Git 12 Son
  1. 1
    erdemakar Üye
    erdemakar
    Üye

    Üye No: 87138
    Mesaj Sayısı: 5
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 30

    Farz namazda okunabilecek Sureler (Tablo Şeklinde)


    Farz namazda okunabilecek Sureler Tablo Şeklinde.png
    Farz namazlarda hangi iki sureyi okuyabiliriz. Okuyacağımız sureleri belirlerken nelere dikkat etmeliyiz. Onunla ilgili bir tablo hazırladım. Duha'dan başlayıp Nas suresine kadar çeşitli kombinasyonlar var.
    Tabloda bulunanlar okunabilecek olanlardır, okunamayacak olanlar tabloya eklenmemiştir.




    İlgili Yazılar

  2. 2
    musab.b.umeyr Hamım, pişme yolunda.
    musab.b.umeyr
    Hamım, pişme yolunda.

    Üye No: 85969
    Mesaj Sayısı: 293
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 31

    Cevap: Farz namazda okunabilecek Sureler (Tablo Şeklinde)


    Hocaların tasdikiyle eğer doğruysa bunu alıp kopyalamak istiyorum.
    Doğru mudur bu?
    Yanlış anlama kardeş emeğine sağlık fakat tam emin olmak istiyorum.

    Selametle..


  3. 3
    EarthQuake® Yolcu
    EarthQuake®
    Yolcu

    Üye No: 64514
    Mesaj Sayısı: 329
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 33
    Yer: Ankara

    Cevap: Farz namazda okunabilecek Sureler (Tablo Şeklinde)


    "Sünnet namazı kılarken, kaza için de niyet edilmişse" ne demek anlamadım. Hem sünnet hem kaza kılınmış olmuyor ki.

    Ve örneğin İnşirah suresinden sonra Maun, Kafirun, Tebbet vb gibi sureler okunmaz denilmiş. Arada ikiden fazla sure var. O kısım hakkında da bilgi verirseniz sevinirim.


  4. Reklam

  5. 4
    erdemakar Üye
    erdemakar
    Üye

    Üye No: 87138
    Mesaj Sayısı: 5
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 30

    Cevap: Farz namazda okunabilecek Sureler (Tablo Şeklinde)


    Ben de hocalara sorup bunu yaptım, okunmayacak olanları listeye yazmadım, doğrudur bir yanlışlık yok kuralları 5 madde olarak listeledim, yukarıda yazılanlar maddelere uyanlardır,
    dolayısıyla okunur... :)

    "Sünnet namazı kılarken, kaza namazına niyet edilmişse" demek kaza borcu olan bir kimse sünnet namazı kılarken -örneğin yatsının ilk sünneti- niyet ederken " kazaya kalmış ilk yatsın namazı farzını ve yatsı namazının ilk sünnetini kılmaya" diye niyet eder.
    Böylece hem sünnet namazını kılarak sünneti yerine getirmiş olur, hem de kaza borcunu ödemiş olur. Böyle niyet edilmişse Sünnet namazı kılarken farz kuralları geçerlidir. Sünnetteki gibi istediğimiz sureleri okuyamayız yukarıda verdiğim gibi farz kurallarına uyarak okumamız gerekir. Ayrıca 3. ve 4. rekatta zammı sure okusakta olur okumasakta olur, 4 rekatlı farzlarda 3. ve 4. rekatta zammı sure okunabilir.

    İnşirahtan sonra okunacaklar bellidir. İnşirahtan sonra gelen iki ayet var, tin(8) alak(19)..... İnşirahtan sonra,Tin suresi okunabilir Alak okunamaz mekruhtur. İnşirah 8 ayet olduğundan altta kalan surelerden 10 ayete kadar olanlardan okunabilir. 11 ayetlik okunursa mekruhtur. ayrıca 4 ayete kadar olanlardan okunursa sünnettir.

    Dolayısıyla Maun(7) Kafirun(6) Tebbet (5) okunabilir, ancak sünnete uyulmuş olmaz. Yukarıdaki tablolarda verdiklerimin hepsi okunabilir. Kırmızı ile tiklenmiş olanlar okunabilir, ancak sünnete uygun olmayanlardır.


  6. 5
    EarthQuake® Yolcu
    EarthQuake®
    Yolcu

    Üye No: 64514
    Mesaj Sayısı: 329
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 33
    Yer: Ankara

    Alıntı
    Kazaya kalmış namazlar sünnet namazlarına niyet edilerek kılınsa hem sünnet terk edilmemiş olur hemde kaza namazları kılınmış olur doğru mu?

