Git 12 Son
  1. 1
    muvaffak Özel Üye
    muvaffak
    Özel Üye

    Üye No: 2490
    Mesaj Sayısı: 704
    Tecrübe Puanı: 11

    Cuma Namazının Önemi


    Cuma Namazının Önemi

    Cuma namazını kılmak, Allahü teâlânın emridir.

    Allahü teâlâ, Cuma sûresi sonundaki âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki,

    Ey îmân etmekle şereflenen kullarım! Cuma günü, öğle ezânı okunduğu vakit hutbe dinlemek ve Cuma namazı kılmak için camiye koşunuz! Alışverişi bırakınız! Cuma namazı ve hutbe, size başka işlerinizden daha faydalıdır. Cuma namazını kıldıktan sonra, camiden çıkar, dünya işlerinizi yapmak için dağılabilirsiniz. Allahü teâlâdan rızık bekleyerek çalışırsınız. Allahü teâlâyı çok hâtırlayınız ki, kurtulabilesiniz!

    Namazdan sonra, isteyen işine gider çalışır, isteyen câmide kalıp namaz kılmak ile, Kur’ân-ı kerîm ve duâ ile meşgul olur. Cuma namazı vakti girince, alış-veriş günahtır.

    Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” çeşitli hadîs-i şerîflerinde buyurdu ki:

    *Bir müslüman, Cuma günü gusül abdesti alıp, Cuma namazına giderse, bir haftalık günahları affolur ve her adımı için sevâb verilir.

    *Cuma namazı kılmayanların kalblerini Allahü teâlâ mühürler. Gâfil olurlar.

    *Günlerin en kıymetlisi Cumadır. Cuma günü, bayram günlerinden ve Aşûre gününden daha kıymetlidir. Cuma, dünyada ve Cennette mü’minlerin bayramıdır.

    *Bir kimse, mâni yok iken, üç Cuma namazı kılmazsa, Allahü teâlâ, kalbini mühürler. Ya’nî iyilik yapmaz olur.

    *Cuma namazından sonra bir an vardır ki, mü’minin o anda ettiği duâ red olma.

    *Cuma namazından sonra, yedi defa İhlâs ve Mu’avvizeteyn yani Felak ve Nas surelerini okuyanı Allahü teâlâ, bir hafta kazâdan, belâdan ve kötü işlerden korur.

    *Cumartesi günleri yahudilere, Pazar günleri nasaraya [hıristiyanlara] verildiği gibi, Cuma günü de Müslümanlara verildi. Bu gün, Müslümanlara hayır, bereket, iyilik vardır.

    *Cuma günü yapılan ibâdetlere, başka günde yapılanların, en az iki katı sevâb verilir. Cuma günü işlenen günahlar da iki kat yazılır.

    Cuma günü, ruhlar toplanır ve birbirleriyle tanışırlar. Kabirler ziyaret edilir. Bu günde kabir azâbı durdurulur. Bazı âlimlere göre, mü’minin azâbı artık başlamaz. Kâfirin azâbı, Cuma ve Ramazanda yapılmamak üzere, kıyâmete kadar sürer. Bu gün ve gecesinde ölen mü’minler, kabir azâbı çekmez. Cehennem, Cuma günü çok sıcak olmaz. Âdem aleyhisselâm, Cuma günü yaratıldı. Cuma günü Cennetten çıkarıldı. Cennettekiler, Allahü teâlâyı Cuma günleri göreceklerdir.





    İlgili Yazılar

  2. 2
    Hoca Moderatör
    Hoca
    Moderatör

    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 14,854
    Tecrübe Puanı: 188

    --->: Cuma Namazının Önemi


    cumayı bayram kılana hamdolsun. dört gözle beklediğim gün. teşekkürler yeğenim


  3. 3
    imamhatipli42 Özel Üye
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 1,880
    Tecrübe Puanı: 34

    --->: Cuma Namazının Önemi


    Alıntı
    cumayı bayram kılana hamdolsun. dört gözle beklediğim gün
    Aynı duygu ve düşüncelerle sana katılıyorum mum. Bu arada bayramımız mübarek olsun.:):)


