Anasayfa
9 Mayıs 2021, 0:51
Sizden
Yönetici

Envarül Aşıkin kitabı ne kadar doğruluğu vardır?

burcealtug
Bu kitabı alıp bir solukta okudum. Yalnız sitede geçen gün rumuzunu anımsayamadığım bir kardeşimiz bana o kitabın doğru olmadığını ifade etti. Yani bir peygamber hakkında yanlış şeyler yazıldığını belirtmişti. Bu kitabın güvenirliği ne kadar ki?Aranızda okuyan var mı?
Süleyman hilmi tunahan vakfının öğrencilerinin bana önerisiydi


Cevap: enverül aşıkın kitabınını ne kadar doğruluyeti vardır?

Hoca
O kadar güvenilir güzel eserler varki bu esere ihtiyaç olmaz.

< Okunması gereken dini kitaplar nelerdir? >


Cevap: enverül aşıkın kitabınını ne kadar doğruluyeti vardır?

burcealtug
ALLAH RAZI OLSUN kardeşimde şimdi ben bu kitabı çocuklarıma bırakmayayım mı?
Güvenirliği ne kadar?


Cevap: enverül aşıkın kitabınını ne kadar doğruluyeti vardır?

kibrit
Ben o kitabı okudum. Çocuklarına bırakmanı pek tavsiye etmem. Daha başka kitaplar denemelisin.

< Envarül Aşıkin kitabını tanıyalım

Alemlerin yaratılış sebebi olan Efendimiz hakkında, Envârul-Âşıkıyn isimli eserin 201. sahifesinde Ahmed-i Bîcan Hazretleri (k.s.) şunları naklediyor:

"…sonra Hak Sübhanû ve Teala Hazretleri halkı nemâza buyurdu, AHMEDİN sûreti üzerine; yâni nemâzın kıyâmı ELİF’e benzer ve rukû-i HA’ye benzer ve secdesî MÎM’e benzer ve tehiyyata oturması DÂL’a benzer. Andan Hak Tealâ Hazretleri enbiyânın sûretlerini Muhammed Aleyhisselâmın lafzına benzer yarattı. Başı müdevvezdir MÎM’e benzer ve iki elleri HA’ye benzer ve karnı MÎM’e benzer ve ayakları DÂL’a benzer…"

Yukardaki yazının ardından belirteyim ki, Envarul Asikin kitabını günümüz Türkçesine terceme eden Mahmud Serdaroglu ve Lütfi Aydın (Celik Yayinevi) bu yazının ikinci bölümünü, yani (Andan Hak Teala Hazretleri enbiyanin..) diye başlayan satırı terceme etmemişler. Sanırım gözlerinden kaçmış.

İşte belirtildiği gibi, hakikaten de namazda ayakta dururken elif, ruküye eğilirken ha, secdede mim ve otururken dal harfleri gibi oluyoruz. Bunlari birlikte okuyunca (elif-ha-mim-dal) ortaya AHMED ismi çıkıyor. Peygamberlerin suretinde de (mim-ha-mim-dal) harfleri yanyana geliyor ve MUHAMMED ismi serifi ortaya cıkıyor. Aman Allah’ım ne büyük bir sır!

İste bu sebeble ki, Ahmed-i Bican Hazretleri kitabın "Sebeb-i Telifu’l-Kitâb" kısmında "Eğer dürr-i meknûn ister isen Envârul-Aşıkini mütâleâ eyle, ecr-i gayri memnûn ister isen Muhammediyyeyi mütâleâ eyle. Elhamdulillâh ki biz iki karındâş bu iki kitâbı cemi’ eyledik. Anın içûn biz bu yolda zahmetler çekdik, tâki ervâh-i uşşâk işbu kitablarla müşerref olub, Yazıcıoğullarına rahmet olsun deyûb hayr ile yâd ideler." buyuruyor.

Muhamediyye kitabini Muhammed Efendi, yani Ahmed Efendinin abisi yazmistir. Arapçadır. Ahmed Efendi bu kitabı osmanlıcaya terceme etmiştir. Neden terceme ettiğini de eserin başında yazmıştır. Orayı yazıp, yazıyı uzatmak istemedim. Kitabin asıl adı Megaribuz-Zeman’dır. Muhammediyye diye meşhur olmuştur.

İste bu sebeble buyurur ki Ahmed Efendi Hazretleri: "Gizli incileri istersen Envarul-Aşıkini oku; sonsuz ecirler, mükafatlar istersen Muhamediyyeyi oku"

Sonra devamla derki "Bu kitablari biz iki kardeş zahmetler çekerek yazdık; ervahi ussak, yani aşıkların ruhları bu kitaplarla müşerref olup bizi rahmetle ansınlar diye."

