1. 1
    rana Aciz Kul
    rana
    Aciz Kul

    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 2,282
    Tecrübe Puanı: 36
    Yer: Almanya

    Rasulullahın Hayatından Alıntılar


    ŞEFKAT PEYGAMBERİ

    Bir savaş sonrasıydı.Esirler gelmişti her taraftan.Çoluk çocuk,kadın erkek herkes yakınını arıyordu.Yanık yanık dolaşanlar,kırık kırık dolaşanlar,dökük dökük dolaşanlar hep göze çarpıyordu.Allah Rasulü bu yakıcı sahneyi seyrediyordu.Bir kadında yana yakıla dolaşıyordu.Muhakkak bir yitiği vardı.Esir edilen kadının ne yitiği olabilir?Ya kardeşiydi ya babası yada kendisinin bir parçası olan evladıydı.O,kendi evladının hatırı için gözüne çarpan her çocuğu sinesine basıyordu.Gözlerine bakıyor,sonra tekrar aramaya koyuluyordu.Karşısına çıkan bir başka yavruyu görüyor,bağrına baıyor,sonra yeniden aramaya koyuluyordu.Allah Rasulü gözleri yaşlı,ona bakıyordu.Derken kadın,bir çocuğu yakaladı,bağrına bastı.Kokluyor,öpüyor,bir türlü kuçağından bırakmıyordu.Ve o zaman ''Ufuk insan''ın,Allah Rasulünün parmağı kaltı otarafa doğru.Etrafındaki sahabelere o noktayı işaret etti:
    -Görüyor musunuz şu manzarayı?Kadın,kuçağındaki o çocuğu cehenneme atar mı?
    hepsi birden:
    -Hayır ya Rasulallah,dediler.
    -Allah,o kadından daha merhametlidir,buyurdu.
    Merhametli olun ki,merhamete mazhar olasınız.Çocuklarınıza merhametli olun ki,Allah da size merhamet etsin.Allah Rasulü(s.a.v)ağlayan bir çocuk görse oturur,onunla ağlardı.İnleyen bir annenin ızdırabını vicdanında duyardı.İşte yine Ebu Hüreyre'nin rivayet ettiği bir hadis ve O'nun dillere destan şefkati:''Ben namaza duruyor ve onu uzun kılmak istiyorum.Sonra bir çocuk ağlaması duyuyorum.Bir annenin çocuğu için duyacağı endişe ve heyacanı bildiğimden namazı hızlıca kılıp bitiriyorum.''


    İlgili Yazılar

  2. 2
    rana Aciz Kul
    rana
    Aciz Kul

    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 2,282
    Tecrübe Puanı: 36
    Yer: Almanya

    --->: Rasulullahin Hayatindan Alintilar


    KÖTÜLÜĞE ASLA KÖTÜLÜKLE MUKABELE ETMİYORDU.

    Bir bedevi gelir,elbisesinden tutup sarsar ve küstahça:
    ''Hakkımı ver! ''derdi de sahabeyi çıldırtan bu türlü hareketler,o şefkat abidesini tebessüm ettirir ve ''Bu adama istediğini verin!'' buyururdu.Evet O,en affedilmez suçları dahi affederdi.Yeter ki o mevzuda,dinin emirlerine muhalefet söz konusu olmasın.Düşünün bir kere,kendisine bunca kötülük yapan Mekkelilere,Mekke'nin fethinden sonra,hem de her türlü cezayı verebileceği o gün ne demişti:
    -Gidiniz,hepiniz hürsünüz.


  3. 3
    rana Aciz Kul
    rana
    Aciz Kul

    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 2,282
    Tecrübe Puanı: 36
    Yer: Almanya

    --->: Rasulullahin Hayatindan Alintilar


    EFENDİMİZ(s.a.v)İNSANLARA KARŞI ŞEFKATLİ VE HOŞGÖRÜLÜYDÜ.

