Git İlk 245
  1. 57
    muvahhidim herşey O'nun için..!
    muvahhidim
    herşey O'nun için..!

    Üye No: 78968
    Mesaj Sayısı: 712
    Tecrübe Puanı: 10
    Yer: جَنُوبُ تُرْكيا

    Cevap: Dursun Ali Erzincanlı'dan Şiir Metinleri..


    MAHŞER

    Gün öyle bir gün ki, baba evladından kaçar, evlat annesinden…
    Ne mal fayda verir insana, ne de çoluk çocuk.
    İnsan amelleriyle baş başa...

    Gün öyle bir gün ki, mahşer gibi değil; mahşerin ta kendisi.
    Her insanın mutlaka göreceği, yaşayacağı bir gün.
    O gün ile aramızda sadece ölüm var…


    Anlatan Hazreti Peygamber;
    Allah mahşer günü öncekileri ve sonrakileri tek bir düzlükte toplar.
    Bakan onlara bakar, çağıran onları işitir.
    Güneş onlara yaklaşır.
    Gam ve sıkıntı insanların tahammül edemeyecekleri dereceye ulaşır…

    Öyle ki insanlar: "İçinde bulunduğumuz şu hali görmüyor musunuz?
    Bizlere şefaat edecek birini bilmiyor musunuz?" demeye başlarlar.
    Birbirlerine: "Babamız Âdem var" derler ve O'na gelirler.
    "Ey Âdem! Sen insanların babasısın. Allah seni kendi eliyle yarattı.
    Kendi ruhundan sana üfledi. Bütün isimleri sana öğretti.
    Meleklerine senin önünde secde ettirdi.
    Rabbin nezdinde bizim için şefaatte bulunmaz mısın?" derler.
    Âdem Aleyhisselam: "Bugün Rabbim öyle bir gazaba gelmiş ki;
    bundan önce ne bir böyle gazaba gelmişliği var ne de bundan sonra gelecek.
    Aslında şefaate benim yüzüm yok.
    Çünkü cennette iken Allah beni o ağaca yaklaşmaktan men etmişti. Ben bu yasağa asi oldum.
    Nefsim... Nefsim... Nefsim...
    Benden başkasına gidin. Nuh Aleyhisselam'a gidin." diyecek.

    İnsanlar Nuh Aleyhisselam'a gelecekler.
    "Ey Nuh! Sen yeryüzü ahalisine gönderilen Resullerin ilkisin.
    Allah seni çok şükreden bir kul; Abden şekûrâ diye isimlendirdi.
    İçinde bulunduğumuz şu hali görmüyor musun?
    Rabbin nezdinde bizim için şefaatte bulunmaz mısın?" diyecekler.
    Nuh Aleyhisselam da şöyle diyecek:
    "Bugün Rabbim öyle bir gazaba gelmiş ki;
    bundan önce ne bir böyle gazaba gelmişliği var ne de bundan sonra gelecek.
    Benim bir dua hakkım vardı. Ben onu kavminin aleyhine, beddua olarak yaptım.
    Nefsim... Nefsim... Nefsim...
    Benden başkasına gidin. İbrahim Aleyhisselam'a gidin."

    İnsanlar İbrahim Aleyhisselam'a gelecekler.
    "Ey İbrahim! Sen Allah'ın Peygamberi ve arz ahalisi içinde yegâne Halilisin.
    Bize Rabbin nezdinde şefaat et. İçinde bulunduğumuz şu hali görmüyor musun?" diyecekler.
    İbrahim Aleyhisselam onlara:
    "Rabbim bugün öyle bir gazaba gelmiş ki;
    bundan önce ne bir böyle gazaba gelmişliği var ne de bundan sonra gelecek.
    Şefaat etmeye kendimde yüz de bulamıyorum.
    Nefsim... Nefsim.. .Nefsim...
    Benden başkasına gidin. Musa Aleyhisselam'a gidin."

