Git İlk 2346 Son
  1. 29
    TatarRmzn Üye
    TatarRmzn
    Üye

    Üye No: 74298
    Mesaj Sayısı: 100
    Tecrübe Puanı: 5

    --->: Necati ŞİMŞEK Şiirleri..


    Elinize emeğiinize sağlık.Gerçekten aşk ile yazılmış şiirler.Hepsini okuyamadım şu an ama sayfayı kayıt ettim sevdiğim şiirler bölmüne mutlaka okuyacağım hepsini. ''Başka Bahar Mı Kaldı?'' şiirini çok beğendim



  2. 30
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    --->: Necati ŞİMŞEK Şiirleri..


    Boş yer mi kaldı?

    Nefes nefes çektim sizi içime
    İçimde sevgiye bir yer mi kaldı
    Yudumlayıp içtim girdi kalbime
    Kendimle kavgaya boş yer mi kaldı

    Ne yaptıysam benden uzaklaşmadı
    Ne kaptıysam özden ayrılamadı
    Tatsız tuzsuz oldu hayatın tadı
    Dilimde tatmaya boş yer mi kaldı

    Düşüncem girdi de gönül hapsine
    Prangalar vurdu yolun hepsine
    Sevgiyle yoğrulan ömür tepsine
    Bir tutam sevgiye boş yer mi kaldı?

    Nere gitsem zincir elde bilekte
    Boynumda bukağı dilde dilekte
    İnce fikir sızar kaynar yürekte
    Deryaya akacak boş yer mi kaldı?

    Gönül feryadından tellere döndü
    Yay gibi gerildi sazlara kondu
    Her önüne gelen mızrabın vurdu
    Farklı ses verecek boş yer mi kaldı?

    Ayrı makam çaldı çıktıkça sesi
    Boğuldu nağmeler durdu nefesi
    Son yuduma kaldı bütün niye si
    Ömre hoş gelecek boş yer mi kaldı?

    06.02.2009
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


  3. 31
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    --->: Necati ŞİMŞEK Şiirleri..


    Karadeniz Ekmeği…

    Buram, buram kok burnuma…
    Bitmeyen sevda gibi,
    Karadeniz fırınının bayatlamayan ekmeği…
    Önce sana doya doya bakayım
    Gözüm doysun,
    Hissedeyim ellerimle sıcaklığını
    Ben biliyorum senin ayrıcalıklığını
    İstemem sen varsan yanına katık
    Böyle gönülden nasıl birbirimize bağlandık…
    Derler ya Taş fırın erkeği
    Alet ederler erkekliğe ekmeği
    “Meşeler güvermiş varsın güversin”
    O meşeler kurusun da ekmek pişirsin…
    Tutar mı odun ateşinin yerini
    Fırınlara kim soktu bu elektriği?
    Kokusu mest eder gönlümü
    Sanki yedikçe uzatır ömrümü…

    İşte şu Laz ustam hamuru karsın,
    Mayalasın,
    O hamuru okşaya okşaya yuvarlasın
    Üstüne bir kalın çizgi
    Dilinde neşeli bir ezgi
    Zevk aldığı işinden belli…
    Atacak şimdi koskoca küreğiyle
    Pişirecek onu sıcacık yüreğiyle
    Ne kadar lezzet kattı ona bilseniz
    Alnının teriyle
    Para kazanacak emeğiyle…
    Kıvamın da pişecek
    Soframıza düşecek…
    Tanımıyorum bu ekmek üstüne
    Ne türküler yazılır istenirse üstüne
    Hele o kokusu yok mu kokusu?
    Misler gibi…
    Buram buram…
    Gönül çekiyor vesselam…
    Direnemiyorum daha fazla
    Bir çimdik atıyorum ya kenarına
    Az, az,
    Biraz…
    Olamaz!
    Nasıl bu kadar canım çekti?
    İşte bu ekmek te bitti…

    23.08.2007
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


  4. Reklam

  5. 32
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    --->: Necati ŞİMŞEK Şiirleri


