Git İlk 1235 Son
  1. 15
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    --->: Necati ŞİMŞEK Şiirleri..


    Allah c.c. Cümlemizden razı olsun..
    Teşekkür ederim..


  2. 16
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    --->: Necati ŞİMŞEK Şiirleri..


    Çiğ Süt Emmiş İnsanlar..

    Karşına her geçişte, boyunu büküyorsa
    Söylediğin her lafa, senden çok gülüyorsa
    Her bir şeyi bilip te, bilerek saklıyorsa
    __________Söylediği doğruya gülüyorsa kargalar,
    __________Çiğ süt emmiş unutma yeryüzünde insanlar..

    Her şeyi terse itip odaklanır paraya
    Sadece para ve o, kimse girmez araya
    Beyaz renk nedir bilmez dalar girer karaya
    __________Bir kibrit alevinden doğuyorsa yangınlar,
    __________Çiğ süt emmiş unutma yeryüzünde insanlar..

    Sırtını döndüğün an, gizli hançeri çıkar
    Ensende gözün olsa, sinsice lafı sokar
    Etrafına her daim, sahte güven vurgular
    __________Sırttaki hançer değil, insanı gül yaralar,
    __________Çiğ süt emmiş unutma yeryüzünde insanlar..

    Ne arkadaş olunur, sır tutmasını bilmez
    Ne bir ölüye ağlar, hiçbir bayramda gülmez
    Yalakalık taşarken ağız kenarın silmez
    __________Böyle tipi zorlanır, doğuramaz analar,
    __________Çiğ süt emmiş unutma yeryüzünde insanlar..

    Her daim ağza bakıp, açık arar sözünde
    Her pislikten mayayı barındırır özünde
    Aradığın manayı, bulamazsın gözünde
    __________Kem gözlerle bakınca, dışa çıkar nazarlar,
    __________Çiğ süt emmiş unutma yeryüzünde insanlar..

    Ne bir Allah korkusu, ne de kuldan utanma
    Yüzü kızarmaz ki hiç, bulaşmamış sıkılma
    Vurunca sersemletir, sallan ama yıkılma
    __________Tarihe not düşecek, bu tarihi yazanlar,
    __________Çiğ süt emmiş unutma yeryüzünde insanlar..

    Memleket, vatan, namus hepsi onda sıfırdır
    Bir nutuğa başlar ki, inanmayan kâfirdir
    Bala bular da sunar, her verdiği zehirdir
    __________Mezar olup girecek, hakka kuyu kazanlar,
    __________Çiğ süt emmiş unutma yeryüzünde insanlar..

    14.04.2008
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


  3. 17
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    --->: Necati ŞİMŞEK Şiirleri..


    Münafık


    Bardağın yarısın boş iken görür,
    Dolu tarafını görmez münafık.
    Gözündeki çöpü görürde senin,
    Kendinde merteği görmez münafık..

    Düz yolda giderken şaşırır seni,
    Ocak ta süt olsan taşırır seni,
    Doğrunun yanından aşırır seni,
    Kendi yanlışını bilmez münafık..

    Elini tutarsan kan olur daim,
    Yardımı kesersen olursun zalim,
    Ne olacak dersen benim bu halim,
    Çareyi bulsa da vermez münafık..

    Sevgi çiçekleri yapma çiçekten,
    Hakiki bal çıkmaz sahte petekten,
    Ardı yarılsa da her gün kötekten,
    Rahatlatmaz seni ölmez münafık..

    Yüzünde tebessüm olur dikkat et,
    Seni dostlarından korur dikkat et,
    Hançeri sırtından vurur dikkat et,
    Cenazene bile gitmez münafık..

    Her nereye gitsen çıkar karşına,
    Ortak tavır koyar sanki tavrına,
    Benzini ortadan sıkar yangına,
    Ummanları sıksan sönmez münafık..