  4. Reklam

  5. 4
    fecr Üye
    fecr
    Üye

    Üye No: 33533
    Mesaj Sayısı: 220
    Tecrübe Puanı: 4

    --->: Cuma Namazının Önemi


    Allah c.c. razi olsun güzel bir paylasim


  6. 5
    enginkanat Üye
    enginkanat
    Üye

    Üye No: 2552
    Mesaj Sayısı: 51
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 47
    Yer: İzmir

    Arkadaşlar soracağım sorunun doğruluğundan ben de şüpheliyim ama yine de sorayım. Geçen haftaların birisinde cuma namazına katılmak için yalan söyledim. Bugün de aynısını yapmayı düşünüyorum. Daha önceden izin istediğimde vermemişlerdi. Müslümanlıkta yalanın yeri yoktur biliyorum. Sizin değerli fikirlerinize ihtiyacım var.


  7. 6
    amts Üye
    amts
    Üye

    Üye No: 21788
    Mesaj Sayısı: 1
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 47

    çalıştığın kişi müslümanmı


  8. 7
    Hükümdar Ehl-i sünnet
    Hükümdar
    Ehl-i sünnet

    Üye No: 44640
    Mesaj Sayısı: 234
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 35

    Alıntı
    Arkadaşlar soracağım sorunun doğruluğundan ben de şüpheliyim ama yine de sorayım. Geçen haftaların birisinde cuma namazına katılmak için yalan söyledim. Bugün de aynısını yapmayı düşünüyorum. Daha önceden izin istediğimde vermemişlerdi. Müslümanlıkta yalanın yeri yoktur biliyorum. Sizin değerli fikirlerinize ihtiyacım var.
    enginkanat kardeşim soruyu aşağıdaki bölüme sor burda kimse görmeyebilir hemde o bölüme sorarsan herkes sorunun cevabını görür

    [URL="https://www.forumduasi.com/sizden-gelen-sorular/"]Sizden gelen sorular[/URL]


  9. 8
    Hoca Moderatör
    Hoca
    Moderatör

    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 14,854
    Tecrübe Puanı: 188

    Alıntı
    Arkadaşlar soracağım sorunun doğruluğundan ben de şüpheliyim ama yine de sorayım. Geçen haftaların birisinde cuma namazına katılmak için yalan söyledim. Bugün de aynısını yapmayı düşünüyorum. Daha önceden izin istediğimde vermemişlerdi. Müslümanlıkta yalanın yeri yoktur biliyorum. Sizin değerli fikirlerinize ihtiyacım var
    yapılması gereken gizlemeden açıkça gideceği yeri bildirip izin istemektir. tavsiyem patronla müsaid bir zamanda durumu konuşup bu yalanlardan kurtulmandır.


  10. 9
    @hmet Özel Üye
    @hmet
    Özel Üye

    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 4,715
    Tecrübe Puanı: 51
    Yer: gölbaşı

    Allah c.c. razi olsun güzel bir paylasim


  11. 10
    Fetva Meclisi Moderatör
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 4,865
    Tecrübe Puanı: 56

    Cuma Namazının Önemi


    Allah cc razi olsun paylasim için


  12. 11
    kadirba72 Üye
    kadirba72
    Üye

    Üye No: 79212
    Mesaj Sayısı: 20
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 30

    Allah razı olsun güzel paylaşım cuma günün önemini bir kez daha anlamış olduk


  13. 12
    ????? Üye
    ?????
    Üye

    Üye No: 79217
    Mesaj Sayısı: 3
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 23

    Saglolasın kardeş


  14. 13
    kadirba72 Üye
    kadirba72
    Üye

    Üye No: 79212
    Mesaj Sayısı: 20
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 30

    Allah cc razı olsun


  15. 14
    Fetva Meclisi Moderatör
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 4,865
    Tecrübe Puanı: 56