Allahu teala onlardan razı olsun, şefaatlerine nail eylesin. Kitab Hicri 855, yani bizim takvimimize göre 1451 senesinde, bundan tam 554 yil önce, Fatih Sultan Mehmed Han’in tahta gectigi zamanlarda yazılmıştır.

Selam ve dua ile

Muallim Abi / incemeseleler >


burcealtug
Neden tavsiye etmiyorsunuz?
detaylı açarmısınız?
Gerçekten benim için önemli
Çünkü hidayete o kitapla erdim ALLAHIN izni ile


kibrit
Öncelikle benim yorumun altına kim o yazıyı, niye ekledi anlamadım. Onu oraya ben koymadım haberiniz ola…

Öncelikle iyi bir şeri bilgiye sahip olunuz, haramı helali biliniz, ondan sonra bir tasavvuf şeyhine biat ediniz, onlardan sonra bu kitaplar okunabilir. 7-8 sene evvel okumuştum, bazı şeyler insanı rehavete kaptırabilir. Onun için çocuklarımıza önce şeriat ilimlerini öğretmek lazımdır. Daha sonra okumak isterlerse okurlar.


Gemlik
bence evde Risale Külliyatı’da bulunmalı

Allah razı olsun


burcealtug
< Öncelikle benim yorumun altına kim o yazıyı, niye ekledi anlamadım. Onu oraya ben koymadım haberiniz ola…

Öncelikle iyi bir şeri bilgiye sahip olunuz, haramı helali biliniz, ondan sonra bir tasavvuf şeyhine biat ediniz, onlardan sonra bu kitaplar okunabilir. 7-8 sene evvel okumuştum, bazı şeyler insanı rehavete kaptırabilir. Onun için çocuklarımıza önce şeriat ilimlerini öğretmek lazımdır. Daha sonra okumak isterlerse okurlar. >
Kim nereye yazı eklemiş kardeşim anlamadım?


qwertycml
burcealtug kitabı okudum, aklında herhangibir acaba yanlış mı veya doğru mu diye sorgulaman aslen çok güzel.ancak sonuçta peygamberlerin hayatını okuduk bilgi edindik.Rab olan Allah’a ve yüceliğine hem hayran olup hemde korktuk…sık sık salavat okuduk, hamd ettik !
bazı kısımlar elbette gerçek değildir.örneğin Hz. Adem ve Hz. Havva’nın cennetten kovulması o bilinen cennet değildir.zira cennet ve cehennem henüz yaratılmış değildir.burada kovulunan yer yine dünya üzerinde bulunan bir mekandır.oradan çıkarılmışlardır.
aynı şekilde cennete konulan (elbette) tüm peygamberlerde aynı şekildedir.
biliyoruz ki 2. sur üflendikten sonra insanlık yeniden Allah’ın azametiyle dirilecek ve hesap görülecek; sonrasında cennet ve cehennem şekillenecektir.
kitapta çok çok beğendiğim bir kısım var ki, Hz İsa’nın ölüleri diriltmesi üzerinedir.Hz İsa’nın ölüleri gerçekten diriltmediğini ve Allah’ın gücü-kudreti ile çevredeki tüm insanların bunu gerçekten yaptığı şekilde göstermesini nihayet söyleyen biri çıkmış ! çok şükür ! zira "yeniden diriltmek" Allah’a mahsustur, bu vurgulanmış.
kitapta güzel şeyler çok çok fazladır, ancak anlaşılmayan yerler bu tarz ciddi ve güçlü bir kitap okunmadan evvel bir parça bilgi gereklidir.eğer hiç Hacı Bektaş Veli’yi tanımamışsan, Mevlana’yı anlayamamışsan ve eğer (çok tehlikelidir) eğer halifeler ve sahabiler hakkında (bazıları) önyargıların bile varsa bu kitap okuyana zarar verebilir !
hem dini bakımdan hemde akıl sağlığı ve idrak bakımından zengin bir ruha sahipseniz; ve en azından "derin" bazı konulara vakıfsanız bu tarz kitaplar sizi içinizdeki ışıkla bağdaştıracaktır.
ilk kez okuyupta gözü korkan veya bazı yerleri kendince açıklayamayan arkadaşlar kendilerini geliştirdiklerinde veya artık bir parça daha ruhlarının arındığını hissettiklerinde tekrar okusunlar bu yapıtı ! ve farkı görsünler.yıkarıda iki Allah dostundan örnek verdim sadece; çokları var malum.bizler insan ırkı olarak kainatta en şerefli mahluklar isek (ki öyleyiz) ruhunu olgunluğa eriştirebilen herkes ama herkes o kişiler gibi olabilir.
Allah’ın ışığı kalbinizde doğup tüm ruhunuzu sarsın !
ve asla okuyup öğrenmekten ve SORGULAMAKTAN geri durmayın.hatta alemlerin hükümranlığını elinde bulunduran kadir-i mutlak yaratan Allah Tealayı bile sorgulayın ki O’na erişesiniz !
Allah’ın rahmeti sizlerle olsun