    Önce yemi atar, birazcık besler,
    Kontrolü bırakmaz tutar nefesler,
    Farkında olmadan seni kafesler,
    Feryadını duyar, gelmez münafık..

    Devletin çarkını hep o çevirir,
    Hükümetler yıkar, makam devirir,
    Dişleri törpüler, yer yer semirir,
    Karnı patlasa da dikmez münafık..

    Ticaret hacmini patlatmayan o,
    Üretim çağını başlatmayan o,
    Memlekete çivi çaktırmayan o,
    En paslı çiviyi sökmez münafık..

    Minicik çocuğun körpe beynine,
    Kablolu kablosuz girer evine,
    Cepten aramayla herkes sevine,
    Kendi bir selamı vermez münafık..

    Ne kadar yazsam da az gelir daha,
    Ne kaldı gün doğar, bekle sabaha,
    Kuyruk sıkışınca koşar Allaha,
    Rahatken din iman bilmez münafık..

    22.07.2008
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


  4. Reklam

  5. 18
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    --->: Necati ŞİMŞEK Şiirleri..


    Dünya İçinde Dünya…

    Doğduğumda başladı, yürekten gelen çığlık,
    Patlayan tomurcuktum, dünya içinde dünya..
    Sonsuz şefkatin eli, memeden verdi sağlık,
    Annemin kucağında, rüya içinde rüya..

    Geldiğim dünya neydi, nerede başlıyordu,
    Bir lokma et parçası, neye dönüşüyordu,
    Aklım, ruhum bedene, nereden giriyordu,
    Rabbimin hikmetinde, ziya içinde ziya..

    Gözlerimin ilk önce melek miydi gördüğü,
    Beni sevip okşarken, hep bağrına bastığı,
    Kendi yerde yatsa da, koluydu tek yastığı,
    Gözlerime baktıkça, hülya içinde hülya..

    Aldığım her nefesin, ardında duracaktı,
    Küçük, büyük hatamı üstüne alacaktı,
    Benim için kendini, yürekten yoracaktı,
    Anam çok genç bıraktı, dua içinde dua..

    Aklımdan çıkamadı, manidarca müşfik ses,
    Her “oğlum…” deyişinde, içime aktı nefes,
    Baba kaptan olmazsa, dertlerin çelik kafes,
    Hem kılavuz, hem kaptan, derya içinde derya..

    İçten yanık sesiyle okumuştu kulağa,
    Ezanı sindirerek, isim vermiş oğul’a,
    Aldığım her kararda soluk oldu soluğa,
    Annemi bekletmedi, kabir yanına kabir..

    Anam, babam gitti de, biz olduk ana baba,
    Bizler kol kanat gerdik, bizden olan yavruya,
    Hayat devam edecek, baki kaldıkça dünya,
    Bir anda son bulacak, ömür içinde ömür..

    Biz insanlara düşen, bakıp ta ibret almak,
    Madem ki insan olduk, insan gibi yaşamak,
    Herkese nasip olmaz, ana ve baba olmak,
    Kıymetini bilmeli, sabır içinde sabır..

    01.03.2008
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


    1985 yılında 41 yaşında Mide kanserinden vefat eden canım annem ve üç yıl sonra 1989 yılında 47 yaşında Kalp Krizinden vefat eden canım babam...
    Hiç aklımdan çıkmayan nurlu yüzleriniz ve kulağıma küpe olan sözleriniz, nasihatleriniz...
    Size doyamadan terk ettiniz ya...
    Boy boy torunlarınız oldu.
    Mürüvvetini göremediğiniz iki kardeşim daha evlendi, çoluk çocuğa kavuştu...
    Rabbim mekânınızı cennet eylesin.
    Yattığınız yer nur olsun...
    Dualarım hep sizinle ve ümmeti Muhammed’in tüm terk-i diyar edenleriyle...