    Hem kaza namazına hem de sünnet namazına birlikte niyet ederek namaz kılınmaz. Bu şekilde niyet edilse bile bu namaz kaza namazı yerine geçer. Sünnet yerine geçmez.
    Mehmed Paksu İbadet Hayatımız

    Ayrıca Hümeze suresinin akabinde Fil, Fil Suresinin akabinde Kureyş suresini okumak sünnete uygun değil denilmiş, bunlar art arda gelen sureler. :/



  7. 6
    erdemakar Üye
    erdemakar
    Üye

    Üye No: 87138
    Mesaj Sayısı: 5
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 30

    "ecrinimm"
    Bu tabloda bir şey dikkate alınmamış.

    Farz namazlarında 2. rekâtta, 1. rekâtta okunanla arada 1 sure kalacak şekilde kısa bir sureyi atlayarak sure okunamaz. Arada en az 2 sure olmalıdır. Ancak Arada kalan sureyi okumak mekruhsa bir sonraki okunabilir.

    Mesela 1. 2. 3. sureleri okuyacağız..

    1den sonra 3 okunmaz ancak 1den sonra 2 okumak mekruhsa 3 okunabilir.

    Yani Tin(8) Alak(19) Kadir(5) surelerinden Tin suresi okunduktan sonra, Alak suresinin okunması mekruh olacağından,arada tek sure olmasına rağmen Kadir okunabilir...
    Aynı Şekilde Kureyş(4) Maun(7) Kevser(3),, kureyşten sonra kevser okunamaz denilmiş ancak Kureyşten sonra Maun suresinin okunması mekruh olacağından Kevser okunabilir.

    -----------------------


    Alıntı
    Kazaya kalmış namazlar sünnet namazlarına niyet edilerek kılınsa hem sünnet terk edilmemiş olur hemde kaza namazları kılınmış olur doğru mu?
    Hem kaza namazına hem de sünnet namazına birlikte niyet ederek namaz kılınmaz Bu şekilde niyet edilse bile bu namaz kaza namazı yerine geçer Sünnet yerine geçmez

    Benim de farz borcum var ne yapacağımı şaşırdım :D
    Alıntı:
    Yıllarca farz kaza namazı borcu olana sünnetleri bırakma demek, koca denize değil, bir damlaya itibar et demek gibi çok abes ve cahilce bir sözdür. Seyyid Abdülhakim Arvasî hazretleri buyurdu ki:
    Yıllarca kaza borcu olanın, sünnetleri kılarken, kaza namazına da niyet etmesi, dört mezhepte de lazımdır. (S. Ebediyye)
    Sünnet yerine kaza kılan, sünneti terk etmiş olmaz. (Eşbah)
    Hiç kazası olmayanın da kaza namazı kılması caizdir. (Redd-ül-muhtar, Hindiyye)

    Terk edilmiş namazın hükmü ise şöyledir:
    Büyük âlim İbni Nüceym’e soruldu ki, kaza namazı olan kimse, sünnetleri kılarken kazaya niyet ederek kılsa, sünnetleri terk etmiş olur mu? Cevabında, (Sünnetleri terk etmiş olmaz, çünkü o vakit içinde farzdan başka, [nafile olsun, kaza olsun] herhangi bir namaz kılınınca, sünnet de yerine getirilmiş olur) buyurdu. (Nevâdir-i fıkhiyye fi mezheb-il-eimmet-il Hanefiyye s. 36)

    Sünnet kılarken kazaya da niyet edince kaza da sünnet de kılınmış olur. (Necat-ül müminin s. 90)

    Beş vakit namazın sünneti demek, Resulullahın kıldığı namaz demektir. Bu namazlara sünnet ismi sonradan verilmiştir. Resulullah, beş vakit namazın sünnetlerini kılarken, yalnız (Allah rızası için namaz kılmaya) derdi. (Sünnet kılmaya) diye niyet etmezdi. Her vakit içinde böyle kılınan herhangi bir namaz, sünnet ismi verilen namaz olur. (Redd-ül muhtar, Uyun-ül besair, Halebi)


    Sünneti terk etmek günah mı?

