1. 1
    Leyli Rana Üye
    Leyli Rana
    Üye

    Üye No: 36951
    Mesaj Sayısı: 250
    Tecrübe Puanı: 7
    Yer: Germany

    Cimriliğin psikolojisi


    “İşte sizler böylesiniz; Allah yolunda infak etmeye çağrılıyorsunuz, buna rağmen bazılarınız cimrilik ediyor. Kim cimrilik ederse, artık o, kendi nefsine cimrilik eder. Allah ise ganiğdir. Fakir olan sizlersiniz. Eğer yüz çevirecek olursanız, sizden başka bir kavmi getirip değiştirir. Sonra onlar, sizin benzeriniz de olmazlar” (Muhammed/38-39)

    Bu ayet, cimrilik kavramının Kur’an’da yapılan en iyi tanımlarından birisidir. İnsan yaşarken karşılaştığı şeylere ilgi duyar, onları elde etmek ister ve bunun için mücadele eder. Bu mücadele ihtiyaç duyulan şeylere, meşru daire içerisinde bir yöneliş ise bu belki biraz haklı görülebilir. Ancak nevarki durum bu şekilde kalmaz gelişir. Artık ihtiyaçlar karşılanmaya başlanmış ve üzerine sahiplenme duygusuda beraberinde gelmiştir. Bu duygu da yerini zamanla sevgiye bırakır. İşte kırılma noktası burasıdır. Artık kişi sevdiği şeyleri vermemeye başlar, sözüm ona onları muhafaza eder ve esirger. Elindekinin hiç bitmemesini ister

    Cimri insan bencil ve nefsidir.

    Cimri insan malının ona mutluluk vereceğini sanan insandır. Cimri insan infakla ilgili sürekli mazeretler ileri süren insandır. Cimri insan dünyayı ve kendini seven insandır. Cimri insan kazandığı malın ancak kendi hakkı olduğuna inanan insandır

    Çocukluğundan itibaren paylaşmaya alışmamış insan elindekilere sıkı sıkıya bağlıdır. Onları kimselerle paylaşmak istemez onların elinde olmasından adeta tuhaf bir haz alır. Çocuk doğduğu andan itibaren annesinin memesini yanlızca kendisi emmiştir. Büyüme cağında ise annesi aynı kaşıkla sadece onu doyurmuştur. Büyüdüğünde okula giderken yanlız kendi parasıyla simit almıştır. O simitinse yanlız kendi hakkı olduğunu sanmıştır. Ailede ve okulda, daha sonrada iş hayatında paylaşmaya alışmamış insanlar, ilerki yıllarda kazandığı her şeyin mutlaka kendi hakkı olduğunu sanarak büyüdükleri için cimriliğe meyilli olmuşlardır. Olgun bir insan, öncelikli olarak iyi bir aile terbiyesinden geçmekle oluşur. Ailesi arasındaki ilk yıllarından itibaren iyi yetiştirilmiş çocuklar ilerki yıllarında her açıdan, özellikle paylaşmayı öğrenme açısından son derece başarılı olurlar. Bir çocuk eğitiminde, paylaşmak normal, paylaşmamaksa anormal bir durum diye yetiştirilmiş insanlar, infakı en iyi anlamış insanlardır

    Bir insannı infakı iyi kavrayabilmesi için kazandığı her şeyin ona ait olmadığını hiç bir zaman aklından çıkartmaması gerekir. Allah, başkalarına ait kazançları bizim kazancımız arasına katarki bizi denesin. Bakalım o bize ait olmayan, başkasının hakkını biz sahiplerine iade ediyormuyuz, yoksa onuda sanki bizim hakkımız gibi yiyormuyuz!