    İnsanlar Musa Aleyhisselam'a gelecekler.
    "Ey Musa! Sen Allah'ın Peygamberisin.
    Allah seni risaletiyle ve hususi kelamıyla insanlardan üstün kıldı.
    Bize Allah nezdinde şefaatte bulun."
    Musa Aleyhisselam da:
    "Bugün Rabbim öyle bir gazaba gelmiş ki;
    bundan önce ne bir böyle gazaba gelmişliği var ne de bundan sonra gelecek.
    Esasen Rabbim nezdinde şefaate yüzüm de yok.
    Çünkü ben öldürülmesiyle emrolunmadığım bir cana kıydım.
    Bugün ben mağfirete mazhar olursam bu bana yeter.
    Nefsim... Nefsim... Nefsim...
    Benden başkasına gidin. İsa Aleyhisselam'a gidin." diyecek.

    İnsanlar İsa Aleyhisselam'a gelecekler.
    "Ey İsa! Sen Allah'ın Peygamberisin.
    Meryem'e attığı bir kelamısın. Ve kendinden bir ruhsun.
    Üstelik sen beşikteyken insanlarla konuşmuştun.
    Rabbin nezdinde bize şefaat et."
    İsa Aleyhisselam da diğer peygamber kardeşleri gibi:
    "Bugün Rabbim öyle bir gazaba gelmiş ki;
    bundan önce ne bir böyle gazaba gelmişliği var ne de bundan sonra gelecek." diyecek.
    Nefsim... Nefsim... Nefsim...
    Benden başkasına gidin. Muhammed Aleyhisselam'a gidin." diyecek.

    Ve insanlar bana gelecekler.
    "Ey Muhammed! Sen Allah'ın Peygamberisin.
    Bütün peygamberlerin sonuncususun.
    Allah senin geçmiş, gelecek bütün günahlarını mağfiret buyurdu.
    Bize Rabbin nezdinde şefaatte bulun.
    Şu içinde bulunduğumuz hali görmüyor musun?" diyecekler.
    Bunun üzerine ben Arş'ın altına gideceğim.
    Rabbim için secdeye kapanacağım.
    Derken Allah, benden önce hiç kimse için açmadığı meth-ü senaları benim için açacak.
    Ben onlarla Rabbime meth-ü senalarda bulunacağım.
    Sonra:
    "EY MUHAMMED!
    BAŞINI KALDIR VE İSTE.
    İSTEDİĞİN SANA VERİLECEK.
    ŞEFAAT TALEP ET. ŞEFAATİN YERİNE GETİRELECEK." denilecek.
    Ben de başımı kaldıracağım:
    "Ey Rabbim! Ümmetim."
    "Ey Rabbim! Ümmetim."
    "Ey Rabbim! Ümmetim."

    "EY MUHAMMED!" denilecek.
    ÜMMETİNDEN HESABI OLMAYANLARI
    VE KALPLERİNDE HARDAL TANESİ KADAR İMAN BULUNANLARI
    CENNET KAPILARINDAN İÇERİ AL." denilecek.


    Gün öyle bir gün ki, baba evladından kaçar, evlat annesinden…
    Ne mal fayda verir insana, ne de çoluk çocuk.
    İnsan amelleriyle baş başa...

    Gün öyle bir gün ki, mahşer gibi değil; mahşerin ta kendisi.
    Her insanın mutlaka göreceği, yaşayacağı bir gün.
    O gün ile aramızda sadece ölüm var…



  2. 58
    muvahhidim herşey O'nun için..!
    muvahhidim
    herşey O'nun için..!

    Üye No: 78968
    Mesaj Sayısı: 712
    Tecrübe Puanı: 10
    Yer: جَنُوبُ تُرْكيا

    Cevap: Dursun Ali Erzincanlı'dan Şiir Metinleri..


    İLK YILDIZLAR
    Asrı Saadette doğan on binlerce yıldız var
    Ama onlar Resulullah’ın semasında parlayan ilk yıldızlar

    En önde O
    Fahri kainatın muhterem zevcesi
    İslamdan önceki vasfı; Tahire yani temiz
    İslamdan sonraki vasfı; Kübra yani büyük
    Namaza durduğunda Resulullah’ın ardında tek başına
    Kureyşin zengin ve soylu kadını
    Müminlerin annesi, Ehl-i Beyt’in ninesi
    Cennet hanımlarının en faziletlisi
    Sebepler aleminde Resullah’ın yegane dayanağı
    Kalbi peygamber aşkıyla dolu
    Ruhu incelerden de ince
    Temiz ve büyük Hz. Hatice

