Git 12 Son
  1. 1
    kardelen Üye
    kardelen
    Üye

    Üye No: 228
    Mesaj Sayısı: 35
    Tecrübe Puanı: 2

    Bahaettin Karakoç Şiirleri - Ihlamurlar çiçek açtıgı zaman


    Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
    Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
    Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
    Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
    Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
    Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
    Bebekler hayta hayta yürümeden
    Geleceğim diyorum, geleceğim sana
    Ne olur kesin bir takvim sorma bana
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Beklesen de olur, beklemesen de
    Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
    Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
    Hangi ses yürekten çağırır beni sana
    Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
    -Ihlamur çiçek açtığı zaman.

    Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
    Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
    Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
    Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
    Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
    Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
    Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
    Gemileri yaksalar da geleceğim sana
    On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
    -Ihlamur çiçek açtığı zaman.

    Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
    Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
    Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
    Ne güzellik, ne de tat var baharsız
    Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
    Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
    Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
    Kimseye uğramam ben sana uğramadan
    Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
    Takvim sorup hudut çizdirme bana
    Ben sana çiçeklerle geleceğim
    Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Bahaeddin KARAKOÇ


    İlgili Yazılar

  2. 2
    TAPUSUZ Üye
    TAPUSUZ
    Üye

    Üye No: 1421
    Mesaj Sayısı: 32
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 48

    --->: Ihlamurlar çiçek açtıgı zaman


    kardelen Nickli Üyeden Alıntı
    Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
    Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
    Kimseye uğramam ben sana uğramadan
    Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
    Takvim sorup hudut çizdirme bana
    Ben sana çiçeklerle geleceğim
    Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Bahaeddin KARAKOÇ
    Allah bizleri güneşe muhtaç olan dar kapılara yöneltsin.


  3. 3
    GüllereVurgun Üye
    GüllereVurgun
    Üye

    Üye No: 2141
    Mesaj Sayısı: 12
    Tecrübe Puanı: 2

    Bahaettin Karakoç Şiirleri "Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman"..




    Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman


    Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
    Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
    Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
    Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
    Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
    Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
    Bebekler hayta hayta yürümeden
    Geleceğim diyorum, geleceğim sana
    Ne olur kesin bir takvim sorma bana
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Beklesen de olur, beklemesen de
    Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
    Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
    Hangi ses yürekten çağırırsa beni sana
    Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
    -Ihlamur çiçek açtığı zaman.

    Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
    Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
    Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
    Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
    Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
    Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
    Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
    Gemileri yaksalar da geleceğim sana
    On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
    -Ihlamur çiçek açtığı zaman.

    Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
    Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
    Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
    Ne güzellik, ne de tat var baharsız
    Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
    Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

    Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
    Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
    Kimseye uğramam ben sana uğramadan
    Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
    Takvim sorup hudut çizdirme bana
    Ben sana çiçeklerle geleceğim
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.


    Bahaettin Karakoç


  4. Reklam

  5. 4
    İnşirah Devamlı Üye
    İnşirah
    Devamlı Üye

    Üye No: 86
    Mesaj Sayısı: 1,071
    Tecrübe Puanı: 17

    --->: "Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman"..


    Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman II



    Bilirsin ki burda değilim artık
    Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...
    Gelir benim yüreğimde toplanır,
    Dağların üstünden sıyrılan duman.
    Bir yanım mosmordur, bir yanım beyaz,
    Bir yanım karakış, bir yanım ilk yaz.
    Can evime bakışların saplanır;
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

    Ihlamurlar çiçek açtığı zaman;
    Ne sen gurbetçisin, ne ben sılacı.
    Senden gayrısına bakmam mümkün mü;
    Gözlerimi esir alan dağlardan.
    Kapımı üç defa çalan postacı
    Adresinde yok! Diye notlar düşer,
    Eski adresimde bir hüzün eser;
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

    Eski adresimse kurumuş bir gül,
    Gizemli bir ıtır, domur domur kan,
    Yaba yaba yelde savrulur gönül,
    Firkatli turnalar geçer uzaktan.
    Dalgınlığım debimetre tanımaz,
    Başım çarpar bir gemi bordasına
    Düşerim bir girdabın ortasına
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

