1. 1
    seyit Üye
    seyit
    Üye

    Üye No: 114
    Mesaj Sayısı: 202
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 52

    Müslümanın Hayatında Namaz İbadetinin Önemi


    Müslümanın Hayatında Namaz İbadetinin Önemi

    İman sahibi bir insan ibadetlerine gösterdiği titizlikle kendini belli eder. Allah (cc)'ın farz kıldığı namaz, oruç, abdest ibadetlerini yaşamı boyunca şevkle sürdürür. Allah (cc) salih Müslümanların ibadet şevkini pek çok ayetiyle haber vermiştir. Bu ayetlerden biri şu şekildedir:

    "Ve onlar Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir." (Rad Suresi, 22)

    Namaz, müminlere hayatları boyunca sürdürmeleri emredilen, vakitleri belirlenmiş bir ibadettir. İnsan unutmaya ve gaflete düşmeye müsait bir varlıktır. İradesini kullanmayıp kendini günlük olayların akışına kaptırırsa asıl dikkatini vermesi ve aklında tutması gereken konulardan uzaklaşır. Allah (cc)'ın her yönden kendisini sarıp kuşattığını, her an kendisini izlediğini, işittiğini, yaptığı her şeyin hesabını Allah (cc)'a vereceğini, ölümü, cennetin ve cehennemin varlığını, kaderin dışında hiçbir olayın meydana gelmeyeceğini, karşılaştığı her şeyde, her olayda bir hayır olduğunu unutur. Gaflete düşerek, hayatının gerçek amacını aklından çıkarabilir.

    Günde beş vakit kılınan namaz ise, bu unutkanlık ve gafleti yok eder, müminin bilincini ve iradesini canlı tutar. Müminin sürekli olarak Allah (cc)'a yönelip dönmesini sağlar ve Rabbimiz'in emirleri doğrultusunda bir yaşam sürdürmesine yardımcı olur. Namaz kılmak için Allah (cc)'ın huzurunda duran mümin, Rabbimiz ile güçlü bir manevi bağ kurar. Namazın insana Allah (cc)'ı hatırlattığı ve insanı her türlü kötülükten alıkoyduğu bir ayette şöyle bildirilmektedir:

    "Sana Kitap'tan vahyedileni oku ve namazı dosdoğru kıl. Gerçekten namaz, çirkin utanmazlıklar (fahşa)dan ve kötülüklerden alıkoyar. Allah'ı zikretmek ise muhakkak en büyük (ibadet)tür. Allah, yaptıklarınızı bilir." (Ankebut Suresi, 45)

    Tarih boyunca peygamberler kavimlerine Allah (cc)'ın farz kıldığı namaz ibadetini tebliğ etmişler, kendileri de hayatları boyunca bu ibadeti en güzel ve en doğru şekilde uygulayarak tüm müminlere örnek olmuşlardır. Bu konuyla ilgili ayetlerden bazıları şu şekildedir:

    - Hz. İbrahim için:

    "Rabbim, beni namazı(mda) sürekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur." (İbrahim Suresi, 40)

    - Hz. İsmail için:

    "Kitap'ta İsmail'i de zikret. Çünkü o, va'dinde doğruydu ve gönderilmiş (Resul) bir peygamberdi. Halkına, namazı ve zekatı emrediyordu ve o, Rabbi katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı." (Meryem Suresi, 54-55)

    - Hz. Musa için:

    "Gerçekten Ben, Ben Allah'ım, Ben'den başka ilah yoktur; şu halde Bana ibadet et ve Beni zikretmek için dosdoğru namaz kıl." (Taha Suresi, 14)

    -Hz. İsa için:

    "(İsa) Dedi ki: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Bana Kitabı verdi ve beni peygamber kıldı." Nerede olursam (olayım,) beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı ve zekatı vasiyet (emr) etti." (Meryem Suresi, 30-31)

    Mümin kadınlara örnek olarak gösterilen Hz. Meryem'e de namaz kılması emredilmiştir:

    "Meryem, Rabbine gönülden itaatte bulun, secde et ve rüku edenlerle birlikte rüku et." (Al-i İmran Suresi, 43)

    İlgili Yazılar

  2. 2
    seyit Üye
    seyit
    Üye

    Üye No: 114
    Mesaj Sayısı: 202
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 52

    Müslümanın Hayatında Namaz İbadetinin Önemi


    Müslümanın Hayatında Namaz İbadetinin Önemi


    Müminlere hayatları boyunca sürdürmeleri emredilen ibadetlerden biri olan namazın vakitleri de belirlenmiştir.