    Cuma günü çok değerli ve mübarek bir gündür. Bu konuda Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyurmaktadır:
    "Bizler Ehl­i Kitab'a göre en son gelmişken, kıyamet gününde faziletçe en başa geçecek olanlarız. Şundan dolayı ki, bizden evvel onlara Kitab verildi de Allah'ın onlara farz buyurduğu gün bu cuma günü iken, onlar anlaşmazlık çıkarıp başka günlere saygı gösterdiler. Bize ise o güne itibar etmek hususunda Hak Teala hidayet verdi (Doğru yolu gösterdi). Artık bu hususta insanlar bizden geri kalmış oldular. Yahudilerin ibadet günü yarın (cumartesi), Hıristiyanlarınki ise öbür gün (pazar)'dür. (Tecrîd, III, 3.)
    "Âdem o gün yaratıldı, o gün cennetten yere indirildi, o gün tövbesi kabul edildi ve o gün vefat etti, kıyamet günü de o gün kopacaktır. İns ve cinden başka hiç-bir yaratık yoktur ki, tan yeri ağardıktan gün doğuncaya kadar ­kıyamet belki bu gün kopar korkusu ile­ kulak kabartmasın. Bir de o günün içinde bir saat vardır ki, bir Müslüman kul, tesadüfen, o esnada namaz kılıp Allah Teâlâ Hazretleri'nden bir hacetini dilerse onu Allah Teala muhakkak ona verir." (Tecrîd, III, 4­5; Müslim, Cum'a, 17)
    Cuma gününün fazileti hakkında buyurulan bu kabil hadis­i şeriflerden dolayı İslâm bilginleri arasında konuşulan ve halka mal olarak darbımesel hükmüne gelen bazı güzel söz ve değerlendirmeler vardır. Mesela denilmiştir ki, "Cuma haftanın; Ramazan yılın; Hac ise ömrün ölçüsüdür." Yani şuurlu bir şekilde cuma namazını kılan; bugünü, İslâmî literatürde belirtilen bilgilere göre değerlendiren kişi bir hafta boyunca bunun feyz ve bereketinin tesirinde yaşar, her cuma bu tekrarlandıkça ömür boyu aydınlık bir hayat geçmiş olur. Bunun gibi Ramazan ayını âyet ve hadislerin ışığında değerlendiren mü'min onun feyziyle senenin bütün ay ve günlerini kıymetlendirebilir. Hac ibadeti kendisine farz olan zengin mü'min de bu ibadeti samimi bir şekilde yerine getirirse günahları bağışlanır ve eğer hac süresince edindiği mânevî ışığı iyi kullanabilirse bir ömür boyu mutlu olur. Yine, denilmiştir ki: "Cuma içindeki icabet saati, (dua ve dileklerin kabul edildiği an) Ramazan içindeki Kadir gecesi gibidir."
    Cuma günü gusletmek (tepeden tırnağa yıkanmak), gereken temizlikleri yapmak, dişleri fırçalamak, hoş­hafif koku sürünmek, temiz elbiseler giyinmek, güler yüzlü ve sevinçli olmak iyi görülmüştür. Peygamberimiz (sas) Medine civarındaki köylerden toz ve ter kokusu ile cumaya gelenlere "Bari, bu gününüz için iyice yıkanıp temizlenseniz!" buyurmuştur. (Müslim, Cum'a, 9)
    Cuma günleri sabah namazında Peygamber Efendimiz (sas) Secde ve Dehr (İnsân) surelerini okurdu. Bunun sebebi bu surelerin cuma günü, olmuş ve olacak olayları ihtiva etmesidir. Dolayısıyla bu sureler okunduğu takdirde Hz. Âdem'in yaratılışı, âhiret hayatının tasviri, insanların öbür âlemde yeniden dirilişi gibi cuma günü cereyan etmiş ve edecek olan hâdiseler hatırlanmış, bunlara olan îman tazelenmiş olacaktır. Secde Sûresi'nde Cenab­ı Hakk; Kur'an­ı Kerim'in, insanların uyarılması için indirilmiş bir gerçek olduğunu belirttikten sonra göklerin ve yerin yaratılışını hatırlatır ve "O'ndan başka bir dostunuz ve şefaatçiniz yoktur. Düşünmüyor musunuz?" (Secde, 32/4) diye sorar. İnsanın yaratılışına değinir ve "..Size kulaklar, gözler, kalpler