  6. 19
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    İnce Hesap

    Düşündüğün her fikir, senden hesap soracak.
    Hor gördüğün her fakir, senden hesap soracak.
    Yaptığın her kötülük, işlediğin günahlar,
    Ömründe evvel, ahir, senden hesap soracak..

    Bacakları kırılmış, yaralanmış köpecik,
    Anasından ayrılmış, süte hasret kedicik,
    Yazın tam ortasında, su arayan serçecik,
    Gördüğün her mahlukat, senden hesap soracak..

    Pervasızca içine, nefes diye çektiğin,
    Karşı dağın pınarı, soğuk suyun içtiğin,
    Kurumuşsa kökünden, tohum diye diktiğin,
    Bahçende kuruyan ot, senden hesap soracak..

    Boşa akan her damla, olsa bile bir sebil,
    Susuzluktan ölen var, iyi anla iyi bil,
    Yılanı deliğinden, çıkarmaz mı tatlı dil,
    Ağzından çıkan her söz, senden hesap soracak..

    Yolda yürürken ansız, omuzuna çarptığın,
    Sevgi değil nefretle, kem gözlerle baktığın,
    Karnını doyurunca, sağa sola attığın,
    Bir lokma yavan ekmek senden hesap soracak..

    Fani olan dünyada boşa söylenen sözler,
    Acıdan kavrulup ta yaş döken masum gözler,
    Sana doğru bakınca asılıyorsa yüzler,
    Sendeki asık surat senden hesap soracak..

    Yolculuklar az kalıp sona doğru varınca,
    Dertler mutlu olmuşsa kafaları yarınca,
    Ağzında rızkı ile gider iken karınca,
    Onu ezen ayaklar senden hesap soracak..

    Üstünde çok pahalı duran kat kat elbise,
    Ayakların her güne yeni bir çift giydiyse,
    Yanına bir fukara üstsüz başsız geldiyse,
    Seni saran kefenin senden hesap soracak..

    Su-i Zanla yaklaşıp daim şerre yorduğun,
    Hiç haberi yok iken dosta gönül koyduğun,
    Nasıl olsa götürür diyerek yük vurduğun,
    Kahır çeken eşeğin senden hesap soracak..

    Her gün işe giderek kazandığın o para,
    Demet demet birikip, dönse koca tomara,
    Helalinden kazanıp, yatırdıysan kumara,
    Kuruşlar dile gelip senden hesap soracak..

    Yolun olsa da uzun yarınlara varmağa,
    Diller lal olmuş sanki mecali yok sormağa,
    Ayakların sevgiyle basmıyorsa toprağa,
    Girdiğin o kabirde toprak hesap soracak..

    Günlerin gecelere karışarak geçerken,
    Elindeki bu kalem, işte şu an yazarken,
    Yanlış diye sildiğin, imzaları atarken,
    Doğru yazılmayan harf senden hesap soracak..

    Dikkat et yorma sakın başka şeye bunları,
    Çalışkanlık deyince aklına gelsin arı,
    Olmuşlarla hamların arasındaki zarı,
    Bir çırpıda yolan el, senden hesap soracak..

    13.03.2008
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


  7. 20
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Bana Simit Satar mısın?