    Borcumuz

    İçinden geliyorsa, tebessüm et haydi gül
    Her insana yakışır, neşelenip te gülmek
    En kutsal şeyler bunlar, iyi anla, doğru bil
    Üzerine bir borçtur, doğduğun yerde ölmek

    Yerden avuçladığın toprağı iyi kokla
    Dipten sorguladığın tarihi iyi yokla
    Akan ata kanıdır, beynine kazı sakla
    Üzerine bir borçtur, olan biteni bilmek

    İnsana insan denmez şerefi kalmamışsa
    Namus acısı dinmez, tarifi olmamışsa
    Doğruya yanlış sinmez, arifi bozmamışsa
    Üzerine bir borçtur, yanlış olanı silmek

    Vatan nasıl kutsalsa, bayrak onu simgeler
    İnancı değiştirmez, dıştan gelen döngüler
    Zor olanı başarır, kazma kürek süngüler
    Üzerine bir borçtur, tehlikeleri görmek

    Sabun ol kendin eri, fikirler paklanırken
    Zemheride dök teri, fakirler saklanırken
    Ol ki hakkın neferi, yürekler yoklanırken
    Üzerine bir borçtur, taşı ortadan dilmek

    Bir avuç toprağa bak yaşayan canı tanı
    Gözünü zerreye çak, taşıyan kanı tanı
    Gönüllere mumu yak, ışıtsın dört bir yanı
    Üzerine bir borçtur, karanlıkları delmek

    12.07.2009
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


  6. 33
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Vefa

    Mezarım üstünde titreyen otlar
    Rüzgârlar mı vurdu üşüdünüz mü?
    Sarar sinesine kara topraklar
    Her sene hazanda çürüdünüz mü?

    Gördüğünüz dünya yalandı yalan
    Güçlüler güçsüze verir mi aman
    Bir fırtına kopsa sonunuz talan
    Güneşli günlerde süründünüz mü?

    Yeşilken güzellik veriyorsunuz
    Yapraklarda bitti soluyorsunuz
    Güneşin altında yanıyorsunuz
    Önüne gelene yolundunuz mu?

    Kaybolurken mosmor pembe çiçekler
    Bütün tohumları sarmış dikenler
    Hoş bakardı size her gün gelenler
    Yazın sıcağında kavruldunuz mu?

    Gelip bir Fatiha okuyan nefes
    Bir tutam yetmedi, en kökünden kes
    Bana arkadaştın ne bilsin herkes
    Kıyıya köşeye savruldunuz mu?

    Sözde mezarımı süslerler gelip
    Bazen de çiçekle gelir bezeyip
    Taşları düzeltir toprak eleyip
    Onları kıskanıp darıldınız mı?

    Düşünceler biter, çiçek var amma
    Bir günde kururlar varsan farkına
    Gerçek dostlarımla bir tek başıma
    Unuttum sanıp ta yanıldınız mı?

    Sesime ses olur şu komşu mezar
    Onunda taşında bir tarih yazar
    Yarın cumartesi sonrası Pazar
    Korkudan sırt sırta sarıldınız mı?

    Ot sananlar senin kıymetin bilmez
    Ağlaşırız amma kimseler görmez
    İnsan zanneder ki bakidir, ölmez
    Her sene ibretle dirildiniz mi?

    Ben de koparırdım sağ iken seni
    Kızgınca atardım söküp dikeni
    Hoş görünsün mezar gelip geçeni
    Vefayı bana da öğrettiniz mi?

    14.03.2009
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara



  7. 34
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Cenneti İtmedik mi?

    Fani değil mi dünya, içindeki her şeyle,
    Hayat zaten bir rüya, ömür geçsin neşeyle,
    Kemiksiz dil susar mı, bir kelamda sen söyle;
    _____Herkes yalan dedi de, biz hiç gerçek dedik mi,
    _____Cehennemden kaçarken, Cenneti itmedik mi?