    Namaz hangi vakitlerde farz kılınmıştır?

    Kuran'da, namazın müminlere vakitleri belirlenmiş bir ibadet olarak farz kılındığı bildirilmektedir. Ayette şöyle buyurulur:

    Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır. (Nisa Suresi, 103)

    Namaz vakitleri, "sabah", "öğle", "ikindi", "akşam" ve "yatsı" olmak üzere beş vakitten oluşmaktadır. Namaz vakitleri pek çok Kuran ayetinde açıkça bildirilmiştir. Bu ayetlerden bazıları şu şekildedir:

    "Şu halde onların söylediklerine karşı sabırlı ol, güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt). Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da tesbihte bulun ki hoşnut olabilesin." (Taha Suresi,130)

    "Öyleyse akşama girdiğiniz vakit de, sabaha erdiğiniz vakit de Allah'ı tesbih edip (yüceltin). Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de." (Rum Suresi, 17-18)

    Allah (cc)'ın vahiy ve ilhamıyla Kuran'ı en iyi anlayan ve tefsir eden Peygamber Efendimiz de (sav) beş vakit namazın gün içindeki başlangıç ve bitiş zamanlarını müminlere tarif etmiştir. Namaz vakitlerinin bildirildiği en çok bilinen hadis-i şeriflerden biri İbn-i Abbas'ın bildirdiği hadis-i şeriftir:

    "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Cibril (aleyhisselam) bana, Beytullah'ın yanında, iki kere imamlık yaptı. Bunlardan birincide öğleyi, gölge ayakkabı bağı kadarken kıldı. Sonra, ikindiyi her şey gölgesi kadarken kıldı. Sonra akşamı güneş battığı ve oruçlunun orucunu açtığı zaman kıldı. Sonra yatsıyı, ufuktaki aydınlık (şafak) kaybolunca kıldı. Sonra sabahı şafak sökünce ve oruçluya yemek haram olunca kıldı. İkinci sefer öğleyi, dünkü ikindinin vaktinde her şeyin gölgesi kendisi kadar olunca kıldı. Sonra ikindiyi, herşeyin gölgesi kendisinin iki misli olunca kıldı. Sonra akşamı, önceki vaktinde kıldı. Sonra yatsıyı, gecenin üçte biri gidince kıldı. Sonra sabahı, yeryüzü ağarınca kıldı. Sonra Cibril (aleyhisselam) bana yönelip: 'Ey Muhammed Bunlar senden önceki peygamberlerin (aleyhimüssalatu vesselam) vaktidir. Namaz vakti de bu iki vakit arasında kalan zamandır!' dedi."

    Namazı huşu içinde kılmak ise Yüce Rabbimiz'in huzurunda O'nun heybet ve azametini kalbimizde hissederek, O'na saygı dolu bir korku besleyerek bu ibadeti yerine getirmektir. Namaz ibadetini hakkıyla yerine getirmek isteyen bir mümin, huşuyu engelleyebilecek şeylere karşı önlem almalı, namazda gereken dikkat ve konsantrasyonu sağlamaya azami titizlik göstermelidir. Namazı dosdoğru kılmak Rabbimiz'i anmamız, O'nu yüceltmemiz ve bütün eksikliklerden münezzeh tutarak O'nu birlememiz için büyük bir fırsattır. Nitekim bir ayette Allah Kendisi'ni zikretmek için namaz kılınmasını buyurmaktadır:

    Gerçekten Ben, Ben Allah'ım, Benden başka ilah yoktur; şu halde Bana ibadet et ve Beni zikretmek için dosdoğru namaz kıl. (Taha Suresi, 14)


  3. 3
    seyit Üye
    seyit
    Üye

    Üye No: 114
    Mesaj Sayısı: 202
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 52

    --->: Müslümanın Hayatında Namaz İbadetinin Önemi


    "Kim Sünnetimi İhya Ederse, Beni İhya Etmiş Olur. Kim Beni İhya Ederse Cennette Benimle Beraberdir."

    Allah (cc) her topluluğa din ahlakının anlaşılması ve uygulanması için mutlaka bir elçi göndermiştir. Diğer peygamberlerde olduğu gibi Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) de kutlu bir din ve dosdoğru bir yol üzerinde gönderilmiştir. Ve Allah (cc) onu kıyamete kadar bütün insanlığa peygamber kılmıştır. Elçiye itaat etmek ona saygı ve sevgi göstermek, onun sünnetine uymak, inananlar için mutlaka yerine getirilmesi gereken bir sorumluluktur.

