1. 1
    Vamık Üye
    Vamık
    Üye

    Üye No: 3538
    Mesaj Sayısı: 121
    Tecrübe Puanı: 3

    Ameli nifak ve tedavileri


    Ameli nifak ve tedavileri :
    Ebu Salih, Ebu Hureyre yoluyla, Resulullah(s.a.v)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
    “Kul, bir günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta oluşur. Eğer kendini günahtan alıkor, istiğfar ve tövbe ederse, kalb parlar. Ama günaha devam ederse, o siyahlık artar ve sonunda kalbi tamamen kaplar. İşte bu, Allahu Teala’nın: “Asla öyle değil, fakat onların yapmış olduğu günahlar kalblerini iyice kaplamıştır.” [115] ayetinde anlatılan, kalbin kapanması ve günahla örtülmesidir.”[116]
    Cafer b. Berkan, Meymun b. Mihran’ın şöyle dediğini anlatmıştır:
    “Kul, bir günah işlediği zaman, bu günah yüzünden kalbinde siyah bir nokta oluşur. Eğer hemen tövbe ederse, o silinir yok olur. Müminin kalbi, ayna gibi parlaktır; şeytan, hangi yönden ve yoldan gelirse gelsin sahibi onu görür, tanır. Günahlara devam eden kimse ise, her günah işleyişinde kalbinde siyah bir nokta oluşur. Bu siyah nokta devam ede ede sonunda kalbi kararır. Bu durumda şeytanın hangi yönden geldiğini göremez, bilemez, olur.”
    İşte bu günahlarla kaplı olan bir kalp işlemiş olduğu amellerinde nefsin istek ve arzularıyla doludur. Bu halle dolu olan bir ameli de Allah’u Teala’nın hoşnut ve razı olmayacağı bir aşikardır. Peki ne yapmalıda Allah’u Teala’nın rızasını kazanacak ameller yapmalı deniyorsa?
    Denilebilir ki; Allah’u Teala’nın hoşnut olmadığı bu çirkin sıfatları O’nun hoşnut olduğu güzel ahlaka tebdil etmekle olur.
    Bu sıfatlarda kendi başına kalpten temizlenmez. Özel tedavi şarttır.
    Akıllı kimse kalbini ihmal etmez. Kimse kalbinin terbiyesini küçümseyemez. Bu iş, insanın en birinci işidir. Her mümin, Yüce Allah ile hukukunu ve dostluğunu kontrol etmelidir. Kalbinin katılığına üzülmeli, ağlamalı, bir çaresine bakmalıdır. Karnı acıkan bir Müslüman, açlığını gidermeden nasıl rahat edemiyorsa, kalbinin ihtiyaç ve hastalıkları için de aynı çabayı göstermelidir. Yoksa derdi hiç bitmez. Kalbinin ilacına yönelen kimse, ciddi olmalıdır, ilacına ve doktoruna sımsıkı sarılmalıdır.
    Bu doktorda mürşid-i kamillerdir.
    Bu konuda büyük veli İmam Şarani (k.s)şu uyarıda bulunur:
    “Sadık müride düşen işlerden birisi de kalbini bir hedefte toplamaktır. Allah’u Teala onun önüne kamil bir mürşit koyduktan sonra artık dünyada hiç bir şeye iltifat etmemelidir. Çünkü, Allah’u Teala ona kamil bir dostunu nasip etmekle dünya ve ahiret adına nasip edeceği bütün güzellikleri önüne sermiştir. Bundan sonra ona bu güzellikten nasibini almak düşer. Efendim Ali bin Vefa (r.a.) derdi ki:
    “Eğer hakiki bir mürşit bulursan insanlığının hakikatini bulmuş olursun. Hakikatini bulunca, Allah’ı bulursun. Allah’ı bulunca da, her şeyi bulmuş olursun. Bütün mesele böyle bir mürşidi bulmaktır. Bunu anla, ganimet bil, istifade et!” [117]
    Allah’u Teala’nın hoşnut ve razı olmadığı amellerin sahibinin kalbinin bu durumu, yukarıda anlatılan terbiyeci olan mürşid-i kamilin elinde eğitilinceye kadar devam eder. Mürşid-i kamil, kendisine intisap eden müride önce zikir telkin eder. Bu zikrin nuru, ilk olarak kalbe, sonraları diğer letaiflere sirayet eder. Önce, kalpten Allah’tan gayri varlıkların sevgisi silinir, kalbin onlarla ilgisi kesilir. Kalb, zikre devam ederek kuvvetlenir, Allah tarafından desteklenir, içine feyiz ve nur akıtılır. Kalp uyanır, böylece gaflet yok olur. Zikir sayesinde insanın sıfatları değişir. İnsanda Cenab-ı Hakk’ın sıfatları tecelli etmeye başlar.

    İlgili Yazılar

  2. 2
    AYSEVEN Bayan Üye
    AYSEVEN
    Bayan Üye

    Üye No: 107881
    Mesaj Sayısı: 645
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Ameli nifak ve tedavileri


    tövbe etmek samimi af dilemek ALLAHIN SEVDİĞİ DAVRANIŞLARDANDIR AYRICA GÜNAH SONRASI YAPILAN TÖVBEDE KALBİN DAHA FAZLA KARARMASINI VE DAHA ÇOK GÜNAHA GİRMESİNİ ENGELLİYOR


+ Yorum Gönder