kenzimahfi
Derken Şeytan onların ayaklarını kaydırarak içinde bulundukları nimet yurdundan çıkardı. Biz de: Haydi, dedik, birbirinize düşman olarak yeryüzüne inin! Siz orada belirli bir süre ikamet edip yararlanacaksız BAKARA SURESİ 36.AYET birader burada ALLAH nimet yurdundan çıkardı dediği yer neresi ondan sonrada yeryüzüne inin diyor madem bunlar dünyada demişsin Allah neden böle söylüyor.senin bu gördüğün bilinen alemin dışında birde mana alemi var.ALLAH kaleme yaz dediğinde oldu ve olacak ne varsa yazdedi bu senin dediklerin mana aleminde hepsi oldu zaten.bu gibi zatların kitaplarını onlardan olmayan anlayamaz.bir meslek düşün sana ne kadar anlatırsam anlatayım sen o mesleği bilmediğin yada görmediğin için anlayamazsın sen duvarın arkasını görmüyorsun diye duvarın arkasındakilerde yok değildir.


Kayıtsız Üye
adam bu kitabi okumus riayete erdigini söylüyor sen daha bu kitaba inanma diyorsun.bu kitabi okuyan kardesimizin riayete ermesinde faydali olan bir kitabi sen nasil yalnis bir kitab oldugunu sölüyorsun,ARTI kitapda devamli dogrusunu Allah bilir diye geciyor.


Mehmedy
Kitabın yazarını araştırırsanız. Kendisi Allah dostu bir velidir. Önce Ahmet BİCAN’ın hayatını araştırın sonra yorum yapın…
Yorum yaparken dikkat edin bence


burcealtug
yıllar önce sorduğum bu sorunun hala ciddi cevabı gelmemiş.
Bilen biri yani okuyan birinin düşünceerini sormuştum.
Bu kitapla gerçekten hakkkı bulduğumu tekrar söylememde fayda var.Elbette ki önce KURANI KERİM


Kayıtsız Üye
iki arkadaşımda değişik yönleriyle konuyu ele almış ikisindende faydalanmak gerek ALLAH u teala razı olsun cümlemizden ins.


birlik
kardeşlerim bu kitabı okuyun.


Kayıtsız Üye
Soru soralı epey zaman geçmiş ancak ufak bir cümle söylemek geldi içimden. Dini bir kitap okurken ilk önce yazarına bakmak gerekir. Kitabın yazarı ehli sünnet fırkası mı değil mi? Çünkü yazar sapık bir fırkada ise kitabını okurken bizim kalbimize de yazarın sapıklığı akarmış. Bozuk itikat üzere olup kitap yazanlardan Allahu Teala bizleri korusun. Ancak Envarül Aşıkin kitabı veli (evliya) bir zatın kitabıdır. Ehli sünnettir. Okuyana çok faydası vardır. Daha okumaya başlar başlamaz Ahmed Bican Hazretlerinin kalbindeki feyz ve bereket okuyanın kalbine akmaya başlar.


asyali
Burcealtug…tesekkur ederim sozlerinizle duygularima tercuman oldunuz…cok dogru bilgilendirme yapmissiniz…ben bugün aldim kitabi henuz okumadim..eminim ki hayatta herkesin nasiplenecegi kisiler..olaylar ve de nesneler vardir…Allah a emanet olun..