    Ne için bu telaşlar, bilen varsa söylesin,
    Ben ölmem diyen varsa, sıkıyorsa ölmesin,
    Kazık çakacak varsa, helal haram bilmesin,
    _____Yalancı bile olsa, dünyayı sevmedik mi,
    _____Cehennemden kaçarken, Cenneti itmedik mi?

    Kendi zevkimiz için, çevirdik kuzuları,
    Av peşinde koşturduk, nefisten tazıları,
    Tarihte suç aradık, yaparken kazıları,
    _____Bizden önceki nesli, sürekli yermedik mi,
    _____Cehennemden kaçarken, Cenneti itmedik mi?

    Teraziyi ters tuttuk, toplarken sayıları,
    Millete kök söktürdü amcası, dayıları,
    Eksildi mi toplumun, hal bilmez ayıları,
    _____En edilmez lafları yüze söylemedik mi,
    _____Cehennemden kaçarken, Cenneti itmedik mi?

    Şeytanla birlik olup, adaleti unuttuk,
    Gönüllerde çağlayan ırmakları kuruttuk,
    Gerçekten dost bilinen gönülleri darılttık,
    _____Kul hakkını bilerek, göz göre yemedik mi,
    _____Cehennemden kaçarken, Cenneti itmedik mi?

    İbretlik çok şeyleri, görüp ibret almadık,
    Karınca çalışırken, durup seyir’e daldık,
    Arılar petekleri doldurdu biz boşalttık,
    _____Sinekteki kanadı, uçağa vermedik mi,
    _____Cehennemden kaçarken, Cenneti itmedik mi?

    Erken kalkan işine, geç kalanlar boşuna,
    Atalardan duydukça epey gitti hoşuna,
    Suları ters akıttık, ömrün dik yokuşuna,
    _____Çalışan kazanırsa çalışmayı bildik mi,
    _____Cehennemden kaçarken, Cenneti itmedik mi?

    Toprak cömertti bize, ne verdiysek katladı,
    Her bir nimeti sundu, verdikçe rahatladı,
    Dağın en tepesinden, kaynak olup patladı
    _____Buz gibi suyu içip, Rabbim şükür dedik mi,
    _____Cehennemden kaçarken, Cenneti itmedik mi?

    Cennet ayakaltında serili iken anne,
    Başka yerde aradık, ömür bitti boş yere,
    Boşa akıp dururken köpüklü ömür dere,
    _____Biz kabı elimizde, boşa bekletmedik mi,
    _____Cehennemden kaçarken, Cenneti itmedik mi?

    12/02/2008
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


  8. 35
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    ANLAYABİLSEN..

    Ecel gelir diye boşuna bekle
    Zaten iç içesin anlayabilsen..
    İster zorla yürü ister emekle
    Açılmaz çilesin anlayabilsen..

    Bu günde arama yarınlarını
    Haram bürümesin karınlarını
    Çözdüm deme sakın sorunlarını
    Çözülmez çilesin, anlayabilsen..

    Daha dün çocuktun yok idi yaşın
    Büyüdün anladın büyüdü başın
    Dışa vurduğunda aktı gözyaşın
    Durulmaz çilesin, anlayabilsen..

    Gördükçe dünyanın garip halini
    Aç kalan her insan büktü belini
    Çok şey vardı amma sıkıp dilini
    Kırılmaz çilesin, anlayabilsen..

    Lokanta önünde aç bakan çocuk
    İçerdeki yerken pilavla cacık
    Yutkunan gönüldü belki ufacık
    Doyulmaz çilesin, anlayabilsen

    Pazar dağılınca gelen müşteri
    Kirli bir poşeti tutar elleri
    Kasa ateşinde yanar ciğeri
    Umulmaz çilesin, anlayabilsen

    Eskiden toplardı yerden kömürü
    Bir odun bulunca artar ömür’ü
    Bir torba samandan serer samuru
    Sorulmaz çilesin, anlayabilsen

    24.11.2009
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara



  9. 36
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Yuh olsun bana..

