1. 1
    Amenna Amenna
    Amenna
    Amenna

    Üye No: 1057
    Mesaj Sayısı: 448
    Tecrübe Puanı: 8

    Efendimiz tesbihat yaparken parmaklarını tam olarak nasıl kullanıyor du?


    Tesbihatın nasıl yapılacağı, hangi duâ ve tesbihlerin okunacağı bizzat Peygamberimiz (a.s.m.) tarafından tesbit edilmiştir. Hz. Sevban’dan gelen bir rivayete göre, Resulullah (a.s.m.) namazdan çıktığı zaman üç defa istiğfar eder, “Estafirullah” derdi.1

    Bu istiğfarı “Estafirullahe’l-azîme’l-kerime’llezî lâ İlâhe İllâ hû. el-Haylü’l-Kaymûmü ve etûbü İleyh” şeklinde söylemek de mümkündür.

    Farz ve sünnetleri kılıp tesbihatta, önce Âyetelkürsî, İhlâs, Felâk ve Nâs sûrelerini okduktan sonra 33 defa “Sübhânallah,” 33 defa “Elhamdülillah” ve 33 defa “Allahü Ekber” denir. Sonra da, “Lâ İlâhe İllallahü Vahdehû...” duâsı okunur ve duâya geçilir.

    Hadiste ve diğer fıkıh kitaplarında Âyetelkürsî okunduktan sonra tesbihe ve insanın üzerine üflemek gibi birşey yoktur. Ancak Resul-i Ekrem Efendimiz yatağa girmeden önce yukarıda geçen sûreleri okuduktan sonra avucuna üfler, elinin yetiştiği yere kadar bütün vücudunu meshederdi. Fakat tesbihat ânında böyle bir durum bulunmamaktadır.

    Bilindiği gibi, namaz tesbihatı çoklukla tesbihle yapılmaktadır. Böylece zikir kelimelerinin sayısı hususunda yanılma ihtimali, eksik veya fazla yapma durumu ortadan kalkmış olmaktadır. Ancak bugünkü kullanılan şekilde bir tesbih Asr-ı Saadette yoktu.

    Peygamberimiz sağ parmaklarının boğumlarıyla tesbih çekerdi.2 Ayrıca çakıl taşları ve hurma çekirdekleri ile tesbih kelimelerini sayanları da men etmemiştir.

    Cennetle müjdelenen on Sahabiden birisi olan Hz. Sa’d bin Ebî Vakkas, Resulullah (a.s.m.) ile beraber bir kadının yanına gittiklerini, kadının önünde hurma çekirdekleri veya çakıl taşları bulunduğunu ve kadının tesbihi onlarla saydığını bildirdikten sonra, Resul-i Ekremin bu kadının hareketine müdahale etmediğini söylemektedir.3

    Peygamberimizin bu hareketi sünnetin bir başka nev’i olan takrirî sünnete girmektedir. O hareketi hoş karşıladığını göstermektedir. Diğer taraftan Hz,. Ebû Hüreyre’nin, tesbihini bir ipliği düğümleyerek yaptığı da rivâyet edilmektedir. Bugünkü şekliyle kullandığımız tesbih ise ancak Hicrî beşinci asırda yaygın hale gelmiş bulunmaktadır.

    Abdullah bin Amr ise, “Resulullahın (a.s.m.) tesbihi, sağ elinin boğumlarıyla saydığını gördüm”4 demektedir. Tesbihleri doğru olarak yapabilecek kimselerin eliyle tesbih çekmesi daha faziletlidir. Ama arzu edenler 33’lü veya 99’lu tesbihlerle de bu ibadeti yapabilirler. Tesbihi göbekten yukarı veya aşağı tutarak çekmek arasında da bir fark yoktur.

    Söylenen tesbih miktarlarına gelince; bu hususta değişik rivâyetler vardır. Bu rivâyetlerden bir kısmı tesbih miktarlarının 11’er, bir kısmı 25’er, bir kısmı da 10’ar sefer söylenmesi hakkındadır.5 Fakat, 3’er defa söylenmesi hakkında rivâyet edilen hadisler daha çoktur. Kadı İyaz gibi hadis ve fıkıh uleması bu rivayeti tercih etmiş ve buna göre amel edilmesini uygun görmüşlerdir.

    Bu mevzudaki hadis-i şeriflerin şerh ve izahında bu sayıların hikmeti hakkında bilgiler verilmektedir. Meselâ, İmam Aynî bu hususta şöyle demektedir:
    “Zikrin otuz üç adet yapılmasının tavsiye buyurulması, bu sayı üçe çarpıldığı zaman doksan dokuz ettiği içindir. Bu miktar ile zikirde bulunan kimse Allah’ı doksan dokuz ismiyle zikretmiş gibi olur.”

    Hadiste belirtilen adetlerden az veya çok tesbih veya tahmidde bulunanların vaad edilen sevaba nâil olup olamayacakları meselesi ise; bir kısım ulemâ istenilen adetten fazla söylendiği zaman, fazlalıklar sevabı gidermez derken, bazı ulemâ da “ziyade veya noksan kasden yapılırsa vaad edilen sevap hâsıl olmaz. Çünkü bu adetlerin bir hikmet ve hassası bulunur da adet noksan bırakılmak veya ziyâde edilmek suretiyle bu hikmet ve hassa kaybolur” demektedirler.