    Yüce Allah (cc)’ın gönderdiği her elçi, Allah (cc)’ın emir ve yasaklarının tebliğini yapar, Allah (cc)’ın sözlerini iletir. Allah (cc) bu kutlu insanlara tabi olmayı emreder. Yüce Allah (cc) bir ayetinde, Kendi dinini tebliğ etmesi için gönderdiği peygamberlere itaatin, Kendisi'ne itaat etmek olduğunu şöyle bildirmektedir:

    Kim Resûl’e itaat ederse, gerçekte Allah'a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, Biz seni onların üzerine koruyucu göndermedik. (Nisa Suresi, 80)

    Ayrıca Rabbimiz, müminlere, anlaşmazlığa düştükleri konularda kendilerine yol gösterici olarak, Kuran’ı ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetlerini almalarını emretmiştir. Yüce Allah (cc)’ın, Kuran-ı Kerim’de bu konu ile ilgili olarak bildirdiği ayet şöyledir:

    Hayır öyle değil. Rabbine andolsun. Aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar. (Nisa Suresi, 65)

    Gerçek sünnet, Kuran’ın hayata geçirilmesidir. Bu yüzden Kuran’ın hayata uygulanmış şekli olan Peygamberimiz (sav)’in sünneti konusunda, mümin erkek ve kadınlar için herhangi bir tevil getirme ve itaatsizlik etme hakkı yoktur. Yüce Allah (cc) başka bir ayette de şöyle buyurmaktadır:

    Allah ve Resulü, bir işe hükmettiği zaman, mümin bir kadın ve mümin bir erkek için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır. (Ahzab Suresi, 36)

    Resule İtaat Tüm Müminlere Farzdır

    Allah (cc) Kuran’ın birçok ayetinde Resulullah (sav)’e itaatin tüm müminler üzerinde bir zorunluluk olduğunu bildirir. Bu yüzden Peygamber Efendimizin sünnetleri, Allah (cc)’ın koruması altındadır. Diğer bir deyişle sünnet kapsamı içerisine alınan herşey, aslında Allah (cc)’ın vahyine dayalıdır.

    Bu durumda, eğer bir konuda ihtilaf başgösterirse İslam’ın iki temel kaynağı olan Kuran'a ve sünnete başvurmak müminler için bir zorunluluktur. Nitekim Allah (cc) bir ayette şöyle buyurur:

    ... Aranızda bir anlaşmazlığa düşerseniz bunu Allah’a ve elçisine döndürün. Şayet Allah (cc)’a ve ahiret gününe iman ediyorsanız bu hayırlı ve sonuç bakımından daha güzeldir. (Nisa Suresi, 59)

    Peygamber, vahiy yoluyla Allah (cc)’tan aldığı Kuran ayetlerini sadece insanlığa ulaştırmakla kalmaz, aynı zamanda kutlu bir görev olan Kuran’ın açıklanması görevini de yerine getirir.

    Peygamber Sevgisinin Önemi

    Hüküm ve hikmet sahibi olan Rabbimiz, yeryüzündeki elçisine duyulan sevginin Kendisi'ne duyulan sevgiye de bir ölçü olacağını, "De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın" (Al-i İmran Suresi, 31) ayetiyle bildirmiştir.

    Bu yüzden Allah (cc)’a itaatin göstergelerinden birisi Resulullah (sav)’in sünnetine uymaktır. Hiçbir mümin Resulullah (sav)'e itaati terk edemez. Peygamber Efendimiz (sav) sünnete uyanları şu şekilde müjdelemektedirler:

    "Kim, sünnetimi ihya ederse, beni ihya etmiş olur. Kim beni ihya ederse cennette benimle beraberdir." (Tirmizi)

    Allah'ın Kuran-ı Kerim'de "sen büyük bir ahlak üzerindesin" dediği, Resulullah'ın (s.a.v.), söz ve davranışları insanlar için bir model teşkil etmelidir. İnsanlık, O'nu örnek almadığı takdirde güzel ahlaktan uzak kalacağı gibi, dünya ve ahiret saadetini de elde edemeyecektir. Sünnet-i senniyeyi terkedenler büyük bir sevap kaybına uğrayacaklar, hesap gününde Resullullah'ın şefaatinden de mahrum kalacaklardır. (En doğrusunu Allah (cc) bilir).