    Birden bezeklenir sevda haritam,
    Ihlamurlar çiçek açtığı zaman...
    Lâleler toplarım ben tutam tutam,
    Bizim için çalar kıvrak bir keman.
    Gök papatya, yer ise lâle bahçesi,
    Aşka ışık dokur kuşların sesi.
    Seninle hep aynı yerde oluruz;
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

    Kumaşı eprimiş üç mevsim geçer,
    İlkyazla uyanır derin uyuyan.
    Tan sesine cıvıldaşır serçeler,
    Sevdadır anlıma namlu dayayan.
    Havuzuma ay ışığı dökülür.
    Bilirsin ki burda değilim artık,
    Ruhum yağmur yağmur göğe çekilir;
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

    Gülde çiy damlası... Buzum sırçayım;
    Güneşe çarpınca param parçayım.
    Bir gün Emirgândayım, bir Kanlıcada,
    Üsküdarda, Beykozda, Çamlıcada.
    Şehir bir hançerken kan burgacında.
    Mekâna sığar mı bu deli yürek?
    Bir sevda çeşmesi, bu deli yürek.
    Baylanır, beklerken baygın düşerim;
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...



  6. 5
    İnşirah Devamlı Üye
    İnşirah
    Devamlı Üye

    Üye No: 86
    Mesaj Sayısı: 1,071
    Tecrübe Puanı: 17

    Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman III



    Saçlarına pütür pütür yapışmış,
    Gözlerinin rengi ile sıvanmış
    Bir avuç kuru çiçek topladım.
    Kırılıp dökülmesinler diye
    Sevgiyle, özenle tek tek topladım.
    Yürek fideledim zamana ve mekâna,
    Hasat vakti geldi yürek topladım.
    Belli ki bu yıl da vuslat gecikecek
    Aşıdır, serumdur, besindir her umut,
    Ey sevgili umudunu diri tut! ...
    Bedenim hür değil, mühlet ver bana,
    Er veya geç çıkıp geleceğim sana;
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

    Mevsimi geçiyormuş, geçsin varsın,
    Hep böyle dönüyor zaman tekeri.
    Biri gider, biri gelir mevsimlerin,
    Sonsuzluğu, diri aşklarla kucaklarsın.
    Acılardan damıtırsın şekeri,
    Sabrı da güzel olur çeyizi hazır kızların.
    En ışıltılı çağında yıldızların
    Kaç bıldır öteden göz kırpar bana,
    Her umut bir yoldaş, her dert âşina.
    Sorma ıhlamurlar ne zaman çiçek açar? ...
    Beni güneşin ortasına atsalar da
    Yanarım, pişerim, gelirim sana;
    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...



  7. 6
    karia Üye
    karia
    Üye

    Üye No: 546
    Mesaj Sayısı: 52
    Tecrübe Puanı: 2

    eline yüreğine sağlık kardeş çok güzel


  8. 7
    nursema Üye
    nursema
    Üye

    Üye No: 2198
    Mesaj Sayısı: 95
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 41

    Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü

    Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü

    Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü

    Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana

    Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana

    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.



    Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden

    Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden

    Bebekler hayta hayta yürümeden

    Geleceğim diyorum, geleceğim sana

    Ne olur kesin bir takvim sorma bana

    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.



    Beklesen de olur, beklemesen de

    Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende

    Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde

    Hangi ses yürekten çağırırsa beni sana

    Geleceğim diyorum, takvim sorma bana

    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.



    Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi

    Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine değdi

    Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?

    Başka bir gezegende de olsan döüşüm hep sana

    Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana

    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.



    Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden

    Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben

    Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden

    Gemileri yaksalar da geleceğim sana

    On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana

    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.



    Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif

    Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız

    Ey benim alfabemdeki kadîm Elif

    Ne güzellik, ne de tat var baharsız

    Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana

    Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana

    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.



    Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

    Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan

    Kimseye uğramam ben sana uğramadan

    Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana

    Takvim sorup hudut çizdirme bana

    Ben sana çiçeklerle geleceğim

    -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.




    Bahaettin Karakoç



  9. 8
    ßaran T.T.O.R.H.S.S.
    ßaran
    T.T.O.R.H.S.S.

    Üye No: 11279
    Mesaj Sayısı: 1,118
    Tecrübe Puanı: 19

    ßu Şiiri Daha Önce Okumuştum ßirkez Daha Okumak Mutlu Etti ßeni Allah Razı oLsun...


    Esselamu Aleykum...


  10. 9
    sitare ...demincek
    sitare
    ...demincek

    Üye No: 8019
    Mesaj Sayısı: 171
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 37

    HİÇ BİNMEDİM LEYLASIZ TRENLERE

    Artık zevâl vakti, akşam oluyor;
    Göklerin kapısı hâlâ aralık…
    İnce bir sızıyla içim doluyor,
    Her zaman sökmüyor gözükaralık.

    Sanki bütün kuşlar dağlarla sözlü,
    Sanki hepsinin de gözleri çakır…
    Benim gördüklerim hep eylül yüzlü,
    Ufuklar kıpkızıl yekpâre bakır.

    Yüreğimde kişner en soylu atlar,
    Toynak seslerinde dinginlik çok zor.
    Biçimden biçime girer bulutlar,
    Özlemin rengiyse hiç değişmiyor.

    Düşlerimin burgacında dönüyor
    İpek ve baharat yüklü bir kervan.
    İçimdeki lâmba birden sönüyor
    Deve kızıp kaçmış, şaşırmış sârbân.

    Görünüp görünüp kaybolan kaçak
    Çıkınında taşır totemlerini…
    Bu mühürü söküp kapı açacak
    Kim varsa söylesin biri yerini.

    Karşımda bir çift göz, kavrulmuş badem,
    Ansızın bıçaklar hassas yanımdan…
    Aşkıma tanıktır çiçek seccadem,
    Üstüme damlarken yürek yürek kan.

    Sular kırılır da Leylâ kırılmaz;
    Bir renk cümbüşüdür, kemiksiz ışık…
    Gizemdir, ritimdir, bitimsiz ilkyaz
    Ne canlar tanıdım Leylâ’ya âşık.

    Gün batar her şeyi koynuna alır;
    Şahlanan dağ, deli ırmak kadife…
    Gün doğar, ne yüzü ne izi kalır,
    Kalan salt imzasıdır Leylâ diye.

    Beni böyle esrik / aylak görenler
    Sanırlar ki işim bitmiş tastamam.
    Yüreğimden geçer bütün trenler
    Leylâ’sız dünyayı hiç umursamam.

    Kural bu: acıma, vurunca düşür!
    Sanki hiç sevmedin, kalem tutmadın.
    Sabır burcundaki bayrağın üşür,
    Morgda çıplak yatan hep senin adın.

    Leylâ salınarak bahçeye iner,
    Tavusa dönüşür her dokunduğu.
    Kokusu yerlere, göklere siner
    Havuzda yüzerken bir siyah kuğu.

    Onun eşiğine yüz sürenlere
    Kilitli kapılar bir bir açılır.
    Hiç binmediğim Leylâ’sız trenlere

    Leylâ’sız köprüler nasıl geçilir? ...

    Bahattin Karakoç




  11. 10
    sitare ...demincek
    sitare
    ...demincek

    Üye No: 8019
    Mesaj Sayısı: 171
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 37

    İtiraf Dilekçesi

    Şimdi yalan çıkmanın utancını terliyorum
    Ortalık olabildiğince bir kör-duman.
    Ben kendi dumanımda boğulurken
    Beyaz ve siyah atlarını koşturmuş zaman;
    Ihlamurlar çiçek açmış
    Rüzgâr ıhlamurların türküsünü söylüyor
    Çıkıp bir yelkende oturmam mümkün değil
    Utancımın terleri kurumadan
    Zamanın dışına sarkamıyorum.