    Az yanlış adamla en doğru işi
    Yaparsam yanılıp yuh olsun bana
    Toplumun içinde yaramaz kişi
    Yaşarsam sıyrılıp yuh olsun bana

    Dünüm silinirken gelecek kapıp
    Önüm görünürken ters yola sapıp
    Dinim bilinirken şeytana tapıp
    Kaçarsam sıyrılıp yuh olsun bana

    Düz giderken dağa cenah dönersem
    Uz yürürken çoğa tamah edersem
    Az gelirken yoğa günah gömersem
    Saçarsam sıyrılıp yuh olsun bana

    Ağlanacak hale bakıp gülersem
    Bilip değil bilmeyerek hak yersem
    Aka kara, karaya da ak dersem
    Seçersem sıyrılıp yuh olsun bana

    Kavgalarda tutmaz isem güçsüzü
    Mahkemede korumazsam suçsuzu
    Hor görürsem fakir diye taçsızı
    Geçersem sıyrılıp yuh olsun bana

    Düşmana bakarken yıkmazsam kaşı
    Özgüven diyerek dökmezsem yaşı
    Kendime güvenip sıkmazsam taşı
    Yılarsam sıyrılıp yuh olsun bana

    Taş olsa da kalbe girmek dururken
    Bir lokma ekmeği bölmek dururken
    Vatanım uğruna ölmek dururken
    Satarsam sıyrılıp yuh osun bana

    Doğruyu saklayıp riya edersem
    Şaklabanlık yapıp yüze gülersem
    Gâvur vatanında ölür gidersem
    Gidersem sıyrılıp yuh olsun bana

    Verdiğim sözlerden paye verip te
    Ortamı lüzumsuz gaye gerip te
    Unları yıkayıp ipe serip te
    Saçarsam sıyrılıp yuh olsun bana

    Ekmek parasını kazanamazsam
    Kazancı herkesle paylaşamazsam
    Aç komşu var iken anlayamazsam
    Yatarsam sıyrılıp yuh olsun bana

    Memlekete çakamazsam çiviyi
    Ayırt edemezsem aklı deliyi
    İçinde yüzdüğüm iş bu gemiyi
    Yakarsam sıyrılıp yuh olsun bana

    Yudumlayıp tatsam ilahi aşkı
    Aşk ile tutuşsam, tutuşsam keşki
    Na-murad olarak ölürse coşku
    Göçersem sıyrılıp yuh olsun bana

    24.07.2009
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


  10. 37
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Atalarım demiş ki..

    Damlayarak göl olsun
    Sakla sarı samanlar
    Diye ne güzel demiş
    Atalar bir zamanlar

    El atına binenler
    Biraz tezce inerler
    Acele edenlerse
    Eceline giderler

    Söz gümüşse bilin ki
    Sükût altın inan ki
    Yatsıdan sonra yanan
    Yalan mumu var mı ki

    Dibi görünmüyorsa
    Girmeyesin o suya
    Eğer körle yatarsan
    Şaşı görünür dünya

    Kıratın yanındaysan
    Huyundan ya suyundan
    Öyle hisseler kap ki
    Zıt olma olduğundan

    Sen yaş odun olsan da
    Kuru yanında durma
    Tatlı dil sende kalsın
    Delikte yılan olma

    Altından her köprünün
    Sular geçer ömrünün
    Sapı senden olmasın
    Ömür denen törpünün

    Keser gibi "Rabbena
    Her daim gelsin bana.."
    Testere ol adilce
    Bir komşuya bir sana

    Açın imanı olmaz
    Akan su yosun tutmaz
    Acıkan doymam sanır
    Aç ayıysa oynamaz

    Geçtikçe hoyrat ömür
    İnsanlar Kâmil olur
    Kötülüğe meyletme
    İnan ki eden bulur..

    Işıldar işlek demir
    Ahir zamandır devir
    Su aktıkça yol açar
    Başlar ve biter ömür

    Benzersiz olsun türün
    Helal süt versin sürün
    "Ya göründüğün ol
    Ya olduğunca görün.."

    Anlayan anlar biraz
    Ona sivrisinek saz
    Anlamayan herkimse
    Davul zurna gelir az..

