Git İlk 467
  1. 85
    TEKE TEK Üye
    TEKE TEK
    Üye

    Üye No: 98093
    Mesaj Sayısı: 85
    Tecrübe Puanı: 1
    Yer: İSTANBUL

    Cevap: Necati ŞİMŞEK Şiirleri


    yüreğiniz sağlık .. antolojide kayıtlımı bnlar?


  2. 86
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Cevap: Necati ŞİMŞEK Şiirleri


    Teşekkür ederim. Antolojide çok daha fazlası kayıtlı. [URL]http://www.antoloji.com/necati_simsek[/URL]

    ANNE Şiirim Sayın Yılmaz TATLISES tarafından bestelendi. [URL]http://www.youtube.com/watch?v=CWHAYtshKEo[/URL]


  3. 87
    TEKE TEK Üye
    TEKE TEK
    Üye

    Üye No: 98093
    Mesaj Sayısı: 85
    Tecrübe Puanı: 1
    Yer: İSTANBUL

    Cevap: Necati ŞİMŞEK Şiirleri


    hmm çok güzel başarınızın devamını dilerim .kendi şiirlerimde var antolojide ama vazgeçtm yayını durdurdum. şiir yazmak güzel . belkide yapabildiğim en güzel şey. okuyacağım şiirlerinizi şimdiden teşekkürler..


  4. Reklam

  5. 88
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Cevap: Necati ŞİMŞEK Şiirleri


    Ben de sizin şiirlerinizi okumak isterim.
    Nerede kayıtlı şiirleriniz?


  6. 89
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Gel Hele…

    Karlar yağdı yanan kentin üstüne
    Yanan tende göbek dondu gel hele
    Buz serpildi donan vicdan üstüne
    Kundaktaki bebek dondu gel hele

    Alında savrulan saçaklar dondu
    Kuruyup kavrulan çiçekler dondu
    Uykuya devrilen böcekler dondu
    Tırtıldaki ipek dondu gel hele

    Sabrettikçe taşı yardı kördüğüm
    Masal değil, rüya değil gördüğüm
    Yaz sonunda buğday, bulgur döğdüğüm
    Meydandaki dibek dondu gel hele

    Gözlerden dökülen yaşlar ağladı
    Manzarayı gören kuşlar ağladı
    Yerinden kalkmayan taşlar ağladı
    Beşikteki sübek dondu gel hele

    Al al yanaklıydı güler yüzleri
    Ezber bozdururdu kahır sözleri
    Hepsinin yanardı kömür gözleri
    Gözlerdeki bebek dondu gel hele

    Bu ağıt ki çıkar arş-ı âlâya
    Nasıl bulaşmıştı ümmet belaya
    Nemelazım diyen kaçar kolaya
    Değirmende kepek dondu gel hele

    Sözde sözler Müslümanca verildi
    Sözde kıllar kırklarınca yarıldı
    Sözde yara kalanlarca sarıldı
    Vicdandaki öbek dondu gel hele

    Çıkılmaz yollarda yol arıyorum
    Kanayan yaraya tuz basıyorum
    El açtım Mevla’ya yalvarıyorum
    Sokaktaki köpek dondu gel hele

    Tarihte bulunmaz beynine sıkan
    Halkımdır demeden ev ocak yıkan
    Saltanat uğruna ümmeti yakan
    Esad denen şebek dondu gel hele

    13.12.2014
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara

    sübek –ği (TDK)
    isim halk ağzında

    isim Bazı yerlerde beşikteki çocukların bacakları arasına yerleştirilen sidik şişesi veya sidiği bir kaba akıtacak boru


    Binlerce kişinin donma tehlikesi yaşadığı ülkede aşırı soğuklara dayanamayan bebekler de can veriyor. İdlib’in Rastan kasabasında 6 aylık bir bebek donarak hayatını kaybetti. Bebeğin donmuş hali ise yürek burkuyor.

