1. 1
    Leyli Rana Üye
    Leyli Rana
    Üye

    Üye No: 36951
    Mesaj Sayısı: 256
    Tecrübe Puanı: 7
    Yer: Germany

    Fesadın psikolojisi


    “Onlara: “Yeryüzünde fesad çıkarmayın” denildiğinde: “Biz sadece islah edicileriz” derler. Bilin ki; asıl fesatçılar bunlardır, ama şuurunda değillerdir.” (Bakara/ 11-12)

    Bu ayet, fesad kavamının Kur’an’da yapılan en iyi tanımlarından birisidir. Fesad çıkaran insan masum değildir. Çünkü fesadın kendisi masum değildir. Fesad; yapıyı, insanı, maneviyatı bozmayı amaçlayan büyük bir yaradır. Fesad, fitneyle kardeşdir ve açtığı tahribatlar özdeşdir. Fesad, içi masum ve sakin olmayanların amelidir.

    Lügatlarda fesad: Bozulma, kirlenme, kokuşma, yozlaşma, itikaden sapma, maddi-manevi kirlilik, karışıklık, kışkırtıcılık, ıslahın zıddı olarak görülür. Yukarıdaki ayette ise, fesadın mantığı ve ayetin ikinci kısmında ise psikolojisi verilmektedir. Ayet “onlara” diye çoğul ifadesi kullandığına göre fesatçılar, genellikle tekil değil, çoğuldur ve topluca hareket ederler. Yine ayetin birinci kısmından anladığımıza göre, başkalarıda, fesad çıkaranların fesadını anlayıp onları ikaz edecektir. Ayetin ikinci bölümünde ise, Fesad çıkaranların gerçek niyetleri farkedilip kendilerine yaptıkları fesad haber verildiğinde, hemen savunma mekanizmalarını öne sürerek, kendilerinin islah edici olduğunu ileri sürerler. İnsan, neyin fesat neyin islah olduğunu iyice ayırt edemez ise yalancı fesatçıların oyunlarına gelir. Fesat çıkaranlar, yaptığı işlerin başkaları tarafından farkında olunmadan gerçekleştirmek isterler. Ancak onlar masum olmadıkları içinde eğer ifsatları ortaya çıkıcak olursa, bu sefer hedef saptırarak gerçek yüzlerini örtmeye çalışırlar.

    Genel anlamda “kişisel fesat” ve “toplumsal fesat” olmak üzere iki tür fesat vardır. Her ikiside birbirini tamalayıcı özellikler arz etsede temelde farklıdır.

    1) Kişisel fesat

    Kişinin kendisini, nefsinin eline verip şeytanının izinden gitmesidir. Artık insanın Rahman’la arası açılır, nefsi ona karşı fesad yani bozgunculuk çıkararak, imandan uzaklaşmasını sağlar. Hiçbirşey bir anda olmadığı gibi kişinin kişisel fesadıda bir anda olmaz. Tüm bozulmalar ve düzelmeler kademeli olarak gerçekleşir.
    Hz.Peygamber efendimizin şu hadisi düşündürücüdür: “Bir koyun sürüsü içine salıverilen iki aç kurdun sürüye vereceği zarar, kişinin mal ve mevki hırsının dinine vereceği zarardan daha şiddetli olamaz.”(Tirmizi). Bu hadis gösteriyor ki kişi ne yaparsa kendisi yapar. Kişideki hırs onun için ciddi bir fesat olmuştur.
    Kişisel fesadı doğuran sebepler


    a) Özenme psikolojisi :
    İnsan yaşarken birçok şeyle karşılaşır ve bir çok şeye eğilim gösterir. Bu insanda nefsinin çektiği şeyleri elde etme isteğinide beraberinde getirir. Özendiği menfaatlere önce aklı kayar, sonra yüreği kayar, sonra ayağı kayar. Kişi nefsinin fesadına karşı kendisini tutmasını bilirse, içine düştüğü durumu zarar almadan atlatır.

    b) Zihin yanılmaları:
    Şeytanın insanda görmek istediği önemli yanlışlardan biriside zihin yanılmalarıdır. Zihin göze benzer, göz nasıl görme kusurları içerir ve yanılırsa, zihinde anlama kusurları içerir ve yanılır. Yanılan zihin zanlarla hareket eder ve kişide kişisel fesadı doğurur. İnsanın zihin yanılmalarından kurtulabilmesi için önce dürüst ve adil olması gerekir. Daha sonra doğru bilgiyi elde etmesi şarttır. Doğru bilgi doğru düşünmeye, doğru düşünmede kişiyi doğru imana götürecektir.

    c) Yanlış arkadaşlıklar edinme:
    Edendimiz (sav): “Kişi arkadaşışının dini üzeredir” diyor. Bu çok önemli bir sözdür. İnsan kiminle dosluk kurduğunu ve arkadaşının onu nereye çağırdığına dikkat etmisi gerekir. ALLAH’a yakın dost insanı ALLAH’a yaklaştırır. Şeytana yakın dost insanı şeytana yaklaştırır.


    2) Toplumsal fesat

    Toplum, insanların bir arada yaşayarak belli bir amaç yada ideal etrafında birleşmiş insanlar topluluğudur. Ancak bu insan topluluğu içinde doğal olarak herkes aynı yerde durmaz ve aynı düşünceyi paylaşmaz. Bu farklılık önceleri çok normalken, sonraları egemen güçlerin etkisi altında kalarak toplumu kendi çıkarları amaçları gibi, toplumun tamamının kabüllenmediği bir mecraya sürükleme niyetine bürünür. Bu çoğu kez toplumda ifsat şeklinde görülür. İşte yazımızın başında belirttiğimiz ayeti kerimenin işaret ettiği anlam budur.