    Hey, simitçi..
    Sesin kadar sıcak mı
    kol sepetinde taşıdığın simitlerin?
    Ellerimi yakar mı dokunduğumda?
    Tutuşturur mu yüreğimi kara gözlerin gibi..
    Dumanı üstünde mi?
    Dökülüyor mu pul-pul susamları eline aldığın anda
    sardığın gazete kağıdına..
    Diş aralarında en olmaz yerlere
    kum saatinden akan kum gibi,
    gider mi o susamlar..
    Kaderim gibi gevrek mi en dış yüzeyi..
    İçimdeki sönmeyecek yangını,
    anlatır mı, o üzerine sürülen pekmezin karası?
    Halka halka boynumuza geçen dertleri,
    anlatır mı, çıktığın fırının sımsıcak ateş tuğlası?
    Hayatın hoyratça bittiği,
    Ömrün geçip gittiği,
    Her güzel ve çirkinin çarklarında yittiği gibi,
    Isırdıkça biter mi?
    En önemlisi,
    Her tadılan lokmada
    Akıldan hiç kaybolmayacak bir nefaset,
    bırakır mı, beynimin en ücra köşesine?
    Mıh gibi çakılır kalır mı o mis gibi koku..
    Her canım simit çektiğinde
    Bu tadı duyar mıyım?
    Bu kokuyu alır mıyım?
    Canım hep güzel bir şey yemek istediğinde,
    Elimde demini tam almış bir bardak çay,
    seni anar mıyım?
    Ve sen de beni hatırlayıp her simit satmaya çıktığında,
    Anar mısın?
    Her canın güzel bir şey duymak istediğinde
    Her nerede olursam olayım o anda..
    Bana simit satar mısın?

    21.11.2008
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


  8. 21
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Yıkılan Duvar

    Neler oldu bana anlatır mısın?
    Ben burada yokken, yıkılan duvar…
    Boynunu bükmüşsün yaralı mısın?
    Dertlerini döksen yıkılan duvar…

    Kimler taşın çalıp kökünü söktü,
    Kimler terk eyleyip, sıvanı döktü,
    Kimler taşlarından oturak yaptı,
    Üstüne oturup, dertleşti kullar

    Sen ki durur idin sırmalar gibi,
    Görüntün çok hoştu, bahçeydi dibi,
    Yıkamazken yağmur, fırtına, tipi,
    Taşların dağılmış, ağlıyor pınar…

    Kocaman kayaydı konan temele,
    Kimler söktü mazileri de hele,
    Ya kış uykusundaki kertenkele?
    Hiçbir şey kalmamış şahit mi çınar?

    Hâlbuki neleri gördün geçirdin,
    Bütün komşuları ismen tanırdın,
    Komşu bahçenin de yan duvarıydın,
    Yan bahçede bile kalmamış kenar…

    Nasılda tutardın koca kapıyı,
    Kapının üstünde paslı at nalı,
    Çekemezdi herkes kısa mandalı,
    Hane no kaybolmuş, çivi yeri var…

    Kapı yanındaki o salkım söğüt,
    Gölgeledi kimler alırken öğüt,
    Evladını okut, yoklukla büyüt,
    O maziyi yıksın, alsın da karar…

    Üstünde gezinen tüm çocuklarda,
    Yerleri kaptılar köşe başında,
    Kimisi maziye sahip çıkar da,
    Kimisi de böyle, yıkacak duvar…

    İçimden ağladım seni görünce,
    Kazdığım temeli görüverince,
    Gözümden toplanıp yaş ince ince
    Bahar yağmurudur, üstüne yağar..

    02.07.2007
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


  9. 22
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Düşlü Düşler..

    Düşümde düşler gördüm hayra yorun bu gece
    Yastığım gözyaşımdan sırılsıklam olmuştu
    Düşümde işler gördüm, seyre durun bu gece
    Küstüğüm gözyaşımdan deniz derya dolmuştu

    İncecikten berrakça gözümden sızıyordu
    Sızan damlaya dönüp toprağa düşüyordu
    Titriyordu dudağım, galiba üşüyordu
    Alev alev bedenim yanıyorken donmuştu

    Çocukluğuma indim, gecekondu evime
    Babam çıktı karşıma hasret bitti devime
    Anam hep dövünürdü, bu halime sevine
    Hasret yine başladı, anında son bulmuştu

    Yürüyordum bakkalın çakıllı yolundaydım
    Komşudaki bahçede elmanın dalındaydım
    Yitirdiğim her şeyin hayalli halındaydım
    Hıfzımdaki boş yere gözyaşlarım düşmüştü