    27.01.2009
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


  11. 38
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Dua (3)

    Dünyanın döndüğünü,
    Gözümün gördüğünü,
    Suların aktığını
    Ateşin yaktığını
    Gündüzün ışığını
    Gönlümün aşığını
    Aşkının sarhoşluğunda fark ettim Ya-Rab…

    Sonsuz şükürler ki
    Seni fark ettim,
    Sonsuz şükürler ki
    Sana yöneldim..

    Gelişim sendendi,
    Dönüşüm de sanadır..
    Her kim sana koşsa şerik
    Onun adına ağlar gözler
    Yürek kanatır..
    Söylediğim her söz senden,
    Dualarım, niyazlarım
    Yalnız sana,
    Sanadır..

    Sen bahşetmeseydin gülü
    Gördüğümde gözlerim kamaşır mıydı?
    Şen şakrak yaratmasaydın bülbülü
    Güle şarkı söylemek bana yaraşır mıydı?

    Dilim nasıl alırdı balın tadını?
    Nerden bilirdim arı olmazsa balın adını?

    Serinler miydi içerimdeki volkan,
    Billur suyu içmeseydim?
    Görür müydüm balıkları,
    Deniz derya geçmeseydim?
    Doyar mıydım altın başakları,
    Orak alıp biçmeseydim?
    Tanır mıydım kullarını
    İyi-kötü seçmeseydim?

    Yok ki senden gizlim saklım,
    Her zerrede, her kürrede
    Seni idrak eder aklım..
    İşte durdum süklüm püklüm;
    Günahkarım, affet beni..
    Sevgi doldur kalplerimi..
    Damla damla aksın yaşım,
    Çaydan nehre dönsün yaşım..
    Yol alsın, deryaya doğru
    Bütün yollar sana doğru..
    Söz geçsin azgın nefsime,
    Dizgin vurayım gönlüme..
    Güç ver Ya-Rab bedenime..

    Güç ver Ya-Rab bedenime,
    Neden sensin nedenime..

    19.10.2009
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara



  12. 39
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Ne Anlamı Var?

    Gözlerden dökülen, inci mercanın
    “O” için değilse ne anlamı var?
    Doğruya, yanlışa hüküm katmanın
    “O” için değilse ne anlamı var?

    Kokladığın gülde “o” kokmuyorsa
    Gözlerin her daim “o” bakmıyorsa
    Adını anınca kalp atmıyorsa
    “O”nsuz heyecanın ne anlamı var?

    Baktığın her bir yön, ön-arka, sağ-sol
    İstikamet belli, akıp gönle dol
    Attığın adımda her bir türlü yol
    “O” na gitmiyorsa ne anlamı var?

    Dünyada bulunan yoklar ve varlar
    “O”nu arar daim “o”nu sorgular
    Yüce dağ başında eriyen karlar
    “O”na akmıyorsa ne anlamı var?

    İçinde kopacak büyük fırtına
    Bindirmiyor ise yükü sırtına
    Közleri bitmeyen gönül yurduna
    “O”na yanmıyorsa, ne anlamı var?

    İsmini anınca Resulü anıp
    İçine gönülden Salavat katıp
    Dilin kendisine “o”nu dolayıp
    “O”nu anmıyorsa ne anlamı var?

    Resul-u Kibriya, Allah’a habib
    Yaratılmışların gönlüne talib
    Onsuz kalan gönül, kalmaz mı garib
    “O”nu aramazsa ne anlamı var?

    23/03/2008
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara



  13. 40
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Buğday Benizli

    Sen,
    Kesekli tarlanın buğday benizli kızı
    Zifiri düşüncenin en parlak yıldızı
    Belki Hatice adın,
    Belki Ayşe,
    Belki de Menekşe kim bilir..
    Yaş kemale erer,
    Çöreklenip oturur içine,
    Omuz un’a binen geçim tasası..
    Kara gözlerdeki ışıltı,
    Verdirmez bir su içimi mola,
    Kulaklarındaki aşk denilen fısıltı..
    Tırpan tırpan biçerler sanki ömrünü
    Urgan urgan çekerler günah yükünü..
    Saklamış kap-kara kömür karası örgülü saçlarını,
    Al yazmalar ardına,
    Perçem perçem düşmüş buğday yanığı alnına,
    Selamını esirgemez, iletir karayağız yavuklusuna..