    Toplumsal fesadı doğuran sebepler

    a) Toplum içinde tam bir kenetlenme olmayışı:
    Toplum içindeki insanların çoğunluğu aynı yere doğru yürümüyorlarsa, zihin ve kalp birlikteliği yoksa, o toplumda fesat çıkarıcıların etkili olması doğaldır. Toplumu ifsat etmek isteyen menfaat çevreleri için en uygun ortam böylesi ortamlardır. Kişisel olgunluğu oluşmamış insanlar için menfaat en önemli kazanımdır, bunun için her türlü hileyi kolaylıkla yapabilir ve toplumu ifsad edebilirler. Ancak toplum içersinde inanç ve hedef birliği varsa bunu yapmaları kolay olmaz ve sonuçta alamazlar. Hz. Peygamber zamanında Medine’de ki yahudiler ve mühafıklar toplumu ifsat etmek için çok çaba sarfetmişlerdi, ancak iman birliği karşısında pek fazla yol alamadılar ve etkileri çok sönük geçti.

    b) Münafık ve iki yüzlü insanların güçlü oluşu:
    Güç psikolojisi insana her şeyi haklı ve makul gösteren bir durumdur. İnsan güçlüyse haklı olduğuna inanmaya başlar. Münafık ve ikiyüzlü insanlarda güç oluşmaya başlıyorsa toplumsal ifsatta başlıyor demektir. Çünkü içi bozuk insanlar, içindeki hastalıkları ellerine güç geçirinceye kadar örterler. Sanki öyle birşey yokmuş gibi davranırlar. ALLAH, münafıkları anlatırken “Sen onları yüzlerinden ve konuştukları zaman sözlerinden tanırsın” diyor. Bu fesat çıkarmaya temayyüllü insanların iki önemli özelliğini ortaya koyan bir ayettir. Çünkü yüzler, özelliklede gözler -eğer doğru okunabelirse- insanın iç dünyasını ele verir. Toplumda fesat çıkarmaya niyet etmiş insanların bakışları hiçte masum değildir. İmam Gazali’nin de işaret ettiği gibi gözlerle kalp arasında doğrudan bir bağlantı vardır. Ayetin ikinci kısmı olan, “sözlerinde tanırsın” ifadesi, fesat çıkaracak kişinin (münafığın) sözleride masum değildir. İçinde birçok birbirini tutmaz çelişkili sözler ve abartılı ifadeler barındırır. Abartı ise, içerde sakladığı tam tersi düşünceleri saklamak içindir.

    c) İç dünyası karışık bilinç altı dolu kişiler:
    İnsanın hayatı küçük yaşlardan itibaren aldığı yaralarla doludur. Bu yaralar bir süre devam eder ve insanın hayatından uçar gider diye düşünülür, ancak çoğukez hiçte öyle olmaz. Çünkü yaşanılan sıkıntı ve acılar bilinç altına atılır. Bilinç altında bir süre bekleyen acılar fırsat ve uygun ortam bulunca ortaya çıkar. Bu ortaya çıkış iyimser bir niyetle olmaz. Toplumda fesat çıkaran insanlar içi fesat dolu, yaralı olan insanlardır. Çocukluğundan beri acı çeken insanlar ilerki yaşlarında da topluma çok acı çektirecek insanlardır.

    d) Gelişi güzel, kuralsız yaşamak isteyenler:
    Kuralsız ve gelişi güzel yaşamak, şeytanın insan nefsine verdiği bir fısıltısıdır. İnsan kendisini serbest bıraktıkça, hiç arzu edilmeyen yerlere gelir. Buraya gelirkende çoğu kez yanlız gelmez ve etrafında birçok insanıda sürükler. İşte yapılan bu işlemin adı ifsattır. Rahman insanı yaratırken kurallı ve ilkeli olarak yaşamasına göre yaratmıştır. Ancak insan nefsi, sanki bu dünyadayken cennette yaşıyormuş gibi rahat ve canının istediği gibi hareket etmek ister. Bu da toplumsal karışıklığa ve ifsada yol açar. Bir işletmede mevcut duruma ve kurallara uymamada ısrar eden insan oradaki tüm çalışanlar üzerinde olumsuz etki yapar. İste bunun adı ifsattır.
    Şeytan toplumda kendi gibi fesat çıkaran insanları görmek ister ve bundan memnun olur. Çünkü şeytanın en büyük ameli kişisel ve toplumsal fesadın çıkmasına katkıda bulunmaktır. Bize düşen ise, kendimize gelip nefsimizi kontrol altında tutup ferdi ifsatlardan kaçınmak. Toplumu bozup kendi çıkarlarına hizmet etmek isteyen insanlara duyarsız ve gözleri kapalı kalmamak, toplumsal iyileşmede, şeytanın iktidarının eritip, Rahman’ın iktidarına katkı sağlamak.

    Bozulmaya ve fesada karşı duyarsız kalmayanlara, mücadele edenlere selam olsun..

    Abdülhamit Kahraman

    İlgili Yazılar

  2. 2
    İZGEN Bayan Üye
    İZGEN
    Bayan Üye

    Üye No: 107262
    Mesaj Sayısı: 433
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Fesadın psikolojisi


    fesad çıkaran kişi kötü bir ahlaka sahiptir tövbe etmesi gerekir çünkü fesad çıkaran kişi içinde kötülük bozguculuk yalan,fitne ,koğuculuk gibi kötü huylarıda taşımaktadır af dilemek düşünmek gerekir


+ Yorum Gönder