    Suriye’de bombardımanın yanı sıra açlık, susuzlukla yaşam mücadelesi veren sivilleri, kış mevsiminde zorlu bir süreç bekliyor. Bombardımanlarda evleri yıkıldığı için derme çatma çadır ve barakalarda yaşayan halk soğuğa karşı korumasız. Kışın kendisini iyice hissettirmesi ile birlikte binlerce kişinin donma tehlikesi ile karşı karşıya yaşadığı kaydediliyor. Isınmanın temin edilemediği bölgelerden ise ölüm haberleri geliyor.

    http://www.trthaber.com/haber/dunya/suriyede-bebekler-donarak-oluyor-112006.html

    [URL]http://www.youtube.com/watch[/URL]? v=F4-zMiF0uOI


  7. 90
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Ezan İle


    Bu sabah,
    Uyandım ezan ile
    Gönlüme sızan ile
    Alnımıza yazılar,
    Kaderler yazan ile.

    Dinledikçe açıldı,
    Gönlümde gizli kapı,
    Kulak verdi bu yapı,
    Ezandaki hikmete.

    Tatlı bir huzur sardı,
    Beni benden kopardı,
    Başka dünyaya saldı,
    Daldım derin nimete.

    Kapıyı araladım,
    Geçmişi karaladım,
    Maziyi rafa attım,
    Huzur girdi gönül’e.

    Bedenimden sıyrıldı,
    Ses ruhuma ulaştı,
    O an ben beni aştı,
    Nefis döndü deliye.

    Dalga dalga büyüdü,
    Asi yönler uyudu,
    İşte yaşamak buydu,
    Hayat aktı içime.

    Ağır ağır dinledim,
    Dinledikçe inledim,
    En sonunda şükrettim,
    Rahmet indi elime.

    Elim gitti yüzüme,
    Hamd-ü sena rabbime,
    “Kul’um” dedi nefsime,
    “Âmin” doldu dilime…

    29.07.2007
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara



  8. 91
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Kısmetim Var Mı?


    Dünyaya gözümü açtım bugün de
    Bakalım yarına kısmetim var mı?
    Üç beş yudum suyu içtim bugün de
    Bakalım yarına kısmetim var mı?

    Nefesi doldurdum çektim sabahtan
    Gün yüzüme vurdu her bir cenahtan
    Deki kurtulurum uçtan penahtan
    Bakalım yarına kısmetim var mı?

    Mis gibi kokusu geldi ekmeğin
    Alın teri hâkim bunca emeğin
    Lezzeti bambaşka bu mübareğin
    Bakalım yarına kısmetim var mı?

    Lokmayı ağzıma götürdüm şükür
    Kalan dişlerimle çiğnedim şükür
    Dilimle hissettim yokladım şükür
    Bakalım yarına kısmetim var mı?

    Yuttum gırtlağımdan indi aşağı
    Kuvvetlendi sanki gözüm ışığı
    Doyunca bıraktım elden kaşığı
    Bakalım yarına kısmetim var mı?

    İçtim yudumladım bardakta suyu
    Dolaştı bedeni dip köşe kıyı
    Şükretti halime benle beş duyu
    Bakalım yarına kısmetim var mı?

    Dünyada yaşayan yapmalı bence
    Helal ve haramda hesaplar ince
    Yuttuğun lokmalar gönle girince
    Bakalım yarına kısmetim var mı?

    Dolaşır bedeni kana karışıp
    Gıdaya dönüşür an’ la yarışıp
    Aklını fikrini bürür sarılıp
    Bakalım yarına kısmetim var mı?

    Helali terk eden olur harami
    Farkında olmadan işler haramı
    Helalinden yiyen yapar bayramı
    Bakalım yarına kısmetim var mı?

    Şeytana yol açar haramı yiyen
    Fikri sabitleri fetheder ziyan
    İnsanı bedenen ve fikren soyan
    Bakalım yarına kısmetim var mı?

    08.06.2012
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara



  9. 92
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Bu Bayram...