    Anneleriyle beraber İslam’a girdiler
    Peygamberin gül çiçekleri
    Rukayye, Zeynep ve Ümmü Gülsüm
    Fatıma başlı başına şiir
    Fatıma peygamberden bir parça
    Fatıma babasının annesi

    Peygamberlik pazartesi verildi
    Salı günü O İslam’a girdi
    Resulu Ekremin amca oğlu
    İlim şehrinin kapısı
    Haseneynin babası
    Fatumatüz Zehra’nın eşi
    Savaş meydanlarının güneşi
    Haydarı Kerrar ve Esedullah
    Velayet ikliminin dili Emirul Mü'minin Hz. Ali

    Ardından azatlı bir köle
    15 yaşında fidan
    Resulu Ekremi üstün tuttu anne ve babasından
    Mute'nin destanlaşan şehitlerinden
    Maksat peygamberin ilk yıldızlarını görmekse
    İşte bir yıldız Zeyd bin Harise

    Ve O
    Nebilerden sonra insanların en hayırlısı
    Aişe annemizin babası
    Allah’ın cehennem ateşinden azat edilmiş kulu
    Mağarada dost
    Hicrette yoldaş
    Kevser havuzunda arkadaş
    İtikatta en ileri
    Cömertlikte yok benzeri
    Keremli ve Faziletli
    Nur dolu kalbinde gizli zikir
    Sıddıkiyet makamının sahibi Hz. Ebu Bekir

    Hamame hatunun oğlu
    Annesi de köle kendisi de
    Sesi arşa kadar yükselen bülbül
    Kızgın taşların altında “Allah bir” diyen gönül
    Peygamber müezzini Bilal-i Habeşi

    Gördüğü rüyayla İslam’a giren yıldız
    Geniş bir ateş kenarında O
    Babası onu ateşe iter
    Allahın Resulü belinden tutar
    Ateşten kurtuluş ve tam uyanış
    Koşarak Peygamberin elinden tutar
    Ardından zevcesi Ümeyne Hatun
    Ama babası nasipten yoksun
    Baba eliyle açlık, baba eliyle işkence
    Ve evlatlıktan ret
    O artık Ebu Uhayha’nın oğlu değil
    O her şeyi ile İslam'a ait
    İlk daireye giren yiğit Hz. Halit bin Said

    İki nur sahibi yani Zinnureyn
    Nurun biri Rukayye diğeri Ümmü Gülsüm
    Şeref sahibi, Peygambere iki kez damat olma şerefi
    Zengin ve cömert
    Haya bakımından ümmetin en ilerisi
    Dünyada ve Ahirette Allah Resulü’nün dostu
    Kanı Kur-an'a damlayan şehit
    Meleklerin bile edep tuttuğu insan
    Emir’ül Müminin Hz. Osman

    Ve 15 yaşında bir yıldız
    Allah Resulu için kuşanılan ilk kılıç onun belinde
    En büyük iftiharı Resulullah’ın dilinde
    Her nebinin bir veziri, yardımcısı, dostu vardır
    Benimki de O'dur
    O'nu öldürene cehennem ateşini müjdeleyin
    Resululullah’ın cennetteki bir başka komşusu
    Ve söyleyin O kalpte bulunur mu keder ve gam
    O kalbin sahibi ki Zübeyr bin Avvam

    İsmi Resulullah tarafından değiştirildi
    Habeş ve Medine muhaciri
    Üç defa malının yarısını sadaka verdi
    Uhud savaşında 21 yara aldı
    Aldığı yaralardan ayağı sakat kaldı
    O gökte de yerde de insanların emini
    Cennete ikramla girecek kul
    İman dairesinin ilk yıldızlarından Avf’ın oğlu Hz.Abdurrahman

    17 yaşında bir yıldız
    Resulullah’ın “anam babam sana feda olsun” dediği yiğit
    İran'ın fatihi
    “Eğer sen dininden dönmezsen hiçbir şey yemeyeceğim” diyen annesine
    Bin tane canın olsa ve hepsini teker teker versen
    Ben bu dinden asla dönmem diyen delikanlı
    Hak yolunda büyük sebat
    O ki Vakkas’ın oğlu Hz. Sâd

