1. 1
    Hoca Moderatör
    Hoca
    Moderatör

    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 14,854
    Tecrübe Puanı: 188

    ASRIN HASTALIGI: PANiK ATAK


    ASRIN HASTALIĞI: PANİK ATAK

    Stres, aşırı üzüntü, keder gibi vakıaların neticesinde oluşan psikiyatrik bozukluk. Aslında neden kaynaklandığı konusunda net bir bilgi yok. Beklenmedik bir anda ortaya çıkan, yoğun kaygı, bunaltı. Bu tanı % 75 ila 80 oranında kadınlarda oluşuyor. Kalp hastalığı belirtisi veriyor ve bu hastaların çoğunluğu psikiyatri dışı hekimlere başvuruyor.

    Panik atağın kişisel belirtileri:
    • Çarpıntı, kalp atışlarını duyumsama.
    • Bazen sol kola yayılan ağrı ve uyuşma.
    • Terleme, titreme, sarsılma.
    • Boğazda düğümlenme, nefes alamama.
    • Baş dönmesi, sersemlik, düşme veya bayılma hali.
    • Ölüm korkusu, kontrolünü yitirme.
    Tam olarak nasıl başladığı bilinmeyen bu hastalığın belirtileri, bunlar ve bu belirtilerden birkaçı bir insanda ciddi oranda var ise, demek ki bu insan panik atak hastasıdır.
    Uzman psikiyatrislerin bu hastalara tavsiyesi; kafaya bir şey takmamaları, üzülmemeleri ve düzenli terapilere devam etmeleri ve hastalıklarla yaşamayı öğrenmeleri.
    Bu hastaların % 35’inin sık sık nefes alma ihtiyacı hissettiği, % 20 ila 30’unda kalp damarlarının normal çıktığını, anjiyosu normal olan hastaların % 35-45 ayrıntılı muayenesinde panik bozukluk çıktığı görülmekte. Yani panik atak hastalarının belirtilerinde ortaklık görülse, bu hastalık, dahiliyenin ve kardiyolojinin branşı denilecek, ama tespitler net değil. Birkaç soruyla bu hastalığa değişik bir zaviyeden bakmaya çalışalım.
    Acaba bu hastalıkla, şimdi bahsedeceğim mevzu arasında bir ilişki olabilir mi?
    Kur’an, bizlere sihir ve cinin varlığından, bunların insan bedenindeki etkilerinden bahseder. Sihrin, kadın ile kocanın arasını bile açabileceğinden, şeytanın ise insanları çarpabileceğinden, hatta faiz yiyen insanların şeytan çarpmış gibi kalkacaklarından bahseder. Benzetilen şey, vaki olamayacak olsa bu temsil yapılmazdı.
    Dünyada bu işle uğraşan ehil insanlar cin etkileşmesinin belirtilerini şöyle sıralıyorlar:
    • Kişinin göğsünde daralma.
    • Uykusuzluk ve aşırı terleme.
    • Rüyalarda boşluğa atılma.
    • Cinin etkileşmesinden veya insan vücudunda dolaşmasından kaynaklanan kısmî felç, bayılmalar ve bazen de vücudun belirli azalarında oluşan ağırlıklar.
    • Şeytanın, insan damarlarında kanın dolaşması gibi gezinmesinden kan endekslerinin standart dışına çıkması.
    • Ve sihrin yapılış çeşidine göre insandan insana görülen farklı tepkimeler.

    Soruyorum:
    Acaba anatomik yapıda hasıl olan ve zahiren dış belirtisi olan hastalıkların hepsi bedensel rahatsızlıklardan mı oluşur? Tıbbın dinden alacağı şeyler olup, bunlar içinde bir branşlaşma açması gerekmez mi?
    Tıp insana hizmettir, dinlisi ve dinsizi olmaz.

    Alternatif sunmak:
    Dindeki sihrin ve büyünün etkilerinden bahseden ayetler, bütün dinlerde mevcuttur. Hatta, bizzat Papa’nın bile cin çıkarma ayinlerine katıldığı söylenilmekte ve bu olaylar da beyaz perdeye “Şeytan” adlı filmde hastanın içine giren cini çıkarmak olarak yansımaktadır.
    Yahudilerin de sihir yaptıkları, eski firavunların pramitleri yaparken sihir kullandıkları, Ermeniler’in kıymetli şeylerini saklarken tılsım yaptıkları vakıadır. Her dinde ruhsal güçlerin insanları etkilediklerine inanılır. İster bunun adına İslam’da cin-şeytan denilsin, isterse Kızılderililerde kötü ruhları defetme.
    Panik atak hastalarına bir teklifim var. Dinde, bu işte ehil olan insanlar iki kriterden bahseder:
    1- Hiçbir sihir, Bakara suresine dayanamaz ve sihirli insan, Bakara suresini okuyamadığı gibi, dinleyemez de. Kalkmamak şartı ile bir oturmada Bakara suresini sesli bir şekilde okuyun veya okuyanı dinleyin. Hatta hepsini bile değil, ilk 20 sayfa bile yeterlidir. Kendisine muska veya sihir yapılmış insan, okurken veya dinlerken aşırı derecede rahatsızlığı başlar, bayılabilir, halsiz kalabilir, titreme başlar veya uyuyabilir.
    2- Yine iddia edilmektedir ki, bir cinin etkisinde kalan insan, sesli sesli Saffat suresinin ilk 10 ayetini 10 kere okuyamaz veya okuyanı dinleyemez. Şu halde, bu iki vakıa denenir ve hiçbir şey olmazsa, bu hastalık tamamen tıplık bir vakıa ama bir rahatsızlanma olursa, demek ki, bu hastalığın manevi bir boyutu vardır.