    Ihlamurlar çiçek açmış, bense hâlâ burdayım
    Kavlimize göre böyle olmayacaktı,
    Muhakkak sana gelecektim bir çiçek vakti
    Yüreklerinde hasret, seslerinde hasret
    Turnalar geçiyor memleket memleket
    Bense çaresizlikten bir hurdayım
    Akbabaların döndüğü son çukurdayım
    Yaşanmamış bir gün, gün değil,
    suçu takvimlere bırakamıyorum.

    Sebep bir değil, beş değil
    Ben birincisini söyleyeyim, ötesi kalsın
    Kaderin hükmü bu, temyizi olmaz
    Yaşanmış bir süreçtir sana rehin bıraktığım yaz,
    Yakamaz, yakıştıramazsın, bugün dün değil,
    vefasızlıkla ilgisi yok bunun efendim,
    Tek başıma çare üretmekten tükendim
    İş karışık, içinden çıkamıyorum.

    ’Gel' diyorsun sürgülüyken kapılar
    Mayın tarlasına düşmüş gibiyim
    Kasları, kanatları yanmış bir kuş gibiyim
    Geç geldi ve uzaktan geçti bu bahar
    Kaderin hükmü bu, nasıl geleyim
    Ne başım ayıktır, ne kılavuzum var
    Özüm dert evidir, düğün değil
    Senin havuzuna akamıyorum.

    İki tarla arasında takım belirleyen
    Bir taş gibi oturup durdum bütün yıl
    Gelen şiir yağmurlarını da kapıdan çevirdim ben
    Bir gönül öne geçti, bir akıl
    Gel gör ki her zaman kaderin dediği oldu
    Bu işi bitirmem mümkün değil
    Şair dilim lâl şimdi
    Derdimi kolayca dökemiyorum.

    Yüzüme tokat gibi yapışıyor bakışların
    Gözlerimi kapatsam da karşımda duruyorsun
    Ihlamurlar çiçek açmış salkım saçak
    Sen beni hep kendi sözümle vuruyorsun
    Ağlasam ıhlamurların dallarına kar yağacak
    Uzatsan da pasaportumun süresini
    Köprü su altında kaldı, bugün dün değil
    Kaçağım, yüzüne bakamıyorum.

    Bahattin Karakoç



  12. 11
    sitare ...demincek
    sitare
    ...demincek

    Üye No: 8019
    Mesaj Sayısı: 171
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 37

    Leyl ü Nehar Aşk

    Hiç bulut yoktu ortalıkta birden peydah oldular
    Serinlikle birlikte içime bir korku düştü
    Dedim, menzile ulaşacaksan geç kalma acele tut
    Sonra sellerle kapaklanırsın yere yüzüstü

    Hani hasat sonrası tarlalardan topladıkları başakları
    Yuvalarına nasıl kımıl kımıl taşırlarsa karıncalar
    Ben de senin sevgini taşıdım yüreğimin doruklarında
    Damıtılmış bir ömür boyu leyl ü nehar

    Vakit gurûp vaktidir rüzgârsa hoyrat esiyor
    Bir vâha görünmüyor ıhtı ıhacak deven
    Yıldızlara bakıp bakıp ahkâm kesiyor
    Kendi dikenleriyle taçlanan yorgun keven

    Sor şu yol kenarındaki meyvesiz karaağaçlara
    Kaç yolcu geçmiştir bu yollardan senden önce
    Şu çeşme, şu ören, şu düşek tanıklık etsin
    Aşk nedir, edeb'i erkânı nice