    Sen,
    Kesekli tarlanın buğday benizli kızı,
    Zifiri düşüncenin en parlak yıldızı..
    Belki Halime adın,
    Belki Fatma,
    Belki de Gül dür kim bilir..
    Bahtına taht kurmuşlar sanki..
    Salladığın her tırpan,
    Biçtiğin buğday,
    Toprak üstünde yorgan..
    Terleyen bedenden,
    Kupkuru toprağa düşen damla damla emekler…
    Toprak kadar güzel kokan kınalı ellerle,
    Giyilen ana sütü gibi bembeyaz gelinlikler..

    Sen,
    Kesekli tarlanın buğday benizli kızı,
    Zifiri düşüncenin en parlak yıldızı,
    Belki Mehlika adın,
    Belki Gülsüm,
    Belki de Sümbül dür kimbilir..
    Yüzündeki her derin çizgiye saklanmış yıllar,
    Buğday çalan beniz’inde solmuş kaç bahar..
    Gözünün altında kaderini taşıyan torbalar,
    Üstünde benzi solmuş urbalar..
    Efil efil bahtına esen,
    Yakıcı rüzgarlar..
    Her doğumda yavrusuna sıkı sıkı sarılan kollar..
    Buğday başakları gibi bağlanan,
    Kuruyan,
    Ufalanıp un edilen zamanlar…

    Sen,
    Kesekli tarlanın buğday benizli kızı
    Zifiri düşüncenin en parlak yıldızı
    Belki Elif Adın,
    Belki Cavidan..
    Belki de Lale..
    Kimler düşürdü bilmem,
    Bellerini büküp, bu hale..
    Lastik pabuçlar kadar bile değerin yok sanki..
    Güneş vurdukça yüzüne,
    Hayatını anlatmış çizgi..
    Derinden, derine,
    Uzun uzun yazılmış,
    Kazınsa da çıkmayacak satırlar..
    Romanın verilmiş okuyup ibret alınası,
    Yaşamın bu kadar yok kolay sanılası,
    Ayakaltındaki nasırların çatlağı,
    Dışa veriyor giydiğin lastik ayakkabının patlağı..
    Zamansız terk etmiş anlaşılan,
    Hayatının en büyük ortağı..
    Sabahtan akşama tarlada,
    Akşamdan sabaha yatmada..
    Ne sevdasına zaman kalır,
    Ne alamadığı murada..

    Sen,
    Kesekli tarlanın buğday benizli kızı
    Zifiri düşüncenin en parlak yıldızı
    Belki Şengül adın,
    Belki Gülşen,
    Belki de Gülümser..
    Bir ömür böylece gelir, geçer..
    Yalnızlık halkası her yükü çeken omuza,
    Bindikçe biner, çöktükçe çöker..
    Bir gün de bakarlar ki boylu boyunca uzanmış
    Kıpırdamaya korkuyor yine..
    Yüzünde olsa da her zamanki masum tebessüm,
    Doğduğunda başucundaki ebe olmasa da,
    Yine bir yıkayıp giydiren var..
    Tarlada ki gibi yine herkesin en önünde
    Yatıyor yüzü görünmese de musalla da..
    Dünyaya geldiğinde devam eden yolculuk
    Son hızla gidiyor bambaşka bilinmedik alemlere..

    Sen,
    Kesekli tarlanın buğday benizli kızı
    Zifiri düşüncenin en parlak yıldızı
    Belki Kezban adın,
    Belki Züleyha,
    Belki de Zarife kim bilir..
    Ardında bıraktığın dör-beş bebe
    Bir sürü torun..
    Onların yüzünü yaksın rüzgar,
    Onlara neşeli şarkılar söylesin rüzgar,
    Onları sarsın senin ölümüne yaşayamadığın aşklar..
    Bu bahar olmasa da,
    Bir dahaki bahar..
    Sen,
    Kesekli tarlanın buğday benizli kızı..