    Bir başka yıldız
    12 yaşında İslam dairesinde
    Soyu 7. babada peygamberle birleşir
    Zengin, cömert ve yiğit
    Uhud savaşında Resululluh’a gelen bir oka elini tuttu
    Parmaklar parçalandı
    80'nin üzerinde yarası vardı
    Yeryüzünde yürüyen bir şehitti O
    Cennette peygamberin komşusu
    O'na Rahmet eylesin Allah
    O Talha bin Ubeydullah

    Mekke’nin en yakışıklısı, en zengini
    Medine’ye ilk hicret eden genç
    Vatanından çıkan ilk öğretmen
    Fahri Kainata benzeyen yiğit
    Uhud savaşının sancaktarı
    Vücuduna kefen bulunamayan şehit
    Uhud’un eteklerinden Allah'a doğru seyr
    Hz.Musab bin Ümeyr

    Hz. Peygamberin sırtını yasladığı dağ
    Aslanların korkulu rüyası
    Savaş meydanına inen meleklerin “bu kim?” diye sorduğu zat
    Döne döne savaşan yiğit
    Uhud’un bağrında yatan arslan
    Uhud’un sinesine atılan en büyük imza
    Peygamberin amcası Hz. Hamza

    Hak ve Batılı ayıran Faruk
    Yeryüzünün adalet timsali
    Şeytanın bile yolunu değiştirdiği heybet
    Allah Resulü’nün ikinci Halifesi
    Korkunun giremediği kalbin sahibi
    İslam’ın yeryüzüne uzanan eli
    İsmini duyunca hizaya gelir beşer
    Hattab’ın oğlu Hz. Ömer

    Asrı Saadette doğan onbinlerce yıldız var
    Onlar Resulullah’ın semasında parlayan ilk yıldızlar



  3. 59
    muvahhidim herşey O'nun için..!
    muvahhidim
    herşey O'nun için..!

    Üye No: 78968
    Mesaj Sayısı: 712
    Tecrübe Puanı: 10
    Yer: جَنُوبُ تُرْكيا

    Cevap: Dursun Ali Erzincanlı'dan Şiir Metinleri..


    YOLCU

    Ey nefsim dinle beni sana yan diyorum
    Ateşlerin içinde yanan gibi yan
    O’na can diyorum anla beni
    Canımın da içinde canan gibi can

    Yaprak düşerse dalından nisyana
    Öğütülürse yaz akşamları sevda sözcüklerinde
    Temmuz, Ağustos uzaklaşırsa
    Yani bir sonbaharsa iklim, ağlama
    El yapımı zanlar hükmederse uzun gün dostluklarına
    Gece başucundan uykusuzluk ekerse gözbebeklerinin vadisine
    Yüreğinin yıldızları kulağına fısıldayıp
    “İşte ağlama vakti” derse
    Sen yinede ağlama
    Çünkü bize ağlamak düşmez
    Ağlama

    Bize yürümek düşer sevgilinin ardından
    Sadece ağlamak yetmez
    Güzeldir hayranı olmak nebinin
    Ama sadece hayranlık yetmez
    Onun gibi olmadıktan sonra bu yol ilelebet bitmez
    Ağaç gölgesinde gölgelenip yoluna devam eden yolcu gibi olmak vardı
    O’nun gibi olmak

    Şu geçen ömründe nelere kandın
    Sen ki dünyanın süsüne aldandın
    Yandın ağladın yinede uslanmadın
    Nereye bu gidiş? Nereye ey yolcu?