    Alazsız, dumansız bir yangının ortasındayım
    Sesim daha içimdeyken kavrulup dökülüyor
    Yakınından geçseler bütün kuşlar kül olur
    Yanan binam kerpiç kerpiç sökülüyor

    Seni sevdiğimi yine gururla haykırıyorum işte
    Gemi azıya alarak kişneyip kaçan ufuklara
    Alnınızdaki beyazlık, ayaklarınızdaki seki benim sevgimdir
    Benim sevgilimdir yeni besteler yapan sonsuzluklara

    Bahattin Karakoç



  13. 12
    sitare ...demincek
    sitare
    ...demincek

    Üye No: 8019
    Mesaj Sayısı: 171
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 37

    Dosta Çağrı

    Uzar gider kötü günün gecesi,
    Sabır bir deynekti söğüt oldu, gel!
    Duman salmaz viran evin bacası.
    Ak ezgiler kara ağıt oldu gel!

    Sığınağım sevgilinin eviydi
    Sevdiğim renk yeşil, beyaz, maviydi
    Yüreciğim demir gibi kaviydi
    Önce hamur, sonra kâğıt oldu, gel!

    Kırık bir yanım var tutmuyor kenet,
    Kader bir imzadır, mühlet bir senet
    Anılarda kaldı fasl-ı muhabbet
    Her sitemin bana öğüt oldu, gel!

    Sindire sindire acıyla doldum
    Bahar hazan oldu, ben erken soldum
    Aşk dağına çarpıp tarumar oldum
    Uğruna kaç civan şehit oldu, gel!

    Bazen bir tepeden mendil sallarım
    Türkü türkü seğrir gevrek dallarım
    Mektup yazar, korka korka yollarım
    Nice korkak şimdi yiğit oldu, gel!

    İçime kor, karşı dağa kar düştü
    Dostlar esef etti, yadlar gülüştü
    Askıda nice şey, şeye dönüştü
    Kudurgan benlikler tagut oldu, gel!

    Sıcak bir yağmurdur bu göz yaşları
    Göklere bak, dinle göçmen kuşları
    Şardağı'nın, Salavan'ın taşları
    Aşka acıkınca yakut oldu, gel! ...


    Bahattin Karakoç



  14. 13
    sitare ...demincek
    sitare
    ...demincek

    Üye No: 8019
    Mesaj Sayısı: 171
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 37

    Beyaz Dilekçe'den...

    Rahman Ve Rahim Olan Adına Sığınarak,
    Açtım İki Elimi, Kor Gibi İki Yaprak

    Bir Edep Ölçeğinde Umutlu Ve Utangaç,
    İşte Dünya Önünde, Benim Ruhum Sana Aç.

    Bu Seyriyen Ellerle, Senden Seni İsterim,
    Senden Seni İsterken, Canımdan Çıkar Tenim.

    Sana Âşık Ruhumdur, Merceği Yakan Işık
    Gözlerim, Cemalini Görmeden De Kamaşık

    Bir Mirasyediyim Ben, İflasın Eşiğinde,
    Hep Sabırla Çürüyor, İhlas Bileşiğinde.

    Kimin Kimlik Ararken, Hem Güler Hem Ağlarım
    Yükseklerden Dökülen, Sular Gibi Çağlarım.

    Çok Tuzlu Bir Denizim, Her Anım Med ve cezir,
    Sana Âşık Olalı, Yüreğim Kutla Esrir.

    Döşeğim Kara Toprak, Yorganım Kara Bulut,
    Ben Seninle Doluyken, Vurgun Yapamaz Umut.

    Her İnsan Günah İşler, Sen’den Saklanır Mı Sır?
    Tövbe Dilekçesiyle Sırttan Kalkar Bu Nasır.

    Kainatı Yarattın, Donattın, Rızk Verdin,
    Kimine Sonsuz Körlük, Kimine Işık Verdin.

    ”Yanlış Adım Atmayın! ”, Diye İndi Her Kitap,
    Sana Açılan Eli, Geri Çevirmezsin Rab.