    Sünnetleri kılarken kazaya da niyet edince, sünnet de kılınmış oluyor, sünnetler terk edilmiş olmuyor. Terk edilse bile, sünnetleri terk etmek günah olur mu? Bu hususta din kitaplarımızda bildirilenleri nakledelim:
    1- İbni Hümam buyuruyor ki: Sünnetleri kılmamak, sevablarına ve yüksek derecelere kavuşmamaya sebep olur. (Cevhere, Dürr-ül-münteka, Redd-ül-muhtar, Tahtavi)
    2- Müekked ve gayri müekked sünnetleri terk etmek günah olmaz. Bunları terk eden, yalnız sevablarına ve yüksek derecelere kavuşamaz ve azarlanır. (Halebî-yi sagir)
    3- Sabahın sünneti çok faziletli olmasına rağmen, kılmayan için bir ceza bildirilmedi. (Tahavi)
    4- Sünnetleri özürsüz terk eden, günaha girmezse de, sorguya çekilip, azarlanır. (S. Ebediyye)
    Özürsüz terk edilmesi bile günah olmayan sünnet ve nafileleri, farz borcunu ödemek için terk etmek hiç günah olur mu? Hâlbuki sünnetleri kılarken kazaya da niyet edince, sünnetlerin terk edilmiş olmadığı, yukarıdaki vesikalarda açıkça bildirilmektedir.
    Kaza namazı olan, bu namazı kılarken, kaza namazına ve sünnet ve nafile namazlara da niyet ederse, hem kazasını öder, hem de nafile namazların sevabına kavuşur. (İslam Ahlakı)

    --------------------------------






    Alıntı
    Ayrıca Hümeze suresinin akabinde Fil, Fil Suresinin akabinde Kureyş suresini okumak sünnete uygun değil denilmiş, bunlar art arda gelen sureler :/
    art arda gelen surelerdir tabiki okunabilir ancak, peygamberimiz 2.rekatta okuyacağı surenin 2 katı veya daha fazlasını 1. rekatta okurmuş.
    Yani Hümeze (9) okursak ikinci rekatta 4 veya daha az ayetlik bir sure okursak sünnete uymuş oluruz.

    Mesela Alak(19) okursak 9 veya daha az ayete sahip olan bir sure okursak sünnete uymuş oluruz. Tabiki Hümeze Fil | Fil Kureyş okunabilir, bir sorun yok :)


  8. 7
    EarthQuake® Yolcu
    EarthQuake®
    Yolcu

    Üye No: 64514
    Mesaj Sayısı: 329
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 33
    Yer: Ankara

    Konuyu kaza namazına saptırmak istemiyorum, ancak bunu eklemekte fayda gördüm.
    ____________

    Namaz borcundan bir an evvel kurtulmak için, hakkında Peygamberimizin hadisi bulunmayan nâfile namazların yerine kaza kılmak daha isabetli olur. Ancak, Hanefî mezhebine göre, hakkında hadis bulunan nafile namazların yerine kaza kılmak uygun değildir. Bu hususta Hanefî fıkıh kitaplarında şu hüküm yer alır:

    Kazaya kalmış namazları kılmak, nafile namaz kılmaktançok daha ehemmiyetli ve çok daha uygundur. Fakat beş vakit namazın sünnetleri, kuşluk, tesbih, tahiyyetülmescid ve evvabin namazı bundan müstesnadır. [Yani bu sünnet ve nafileler kaza namazları için terk edilmezler.

    Herşeyden evvel, namazlardan önce ve sonra kılınan sünnetler bir yerde farz namazların tamamlayıcısı hükmündedir ve Peygamberimizin (a.s.m.) şefaatine vesiledir. Bunun için,namazını kazaya bırakan kimse bir yandan namazlarını kaza etmekle borçtan kurtulurken, diğer taraftan da sünnetleri kılarak Peygamberimize olan bağlılığını göstermiş olur.

    Mesele Hanefî mezhebine göre böyle iken, diğer üç mezhebe göre, kaza namazı olan bir kimsenin nafile namazları ile meşgul olması, sünnet kılması caiz değil, haramdır.

    Mehmed Paksu


    Sünnet yerine kaza kılmaktan maksat, sünnetleri terketmek değil, farz olan kazaya zaman kazanmaktır. Yani gerekirse vakit namazlarının aslında sevap olan sünnetini de bırakarak, ağır borç olan farz namazların kazasını bir an önce tamamlamaktır. Hiçbir müctehid alim, sünnet yerine kaza kılmak “caiz değil” dememiştir. Bazı iyi niyetli, fakat sağlam bir dayanağı olmayan iddialar dışında, “tek niyetle hem kılınmamış bir namazın kazası, hem vaktin sünneti kılınabilir” diyen bir müctehid ve temel fıkıh kaynağı da görülmemiştir.