Sevaslan
İki kitap okuyan fetva verir oldu çok güzel ve güvenilir bir kitaptır,ölçülere mahkum akıllar,ölçülmeyeni nasıl anlar…


Kayıtsız Üye
Saygilar bu kitabi herkesin okumasini isterim zira bu kitap kuran’i gerçekten tam manada aciklamasidir ve yusuf tavaslinin kitaplarinida ayni şekilde okumanizi isterim çünkü bunlar bize hakikati öğretiyor tabiki de cocuklariniza birakmak en doğrusu bu kitapları zira biz öldüğümüzde neslimizi devam ettiren onlardir,,


Kayıtsız Üye
Kitap tasavvuf Kitabı’dır herkese tavsiye edilir tekrar tekrar okunması ezberlenmesi gerekir bu kitap hakkında görüş bildirilmesi kimseye düşmez süper bir kitap


burcealtug
Allah hepimizden razi olsun.yardımcı olduysam ne mutlu bana kardesim


@hmet
envarül aşıkın kitabı, içinde bir sürü delilsiz ve hikaye bulunan bir tasavvuf eserdir.
tavsiye etmyorum


burcealtug
siz yanilmiyorsam mevlana celalettin rumiyide elestirmekteydiniz.Tasavvufla ne probleminiz var


Kayıtsız Üye
Kitabı 20 sene evvel okumuştum. Her kesimden insanımıza tavsiye ediyorum
Daha önce bilgi birikimi olan kardeşlerimin muhabbeti artar
ilmi olmayanların ise ilmi artar
kitapta hatalı bir kelime dahi yok ancak aslı arapça olan bu eserin dilimize çevirmesinde GAYB le ilgili konularda anlatımda eksiklikler olabilir.


Kayıtsız Üye
Arkadaşlar… Şimdi burada okumayın diyen arkadaşın çıkıp şu sebeple okumayın demesi lazım. Bu kitap benim elimde okuyorum şu an. Bana şeriata Allah Teala nın emirlerine uygun olmayan. peygamber s.a.s efendimizin naklettiklerine, ehli sünnet vel cemaat itikadına uymayan tek bir sayfasını söyleyin, bizde diyelimki okunmasın. Bu kitap 3-5 dini bilgisi olanın anlayabileceği kavramlar içermez. Derin bir ilim anlatır. Hadislerle destekler. Ve her konunun sonunda bunlar tefsir alimlerinin çözümlemeleri olup doğrusunu Allah Teala bilir diyerek ilmi yinede edep ile Allah’a c.c bırakır.

Bugün bu gibi kitapları pervasızca eleştiren bazı tv şovmen hocalara bakın, itikadında sorun olan kişilerdir. İyi araştırırsanız bunun başında (HAŞA) Allah gaybı bilmez, peygamberin mucizesi yoktur, namaz dinin direği değildir diyecek kadar edepsizleşmiş insanlar vardır. Güya ilahiyat hocasıdır, sıfatında bilmem ne üniversitesinin hocası yazmasına bakmayın iyi araştırın hasta olunca nasıl doktorun iyisini araştırıosunuz iş din olunca niye herkese aldanıosunuz, unutmayınki peygamber s.a.s zamanında kendi cemaati içinde 100 lerce münafık (dışarıdan bakınca iman eden ama kalben iman etmeyip insanları inançlı olduğuna inandırmaya çalışan demektir) vardı ve Allah Resulü bunu biliyordu sahabilerine de bildiriyordu (niye açıklamıyordu diyen olacak biliyorum söyleyim. Çünkü peygamber s.a.s efendimiz o zorlu ve hassas zamanda hem huzursuzluk çıkmasın, hem onların içinden münafıklığı bırakanlar olurda kurtulur diye uzun süre sabretmiş yüzlerine vurmamıştır)

Sonuç olarak bu kitap dini ilmi biraz daha gelişmiş kişilerin anlayabileceği KESİNLİKLE güvenilir bir kitaptır. Mübarek, Allah ın veli bir kuludur. Yıllarca evliyaullah tarafından kabul görmüştür. Kitabı eleştirenler dahi şu cümlesi yanlış bu cümlesi şeriata aykırı diyememiş, konunun genelinde efendim şu ilim kesin değildir bu ilim şöylede olabilir demiştir. E zaten mübarekte "bizim eriştiğimiz nakiller böyle" yazıyor, hatta bazı konularda bir kaç farklı fikri de belirtiyor. 3-5 ilmi bilginizle böyle bir eseri okumayın demek gafletine düşmenizi anlayamıyorum bu vebali neden bir insan göze alır?

Bu eser çocuğunuza bırakacağınız çok güzel bir hediyedir. Tek tavsiyem çocuğunuz çok küçükse içindeki bazı şeyleri kavrayamaz. Siz ona bu mirası kesinlikle bırakın zamanı gelince bu kitabı bir solukta okuyacak size çok dua edecektir kardeşim.