    Bunun için tesbihleri 33’lerden eksik yapmamaya gayret etmeli, 33’ten fazla söylenince de sevap ve hikmeti kayboldu diye endişeye kapılmamalıdır. Çünkü, rükû ve secde tesbihlerini 3’ten 7’ye kadar söylemek de müstehaptır. Burada esas söylenmesi gereken ve tavsiye edilen 3’er defa söylemek ise de, 5 ve 7 defa söylemek de câiz ve müstehaptır.

    Namaz tesbihatını tek başına yapmak mümkün olduğu gibi, cemaat halinde îfa etmek de mümkündür.

    Cemaatle kılınan namazlardan sonra bu tesbih ve duâları müezzinin iştirakiyle cemaat de hep birlikte yapar ki, fazilet ve sevabı bakımından daha güzel ve daha isabetlidir. Namaz tesbihatının cemaat halinde yapılmasının sünnette yerinin olup olmadığına gelince, Resul-i Ekrem Efendimiz toplu halde yapılan zikir, duâ ve ibadetleri her seferinde teşvik etmiş; Sahabîlerini toplu halde sohbet eder, zikreder ve ibadet eder halde görürse memnun olmuş ve onlara bazı müjdeler vermiştir.

    Hz. Muâviye’nin rivâyetine göre, birgün Peygamberimiz (a.s.m.) SAhabîlerden bir kısmının bir halka teşkil ederek oturduklarını gördü. Yanlarına vardı ve sordu:

    “Ne maksatla bir araya gelip burada oturdunuz?”

    Onlar, “Bize İslâm gibi bir din bahşeden ve bu yolla bizi imtihana tâbi tutan Allah’ı zikretmek ve ona hamdetmek için oturduk” dediler.

    Peygamberimiz bir defa daha sorup, onlardan yeminli bir cevap aldıktan sonra şöyle buyurdu:

    “Sizi suçlamak için yemin ettirdiğimi sanmayın. Lâkin şu var ki; bana Cibril geldi, Aziz ve Celîl olan Allah’ın meleklerine karşı sizinle iftihar ettiğini haber verdi.”6

    Görüldüğü gibi, Peygamber Efendimiz, namazdan sonra olmasa da, herhangi bir vesileyle bir araya gelip zikir ve tesbihle meşgul olan mü’minleri bile medhetmiştir. Her ne kadar namaz tesbihatı Peygamberimizin (a.s.m.) zamanında cemaat halinde toplu olarak yapılmamış olsa dahi, daha sonraki müçtehid imamlar zamanından itibaren her namaz kılanın rahatlıkla yapabilmesi ve zikrin sevabından mahrum kalmaması için cemaat halinde yapılmasının daha faydalı olacağı esas olarak benimsenmiştir.

    Cemaatle kılınan namazlardan sonra, cemaatin bulundukları yerden ayrılarak sünneti ve tesbihi mümkünse değişik yerlerde yapmaları müstehaptır. İbni Âbidin’de geçen bir rivayete göre, böyle yapmanın sünnet olduğu da söylenir. Farzlardan sonra saffı bozmak bütün beş vakit namazlar için bahis mevzuudur. Sabah ve ikindi namazı hakkında herhangi bir ayırım gözetilmemiştir. Farzdan sonra saffı bozmaktan maksat, namaza sonradan yetişenlerin hâlâ farz kılındığını sanmamaları içindir. Farzdan sonra sünnetin değişik mahalde kılınması, cemaatle kılınan namazlarda da müstehaptır. Mahşerde, seccade ve yerin namaz kılana şehâdet edeceği rivâyet edilmektedir. Bunun için, ne kadar çok yere secde edilirse o kadar mahel insana hüsn-ü şehadet ederler. Çünkü öbür âlemde bütün varlıklar şuurludur ve Allah’ın dilemesiyle konuşurlar. Farzdan sonra sünneti ve duâyı değişik yerlerde tamamlamak müsait olmadığı takdirde, bulunulan yerde tamamlamanın caiz olacağını belirten görüşler de mevcuttur.7

    1. Müslim, Müsâfirîn: 135.
    2. Tirmizî, Daavât: 25.
    3. Ebû Dâvud, Vitir; 24.
    4. Tirmizî, Daavât: 24.
    5. Neseî, Sehv:91-96.
    6. Müslim, Zikir: 40.
    7. el-İmam Alâüddin el-Kâsânî. Bedâiü’s-Sanâi. (Beyrut: Dârü’l-Kitâbi’l-Arabî, 1402-1982), 1:160; İbni Âbidîn, 1:356.
    Mehmed Paksu İbadet Hayatımız


    İlgili Yazılar

  2. 2
    MeZaR Emekli
    MeZaR
    Emekli

    Üye No: 469
    Mesaj Sayısı: 120
    Tecrübe Puanı: 0
    Yer: AFRiKADAN

    --->: Efendimiz tesbihat yaparken parmaklarını tam olarak nasıl kullanıyor du?