    Ellerimi yakardı fırından çıkan ekmek
    Koltuğuma sığmazdı karpuz koca çekirdek
    Sade anama hastı dolma biber pişirmek
    Koku rüyamda bile belleğime inmişti

    Rüya bu ya gecede durmadan geziyordum
    Bir anda köyümdeydim, annemi üzüyordum
    Dağda çobanlık yapıp, sıcaktan beziyordum
    İçtiğim pınarlarda yangınlarım sönmüştü

    Babaannem kümesten çıkartırken yumurta
    En sevgili torun ben gizli gizli takipte
    Babaanne çıkınca torun doğru kümeste
    Kaptığım yumurtalar günüme yön çizmişti

    Bu gün mübarek gündü, babamla camideydim
    Tutulan düzgün safın galiba önündeydim
    Her salâvat deyişte, duygunun selindeydim
    Kapandığım her secde, bayramları sunmuştu..

    Yine anamı gördüm tebessümlüydü yüzü
    Oğlum camiden gelmiş diye oldu ilk sözü
    Ela rengin güzeli, dünya güzeli gözü
    Mübarek bedeniyle bedenimi sarmıştı

    Akşamları oturup göğe baktığım taşlar
    Yıldızları ağlatır, düşer üstüme yaşlar
    Gecenin en uzunu bitince gündüz başlar
    Yaşadığım her bir şey düşlerime girmişti

    Giyindiğim ilk takım elbiseyi görmüştüm
    Her sabah çanta elde yolculuğa çıkmıştım
    Yol uzun, iniş çıkış doğrusu pek bıkmıştım
    Hayat her bir halime ipoteğin koymuştu

    Nerden çıktı bilinmez, göründü Türkçe Hocam
    Önüme bir yol çizdi, istikametin bu yan
    Yazdığın her satırı, doğru oku doğru an
    Tatlı müşfik sözleri, içerime sinmişti..

    Döndü zaman aniden askerliğime gittim
    Vatan nedir öğreten komutanıma yettim
    Bu yemini, anama Türkçe hocama ettim
    Mavi yeşil gözlerim Al Bayrağa dönmüştü

    Nasıl rüya Yarabbi her yeri geziyorum
    Önümde evlilik var galiba seziyorum
    Elimde kalemimle resmini çiziyorum
    İlk çocuğum dünyama güneş gibi doğmuştu

    Terlemişim yatakta durmadan dönüyorum
    Bunalmışım şaşırıp yorganı atıyorum
    Kesilmesin bu rüya, yeniden dalıyorum
    Sanki film arası, tüm ışıklar yanmıştı

    Düşümde düşler gördüm, düş anlattım anama
    Ben ona anlattıkça beni bastı bağrına
    Gözyaşlarım sel oldu dolandıkça boynuna
    Gözlerim gözyaşına zannederim kanmıştı..

    02.09.2009
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


  10. 23
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Babalar

    Yılda bir kez diye gün kesinleşmiş,
    Üç yüz altmış dört gün yok mu babalar?
    Dünya ondan bile bir rant edinmiş,
    Üç yüz altmış dört gün yok mu babalar?

    Yaşam savaşının yükün yıllarca,
    Omuzda taşımış ezilmiş anca
    İşine gelenler kullanmış horca,
    Üç yüz altmış dört gün yok mu babalar?

    Yuvayı kurarken, sırtlamış yükü,
    İmzayı atarken takmamış takı
    Lokmasını alsan çıkmamış gıkı
    Üç yüz altmış dört gün yok mu babalar?

    Çocuklar oldukça genişliyor bak,
    Yoksulluğu çekmek babaya mı hak,
    Şöylece bir dön de etrafına bak,
    Üç yüz altmış dört gün yok mu babalar?

    Çalıştıkça beli büküldü gitti,
    Ömrü çilelerle tükendi yitti,
    Kaç yolda kaç çarık giydi eskitti,
    Üç yüz altmış dört gün yok mu babalar?