    Cin hastahanesi:
    Madem ki her dinde bu tip sihrin, şeytanın ve cinnin insan bedeninde bir etkisi olduğuna inanılıyor da, neden tıp, bu bölümlere yönelmiyor? Madem ki gayesi, insan sağlığının korunması, işte sağlımız...
    Bugün Rusya gibi ülkeler, parapsikoloji açısından kabiliyetli insanları toplayıp, onları değerlendirme yoluna gidiyorlarsa, bizler de bu sektörde yerimizi alabiliriz. Tabi ki, bunu cinci insanlarla değil, şarlatanlarla değil, “Benim hizmetimde cin var.” diyen insanlarla değil. Hatta bunu iddia eden insanlar, aynı zamanda bunu ispatlamalıdırlar. Kuru kuruya iddia olmaz ve olamaz da.
    Belkıs’ın tahtını getireceğini söyleyen cin, bize şunu öğretir: Cinler, madde nakli yapabilirler. Hz. Süleyman da bunları inşaat işlerinde çalıştırmadı mı? Madem emirlerinde cin var, bulundukları odadaki eşyaların yerlerini canlı yayında değiştirsinler, biz de görelim. Veya gelen TV’cilere şöyle tepside bir çay ikramı da güzel olur. Ya iddialarını ispatlasınlar, ya da sahtekârlıkları teşhir edilsin.
    Bu işi reyting için yapan insanlar, dinin sihir ve cin boyutuna da leke sürmektedirler. Manevi işler, ehillerine teslim edilir. Bu işe ancak araştırmacı İslam alimlerinin ruhi hastalıkların dini boyutunu araştırıp doktorların hizmetine sunmasıyla olur. Örneğin: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bir hastanın içinden cin çıkardığını duymuş muydunuz? Bu, hadis kitaplarında mevcuttur.
    - Bu tedavi esnasında ne okuduğu,
    - Hastayı nasıl oturttuğu,
    - Eliyle nasıl vurduğu gibi kriterlerin hepsi teker teker değerlendirilmelidir.(*)
    Ya Efendimizin bir deliyi iyi etmesi? Mutlaka bu kriterler tıbbın hizmetine sunulmalı. Başlangıçta belki bir poliklinik, belki de ileride dünya hastalarını ağırlayacak bir psikiyatri hastahanesi kurulur.
    Suudi Arabistan’da böyle bir polikliniğin çalıştığını duymaktayım. Eğer doğruysa, tıp adına güzel bir ilerleme.
    Bu yazılanlar, belki okunup geçilir. Belki de kıymete alanlar olur. Ama böyle bir hastahanenin fikrî temelini bile atmak, beni bahtiyar ediyor.
    Not: Arada bir bayılan, kan oranlarında bozukluk olan teşhisi konamadığı için Avrupa’ya götürülen dünyada 500 kişide bir görülen hastalık olduğu ifade edilen bir hasta, Mehmet Ali Erbil, birileri ona bir şeyler yapmış da ondan rahatsızlanmış olabilir mi? Yoksa tıbbi midir? Birisi ona sesli sesli Bakara suresini okusa, benim de merakım gitse.
    Sevgi, saygı ve dua ile. n

    Kaynaklar:
    (*) Uysal Yayınevinden çıkan cin ve sihirden bahseden 2 kıymetli eser vardır. Meraklılarına tavsiye olunur.
    1- Cin-Şeytan ve Büyüden Korunma-1.
    2- Cin Şeytan ve Büyüden Korunma-2.
    Tahminimce piyasanın en muteber iki eseri.

    İlgili Yazılar

  2. 2
    yalçın-1 Üye
    yalçın-1
    Üye

    Üye No: 80775
    Mesaj Sayısı: 1
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 67

    Yanıt: ASRIN HASTALIGI: PANiK ATAK


    Bu konuda bizleri aydınlttığınız için çok çok teşekkürler.Allah,aemanet olun.


  3. 3
    Ezon Üye
    Ezon
    Üye

    Üye No: 123407
    Mesaj Sayısı: 11
    Tecrübe Puanı: 1

    Yorum: Balık ve süt birlikte yenirmi?


    Panik atak cinlerden mi kaynaklı o zaman ben sürekli abdest alıyorum kuran okuyorum ama gene korku ve kaygılar geliyor kafam karıştı


  4. Reklam

+ Yorum Gönder