    Allah Cc Razi Olsun Insallah Kardesim Cok Guzel Degerli Bilgiler Vermissin Emegine Bin Bereket Insallah


  3. 3
    ezdli cündep Üye
    ezdli cündep
    Üye

    Üye No: 36789
    Mesaj Sayısı: 218
    Tecrübe Puanı: 4

    --->: Efendimiz tesbihat yaparken parmaklarını tam olarak nasıl kullanıyor du?


    Alıntı
    Namaz tesbihatını tek başına yapmak mümkün olduğu gibi, cemaat halinde îfa etmek de mümkündür.

    Cemaatle kılınan namazlardan sonra bu tesbih ve duâları müezzinin iştirakiyle cemaat de hep birlikte yapar ki, fazilet ve sevabı bakımından daha güzel ve daha isabetlidir. Namaz tesbihatının cemaat halinde yapılmasının sünnette yerinin olup olmadığına gelince, Resul-i Ekrem Efendimiz toplu halde yapılan zikir, duâ ve ibadetleri her seferinde teşvik etmiş; Sahabîlerini toplu halde sohbet eder, zikreder ve ibadet eder halde görürse memnun olmuş ve onlara bazı müjdeler vermiştir
    .
    toplu tesbihat ne peygamberde ne sahabede nede tabiinde vardı hkaldıki sahabeden Abdullah b. mesud buna hiddetle karşı çıkmıştır en güzeli ve hak olanı rasulunda yaptığı gibi tek yapmaktır velevki rasulun yapmadığı ibadet şeklini bizim yapmamız bize yasaktır vesselam.


  4. Reklam

  5. 4
    imam Özel Üye
    imam
    Özel Üye

    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 4,924
    Tecrübe Puanı: 54
    Yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Efendimiz tesbihat yaparken parmaklarını tam olarak nasıl kullanıyor du?


    Namaz sonrası yapılan tesbihat (tesbih çekmek) Namazı bitirdikten sonraki tesbihat şöyle yapılır;
    "Allahumme entesselamu ve minkesselam, tebarekte ya zel celali vel ikram." denilir.

    "Alâ Rasulina salavat" Anlamı:

    "Peygamberimiz üzerine salavat" (getirin) anlamında söylenir.

    "Subhanallahi vel hamdu lillahi ve la ilahe illellahu vallahu ekber. Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim." Anlamı:

    "Allahı bütün noksan sıfatlardan tanzih eder, kemal sıfatlarla muttasıf olduğunu kabul ederim. Bütün hamd ve şükürler Allah'adır. Allah'tan başka hiç bir ilah yoktur. İhtiyaçları gideren ve zararları yok eden yalnız yüce ve güçlü olan Allah'tır."

    [URL="https://www.forumduasi.com/namaz_sureleri_flash.htm"]Ayet el Kürsi[/URL] okunur.

    Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te'huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. ya'lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey'in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.

    Anlamı: "Allah, O'ndan başka ilah yoktur; O, hayydir, kayyumdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi o'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz.) O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür."

    "Ve hüvel aliyyül aziymizül celali subhanellah." 33 defa Sübhanalah:
    Allah noksanlardan uzaktır, kemal sıfatlarla muttasıf (sıfatlanmış) tır.

    "Subhanel bagiy daime nil hamdülillah." 33 defa Elhamdülillah: Hamd (şükür) Allah'adır

    "Rabbil alemiyne teala şanuhu allahu ekber." 33 defa Allahu ekber: Allah en büyüktür.

    "Lâ ilâhe illâllahü vahdehû lâ şerike leh. Lehü`l-mülkü ve lehü`l-hamdü ve hüve alâ külli şey`in kadîr"

    "Allah Teala'dan başka ilah yoktur, tek ilah sadece odur, ortağı da yoktur. Bütün mülk ona aittir. Bütün hamdü senalar onadır. Her şeye kadirdir."
    "Allahümmehşürna fi zümretis salihin" Anlamı: Bizi mahşerde salihler topluluğu ile yargıla.
    Burada dua edilir.
    "El Fatiha" denilir ve Fatiha suresi okunur. Böylece tesbihat sonra erer.


  6. 5
    Ecrinim Bayan Üye
    Ecrinim
    Bayan Üye

    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 2,446
    Tecrübe Puanı: 82

    Abdullah bin Amr, “Resulullahın (a.s.m.) tesbihi, sağ elinin boğumlarıyla saydığını gördüm”4 demektedir. Tesbihleri doğru olarak yapabilecek kimselerin eliyle tesbih çekmesi daha faziletlidir

    ben de tesbihatımı bu şekilde yapıyorum,Rabbim kabul buyursun
    Allah c.c. razı olsun..


  7. 6
    Kayıtsız Üye Misafir
    Misafir

    Her müslümanın namaz ve Cuma müezinliğini öğrenmesi ıçin detaylı şekilde sayfanızda yayınlanmasını arz ediyorum.
    İnşallah dileğim yerine getirilir


+ Yorum Gönder