    Bayramda çarşıya çıkınca baktı,
    Çocuğuna giysi kafaya taktı,
    Çaresiz delinen cebine aktı,
    Üç yüz altmış dört gün yok mu babalar?

    Okula giderken kalem, çantayı,
    Kış geldi sırtına verdi hırkayı,
    Başka keyf mi tattı, gördü dünyayı?
    Üç yüz altmış dört gün yok mu babalar?

    Sigara içmeyin, babasınız ya…
    Külünü dökmeyin sakın halıya!
    Sizlere de kalmaz bilin bu dünya,
    Üç yüz altmış dört gün yok mu babalar?

    Gününüz kutluca olsun babalar,
    Bakalım ne verecek size evlatlar,
    En güzel hediye candan kucaklar,
    Üç yüz altmış dört gün yok mu babalar?

    16.06.2007
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara



  11. 24
    meçhul_100 ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙
    meçhul_100
    ˙·٠• FiLiSTiN•٠·˙

    Üye No: 626
    Mesaj Sayısı: 633
    Tecrübe Puanı: 38
    Yaş: 32
    Yer: Diyar-ı Sivas

    Alıntı
    Nasıl yaşanmış bitmiş, seninle koca ömür,
    Sen olmadan bu gemi, deryada nasıl yürür,

    Hani hep derlerdi ya, yaşarken de ölünür,
    Yaşadım mı, öldüm mü, henüz anlayamadım...


    Alıntı
    __________Mezar olup girecek, hakka kuyu kazanlar,
    __________Çiğ süt emmiş unutma yeryüzünde insanlar..

    Hepsi birbirinden güzel kardeşim..Özelliklede Alışamadım şiirini çok beğendim..RABBİM razı olsun..Ellerine Yüreğine sağlık..RABBİM kalemine zeval vermesin..Şiirlerinin devamını bekliyorum..
    selam ve dua ile..


  12. 25
    Desert Rose Bayan Üye
    Desert Rose
    Bayan Üye

    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 8,039
    Tecrübe Puanı: 131

    Alıntı
    Terlemişim yatakta durmadan dönüyorum
    Bunalmışım şaşırıp yorganı atıyorum

    Kesilmesin bu rüya, yeniden dalıyorum
    Sanki film arası, tüm ışıklar yanmıştı

    Düşümde düşler gördüm, düş anlattım anama
    Ben ona anlattıkça beni bastı bağrına
    Gözyaşlarım sel oldu dolandıkça boynuna
    Gözlerim gözyaşına zannederim kanmıştı..
    Düşlü Düşler Gül Kokusu şiirin kadar olmasada
    bu şiirinide çok beğendim kardeşim
    Beni çok duygulandırdı.
    Allah c.c ilhamını arttırsın yüreğinede,kaleminede sağlık kardeşim...


  13. 26
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Şiirlerimi okuyan bütün arkadaşlarımdan Allah (C.C.) Razı olsun..
    Okuyup ayrıca düşüncelerini bildiren bütün kardeşlerimden Allah (C.C.) Razı olsun..
    Sizlerin ilgi ve alakası eminim daha çok paylaşımcı olmamı sağlayacaktır inşaAllah..
    Rabbime emanetsiniz..
    Selam ve dualarımla..


  14. 27
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Anne

    Nerelere dalsam sönmüyor ateş
    Deryalar suyunu saklamış anne
    Karanlıktan sonra çıkmıyor güneş
    Işıklar nurunu saklamış anne

    Şefkatli sözlerin hasretindeyim
    Müşfik bir sevginin özlemindeyim
    En son ki tepenin düzlemindeyim
    Uçurum yolumu saklamış anne

    Hilesiz sütünden emzirirdin ya
    Çilesiz sırtında gezdirirdin ya
    Hayatı bakışla sezdirirdin ya
    Yanlışlar doğrumu saklamış anne