    Hüzün gözlerimden kalbime indi
    Saati geçmişe kurdu bu bayram
    Yüzüm közlerimden gönlüme indi
    Yüreği derinden vurdu bu bayram


    Ben girerdim eve bayram gelirdi
    Yavruların gözbebeği gülerdi
    Gönül çoşar, hep iyilik dilerdi
    Rabbimden bizlere sırdı bu bayram


    Bir bakardım bayramlıklar giyilmiş
    Hanım dâhil el öpmeye dizilmiş
    Sanki bayram aileme yazılmış
    Gerçekti şüphesiz vardı bu bayram


    Nasip olmuş ise kurban keserdik
    Pay eder yoksula, ikram ederdik
    Sofrayı çevirir beraber yerdik
    Görünmez günleri gördü bu bayram


    Sefer çıkar büyüklerin evine
    Yoksul, düşkün bu bayramda sevine
    Ümmetin bayramı döner düğüne
    Kaç yaralı gönlü sardı bu bayram


    Sonra neler oldu? Değişti düzen
    Evlattı her bayram atayı üzen
    Bir sene önceden tatili sezen
    Kalbime sorular sordu bu bayram


    Nesil bir hoş oldu para kazandı
    Paraya atlarken sanki sazandı
    Zannetti ki kaderleri yazandı
    Ümidi dibinden kırdı bu bayram


    Bazısı aşk ile direndi durdu
    Paslı yüreklere sorular sordu
    Aldığı cevapla yıkılıyordu
    Gönlüme oturan kordu bu bayram


    Cıvıklaştı insanların dumuru
    Toprak emer iken onca yağmuru
    Un koydu, suladı… yaptı hamuru
    Dünya teknesinde kardı bu bayram


    Yazdım amma bayram, bayram olmadı
    Devran değiştikçe dostum kalmadı
    Hangi dost kalbime delik delmedi?
    Belki son günümde yordu bu bayram


    Şu anda ömrümün sonlarındayım
    Belki son nefesin tonlarındayım
    Zorlandığım yolun “en”lerindeyim
    Belli ki ömrümden zordu bu bayram


    11.09.2016
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


  10. 93
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Garip

    Gariplikler dolar ömür testime
    İçtiğim her günün tasları garip
    Bir garip gariplik çöker üstüme
    Sabrımı deneyen taşları garip…

    Bilinmeyen bir dost çağırır beni
    Bilinmeyen yere götürür beni
    Bilinmeyen hale düşürür beni
    Gözümün akmayan yaşları garip…

    Bir yola düşerim, neredir bilmem
    Gider ha giderim yorulup yılmam
    Vardığım bir yerde oturup kalmam
    El gibi ötmeyen kuşları garip…

    Durduğum o zaman; birkaç rekâtlık
    Çağıran mevtaya olsun rahatlık
    Er kişiye niyet ömür salâtlık
    Kabir’e girmeyen eşleri garip…

    El vururum değer tabuta elim
    Gidene duada bağlanır dilim
    Gözlerin kapanır son yazar filim
    Uykumda gördüğüm düşleri garip…

    06.08.2011
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara


    HİKÂYESİ;
    Cuma namazına epeyce bir vakit varken, iş yerinden çıktık sevgili Ergün MURAT ağabeyimle...
    Aracımız nereye götürürse oraya kadar gidelim cumayı orada kılalım için...
    Ankara İvedikteki iş yerimizden çıktığımız yol, Kızılcahamam Merkez Camiinde son buldu.
    Namazdan sonra hiç tanımadığımız birinin cenaze namazını kıldık...
    Sonra iş yerine dönerken konuştuklarımız işte böyle satırlara döküldü...
    Belki tanımadığımızı zannettiğimiz o er kişi helallik için çağırdı bizleri...
    Belki Ergün Ağabeyi çağırdı, beni şoför olarak kullandırttı...
    Bilemiyoruz...
    Hikmetinden sual olunur mu?
    Mevla rahmet eylesin, tanımadığımız o er kişiye ve bütün Ümmed-i Muhammedin rahmet bekleyenlerine...



  11. 94
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Dağdaki Pınar..

    Kim bilir kaç sene hasretlik çekti
    Her bahar ağladı dağdaki pınar
    Kaç yürek yangını kanarak içti
    Sel olup çağladı dağdaki pınar..