    Hanefi müctehidlerinden İmam Muhammed’e göre, bir niyetle kaza veya eda hem farz hem sünnet kılmaya niyetlenen kimsenin bu namazı geçersiz olur. Yani farz da sünnet de kılınmamış olur. Diğer Hanefi müctehidi İmam Ebu Yusuf’a göre ise, böyle bir durumda yalnız daha kuvvetli olan farz namaz kılınmış olur, sünnet namazı kılınmış olmaz.3 Tercih edilen hüküm de budur.

    Durum böyle olunca, herkesi bütün sünnetler yerine kaza kılmaya zorlamanın da, hiç terketmeden sünnet kılmaya öncelik verip, yalnızca “boş vakit buldukça” kaza kılmayı yeterli görmenin de lüzumu yoktur. Hele kaza ve sünnetleri bir niyetle birleştirmek gibi faydasız bir uygulamaya girmenin hiç gereği yok.

    Bir orta yol olarak diyebiliriz ki: Aylarca ve yıllarca kazası olan kimseler, Hanefi mezhebinde olsalar bile, bir an önce kazalarını bitirmek için her fırsatta kaza kılmaları gerektiği gibi; ikindi ve yatsının ilk sünneti, bir de öğlenin ilk sünneti yerine, zaman kazanmak için bu sünnetleri bırakıp kaza kılabilirler. Böylece her gün kolayca en azından beş vakit kaza kılınabilir.

    Sünnet ve diğer nafileleri kıldığı halde geçmiş farzları kaza etmeyenler, şüphesiz günahkâr olurlar. Fakat kazaları daha kısa zamanda tamamlamak için, bazı sünnet ve faziletlerden vazgeçenlerin günahı olmaz. Esasen bu durumda, sünnet yolu da terkedilmiş sayılmaz. Bu konuda tercih hakkı, kaza kılanlara kalmıştır.

    1- Şevkânî: Neylü’l-Evtâr, Beyrut-1998, 2/439-40; Emir Abdülaziz: Fıkhu’l-Kitab ve’s-Sünne, Kahire-1999, 1/592.

    2- el-Cezirî: Kitâbü’l-Fıkıh, Kahire-1994, 1/403; İbn-i Âbidin: Reddü’l-Muhtâr, Beyrut-1994, 2/536.

    3- İbnu’l-Hümam: Fethu’l-Kadir, Beyrut-1995, 1/274.

    SEMERKAND DERGİSİ
    OCAK 2000 SAYISI
    Yusuf Özcan



  9. 8
    noktasal Emekli
    noktasal
    Emekli

    Üye No: 86253
    Mesaj Sayısı: 33
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 36

    ben sünnette okunur farzda okunmaz ayrımını ilk kez burda gördüm
    tüm kurandan istenilen sureler secilebilir doru sıra olmak şartı ile sünnet-farz bişe değişmez

    bu arada EarthQuake® bişeye dikkat ettinmi senle aynı konuyu tartışırkende aynı kaynağı kopyaladın.benim o konuda verdiğim kaynakla arkadaşın verdiği kaynak 2 ayrı yazı kaynak oluyo herşeyi tek bi kaynağa göre değenlendirmemeni tavsiye ederim.
    ayrıca :hakkında emin olmadığımız bilgi bulamadıgımız(hadis gibi şeylerde) bi konu olursa kendi mantığımızla hareket edebiliriz.sonuçta peygamberimizin asla terketmediği sünnetler nafile namazdan çıkmıştır farza yakındır vaciptir.vacibi keyfen terketmekte hiç bi mezhepte höşgörülmez.
    nafile oruç hakkında araştırma yaparsan kaza orucu sayısından emin olmıyan içi rahat edinceye kadar nafile oruç tutsun denilir.borç varsa silinir yoksa sevap yazılır.namazdada durum neden aynı olmasın kazada olsa farzda olsa sünnetde olsa namaz namazdır aralarında fark yok hepsi sonuçta namaz.
    borç sayısını bilmeyen emin olmıyan için geçerli bu dediğim sayıdan emin olan mutlaka kazaya niyet edip kılmalı bir an önce.ayrıca borçtan fazla kaza kılması söz konusu olabilir kulun sayıyı bilmediği için sünnet namazların sevabındanda yok yere mahrum olmuş olur


  10. 9
    erdemakar Üye
    erdemakar
    Üye

    Üye No: 87138
    Mesaj Sayısı: 5
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 30

    Alıntı
    ben sünnette okunur farzda okunmaz ayrımını ilk kez burda gördüm
    tüm kurandan istenilen sureler secilebilir doru sıra olmak şartı ile sünnet-farz bişe değişmez
    Farz namaz kılarken mekruh olup olmama durumuna dikkat etmek gerekir, sünnet kılarken istediklerimizi okuyabiliriz. 2. sure 1.den fazla olabilir,üzerinde kalan sure olabilir vs. vs.