    Ey nefsim beni dinle, yan diyorum sana
    Ateşlerin içinde yanan gibi yan
    Can diyorum O’na anla beni
    Canımın içinde canan gibi can

    Alev sarar da gözlerimi
    Bir rüzgâr soğutmaya çalışır
    Zamanla alevlere o rüzgâr da alışır
    Bilemez ki bu dünyanın bir oyunu
    Bilemez ateşin içimde olduğunu
    Hala yanmaktadır gözbebeklerim
    Ve ben ateşten bir mektup oldum da
    Özgürlüğümü yaktım dünya adına
    O’nun adına adımı yaktım
    Ve artık adına ortaktım
    Rüzgârsa dilbeste olmuştu nara
    Söndürme gözyaşlarında, ağlama
    Çünkü bize ağlamak düşmez
    Ağlama

    Bize yürümek düşer sevgilinin ardından
    Sadece ağlamak yetmez
    Güzeldir hayranı olmak Nebi’nin
    Ama sadece hayranlık yetmez
    Onun gibi olmadıktan sonra bu yol ilelebet bitmez
    Ağaç gölgesinde gölgelenip yoluna devam eden yolcu gibi olmak vardı
    O’nun gibi olmak

    Şu geçen ömründe nelere kandın
    Sen ki dünyanın süsüne aldandın
    Yandın ağladın yinede uslanmadın
    Nereye bu gidiş? Nereye ey yolcu?



  4. Reklam

  5. 60
    muvahhidim herşey O'nun için..!
    muvahhidim
    herşey O'nun için..!

    Üye No: 78968
    Mesaj Sayısı: 712
    Tecrübe Puanı: 10
    Yer: جَنُوبُ تُرْكيا

    Cevap: Dursun Ali Erzincanlı'dan Şiir Metinleri..


    HOŞ GELDİN

    Bu şiirde hüzün yok
    Bugün hüzün yok bize
    Sultanlar Sultanı’nın doğduğu o geceyi
    O benzersiz geceyi coşkuyla anıyoruz
    Alem-i Ervah, bugün bizimle beraberdir
    Melek-i Ala beraberdir bizimle
    Ve şimdi biz meleklerle diz dize .


    Rebi’ul-evvel ayının on ikinci gecesi, yer Mekke
    Ebu Tâlib mahallesi Leyl çarşısı
    Bir ev Abdulmuttalib’den oğlu Abdullah’a kalan
    Bir hane şimdi Abdullah da yok, karanlık ve Hz. Amine
    Üflesen sönecek gibi yıldızlar
    Ve beklenen bir var, O.


    Rebi’ul-evvel ayının on ikinci gecesi yıl 571
    Nisan ayının yirmisi, günlerden Pazartesi
    Ebu Talib mahallesinde saadetli bir ev, saadetli bir oda
    Abdimenaf kızlarını andıran huriler dolaşıyor odada
    Birinin elinde cam bir kase var içi şerbet dolu ama sanki kar
    Hadi al, bu içecek cennet taamıdır
    Al ve iç bu sana Allah’ın ikramıdır.
    Ve yudumlanıyor şerbet Allah’ın adıyla
    O anda beyaz bir kuş bembeyaz kanadıyla Hz. Amine’nin sırtını sıvazlıyor
    Ve beklenen biri var O.


    Rebi’ul-evvel ayının on ikinci gecesi
    Vakit seher vakti, yıldızlara uzansan tutacaksın gibi
    Hele biri var ki küçücük bir dolunay sanki
    Bu onun yıldızı, ve bir nur denizi, O’nun denizi
    Semave vadisi sular altında
    Çünkü O geliyor
    Çekilen ve kuruyan Save gölü sönen Mecusi ateşi
    Çünkü O geliyor
    Zincire vurulan şeytan göklerden kovuluyor
    Kisra saraylarından çatırtılar geliyor, çünkü dünyaya O geliyor
    Ve gökten inen üç melek ellerinde üç bayrak
    Biri güneşin doğduğu yerde, biri battığı yerde güneşin
    Diğeri Kabe’nin üzerinde müjdesini veriyor kainat güneşinin
    Bu muştunun ardından kat be kat semalardan boşalıyor melekler
    Allah’ın rahmeti üzerine olsun ey Nebi.
    Ve bir nur doğdu ayın on dördü gibi
    O doğdu, kalplere sürur doğdu
    Gerçek oldu annesinin rüyası
    Hz. İbrahim’in duası kabul oldu
    Yerde ve gökte övülecek şan doğdu
    Ümmetinin göz nuru Habib-i Zişan doğdu
    Şimdi kaplasın onu bir ak bulut
    Ve dolaştırsın melekler, doğuyu ve batıyı
    Varlıklar onu birde suretiyle tanısın
    Yusuf’u görüp de parmağını kesenler
    Baksın bir kez O’na da yürekleri doğransın


    Hoş geldin ey ledün ilminin sultanı
    Kabe’nin canı, dertlilerin dermanı,
    Hoş geldin ey cihanın padişahı !
    Kur’an’nın sırrı, irfan ehlinin şahı
    Hoş geldin ey enbiyalar sultanı !
    Cemal bahçesinin bülbülü
    Kâinatın nazlı gülü,
    Hoş geldin...