    Önlerine serdi dolan nimeti
    Kurda kuşa verdi olan kıymeti
    “Ayıramam” derdi o an hizmeti
    Ömürler sağladı dağdaki pınar..

    İçmezdi kendisi sanmayın kandı
    Güneşin altında nasıl dayandı?
    Kış gelince suya doyarım sandı
    Öze buz bağladı, dağdaki pınar..

    Okuttu üstüne kazınan ismi
    Sanmayın unuttu konulan cismi
    Seherde dillendi çağlayan kısmı
    Kuşları yeğledi dağdaki pınar..

    Yazın kurağında azaldı suyu
    Mecali kalmadı değişti huyu
    Damlalar kazdıkça toprağa kuyu
    Taşları yağladı dağdaki pınar..

    Buldurdu deliği son tapasıyla
    Doldurdu oluğu can çabasıyla
    Soldurdu soluğu en kabasıyla
    Dereyi sığladı dağdaki pınar..

    Şimdi temeldeki taşlar paslandı
    Kuşlarla birlikte çama yaslandı
    Her yol tarifinde gözü ıslandı
    Sevgiyi dağladı dağdaki pınar..

    03.09.2008
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara



  12. 95
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    İnsanım Ya…

    Bende insanım diye boşa kendim kasarım
    Hangi uçakta vardır sinekteki tasarım?
    Böbürlenirim birde insanüstü yaşarım

    Onca teknolojik kart sineğin neresinde
    Gönlü istese uçar, rota iradesinde…

    Biraz nefes almasam yaşayamam ölürüm
    Dünyayı sular bassa nerelerde kalırım?
    Balık sudan bulur da ben nereden bulurum

    Bu nasıl teknoloji sudan hava alıyor?
    Çıkarınca denizden çok geçmeden ölüyor…

    Acizim biliyorum ama düşünüyorum
    Azıcık soğuk olsa üst baş giyiniyorum
    Yaşayan tüm canlılar hep aynı, biliyorum!

    Neden kutuplardaki üşümez beyaz ayı?
    İninde mevsim yaşar, görünmeden boz ayı

    Dünyaya gelene bak dokuz aylık misafir
    Karanlıkta can bulur, karanlıkta beslenir
    Vakit saat gelince durmaz dünyaya gelir

    Bu bedene can veren elbet ki koruyacak
    Hangi akla hizmetle kim onu doğrayacak?

    Karıncaya can veren, kuşu kurdu besleyen
    Var mı beleş beslenip de sırtını yaslayan?
    İnsandan başka var mı çokbilmişlik taslayan?

    Kana susayan vampir sanma kana doyacak
    Doldurduğu tabakta kana ekmek banacak

    Göz önüne getirdim bir an için insanı
    Aklım almadı, almaz, insandaki isyanı
    Dünyadaki yaşamlar kalacak birer anı

    Oynatılan filimde herkes başrol kapacak
    Kimi en güzel rolde kimi kötü olacak…

    Dilerim insan olan öğrensin insanlığı
    Öğrenmek zor gelirse seyretsin hayvanlığı
    Fakat zor zanaattır tutarsa hayvanlığı

    Yaşam herkese haktır, hakkı herkes tadacak
    Yedi milyar pastadan nasibini alacak

    13.06.2012
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara




  13. 96
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Kim Bilir?

    Kim bilir nerede hasretle bekler
    Hangi dağ başında durur kim bilir?
    Tarihler atılır dualar ekler
    Kaç kişi yüzüne bakar kim bilir?

    Bazen akça pakça mermerden olur
    Bazen koca kayalardan oyulur
    Bazen tahtadandır üstü soyulur
    Kaç kişi cilalar, siler kim bilir?

    Bayramlarda artar onun coşkusu
    Benliği terk eder, o an keşkisi
    Kalabalık koymaz, dua kuşkusu
    Kaç kişi gönülden okur kim bilir

    Uzaktan bakınca tanımazlar mı?
    Üstüne yazılar kazımazlar mı?
    Her yalnız kalışta darılmazlar mı?
    Kaç kişi atisin görür kim bilir?