    Peygamberimiz (sav) Müminlerin Velisidir

    Allah (cc)'ın "… ancak O, Allah'ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur." (Ahzab Suresi, 40) ayetiyle bildirdiği gibi insanlar için son peygamber olarak gönderdiği, en son hak kitabını vahyettiği, güzel ahlakı, takvası, Allah (cc)'a olan yakınlığı ile insanlara örnek kıldığı Pegamberimiz (sav) müminlerin de velisidir. Allah (cc), "Gerçek şu ki, Biz senin üzerine 'oldukça ağır' bir söz (vahy) bırakacağız" (Müzzemmil Suresi, 5) ayetiyle son peygamber olan Hz. Muhammed (sav)'e önemli bir sorumluluk vermiştir. Kutlu Peygamberimiz (sav) ise, Allah (cc)'a olan güçlü imanı ile, Allah (cc)'ın kendisine verdiği sorumluluğu en güzeliyle yerine getirmiş, insanları Allah (cc)'ın yoluna, hidayete davet etmiş ve tüm inananların yol göstericisi ve aydınlatıcısı olmuştur.



  4. Reklam

  5. 4
    @hmet Özel Üye
    @hmet
    Özel Üye

    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 4,715
    Tecrübe Puanı: 51
    Yer: gölbaşı

    namaz ve ibadetin önemi


    islam dininde namaz ibadetinin önemi

    NAMAZIN ÖNEMİ KISACA


    İmandan sonra yerine getirmemiz gereken en önemli ibadet namazdır. İnsanın ruhunu temizleyen, kalbini aydınlatan, Allah (c.c.)’ın huzuruna yükselten namaz, İslam’ın beş şartından biridir. Hicretten bir buçuk yıl önce Mirac gecesinde farz kılınmıştır.

    Dinin direği, ruhun gıdası, mü’minin miracı olan namaz, Kur’an-ı Kerim’de 65 yerde yalnız olarak, 33 yerde de zekât ile birlikte zikredilen çok önemli bir ibadettir. Bu ayet-i kerimelerden birkaçını hatırlayalım:

    “…Muhakkak ki namaz, mü’minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.” (1)

    “Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür.” (2)

    “Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et…’’ (3)


    Ebu Hüreyre (r.a.)’nin Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den naklettiği şu hadis-i şerif bize namazın ne kadar önemli bir ibadet olduğunu anlatmaktadır:

    “Kulun, kıyamet günü amelinden hesaba çekileceği şeyin ilki namazıdır. Eğer namazı iyi çıkarsa kurtulur ve umduğuna kavuşur. Eğer kötü çıkarsa zarar eder ve hüsrana uğrar. Eğer farz namazlarından biraz eksik kalırsa Aziz ve Celil olan Allah: “Bakınız kulumun nafile namazı var mı ki, farz namazlarından eksik kalan kısım onunla tamamlanmış olsun’’ buyurur. Sonra diğer amelleri de bu şekilde hesaba çekilir.” (4)

    Namaz yüce Allahın o kadar önemli bir emridir ki; yolculukta, ikamet durumunda, savaşta, barışta, hastalık halinde veya sağlık durumunda mutlaka kılınması gerekir.

    Allah katında en sevilen ibadetlerden biri olan namazlarımızı vaktinde kılarak, O’nun sevgisini kazanmalıyız. Nefislerimizin istekleri doğrultusunda yürüyüp, sonra da işi-gücü bahane ederek namazlarımızı terk etmemeliyiz.


    Namazın fert ve toplum üzerinde pek çok olumlu etkileri vardır. Her şeyden önce, namazını aksatmaksızın günde beş defa yerine getiren bir kul, Allahın rızasını ve sevgisini kazanarak doğru yola ulaşır. Haramlardan uzak durur. Eline, beline ve diline hakim olan, güzel ahlak sahibi bir Müslüman olur.

    Namaz kılan bir insanın neler kazanacağını Yüce Allah (c.c.) şöyle haber veriyor: “(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı biliyor.’’ (5)

    Hâsılı Muhterem Müminler!
    Namaz müminin miracıdır. Kendini tam manasıyla Allah’a vererek namaz kılan bir mü’min günde beş defa ruhunu arındırarak yüksek mevkilere erişir. Namaz kılmayanlar ise büyük mahrumiyetlerle baş başa kalır.

    şu dua ayeti ile bitirelim;
    “Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.” (6)


    HAZIRLAYANIN ADI-SOYADI: Musa İMAMOĞLU


+ Yorum Gönder