    Rebi’ul-evvel ayının on ikinci gecesi
    Yirmi birinci yüzyıl
    Olanca genişliği ile yeryüzü
    Ve efendiler efendisi gönüllerde doğmaya devam ediyor.

    Ey Nebi
    Alemlere rahmet geldi n
    Sana sâlat ve selam
    Efendimiz
    Hoş geldin.





  6. 61
    muvahhidim herşey O'nun için..!
    muvahhidim
    herşey O'nun için..!

    Üye No: 78968
    Mesaj Sayısı: 712
    Tecrübe Puanı: 10
    Yer: جَنُوبُ تُرْكيا

    HZ. ÖMER'İN ÖVGÜSÜ

    Ya Resulallah anam babam sana feda olsun
    Sen önceleri bir kütüğün üzerine çıkıp hutbe okuyordun
    Ashab-ı kiram çoğaldığı vakit
    Söylediklerini tüm cemaat duysun diye minber yaptırdın
    O zaman senden ayrılmaya tahammül edemeyen kütük ağlamıştı
    Sen ona dokunana kadar ağlaması devam etmişti
    Ancak elini üzerine koyunca sükûnete kavuşmuştu
    Senin ayrılığına bir ağaç parçası bile tahammül edemezken
    Müslümanlar nasıl dayanabilsin?
    Allah rahmet deryalarını senin üzerine boşaltsın

    Ya Resulallah anam babam sana feda olsun
    Sen Allah katında o kadar faziletlisin ki
    Allah-u Teâlâ sana yapılan itaati fazileti zatına yapılmış kabul ediyor.
    Kim peygambere itaat ederse muhakkak Allaha itaat etmiş olur

    Ya Resulallah anam babam sana feda olsun
    Senin faziletin Allah’ın katında öyle yüksek derecelere ulaşmıştır ki
    Seni tüm peygamberlerden sonra göndermesine rağmen
    Hepsinin başında zikredip yer veriyor

    Ey Resulüm hatırla ki bir vakit peygamberlerden söz almıştık
    Senden de, Nuh’tan da, İbrahim’den de, Musa’dan da, Meryem oğlu İsa’dan da
    Onlardan sağlam bir söz aldık
    Allah rahmet deryalarını senin üzerine boşaltsın

    Ya Resulallah anam babam sana feda olsun
    Allah katında senin faziletin öyle bir dereceye ulaşmıştır ki
    Cehennem ehli sana itaat etmiş olmayı ister
    Oysa bu temenniyi yaptıkları zaman ateş içinde azap görecekler

    Ya Resulallah anam babam sana feda olsun!
    Eğer Allah-u Teâlâ Hz. Süleyman’a
    Sabahtan öğleye kadar katettiği mesafe bir aylık
    Öğleden akşama kadar katettiği mesafe de de
    Bir aylık yol olan rüzgârı vermişse de
    O sana verilen ve üzerinde gece yedinci semaya kadar çıkıp,
    Sonra aynı gecenin sabahında dönerek
    Sabah namazını Mekke’de kıldığın Burak’dan daha mucizevî değildir!
    Allah rahmet deryalarını senin üzerine boşaltsın

    Ya Resulallah anam babam sana feda olsun!
    Eğer Allah-u Teâlâ Meryem oğlu İsa’ya ölüleri diriltme mucizesi vermişse de
    Onun bu mucizesi zehirlenmiş ve pişirilmiş koyunun seninle konuşup
    “Zehirliyim beni yeme” diyen mucizesinden daha üstün değildir

