1. 1
    Hesna Bayan Üye
    Hesna
    Bayan Üye

    Üye No: 9589
    Mesaj Sayısı: 268
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 33
    Yer: istanbul

    Fitne uykudadır, uyandırana!..


    Fitne; ayrılık, karışıklık, kargaşa, sıkıntıya, belaya ve düşmanlığa sebep olan şeyler demektir. İnsanları sıkıntıya, belaya düşürmek, karışıklığa sebep olmak, fitne çıkarmak demektir. Bekara suresinin yüz doksan birinci âyet-i kerimesinde mealen; (Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür...) buyurulmuştur.

    Peygamber efendimiz, bir hadis-i şeriflerinde; (Fitne, uykudadır. Bunu uyandırana Allah lanet etsin!) buyurmuştur.

    Fitne çıkarmak haramdır. Haksız yere adam öldürmekten daha büyük günahtır. Cemaatle namaz kılarken, imamın, kıraati, sünnet olan miktardan fazla okuyarak namazı uzatması da, fitne çıkarmaktır. Cemaatin hepsi razı olursa, fitne olmaz, caiz olur. Vaizlerin, din adamlarının, cemaatin anlayamayacakları şeyleri söylemeleri ve yazmaları da, fitne olur. Herkese, anlayabileceği kadar söylemelidir. Müslümanlara yapamayacakları ibadetleri emretmemelidir. Zayıf kavil olsa bile, yapabileceklerini söylemelidir. Emr-i maruf yaparken yani dinin emirlerini anlatırken de, fitne çıkarmamaya dikkat etmek lazımdır. Dine ve başkalarına zarar vererek, dünya fitnesine de, sebep olmamalıdır.

    Bir kimse, fitne yani kargaşa zamanında, evinden çıkmamalı, kimse ile görüşmemelidir. Fitneye yakalanınca da, sabretmelidir. İmam-ı Rabbani hazretleri, bir talebesine hitaben buyuruyor ki:
    “Sevgili yavrum! Tekrar tekrar yazıyorum ki, şimdi, günahlarımıza tevbe edecek, Allahımızdan af dileyecek zamandayız. Fitnelerin çoğaldığı bu zamanda, eve kapanıp, kimse ile görüşmemelidir. Fitneler, neredeyse yağmur gibi yağarak, her yeri kaplayacak. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Kıyamet kopmadan evvel, her yeri fitneler kaplayacak. Fitnelerin zulmeti, ortalığı karanlık gece gibi yapacak. O zaman, evinden mümin olarak çıkan kimse, akşam kâfir olarak evine dönecek. Akşam mümin olarak evine gelen, sabah kâfir olarak kalkacak. O zaman oturmak, ayakta kalmaktan hayırlıdır. Yürüyen, koşandan daha iyidir. O zaman oklarınızı kırınız! Yaylarınızı kesiniz. Kılıçlarınızı taşa çalınız! O zaman, evinize birisi gelince, Âdem nebinin iki oğlundan iyisi gibi olsun!) Eshab-ı kiram, Peygamber efendimizden bu sözleri işitince; (O zamanda bulunacak Müslümanlara ne yapmayı emredersiniz?) diye arz ettiler. Resulullah efendimiz de cevabında; (Evinizin eşyası olunuz!) veya (Öyle fitne zamanında, evinizden dışarı çıkmayınız!) buyurmuşlardır.”

    İsmail Ankaravi hazretleri, ömrü boyunca, insanlara nasihat eder ve buyururdu ki:
    “Hazret-i Ali; (Doğru bildiğini söylemek, susmaktan daha hayırlıdır. Günahkâr insanlara günah ve haramların kötülüğünü anlatmamak, iyilik değildir) buyurmuştur. Kötü bir işi yapanı o işten sakındırmak, ibadetlerin en faziletlisidir. Bir kimse, bilmeyen birine yol gösterse, o da onun irşadıyla hidayete erse, yol gösteren kişi de, hidayete kavuşan kimsenin sevabı ve fazileti kadar sevap kazanır. Zira Peygamber efendimiz; (Bir kimse güzel, yani İslamiyet’e uygun çığır açarsa, bu yolda bulunanların her birine verilen sevap gibi, buna da verilir. Bir kimse kötü bir çığır açarsa, bunun günahı ve bunu yapanların günahları kendisine verilir) buyurmuştur. Dinin direği nasihattir. Bu sebeple Allahü teâlânın kullarına nasihat etmeli ve yumuşak davranmalıdır. Eğer söz tutmazlarsa onlara yumuşaklıkla hakikati anlatmaya devam etmelidir. Nasihat edince fitne çıkma durumu varsa, bu hayırlı işten vazgeçilir. Nasihati, kabul edenlere, dinleyenlere yapmak gerekir.”

    Şir’atül-islam kitabında buyuruluyor ki:
    “Sözünün faydası olmayacağını ve fitne çıkmasına sebep olacağını bilen bir kimsenin, emr-i maruf yapması, nasihat etmesi vacip olmaz. Sözünün faydası olacağını, fakat fitneye sebep olacağını bilen bir kimsenin de, emr-i maruf yapması yine vacip olmaz. Fitne büyük ve tehlikeli ise, emr-i maruf yapılması haram olur. Böyle zamanda, fitneye sebep olmamak için, evinden çıkmamalıdır. Zaten emr-i marufu yumuşak yapmak vaciptir. Sertlik, her zaman fitneye sebep olur.”

    Ahmed-i Zerruk hazretleri buyuruyor ki:
    “Nefsin hastalıklarını tedavi eden şeylerin aslı beştir:
    1-Az yemek, mideyi fazla doldurmamak,
    2-Başa gelen işlerden Allahü teâlâya sığınmak,
    3-Fitne yerlerinden kaçmak,
    4-Devamlı istiğfar ve Resulullah efendimize salat ve selam okumak,
    5-Allahü teâlânın emirlerini yerine getirmeye, rızasını kazanmaya çağıran kimse ile beraber olmak.”

    Netice olarak, insanları sıkıntıya sokmak, fitneye sebep olmak, çok büyük günahtır. Peygamber efendimizin buyurduğu gibi:
    (Fitne zamanında, İslamiyet’e sarılınız. Kendinizi kurtarınız. Başkalarına akıl vermeyiniz! Evinizden dışarı çıkmayınız. Dilinizi tutunuz!)

    Alıntı-

    İlgili Yazılar

  2. 2
    @hmet Özel Üye
    @hmet
    Özel Üye

    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 4,715
    Tecrübe Puanı: 51
    Yer: gölbaşı

    Cevap: Fitne uykudadır, uyandırana!..


    "fitne uykudadır uyandırana lanet olsun" hadisinden anladığım, fitneye yani kargaşaya, ayrılıklara ve ölümlere sebep olmayınız, şayet fitneye sebep olursanız laneti hak edersiniz.


  3. 3
    mum Admin
    mum
    Admin

    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 9,236
    Tecrübe Puanı: 95

    Yorum: Fitne uykudadır, uyandırana!..


    Insanları birbirine düşüren ger söz fitnedir
    Ayrılığa sebep olan her hareket fitnedir
    Fitne uykudadır hadisi


  4. Reklam

+ Yorum Gönder