    Sahibi kuşlardır, üstünde otlar
    Ona arkadaştır, yandaki taşlar
    Ilgıt eser yeller, sallanır başlar
    Kaç kişi yıkılır göçer kim bilir?

    Mücadele verir geçen yıllara
    Bazen kafa tutar tüm asırlara
    Belki de haberdar her bahtı kara
    Belki de bihaber yaşar kim bilir?

    08.08.2008
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara




  14. 97
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Ömrüm

    Doğduğum da başladı, yolculuğun dönüşü
    Ne bir an yavaşladı, ne oldu “u” dönüşü
    Doğum, yaşam ve ölüm, yok geriye dönüşü

    Zannetme ki dünyada rahat yaşar, ölürüm
    Ah çeker yanar içim, vay ki bana vay ömrüm..

    Kainatta sen nesin, söyle yerin nerdedir
    Gerçek seni gizleyen, gözündeki perdedir
    Koskocaman bu dünya gerçeğinde zerredir

    Gökyüzüne bakınca, onca yıldız görürüm
    Ah çeker yanar içim, say ki bana say ömrüm..

    Bir avuçluk toprakta, görürsün sonsuz yaşam
    Birlikte devam buldu, “bir” le başladı yaşam
    Bir Mevla’yı tanıdı, “O” n da buldu ihtişam

    İman ettikçe Rabbe dedim kurban olurum
    Ah çeker dolar içim, “Hay” ki bana “Hay” ömrüm..

    Hızla akan zamana, mümkün değil yetişmek
    Ne yerinde an durur, ne mümkündür döndürmek
    Esas kaynağa varıp, derya olup birleşmek

    İçim taşıyor sanki çağlarken köpürürüm
    Ah çeker coşar içim, çay ki bana çay ömrüm..

    Nerde nasıl bitecek, sonlanacak bilinmez
    Bahta kazınan yazı, ömür bitse silinmez
    Gidilecek son nokta, ha deyince gidilmez

    Yolculuk başladı da, sona gidiyor günüm
    Ah çeker sıkar içim, pay ki bana pay ömrüm..

    Her şey sonlu bitecek, umursamasa kimse
    Bir mizan kurulacak, herkes fark edip bilse
    Kalmayacak kıyıda kenarlarda hiç kimse

    Nasıl geçer bilinmez, bundan sonraki ömrüm
    Ah döker yanar içim, vay ki bana vay ömrüm..

    Kabirde yatmak için yapılan telaşeler
    Bir kefen kapmak için, dökülen şelaleler
    Her bir nefis tadacak, bitince iaşeler

    Musallanın üstünde, sergilenir her günüm
    Ah çeker sorar içim, vay ki bana vay ömrüm..

    31.01.2008
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara




  15. 98
    nesimsek Üye
    nesimsek
    Üye

    Üye No: 56936
    Mesaj Sayısı: 82
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 59
    Yer: Ankara

    Şafak Sökecek

    İstemesek bile şafak sökecek
    Sabahı olmayan gece olur mu?
    Yürümesek bile yollar bitecek
    Günahı bilmeyen yüce olur mu?

    Çile insana has, her canlı çekmez
    Yola çıkan mermi çarpmasa sekmez
    Bir damla yaş aksa boş yere gitmez
    Çöle düşen damla, boşa kurur mu?

    Sevgi deryasında susuz kaldım ben
    Bir geceye hasret uykusuz beden
    Tuz gölüne dalıp, tuza hasretken
    Gönül ibret alıp yolu bulur mu?

    Gökyüzü üstüme çökecek değil
    Kara gün kapkara geçecek değil
    Felek daim beni seçecek değil
    Kıyamet kopmadan hayat durur mu?

    Çıkıştayım belki zorlu yokuşta
    İnişteyim belki sonlu yarışta
    Sezişteyim belki ömrü sarışta
    Kaderde ne varsa kulu görür mü?

    29.08.2008
    Necati ŞİMŞEK
    Ankara




+ Yorum Gönder
Git İlk 467