    Cimriliği doğuran sebepler

    1) Kazandıklarının kendi hakkı olduğu düşüncesi:
    İnsan yapısında çevresindeki şeyleri sahiplenme duygusu vardır. Bu eğer kontrol altında tutulamaz ve iyi bir şekilde terbiye edilemez ise kişide bencillik duygusunuda beraberinde getirir. Bencillik, her şeyin kişinin kendisinde toplanmasını isteme duygusudur. İnsan artık kendisinde toplanmaya başlayan bir şeyi, başkalarına vermek istemez. İşte cimriliğin gerçek sebebi budur. Halbuki sahip olduğumuz herşey bize ait değildir! Kişinin bunu unutmadan yaşaması büyük bir erdemdir

    2) Uzun süre yokluk çekmek:
    Allah insanları bazen yoksullukla imtahan eder. Yoksulluk, bir çok şelden yoksun olmak anlamına geldiği için zordur. İnsan nefsi ise canının istediği her şeyi almak ister. İnsan istediği bir şeyi alamadığı zaman, onda artık bu saplantı ve hırs haline gelir. Uzun yıllar yokluk çekmiş insanlarda dünya arzusu daha saplantı haline gelir. Bu yüzden sahip olduğu hiçbirşeyi paylaşmaya yanaşmaz. Çünkü paylaştıkça çektiği sıkıntının dahada artacağını düşünür. Halbuki hakiki iman varlıktada yokluktada infakı teşvik etmiştir, cimriliği yasaklamıştır. Sahabe yokluk çekmede şu anki ümmetin en zorluk çekeninde daha çok zorluk çekmiştir. Ancak cimrilik yapmama ve infak konusundada şu anki ümmetin en iyilerinden bile daha iyi olmuştur. Bunun sebebi Allah’a yakınlık ve takva bilincidir

    3) Malıyla kendini güvende hissetme duygusu:
    Mal menfaattir. Mal istenen, arzu edilendir. Mal insana güç veren, güven veren, ama çabuk kaybolan, denizdeki köpük misalidir. İnsan malı ve makamı varsa kendisini üstte ve güvende hisseder. Bu aslında göreceli ve insanın zaaflarının bir sonucudur. Şahsiyetini tamamlamış insanlarda bu durum daha sıklıkla görülür. İnsanlara bakarak değilde Rahman’a bakarak yaşayan insanlarda bunun olması pek sözkonusu değildir. Çünkü olgun şahsiyet, eşyaya ihtiyacı nispetinde elde eder. Olgun olmayan insanlar ise özellikle kompleksleri olanlar, malın kendi içindeki boşlukları dolduracağını ve kendisini başka insanlara tam, hatta üstte göstereceğini sanır. Bu yanılgı arttıkça mala olan ilgide artar. Kişilik oturması oldukça kişinin mal ile olan ilişkisi azalır, sadece ihtiyaç düzeyinde kalır. Dünyayı (malı) kucaklayan onu paylaşmaz, Ahireti kucaklayan ise mala sarılmaz

    4) İnfak ettikçe malının biteceği zannetme duygusu:
    İnfak etmek, bu dünyayı merkez almış bir insan için olacak bir şey değildir. Çünkü akıl birşeyden verdikçe onun azalacağına inanır. Bu insanın matematiğidir. Allah’ın matemetiğinde ise infak ettikçe mal artar ve kişi eğer cimrilik yaparsa kendine cimrilik yapmıştır. Yani aslında kendisine vermemiştir. Çünkü infak hem bu dünyada hemde öte dünyada insana çokca getirisi olan büyük bir nimettir. İnfak etmemek, Allah’ın insana vereceği o muazzam karşılıkları, ve gayrumenkulleri hayırları istemiyor ve ona burun kıvırıyor demektir.


    Cimrilikten kurtulmanın yolları

    1) Mülkün yanlız Allah’a ait olduğunu unutmamak:
    İnsan kendisine verilenlerin, kendisinin olduğuna inandığında yanılır. Doğrusu ise onların gerçekte herşeyin Rahman’ın mülkü olduğudur. Bu, verilenlere ancak ahiret tarafından bakıldığında anlaşılan bir durumdur. Kişi bunu unutmadığında cimrilik yapamaz ve her zaman elinde olanada ve elinden çıkanada rıza gösterir.

    2) Kendisine verilenin imtihan olduğunu unutmamak:
    Allah zengindir, fakir olansa bizleriz. Fakat çoğu kez elimizde olanın neden bizim elimizde olduğunu unutuyoruz. Bu durum, başkalarına bakarak yaşama hastalığımızın bir sonucudur. İnsan başkalarına bakarak kendisiyle kıyas yapar ve bu kıyasın sonucunda bazı kararlar alır. Alınan bu kararlar çoğu kez karşımızdakileri geçme üzerine kurulmuştur. Halbuki kişiler verilene rıza gösterip kanaatkar olabilseler ve hayatın rızıkta dahil her anının bir imtahan olduğunu unutmasalar, sorunların bizim büyüttüğümüz kadar büyük olmadığını anlayabilirler.