  11. 10
    EarthQuake® Yolcu
    EarthQuake®
    Yolcu

    Üye No: 64514
    Mesaj Sayısı: 329
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 33
    Yer: Ankara

    Araştırıp incelediğim kaynaklar çok çeşitli, yalnız o an özünü ihtiva eden (ve denk geldiğim) kaynağı paylaştım. Dediğine katılıyorum, tek kaynağa göre hareket etmemeliyiz, karşılaştırmalıyız.
    Yine aynı sözü sarf ettin, "namazların aralarında fark yoktur" düşüncesini doğru bulmuyorum. Sana da araştırmayı, incelemeyi, mesnedsiz görüş bildirmemeyi tavsiye ediyorum. Selametle.


  12. 11
    noktasal Emekli
    noktasal
    Emekli

    Üye No: 86253
    Mesaj Sayısı: 33
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 36

    birisi kaza namazım var diyosa bunu sayı olarak söliyebilir misal 10 vakit yatsı 20 vakit ogle namazı borcum var diyebilir.yada 5 yıl namaz kılıp sora bırakıp 2 yıl kılmayan 2 yıl kaza namazı borcum var diyebilir
    ama 16 yaşındaki çoçuğa ergenlikten beri borcun var derseniz ben buna gülerim kusura bakmayın
    namaz en büyük ibadet emri o kadar büyük sorumluluk ergenlikten birine emir iseydi madem mutlaka ya kuranda yada hadislerde yazardı uyarılırdık.
    ayrıca sana şöle bi örnek soradan müslüman olan bi kafiri düşün 30 yaşında müslüman oldu müslüman olanın tüm günahları silinir bilndiği gibi şimdi bu kişinin bi borcu yok herkes bilir.bunun borcu yokta 16 yaşındaki cocuğun günahı ne borç ödüyo burdaki tutarsızlık nedir.yani dediğim gibi kaza namazı zaten bilinir onlar sünnetle kapatılmaz ben onu savunmuyorum.kimsede müslüman olarak doğmaz bunu unutmayın eger öle olsaydı ülkemizde bu kadar zina içki suç sayısı yüksek olmazdı saygılar


  13. 12
    Altundal Üye
    Altundal
    Üye

    Üye No: 86504
    Mesaj Sayısı: 318
    Tecrübe Puanı: 5

    Ahlâk, “hulk” kelimesinin çoğulu; huy, tabiat, mizaç, seciye gibi mânâlara geliyor. İnsanın fıtratıyla, yaratılışıyla yakın alâkası var.

    Rum Sûresinde şöyle buyrulur: “O halde (Habibim) sen yüzünü bir muvahhid olarak dine yönelt. Allah’ın insanları yaratmasında esas aldığı o fıtrata uygun hareket et.” (Rum Sûresi, 30)

    Şems Suresinde de bazı mahlûkata kasem edilir, bunlardan birisi de nefistir. Yedinci ve sekizince âyetlerde, “nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene” kasem edilmektedir. Bu âyet-i kerime, “her çocuğun İslâm fıtratı üzere doğduğunu” haber veren peygamberimizin kelâmıyla birlikte düşünüldüğünde şöyle bir hakikat ortaya çıkar: Demek ki, insanın fıtratı iyice dikkate alınabilse güzel ahlâkın kaynağına da inilmiş olacak.

    İnsanın bedeni İlâhî bir sanat olduğu gibi, istidadı ve tabiatı da Hakk’ın tanzim ve takdiriyledir; o da İlâhîdir.

    Buna göre, sözlük anlamından hareketle, güzel ahlâk denilince insanın yaratılışında mevcut olan bu kabiliyetlerin yerli yerince kullanılması akla gelir. Ahlâksızlıkların tümünde bu sermayenin yanlış kullanılması söz konusudur.

    İnsanın yaratılışında iman etme kabiliyeti vardır. Zira insan basit bir masanın bile kendi kendine yapılıp çatılamayacağını bilecek güçtedir. Putperestler bile kendilerini birinin yarattığını bilmişler, ama onu doğru tanıyamamışlar ve tabiatlarındaki ibadet etme ihtiyaçlarını yanlış olarak cansız cisimlerle tatmin etmeye çalışmışlardır.