verilmiştir. Öyleyken, pek az şükrediyorsunuz." (Secde, 32/9) buyurarak insanları uyarır. Surenin devamında Yüce Allah sapıkların dünyada iken ahirette tekrar diriltilmek konusunda inkâra gittiklerini hatırlatarak, böylelerinin öldükten sonra öbür âlemdeki pişmanlıklarını şöyle açıklar: "Suçluları, Rablerinin huzurunda başları önüne eğilmiş olarak, Rabb'imiz! Gördük, dinledik, artık bizi dünyaya geri çevir de iyi iş işleyelim; doğrusu kesin olarak inandık, derlerken bir görsen!" (Secde, 32/13) Diğer taraftan, Allah'ın âyetlerine inananlar, büyüklük taslamayarak Cenab­ı Hakk'ı övüp yüceltenler, korku ve ümit içinde Hak Teâlâ'ya yalvaranlar, Yüce Mevlâ'nın ihsan ettiği rızıklardan sarf edenlerdir. Secde Sûresi'nde belirtilen bir gerçek de "En zalim kimselerin, kendilerine Allah'ın âyetleri hatırlatılınca onlardan yüz çevirenler." olduğudur. Sûre'nin son kısmında Yüce Allah inkârcılara şöyle seslenir: "Şimdi yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri yok etmiş olmamız onları doğru yola sevk etmez mi? Bunlarda şüphesiz ibretler vardır. Dinlemezler mi? Kuru yerlere suyu gönderip, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri ekinleri çıkardığımızı görmezler mi? Görmüyorlar mı?" (Secde, 32/26­27)
    "Dehr (İnsân)" Sûresi'nin ilk âyetlerinde Cenab­ı Hak, insanın bir nutfeden yaratıldığını belirttikten sonra ona görme ve işitme verildiğini ve doğruyu bulmak için yol gösterildiğini ifade eder. Sûre'nin devamında açıklandığına göre insanlar bu dünyada imtihan üzeredirler, ama bazıları şükrederler, diğer bazıları ise nankörlük ederler. Yüce Allah, bu surenin beşinci ayetinden itibaren iyilerin âhirette karşılaşacağı sonsuz mükâfatı tasvir eder: "Şüphesiz iyiler kâfur katılmış bir tastan içerler. Bu, ancak Allah'ın kullarının taşıra taşıra içebileceği bir pınardır. Onlar verdikleri sözleri yerine getirirler, fenalığı yaygın olan bir günden korkarlar. Onlar içleri çektiği halde, yiyeceği; yoksula, öksüze ve esire yedirirler."
    "Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz. Biz karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz, çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabb'imizden korkarız." derler. "Allah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur, onların yüzüne parlaklık ve neş'e verir. Sabırlarının karşılığı, cennet ve oradaki ipeklerdir. Orada tahtlara yaslanırlar; orada yakıcı sıcak ve dondurucu soğuk görmezler. Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve onların koparılması kolaylaştırılmıştır. Çevrelerinde gümüş kaplar ve billur kâseler dolaştırılır. Billurları gümüş gibi parlaktır, onları ölçüp ölçüp dağıtırlar. Orada zencefil karışık bir tasla içirilirler. O pınara (Selsebil) denir." (İnsan, 76/5­18)
    Cuma günü ve Cuma namazı İslâm'a mahsus en büyük şiar ve sembollerdendir. Kurban bayramından önceki arefe günü Arafat'ta hac için bir araya gelen mü'minler topluluğu yılda bir kere tekrarlanmak kaydıyla bütün dünya üzerindeki Müslümanların en büyük toplantılarıdır. Bunun dışında mü'minlerin büyük kalabalıklar halinde ibadet ortamında kendiliğinden en çok bir araya geldiği günler bayram namazları ve cuma namazıdır. Bilhassa cuma namazının her hafta yeniden tekrarlanması, Müslümanların her hafta bir bayram sevinci içinde bir araya gelmeleri açısından ayrı bir önem taşımaktadır.
