nûruna gâlip olurdu.

    Hakk Teâlâ'ya: 'Yâ Rabbi! Bu şehir hangi nebî yahut hangi sıddık içindir?' dedim.

    O: 'Gece ve gündüz vakitlerinde Allâh'ı çok çok zikreden erkek ve kadın mü'minler içindir.

    Muhakkak ki zikredenler için Benim katımda bundan daha fazla lütuf ve kerem vardır. Benim rahmetim bu senin gördüğünden de geniştir (boldur).' buyurdular." (Salâhi Efendi, Ellidört farz şerhi, sh:2-3)

    Abdullâh ibni Mes'ûd (Radıyallâhu Anh) Hazretleri, Cenâb-ı nübüvvet penâh Aleyhi Efdalüs-salevât Hazretlerinden şöyle rivâyet buyururlar.

    "Allâh-u Te'âlâ aranızda rızıklarınızı taksim ettiği gibi ahlakınızı da bölüştürdü. Muhakkak ki Allâh-u Te'âlâ dünya devletini sevdiğine ve sevmediğine verir. İman devletini ise ancak sevdiği kuluna verir.

    Eğer malınızı Allâh yolunda infak etmekte cimri davranırsanız, Allâh yolunda gazâ ve cihad etmekte düşmandan korkarsanız, gece ibadet için uykusuz kalmaktan zayıf olursanız ve gündüz oruçlu olmaya gücünüz yetmezse :

    Kavl-i şerîfini çok çok zikredin, zîrâ bunlar bir alay kelimât-ı şerîfedir ki Allâh yolunda infak olunan altın veya gümüş dağından Allâh-u Te'âla katında daha sevgilidir. (Salâhî Efendi, Elli dört farz şerhi , saife : 4)



  4. Reklam

  5. 4
    ebuammara Emekli
    ebuammara
    Emekli

    Üye No: 108488
    Mesaj Sayısı: 48
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: La ilahe illallah demenin faziletleri


    Hak Teala şöyle buyurdu: Bir kişi abdest aldıktan sonra, bir kere,

    لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ

    “La ilahe illallah” dese, izzetim ve şanım hakkı için ben ona cennette, bu dünyanın on misli büyüklükte yer veririm.

    Nakledildiğine göre Resul-i Ekrem, “Kabe kavseyn”e erişince o makamda büyük bir sandık gördü. Sandığın kilidi nurdan idi. Resulullah Efendimiz [sallallahu aleyhi vesselam], “Ey Rabbim! Bu sandıkta ne var? Anahtarı nerededir?” diye sordu.

    Cenab-ı Hak, “Onun anahtarı sendedir.

    لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ مُحَمَّدُ الرَّسُولُ اللهْ

    ‘La İlahe illallah Muhammedün Resulullah’ demendir. Söyle!” buyurdu.

    Peygamber Efendimiz, “Ben, Kelime-i tevhidi söyleyince sandık açıldı. O sandığın içinde uçsuz bucaksız bir deniz, denizin ortasında bir ağaç, ağacın dalında bir kuş ve kuşun ayağında bir zerre toprak olduğunu gördüm. Allah Teala’ya,

    ‘Ey Rabbim! Bu deniz, bu ağaç, bu kuş ve bu kuşun ayağındaki toprak zerresi nedir? diye sordum” buyurdu. Hak Teala şöyle buyurdu:

    Ey Habibim! O deniz, rahmetimin denizidir ki onun ucu bucağı yoktur. Ağaç ise dünyadır. Ağacın dalındaki kuş, ümmetindir. Kuşun ayağındaki toprak zerresi ise ümmetimin işlediği günahlardır. Yani onların günahları rahmet denizin yanında bir zerre topraktır, denize düşer, kaybolup gider. Ben merhamet edenlerin en merhametlisi olan erhamü’r-rahimin hükümdarım.
    Nakledilmiştir ki, Resûlüllah (S.A.V.) Hazretleri:
    — «Uçmak’ta bir iklim, bir ülke gördüm. O ülkede yedi yüz bin şehir gördüm. Her şehirde yedi yüz bin saray gördüm. Her sarayda yedi yüz bin hücre gördüm ve her hücrede yetmiş döşek gördüm. Her döşekte bir huri gördüm. Her huri nurundan yetmiş hülle elbise giymişti. Başlarında nurdan taçları vardı. Eğer birisi bu dünyaya bir kere baksa güneşin ve ayın nuru ortadan kaybolurdu. Eğer denize bir kere ağız suyunu katsalardı acı su tatlı olurdu!» dedi.
    Ben:
    — «Tebârekâllah. Ey güzellerin en güzelini yaratan Allah! Acaba bu nimetler hangi peygamberin?» dedim. Hak Sübhânehu ve Teâlâ Hazretleri:
    — «Ey Habibim! diye buyurdu. Bunlar gibi yüz binler hazırlanmıştır. Her kim: Eşhedü enlâ ilâhe illâllahü ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Resulühü = Şehadet ederim ki Allah’tan başka Allah yoktur ve Muhammed O’nun kulu ve Resulüdür derse bu nimetlere nail olur.» buyurdu .





+ Yorum Gönder