    Hiçbir insanın gıybet edilmekten hoşlanmaması, insan yaratılışının gıybeti reddetmesi demektir.

    Yalan söylemenin zorluğu, doğru söylemenin ise rahatlığı, yalanın yasak, doğrunun sevap olduğuna fıtratın şehadetidir.

    Kıskanma duygusunun insanın yaratılışına konulması da namus mefhumunun fıtrî olduğunu ders verir bize.

    Borç para istediğimiz bir dostumuzun, alacağını fazlasıyla geri istemesinden rahatsız olmamız, faizin haram oluşuna fıtratın şehadetidir.

    Misâller çoğaltılabilir.

    Demek ki, insanın yaratılışı güzel ahlâk üzeredir. Ancak, insan tabiatına yerleştirilmiş bulunan bütün bu özelliklerin mecralarını bularak tekâmül etmeleri gerekiyor. Bu tekâmülün esasları, İlâhî kitaplarda konulmuş ve Peygamberlerce (as.) insanlık âlemine tebliğ edilmiştir. “Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” hâdis-i şerifinin bir mânâsı da bu olsa gerek


  14. 13
    Yetim Hadimul Müslimin
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 819
    Tecrübe Puanı: 11
    Yer: Hadimul Müslimin

    Alıntı
    birisi kaza namazım var diyosa bunu sayı olarak söliyebilir misal 10 vakit yatsı 20 vakit ogle namazı borcum var diyebilir.yada 5 yıl namaz kılıp sora bırakıp 2 yıl kılmayan 2 yıl kaza namazı borcum var diyebilir
    ama 16 yaşındaki çoçuğa ergenlikten beri borcun var derseniz ben buna gülerim kusura bakmayın
    namaz en büyük ibadet emri o kadar büyük sorumluluk ergenlikten birine emir iseydi madem mutlaka ya kuranda yada hadislerde yazardı uyarılırdık.
    ayrıca sana şöle bi örnek soradan müslüman olan bi kafiri düşün 30 yaşında müslüman oldu müslüman olanın tüm günahları silinir bilndiği gibi şimdi bu kişinin bi borcu yok herkes bilir.bunun borcu yokta 16 yaşındaki cocuğun günahı ne borç ödüyo burdaki tutarsızlık nedir.yani dediğim gibi kaza namazı zaten bilinir onlar sünnetle kapatılmaz ben onu savunmuyorum.kimsede müslüman olarak doğmaz bunu unutmayın eger öle olsaydı ülkemizde bu kadar zina içki suç sayısı yüksek olmazdı saygılar
    Kardeş sen bu görüşleri her hangi bir kaynaktan mı aldın yoksa kendi görüşlerini mi yazıyorsun onu bir bilelim.islam dininde müslüman olan her fert büluğ çağına girdiğinde İslam'ın tüm emirlerinden sorumludur. Bulüğ çağına giren bir müslümanla İslam'a yeni giren gayri müslimin (kaç yaşında olursa olsun) durumu aynı değildir.Söz konusu büluğa giren bir müslümana ibadetler farz olur.İbadetlerden sorumludur. Ama kafir ise zaten İslamı kabul etmediği için günah ve sevap kavramı işlemez, küfür üzerine ölürse direk cehennemdedir. Ha İslamı kabul ettiğinde yaşı kaç olursa olsun ona tertemiz bir sayfa verilir. Yani demek istediğim kafir buluğa girdiğinde islamın şartlarından mesul olmuyor. o yüzden müslümanla kafiri bir tutamazsın.


  15. 14
    muvahhidim herşey O'nun için..!
    muvahhidim
    herşey O'nun için..!

    Üye No: 78968
    Mesaj Sayısı: 714
    Tecrübe Puanı: 10
    Yer: جَنُوبُ تُرْكيا

    Alıntı
    ama 16 yaşındaki çoçuğa ergenlikten beri borcun var derseniz ben buna gülerim kusura bakmayın


    İşte ben de bu cehalete gülerim...
    :)
    ve daha sonra da insanlar niye bu kadar cahil diye de zülürüm..:(

    millet müftü olmuş haberimiz yokmuş..:S

    Kardeş bilmiyorsan ceap yazmak zorunda değilsin, öncelikle haddini bil..:mad:.



+ Yorum Gönder
Git 12 Son