    Cuma günü öğle vakti ezan okununca erkeklerin cuma namazına gitmesi farzdır. Bu konuda Cenab­ı Hak şöyle buyurmaktadır: "Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağrılınca Allah'ı anmaya koşun, alışverişi bırakın. Bilseniz bu, sizin hakkınızda daha hayırlıdır. Namaz kılınınca yeryüzüne dağılın. Allah'ın lütfunu arayın. Allah'ı anın ki, felâh bulasınız." (Cum'a, 62/9­10)
    Dolayısıyla bu büyük gün ibadetin şuurunda olmayan, bunun idrakinden uzak, ilgisizlik içinde kalanların gafillerden sayılacağı hadis­i şeriflerde açıklanmıştır. Nitekim cumayı terk etmenin büyük günah olduğu bizzat Peygamber Efendimiz (sas) tarafından belirtilmiştir. Bu konuda Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmaktadır: "Birtakım kimseler ya cumayı terketmekten kesin olarak vazgeçerler, yahut da Allah onların kalplerini mühürleyecek, sonra kendileri muhakkak surette gafillerden olacaklardır." (Müslim, Cum'a, 40) "Üç cuma namazını, aldırmayarak mazeretsiz bırakıp kılmayan kimsenin Allah, kalbini mühürler." (et­Tâc, I, 273)
    Cuma günü ve gecesi Peygamber (sas)'e salavat getirmenin sevap ve fazileti büyüktür. Çünkü mü'minler sahip oldukları iman selametini ve İslâm saâdetini O'na borçludurlar. Cenab­ı Hak O'nun hürmetine hem dünyevi hem de uhrevi saâdet ve hayrı mü'minlere bahşetmiştir. Onlara verilecek İlâhi lütuf ve ihsanlar cuma günü ellerine geçecek, cennetteki makamlarına o gün gönderileceklerdir. Cennete girdikleri zaman mü'minlere beklediklerinin çok üstünde ziyadesiyle İlâhi lütufların yağdırılacağı "Mezid günü" o gündür. Ayrıca dünyada o gün mü'minler için bayramdır, o gün hulus­i kalple Cenab­ı Hakk'a uzanan eller geri çevrilmez; çünkü icabet saati (dua ve dileklerin kabul edildiği an) o günün içindedir. O günü bayram şuuru içinde idrak eden evler bereketle, hazla dolar. İşte bütün bunlar Hz. Peygamber'i tasdikin ve O'nun izinden ayrılmaksızın yürümenin hayırlı meyveleridir. Bu şuur içinde cuma gecesi ve günü, mü'minlerin, saadet sebebi olan âlemlerin efendisi Hz. Muhammed (sas)'e çokça salavat getirmeleri uygun olur. Nitekim ­kaynaklarda naklolunduğuna göre­ Hz. Peygamber (sas) Müslümanlara, cuma günü kendisi için çok salât ü selâm gönderilmesini tavsiye etmiş ve salât ü selâmların o gün kendisine arz olunacağını haber vermiştir.
    Hasılı, cuma günü, Müslümanların haftalık bayram günüdür, bu günün faziletleri saymakla bitmez. Bu münasebetle Müslümanlar cuma günü, ibadetlerine daha çok dikkat etmeli ve Peygamberimiz'e salât ü selâmda bulunmalıdırlar. Bununla beraber onu daha çok sevmeli ve hadis­i şerifleri anlamaya çalışmalıdırlar. Cuma günü Kehf Sûresi'ni okuyanlara uhrevi mükâfat müjdelenmiş, her cuma namazının diğer cumaya kadar günahlara kefaret olduğu belirtilmiştir. Cuma günü yoksullara yapılan yardımın sevabı da boldur. Cuma günü va'zü nasihat günüdür. Cuma va'zında ve hutbesinde konular, Müslümanların önemli meselelerine ışık tutmalı ve herkes bu mânevi aydınlık içinde hatalarını düzeltmeye, eksiklerini gidermeye çalışmalıdır.
    Cenab­ı Hak, aylar içinde Ramazan'ı, geceler içinde Kadir Gecesi'ni, dünya içinde Mekke'yi, insanlar arasında Hz. Muhammed (sas)'i seçtiği gibi günler içinde de cumayı seçmiştir.
    Mübarek Gün ve Geceler Hüseyin Algül


+ Yorum Gönder
Git 12 Son