    Onun şefkati;inancı,rengi,ırkı,makamı ve cinsiyeti ne olursa olsun bütün insanlara yönelikti.Nitekim bir Yahudi çocuğunun hastalığında,onu bizzat evinde ziyaret etmiş,ailesinin gönlünü almıştır


  4. Reklam

  5. 4
    rana Aciz Kul
    rana
    Aciz Kul

    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 2,282
    Tecrübe Puanı: 36
    Yer: Almanya

    --->: Rasulullahin Hayatindan Alintilar


    İSTEMEZMİSİN EY ÖMER

    Hz. Ömer, sessizce, dinlenmekte olduşu odaya girer.Bir an cevresine göz gezdirir.tavana asılmış kuru bir deri parçası, bir torbanın içinde bir kaç kg. arpa, duvara dayalı bir kaçaşaç yapraşı ve yerde de Hz. MUhammet'in üzerinde uyumakta olduşu hurma lifinden örülmüş kaba bir hasır.Bu manzara karşısında aşlamaya başlayan Hz. Ömer2in hıçkırıkları O'nu uyandırır.Kalkınca hasırın vücudunda iz yaptışını, kan oturduşunu gören Hz. Ömer ise aşlamaya devam eder.Hz Peygamber sorar ..

    -Ey Hattab oşlu! Niçin aşlıyorsun,
    -"Ey Allah'ın Elçisi!İranlılar imparatorlerini saraylarda yaşatırken,Bizanslılar kayserlerini lüks ve ihtişama boşmuşken Sen ki Allah'ın Elçisisin....İzin versende bizde Seni.....Maksat anlaşılmıştır
    Allah'ın Elçisi, gelecekteki halifesinin sözünü hüzünlü bie tebessüm, tatlı bir el işaretiyle keser ve

    "Bu dünya hayatı sadece bir eşlence ve oyundan ibarettir.Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur.Keşke bilmiş olsalardı(ankebut 64)ayetini okuduktan sonra söyle der

    -İstemezmisin Ey Ömer! Dünya onların olsun, ahirette bizim


  6. 5
    rana Aciz Kul
    rana
    Aciz Kul

    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 2,282
    Tecrübe Puanı: 36
    Yer: Almanya

    HZ.HÜSEYİNİN DUASI

    kerbela denilen yerde büyük bir katliam yapılmaktadır.Allahrasulünün gözünden esirgedişi torunu hz.Hüseyin yanındaki dostlarıyla büyük bir orduya karşı mücadele vermektedir.yanındaki dostları bir bir şehedat şerbetini içmektedir.hz.Hasanın oşlu hz.kasım amca diyerek boynuna aldışı kılıç darbesiyle şehit olur.hz.Hüseyinin kuçaşındaki 3 yaşındaki oşlu Abdullah boynuna saplanan okla kanlar içinde kalır.ve hz.Hüseyin ellerini semaya açarak:
    YA RABBİ! EĞER SEMADAN BİZE YARDIM ETMİYECEKSEN.BUNDAN DAHA HAYIRLISINI NASİP ET.


    şehadet ne hayırlı bir mükafat.


  7. 6
    rana Aciz Kul
    rana
    Aciz Kul

    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 2,282
    Tecrübe Puanı: 36
    Yer: Almanya

    Rasulullah ve sahabeler mescidde oturuyorlardı.Vali tayin edilecekti.Peygamberimiz valiyi belirlemiş,ona gitmeden önce son nasihatleri veriyordu.tam bu esnada kapıdan bir çocuk girdi,babasının kucağına oturdu.Babası onu sevdi,öptü.Vali olarak atanan kişi o babaya öyle bir baktı ki,her halinden bu durumdan hoşnut olmadığı belliydi.

    Peygamberimiz:sen çocuklarını sevmez misin?kucağına almaz mısın?
    vali olacak kişi:ben hiç bir çocuğumu kucağıma almam.
    Peygamberimiz:evladına sevğisini göstermeyen,yönetici idareci olmaz.seni vali olarak göndermiyorum.



    sevğilerimizi,sevdiklerimize gösterelim.Unutmayalım ki,sevgimizi göstermezsek insanlar bunu anlayamaz.zira bizler telapatik varlıklar değiliz.Allah için sevelim,Allah için sevilelim.diğer sevğiler sahiplerinde kalsın


  8. 7
    rana Aciz Kul
    rana
    Aciz Kul

    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 2,282
    Tecrübe Puanı: 36
    Yer: Almanya

    Hz.Ali ve Peygamber Efendimiz(s.a.v) oturuyorlardı.