    Ne ninni söyleyen, ne göz yaş döken
    Hangi gülü tutsam acıtır diken
    Başka gönüllerde bahar yaz iken
    Kışlarım yılımı saklamış anne

    Katran karası var gecelerimde
    Ağustosta kar var yücelerimde
    Kurşun yarası var hecelerimde
    Kalemler acımı saklamış anne

    Ömür geçer iken bazen yoklarım
    Senli günlerime hüzün saklarım
    Sen yoksun ya değişmiyor şıklarım
    Sorular cevabı saklamış anne

    Yediğim lokmanın yok tadı tuzu
    Varlığında çoktu her şeyin azı
    Kulak duymaz sanki başka bir sözü
    Ağıtlar sevgimi saklamış anne

    Aradım bulmadım sen gibi sırdaş
    Tutmadı yerini, ne dost ne gardaş
    Süzüldü gözümden iki damla yaş
    Yağmurlar hüznümü saklamış anne

    Doğduğumda üryan ölürken üryan
    Tutuşmuş bedenim yanıyor her yan
    Yavrum deyişlerin çıkmaz aklımdan
    Hafızam sesini saklamış anne

    06.05.2009
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara



  15. 28
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Bu Gece..

    Otur karşıma dostum, yüzün yüzüme baksın
    Dostluklar perçinleşsin, dışa vursun bu gece
    Neden hayata küstün, hüzün dışarı çıksın
    Sevgiler hırçınlaşsın, dışa vursun bu gece..

    Anlat hele ne varsa belki çare bulurum
    Bıkmam bitene kadar derdi senle solurum
    Bil ki şafak sökmedi, bütün gece kalırım
    Duygular berraklaşsın, dışa vursun bu gece..

    Ara ara soluk ver, içime sindireyim
    Sindirdikçe içime acını dindireyim
    Şaha kalkan acına acımı bindireyim
    Acılar kalıplaşsın, dışa vursun bu gece..

    Terk etti mi senide candan seven dostların
    Karanlığı kucaklar; öper, sarar, kolların
    Her uçurum başında ayrılınca yolların
    Umutlar kenetleşsin, dışa vursun bu gece..

    Anlattığın her şeyi farz ettim, dinliyorum
    Dinledikçe gönlünü aciz kaldı hür yorum
    Anladım ki ben sende kendimi buluyorum
    Cümleler helalleşsin dışa vursun bu gece..

    Boş ver, boş ver diyene, bakın yalan dünyaya
    İnandıysan hep yürü, aydınlık yaya yaya
    Rastlasan da üzülme düşsen de kırık fay’a
    Gülüşler filizleşsin, dışa vursun bu gece..

    Şu güzellik bizedir, gece mehtap, dolunay
    Başın sema’ya çevir, ay inan ki aynı ay
    Göz kırpan yıldızları her acına bedel say
    İnciler güzelleşsin, dışa vursun bu gece..

    Birleştir gökyüzünde en uzak yıldızları
    Topla ister yürekte, en küçük umutları
    Damla damla biriktir, gözünde damlaları
    Yangınlar alevleşsin, dışa vursun bu gece..

    Bak o yıldızlara ki birbirini terk etmez
    Her gün yan yana durur, gönüllere zulmetmez
    Dosta düşmanlık yapmaz, düşmanını incitmez
    Dilekler temelleşsin, dışa vursun bu gece..

    Biz insanız düşünür, hata yapar, yaşarız
    Tarih tekerrür eder, yineleriz yaparız
    İbret göz önündeyken, eğri yola saparız
    Sebepler cılızlaşsın, dışa vursun bu gece..

    Bak sabaha az kaldı artık şafak sökecek
    Gün doğunca karanlık benliği terk edecek
    Gündüz senindir amma gece gene gelecek
    Fırsatlar bilinçleşsin, dışa vursun bu gece..

    11.06.2009
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara



+ Yorum Gönder
Git İlk 1235 Son