1. 1
    ebuturab Site Doktoru
    ebuturab
    Site Doktoru

    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 637
    Tecrübe Puanı: 9
    Yer: vuslat-ı nur

    Hipofiz bezınin tanımı yapısı ve gorevleri nelerdir?


    Biyolojik süreçlerin büyük bir bölümünü düzenleyen hipofiz, vücudun en önemli iç salgı bezlerindendir. Merkezi sinir sisteminin hipotalamus kısmı ile olan bağlantısı sayesinde diğer bezleri kontrol eden ana bezdir. hormon orkestrasının şefidır
    Hücrelerin yenilenmesi ve bölünerek çoğalabilmesi, başka bir deyişle, büyüme ve yaşamın sürekliliğinin sağlanabilmesi için gerekli birçok madde hipofizde bireşimlenir; bu maddeler metabolizma etkinliklerinin büyük bir bölümünü başlatır ve denetler. Bezin ağırlığı 0,5 gr’den biraz fazladır. Yaklaşık 1,25 santim çapında cevize benzer küçücük bir salgı bezidir ve kafatasının alt kısmında beynin altında yerleşmiş bulunmaktadır. Ön ve arka olmak üzere iki kısma ayrılmıştır ve ikisini birleştiren ara lob, insanda körelmiş, damarsız bir kalıntı haline dönüşmüştür. her kısımda kan akımına ayrı cins hormonlar ifraz eden ayrı tip hücreler bulunmaktadır.
    Hipofiz, kafatasının içinde, kafa tabanını oluşturan kemiklerden kamamsı kemiğin çukuru (Türk eyeri) üzerinde oturur. Beyni ve omuriliği çevreleyen zarlardan en dışta yer alan sertzar bu çukurun içini tümüyle sararak üstü açık bir kesecik oluşturur. Bu kesecikte yer alan hipofiz, hipotalamusun dışındaki tüm komşu oluşumlardan ayrılmıştır. Beyni oluşturan yapılardan biri olan hipotalamus, hipofizin üstünde yer alır ve beze bir sapla bağlıdır. Bu bağlantı sayesinde hipotalamustan doğrudan emir alır. Bu emir doğrultusunda gerekli hormonu üretir ve vücutta ihtiyaç duyulan düzenlemenin yapılmasını sağlar.
    Hipofiz salgı bezinin ön kısmı tiroid, böbreküstü ve pankreas, testisler, yumurtalıklar ve memeler gibi başka salgı bezlerine tesir eden birçok hormon salgılamaktadır. Ön hipofiz salgı bezinden ifraz olan hormonlar yukarıda sayılı salgı bezlerinin faaliyetini kontrol ve ayar etmekte, bazen bunların çalışmalarını hızlandırmakta ve bazı hallerde de yavaşlatmaktadır. Örneğin, böbreküstü bezlerinin hormonlarını kan akımına ifraz etmekte yavaşlamışsa, ön kesimdeki hipofiz salgı bezi daha fazla ifrazat yapması için onu uyaracaktır.
    b. Hipofiz salgı bezinin arka kısmı ise böbreklerin su alıkoyma veya ifrazını kontrol eden bir hormonu üretmektedir.

    Bu sap " İnfundibular sap " adınıda alır. Hipofiz bezinin salgıladığı hormonlar oldukça önemli görevleri yerine getirirler. Büyümeden üremeye, su emiliminden kan basıncı dengesine kadar birçok organın kontrolünü sağlayan hormonları üretir ve kana verir.
    Hipofiz bezinin Adenohipofiz ve Nörohipofiz olmak üzere iki alt lobu vardır. Bu loplardan salınan hormonları ayrı ayrı ele alacağız.
    I-) Adenohipofiz lobundan salgılanan hormonlar :
    TSH : TSH hormonu az öncede belirttiğimiz gibi hipotalamustan salınan TRH'nın TSH üreten hücrelerini uyarmasıyla sentez edilmeye başlanır. Bu hormonun hedef organı ise soluk borusunun hemen önünde yer alan " Tiroid " bezidir. Bu bez oldukça önemli 3 ana hormon olan Kalsitonin, tiroksin ve triiyodotronin hormonlarının salgılanmasından sorumludur.
    FSH / LH : Bu iki hormon, dişi ve erkeklerde eşey hücrelerin gelişiminden sorumludurlar. Yani hedef organları eşey organlarıdır. FSH erkeklerde sperm üretimini, dişi bireylerde ise yumurta üretimini uyarır. LH hormonu ise dişilerde korpus luteum adı verilen bir yapının gelişimini uyarır. Korpus luteum, dişilerde Progesteron adı verilen bir hormonun üretiminden sorumludur. Bu hormon dişilik karakterlerin kazanılması açısından önemlidir.
    ACTH : Yine bu sayfada değindiğimiz böbrek üstü bezlerinin çalışması, ACTH hormonunun uyarımı sayesinde kontrol edilir. Ancak böbreküstü bezleri anatomik olarak iki ana kısımdan meydana gelir, bu kısımlar Korteks ve Medulla adını alır. ACTH yanlızca korteks kısmına etki etmektedir, medullayı kontrol eden mekanizma hipofizden tamamen bağımsızdır. Örneğin kanda aminoasit seviyesi düştüğü takdirde hipofizden ACTH salınır, bu hormon kortekse etki ederek " Kortizol " adı verilen bir hormonun salınmasını uyarır. Bu hormon ise belirli hücrelere etki ederek proteinlerin parçalanmasını sağlar. Ancak kandaki adrenalin, noradrenalin hormonlarının artışı veya azalması ise medulla üzerinde uyarıcı etki meydana getirir. Yani medulla hipofiz hormonlarına değilde kandaki bazı moleküllerin seviyesine göre aktive edilmektedir.
    STH / GH : Bu iki hormonun ana görevi büyümede rol oynamasıdır. Bu hormonlar kemikleri, iç organları, yumuşak dokuları ve kıkırdakları meydana getiren hücrelerde mitoz aktivitesini uyarır. Mitoz aktivitesi uyarılınca hücreler bölünürler ve çoğalmaya başlarlar. böylelikle iç organlarda ve kemik dokularında miktarca artış meydana gelir, birey büyümeye başlar.
    Burada bir noktada durmak gerekir. Büyüme hormonu aslında farkında olmadığınız mucizevi bir olayın tetiklenmesine neden olur. Bu olay büyümedeki orantı dengesidir.