    Ya Resulallah Nuh kavmine beddua etmişti:
    “Ey Rabbim inkârcılardan hiç kimseyi yeryüzünde bırakma” demişti.
    Eğer sende o beddua gibi bizim için bir beddua etseydin
    Muhakkak hepimiz helak olurduk.
    Hâlbuki secde halindeyken senin sırtına pislik dolu işkembeyi attılar
    Yüzünü kanatıp, dişlerini kırdılar
    Bu yapılanlara rağmen
    Sen onlar için hayır dua etmekten başka bir şey yapmadın
    Ve şöyle dedin:
    “Allah’ım kavmimi bağışla, çünkü onlar bilmiyorlar”

    Ya Resulallah anam babam sana feda olsun
    Eğer sen sana denk olan insanlarla otursaydın bizimle oturmaman gerekirdi
    Eğer sen sana denk olan insanlardan kız alıp-verseydin
    Bizimle akrabalık bağı kurmazdın
    Eğer sen sana denk olan insanları vekil tayin etse idin
    Bizi hiçbir zaman vekil etmezdin
    Fakat Allah-u Teâlâ’ya kasem ederim ki
    Sen bizimle oturdun, bizden kız alıp-verdin
    Bize vekil oldun, bizi vekil tayin ettin
    Senin elbisen yünlüydü, merkebe bindin
    Arkana başkasını aldın, yemeğini toprak üzerinde yedin
    Allah’ın salât ve selamı senin üzerine olsun
    Anam babam sana feda olsun.




  7. 62
    muvahhidim herşey O'nun için..!
    muvahhidim
    herşey O'nun için..!

    Üye No: 78968
    Mesaj Sayısı: 712
    Tecrübe Puanı: 10
    Yer: جَنُوبُ تُرْكيا

    NAAT

    Sultân-ı rüsûl, şâh-ı mümeccedsin efendim
    Bî-çârelere devlet-i sermedsin efendim
    Dîvân-ı İlâhîde ser-âmedsin efendim
    Menşûr-ı le’amrüke mü’eyyedsin efendim
    Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammed’sin efendim
    Hakdan bize sultân-ı mü’eyyedsin efendim

    Tâbiş-dih-i ervâh-ı mücerred güherindir
    Mâlişgeh-i ruhsâr-ı melik hâk-i derindir
    Ayîne-i dîdâr-ı tecellî nazarındır
    Bû Bekr Ömer, Osmân ü Ali yârlarındır
    Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammed’sin efendim
    Hakdan bize sultân-ı mü’eyyedsin efendim

    Hutben okunur minber-i iklîm-i bekâda
    Hükmün tutulur mahkeme-i rûz-i cezâda
    Gül-bâng-i kudûmun çekilir Arş-ı Hudâda
    Esmâ-i Şerîfin anılır arz u semâda
    Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammed’sin efendim
    Hakdan bize sultân-ı mü’eyyedsin efendim

    Ol dem ki velîlerle nebîler kala hayrân
    Nefsî deyü dehşetle kopa cümleden efgân
    Ye’s ile usâtın ola ahvâli perîşân
    Destûr-ı şefâ’atle senindir yine meydan
    Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammed’sin efendim
    Hakdan bize sultân-ı mü’eyyedsin efendim

    Bir gün ki dalıp bahr-ı gama fikrete gittim
    İlden yitirip kendimi, bî-hodluğa yitdim
    İsyânım anıp, âkıbetimden hazer itdim
    Bu matlâ’ı yâd eyledi bir seyyid işitdim
    Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammed’sin efendim
    Hakdan bize sultân-ı mü’eyyedsin efendim

    Ümmîddeyiz ye’s ile âh eylemeyiz biz
    Ser-mâye-i îmânı tebâh eylemeyiz biz
    Bâbın koyup ağyâre penâh eylemeyiz biz
    Bir kimseye sâyende nigâh eylemeyiz biz
    Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammed’sin efendim
    Hakdan bize sultân-ı mü’eyyedsin efendim

    Bî-çâredir ümmetlerin isyânına bakma
    Dest-i red urup, hasret ile Dûzâha kakma
    Rahm eyle amân, âteş-i hicrânına yakma
    Ez-cümle kulun Gâlib-i pür-cürmü bırakma
    Sen Ahmed ü Mahmûd u Muhammed’sin efendim
    Hakdan bize sultân-ı mü’eyyedsin efendim



+ Yorum Gönder
Git İlk 245