    18.07.2008
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


  14. 41
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Ankara Yanıyor..

    Pencereyi açsam,
    Esmiyor..
    Buzlu sular içsem,
    Kesmiyor..
    Ankara sıcak,
    Gölgeye kaçmak
    Yetmiyor..
    İçimdeki yangını geçti bu sıcaklık
    Su tutuşmuş
    Toprak tutuşmuş
    Ağaçlarda kuşlar hüzünlü
    Damla suya muhtaç böcekler
    Boynunu erkenden büktü
    Dağ başlarında gelincikler
    Soldu bahçede sulanmayan çiçekler
    Her tarafım yapış yapış
    Nem vücudumu adeta kuşatmış
    Şurada kıyamete ne kalmış?
    Sonumuz yanarak mı?
    Donarak mı?
    Yoksa umutları
    Sanarak mı?

    Yanıyor Ankara
    Yanıyor..
    Deresi, tepesi
    İhtiyarı, bebesi
    Yanıyor..
    Asfaltlar katran katran ağlıyor..
    Bulutlar için için ağlıyor..
    Beyaz pamuksu bulutlar
    Tek bir damla atmıyor..
    Bu alevli nem,
    Ankara’yı sarıyor
    Gözler özlemle
    Sonbaharı arıyor..
    Umutlar dağlardaki kar’a
    Yağmura kalıyor..
    Gönül Elmadağ’ı tepesinde
    Kış’a varıyor
    Bir avuç kar alıyor
    Eritmeden Ankara’nın
    Üzerine saçıyor..
    Alev alan Ankara
    Bana mısın demiyor..
    Hala yanıyor..

    Yanıyor Ankara..
    Toz toprak yanıyor..
    Dal yaprak yanıyor..
    Hüzün dolu sözler
    Hafif sulu gözler
    Dolaşan diller
    Boşalan eller
    Kırmızı güller
    Yanıyor..

    Güneş..
    Hayat kaynağımız
    Top ateş olmuş
    Sanki Ankara’ya ahdetmiş
    Tüm gücüyle Ankara’yı yakıyor..
    Ve kendini beğenen
    Kendine güvenen
    İnsan..
    Sadece ve sadece
    Bakıyor, bakıyor..
    Ankara hâlâ yanıyor..
    Yanıyor..

    02.08.2010
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


  15. 42
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Uyun İmama

    Kulak verin bu çağrıya
    Uyun imama imama
    Omuzlar değsin omuza
    Uyun imama imama

    Şayet vakit girdi ise
    Rab ten çağrı geldi ise
    Bakınmadan hiçbir işe
    Uyun imama imama

    Aldı isen abdestini
    Öldürdüysen kör nefsini
    Kötülüğün at hepsini
    Uyun imama imama

    Safları sıkıca yapın
    Ayak hizanıza bakın
    Dolaşmasın şeytan sakın
    Uyun imama imama

    Namaz için niyetleşin
    Kâbe’mize cihetleşin
    Ahdinizle senetleşin
    Uyun imama imama

    “Uydum” deyin gönlünüzce
    “Soydum” deyin fikrinizce
    “Saydım” deyin vaktinizce
    Uyun imama imama

    Toplanmışken tüm cemaat
    İmam olsun bilgin bir zat
    Sesi güzel hoş kıraat
    Uyun imama imama

    Vekil edin kendinize
    Namaz kıldırırken size
    Günahlar insin denize
    Uyun imama imama

    Rekât rekât, vakit vakit
    Hiçbir namaz olmaz sakıt
    Sevap alın nakit nakit
    Uyun imama imama

    Omuzuna binsin vebal
    Cemaatle haklar helal
    Huşu bulsun birlik visal
    Uyun imama imama

    04.12.2009
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


+ Yorum Gönder
Git İlk 2346 Son