    Ulu Birsin, Sineden Peygamberler Gönderdin,
    Gök Yüzüne Yıldızlar, Yere Çiçekler Serdin.

    Senden Önce Bir Sen Yok, Kâinatta İlk Sen’sin!
    Bu Kâinat Bir Meta, Hepsine Malik Sen’sin!

    Rabb’im Seni Tanıyan, Bilir Doluyu – Boşu.
    Kapına Geldi İşte, Yorgun Bir Aşk Sarhoşu.

    Garibim, muzdaribim Ama Umutsuz Değil,
    Seninle Dost Olanlar, Cihanda Mutsuz Değil,

    Kulunun Kurbanıyım, Rabb’im Senin Mülkünde,
    Garip Kulun, lütfeyle Gülümse Dilekçeme.

    Senin İçin Verince, Verenin Feyzi Artar,
    Gönülden Bir Sadaka, Dağca Bir Ömrü Tartar.

    Kainatta Ne Varsa, Hepsinin Zikrinde Sen!
    Hamd Ve Şükür Sanadır, Her Şey Sen’inle Esen!

    Sen Ki Sana Geleni, Çevirmezsin Eli Boş,
    Âşık Boşa Dememiş: Lütfûn da Kahrın da Hoş!

    Bir Beyaz Dilekçedir, Sana Her Yalvarışım,
    İmanımla Amelim, Hem Perdem, Hem Nakışım.

    Çalı Bile, Kendine Sığınan Kuşu İtmez,
    Sen Gafursun, Azizsin, Senin Keremin Bitmez!

    Geldim İşte Kapına, Kul Senden Irak Olmaz
    Sana Adanmamışsa, Yürekte Yürek Olmaz!

    Her Müslüman Bir Kartal, Vurulur Da Pesetmez,
    Oruçtan Tad Alanlar, Kemik Peşinde Gitmez.

    Bezm-İ Elest'te Sana, Secde Eden Ruh İçin;
    Verdiğin Söze Sadık, Doğru Giden Ruh İçin:

    Hiç Kimseyi Vatansız, Milletini Devletsiz,
    Gönülleri Sevdasız, Şehirleri Mabetsiz;

    Bayrakları Rüzgârsız, Ocakları Ateşsiz
    Bırakma Ulu Rabbim, Asi Kul Değiliz Biz.

    Benden Önce Esirge, Muhammet Ümmetini,
    Esen Gitsin Her Kervan, En Sona Ula Beni!

    Kâinat Bir Mozaik, Her Şeye Sahip Allah!
    Ey Gizli Ve Aşikâr, Her Derde Tabip Allah! ...

    Bahattin Karakoç




  15. 14
    sitare ...demincek
    sitare
    ...demincek

    Üye No: 8019
    Mesaj Sayısı: 171
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 37

    Ağır Geliyor


    Yaralı kuşumun kanadı
    Dallara ağır geliyor.
    Yere bassa ayağını
    Yollara ağır geliyor.


    Uzaktan gider bulutlar,
    Çiçekken kurur umutlar,
    Suna beklemek her bahar
    Göllere ağır geliyor.


    Nâçar, vurgun gönlüm nâçar,
    Kurt kovalar, ceylan kaçar,
    Ufuklar bir konar göçer
    Çöllere ağır geliyor.


    Yolcu yeler yeler yetmez,
    Derdi olmayan kuş ötmez,
    Hayattan şikâyet bitmez
    Kullara ağır geliyor.


    Vakti tırnakla kaşımak,
    Kızıl alevde üşümek,
    Yorgunlukları taşımak
    Sallara ağır geliyor.


    Sevda bana vurdu geçti,
    Kıran geldi, kırdı geçti,
    Desem ki ısırdı geçti
    Yıllara ağır geliyor…


    Bahattin Karakoç



+ Yorum Gönder
Git 12 Son