    3) Elindeki herşeyi paylaşıp bolca infak etmek:
    Kur’an’ın iniş sırasını yani Rahman’ın bizi terbiye sırasını dikkate aldığımızda, paylaşmanın çok ön sıralarda olduğunu görürüz. Çünkü insan “bencil ve haris” yaratılmıştır diyor Rahman. İnsanın bencillikten kurtulmasının en iyi ve en sağlıklı yolu paylaşma bilincinin oluşmasıdır. İnsan paylaştıkça nefsini terbiye eder, paylaştıkça olgunlaşır, paylaştıkça malın sahibinin Allah olduğunu anlar. Paylaşan insan anlayan insandır. Paylaşan insan ahiretin tadını alan insandır.
    Çocuklarımızı terbiye ederken iki şeye çok dikkat etmeliyiz. Birincisi, Allah’ın sürekli bizi gördüğü bilinci. İkincisi ise sahip olduğu tüm menfaatleri başkalarıyla paylaşma bilinci. Çocuklarını bu şekilde yetiştiren ebeveynler ileride bunun faydasını çok görecekler. Paylaşmayı daha çocuk yaşlardan öğrenmiş insanlar hiçbir zaman bencil ve haris olmayacaklar. Dünya hırsına düşmeyecekler. Allah’ın yeryüzünde görmek istediği bu çağın sahabesi olacaklar inşaallah

    4) Allah’ı çok sevmek ve ahirete bakarak yaşamak:
    İnsan sevdiğini dikkate alır. Sevdiğine değer verir, sevdiğini önemser, onu kırmamaya özen gösterir. Ancak insan tanıdığını sever, tanımadığına ise biraz soğuk birazda ilgisiz durur. İşte bizi Rabbimizle olan ilişkimizde böyledir. O’nu çok az tanıyoruz ve doğal olarakta Ona çok az değer veriyoruz. O’nu tanıma bilgimiz arttıkça sevgimizde artacak, O’na sevgimiz arttıkça yalancı şeylere olan sevgimizse azalacaktır. İşte Rahman’ın bizden beklediği hakiki imanda budur. Bu bilinç bizde oturdukça Allah’a yaklaşan kullardan olabiliriz.
    Ahiret bizim geleceğimizdir. Bu dünyada bizler kalıcı olarak kalmak için var değiliz. Ahirette birçok gayrimenkul orayı hakkedenleri bekliyor. Bu dünyanın gayrimenkullerine koşan ve sadece burayı isteyene oradaki gayrimenkuller verilmeyecektir. Oranın gayrimenkulleri ise sadece buradaki infaklarla satın alınabilir

    Ahirete talip olanlara ve orayı isteyerek yaşayanlara selam olsun. Onların hep yolu açık olsun..
    Allah kendisine firar edenleri hiçbir zaman ortada koymaz..

    Abdülhamit Kahraman

    İlgili Yazılar

  2. 2
    EHLİMAN Bayan Üye
    EHLİMAN
    Bayan Üye

    Üye No: 104895
    Mesaj Sayısı: 650
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Cimriliğin psikolojisi


    Cimri insan etrafındaki insanlarla paylaşmayı bilmeyen insandır. Parası ve malının kendisini mutlu ettiğini sanan kişidir.Malı eksilirse kendisini rahtasız hissetmektedir. Halbuki paylaşmanın vereceği hazzı ve mükafatı bilmemektedir.


  3. 3
    yasemin Mum Ve Merhem Olabilmek..
    yasemin
    Mum Ve Merhem Olabilmek..

    Üye No: 104691
    Mesaj Sayısı: 955
    Tecrübe Puanı: 10
    Yer: Allah'ıma Seferdeyim..

    Cevap: Cimriliğin psikolojisi


    Kötü huylarını veremeyende cimridir .


  4. Reklam

+ Yorum Gönder