    Peygamberimiz :Ey Ali!Sen beni 4 yerde geçtin,buyurdu.

    Hz.Ali :İçinden nasıl olur bu diye düşünürken.

    Peygamerimiz :1-benim senin gibi peygamber bir kayınpederim yok
    2-senin hanımın gibi bir hanımım yok
    3-senin oğlun Hz.Hüseyin ve
    4-Hz.Hasan gibi oğullarım yok,buyurdular



  9. 8
    rana Aciz Kul
    rana
    Aciz Kul

    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 2,282
    Tecrübe Puanı: 36
    Yer: Almanya

    AĞLAYAN KÜÇÜK KIZI EVİNE GÖTÜRDÜ

    Bir gün akşam vakti ağlayan küçük çocuğu gördü İki Cihan’ın Güneşi Peygamberimiz (sas). Şefkat dünyasına küçük yavrunun acısı düştü. Hemen yanına gitti. Merhametle kuşatıp, sevgiyle saran bakışlarıyla sordu:

    “Niçin ağlıyorsun yavrum?”

    Çocuk ağlama sebebini anlattı:

    “Ev sahibim bana un almam için iki gümüş vermişti, kaybettim!”

    Belli ki küçük kız hizmetçiydi.

    Kaybettiği paralardan dolayı kendisine kızılacağını veya dövüleceğini sanmakta, eve gitmeye korktuğu için de ağlamaktaydı.

    Peygamberimizin o gün, on gümüş parası vardı. Bunlardan dördü ile sabah kendisine bir gömlek satın almıştı. Tam evine gelmişti ki, bir fakir kapıda gömleğini beğenip istemişti. Peygamberimiz (sas) de yeni aldığı gömleği o fakire vermişti. Geri dönüp, dört gümüşe kendisine bir gömlek daha almıştı.

    Düşündü, geride iki gümüşü daha vardı. Kızın kaybettiği kadardı hem de...

    Küçük kıza:

    “Ağlama yavrum!” diyerek iki gümüşü yalnızlığın soğukluğu hissedilen küçük avucuna koydu.

    Çocuğun ağlaması yine durmamıştı. Bu defa da geç kaldığı için eve gitmeye korkuyor, dövülme endişesi yaşıyordu.

    Çocuğun halini anlayan Peygamberimiz, küçük kızın elinden tuttu ve onu evine götürdü.

    Kapıda ev sahibine selam verdi.

    Kapı açılmıyordu.

    Selamı tekrarladı.

    Kapı ancak üçüncü selamdan sonra açılmıştı.

    Peygamberimiz ev sahibine sordu:

    “Selamımı duymadınız mı?”

    Ev sahibi dedi:

    “Duyduk, ama selamınızın artması ve sesinizi daha çok duymak için açmadık.”

    Ev sahipleri akşamüstü kapılarında Peygamber’i görünce şaşırmışlardı. Bu ne büyük mutluluktu! Bu ne büyük bir sevinçti!

    Sevinçten şaşkın ev sahibine, Peygamberimiz çocuğu göstererek buyurdu:

    “Geç kaldığı için korkuyor. Sakın onu dövmeyin!”

    Ev sahibi, sevincin verdiği şaşkınlığı üzerinden atarak karşılık verdi Sevgili Peygamber’ine:

    “Ey Allah’ın Resulü, evimizi şereflendirmenize vesile olan bu kızı, şahit olun ki, azat ediyorum.”

    Peygamberimiz o kadar sevindi ki, ellerini açtı, Allah’a şükretti:

    “Ya Rab, verdiğin bu on gümüş ne bereketliymiş! Hem beni ve bir yoksulu giydirdin, hem de bir esiri hürriyetine kavuşturdun...” (İbn-i Kesir, Şemailü’r-Resul, s.78)



  10. 9
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Peygamber efendimiz çok adaletli ve dürüstçe çözüm bulmuş:) :(


+ Yorum Gönder