    Örneğin elleriniz en genel şekilde kas, kemik deri ve yağ dokusundan meydana gelir. Büyüme hormonu salındığında herbir farklı hücreye farklı şekilde etki eder. Kas hücresi 2X sayısı kadar mitoz geçirip çoğalıyorsa kemik hücreleride 2X sayısı kadar bölünürler, aynı şekilde deri hücreleride aynı oranda çoğalırlar. Fakat bazı organlar vardırki büyüme hormonuna cevap verdiği zaman ani bir mitoz patlaması göstermezler, örneğin göz hücreleriniz STH hormonuna, ellerinizi meydana getiren deri hücreleri gibi bir yanıt verseydi o zaman gözleriniz şu an göz yuvalarınızın dışında olacaktı. Ancak göz hücreleri (başka organlarda olabilir) STH'ya yanıt verdiğinde göz hücrelerindeki genler, gözün büyümesini, vücut organları ile orantılı olacak şekilde düzenlerler.
    PRL : Prolaktin dişi bireylerde meme bezlerinden süt salınmasında uyarıcı bir etkiye sahiptir. Özellikle doğum sonrasında süt bezleri yüksek aktivite gösterir, böylelikle bebeğin ihtiayaç duyduğu süt fazlasıyla üretilmiş olur. Ancak süt üretiminde sütün zengin mineral içeriği açısından ana etmen PRL değildir, annenin iyi beslenmesi bebeğin içeceği sütün zengin mineral ve protein içeriğe sahip olmasında etkendir.
    MSH : " Melanin uyarıcı hormon " adını alan MSH hormonu, hipofizden salındığı vakit hedef hücreleri olan melanin hücrelerinin reseptörlerine bağlanır. Bu hücreler melanin adı verilen renk pigmentinin üretimini gerçekleştirirler. Bu pigmentlerin üretimindeki artış, derinin renginin koyulaşmasına neden olur. Aksine açık tenli insanlarda melanin hücreleri daha az pigment üretirler. Bunun yanında melanin pigmentinin üretimi güneş ışınlarıylada doğrudan etkilidir
    Hormonal bezlerin vücut hücrelerine belirli emirler vererek bu hücrelerin faaliyetlerini düzenleyen organeller olduklarını hatırlarsak, bu durumda hipofiz bezinin önemi daha iyi ortaya çıkar. Çünkü hipofiz bezi yalnızca birçok vücut hücresine emir vermekle kalmaz, aynı zamanda vücut hücrelerine emir veren diğer hormonal bezlere de emir verir. Bir anlamda yöneticilerin yöneticisi gibi çalışır.

    Örneğin tiroid hormonunun salgılanması gerektiği durumlarda tiroid bezine bir emir gönderir ve bu hormonun salgılanmasını sağlar. Aynı şekilde böbrek üstü bezlerine, erkek bedeninde testislere, kadın bedeninde yumurtalıklara ve süt bezlerine, ihtiyaç duyulan hormonların salgılanması için emir gönderir

    İlgili Yazılar

  2. 2
    ASUDE Bayan Üye
    ASUDE
    Bayan Üye

    Üye No: 108924
    Mesaj Sayısı: 368
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: Hipofiz bezınin tanımı yapısı ve gorevleri nelerdir?


    hipofiz bezini konum olarak gözlerin arasında bulunan ve burnumunuzun üst kısmının arkasında yer alan kemiğin içerisinde bir bezdir boyut olrak bir kuru fasulye kadar olan bir organdır


+ Yorum Gönder