Kayıtsız Üye
Selamun aleykum dostlar acizane bir kaç cümle sarf etmek istedim bu kitaptan bendede mevcut yazarı değerli bir zat Allah ondan razı olsun kıymetli bir eser


rüzgargülü88
Ahmed Bîcân’ın hocası, Hacı Bayram-ı Velî hazretleridir. Onun sohbetlerinde bulunup, tasavvufda yetişmiştir, ilimde yetişdikten sonra, eserlerini yazmıştır. Yazdığı eserlerde son derece sâde bir dil ve anlaşılması gayet kolay olan güzel bir üslûb kullanmıştır. Umûmiyetle babasının ve ağabeyinin yazdıkları Arabca eserleri Türkçeye tercüme ve şerh etmiştir. Başlıca eserleri şunlardır:

1- Envâr-ül-âşıkîn: Bu eseri, dört-beş asırdan beri okuna gelmiş, çok sevilip, benimsenen bir eserdir. Bu eserin çeşitli yazma nüshaları olduğu gibi, pekçok baskısı da yapılmıştır. Ahmed Bîcân, 855 (m. 1451) senesinde tamamladığı bu eserinin sonunda, yazma sebebini şöyle kaydetmiştir Benim bir kardeşim vardı. (Yazıcızâde Muhammed) Âlim, ârif ve faziletli, kâmil ve Allahü teâlânın sevgili bir kulu idi. Erenleri severdi. Cihanın kutbu Hacı Bayram-ı Velînin yakın talebelerinden idi. Ben ona dâima derdim ki: Dünyâ geçicidir. Günlerin vefası yok. Bir yadigâr eser yaz, her yerde okunsun. O da benim bu sözüm üzerine, Megârîb-üz-zemân adlı bir eser yazdı. Pekçok ilmî mes’eleleri ve hadîsleri o kitapta topladı. Sonra da bana, bu eseri Türkçeye tercüme etmemi söyledi. Ben de sözünü tutup tercüme ederek, Envâr-ül-âşıkîn kitabını hazırladım. Gelibolu’da tamamladım. Kardeşim Muhammed de, bu Megârib-üz-zemân adlı eserini Muhammediyye adı ile şiir şeklinde Türkçeye tercüme etti. Böylece her iki bakımdan da faydalı oldu.

Envâr-ül-âşıkîn kitabının tertîbi, ana hatlarıyla beş bölümdür, içinde şunlar yer almıştır: Varlıkların tertîb ve nizâmı, Âdem aleyhisselâmın yaratılışı, Peygamberler ve kıssaları, ilâhî kitablar, dünyâ ile ilgili faziletler, kıyâmet alâmetleri, Kur’ân-ı kerîm, mahşer, sırat, Cennet, Cehennem, melekler, hûrîler, gılmanlar, Cennetliklerin makamları ve Cennet ni’metleri.

Ahmed Bîcân’ın en meşhûr eseri olan Envâr-ül-âşıkîn adlı eserinden seçmeler:

Sadaka vermek: Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Mallarını gece ve gündüz, gizli ve aşikâr hayra harcayan kimseler varya, işte onların, Rableri katında ecirleri (mükâfatları) vardır. Onlara hiçbir korku yoktur; ve onlar mahzûn da olmayacaklar (Bekâra-127).

Resûlullah ( aleyhisselâm ) buyurdu ki: Bana peygamberlik veren Allah hakkı için, kim bir yetime sadaka verirse, Allahü teâlâ, kıyâmet gününde ona azap yapmaz. Kim kendi akrabasına sadaka verip başkasına vermezse, Allahü teâlâ, kıyâmet gününde o kimseye bakmaz.

Ebû Hüreyre ( radıyAllahü anh ) şöyle nakletmiştir Resûlullah ( aleyhisselâm ) buyurdu ki: Cennette nûrdan odalar vardır. Eshâb-ı Kirâm; Yâ ResûlAllah, o odalar kimindir? dediler. Resûlullah ( aleyhisselâm ); İnsanlara sadaka veren güzel şeyler söyleyen, yemek yediren, insanlar uyurken gece namazını kılanlar içindir buyurdu. Yine; Allah katında en üstün amel, açlıktan yüreği yanmış birinin karnını doyurmaktır buyurdu. Bir hadîs-i şerîfte de şöyle buyuruldu: Sizin üzerinize olan sadaka vermekte altı haslet vardır. Bunlardan üçü dünyada, üçü âhırettedir. Dünyada olanlar: 1- Allahü teâlâ sadaka veren kimsenin rızkını artırır. 2- ömrüne bereket verir. 3- İki yakasını biraraya getirir. Âhırette olan üç haslet: 1- Kıyâmet gününde çıplak kalmaz. 2-Kıyâmet günü başı üstünde bir gölge bulunur. 3- Sadakası Cehennem ile onun arasında perde olur. Yine Resûlullah ( aleyhisselâm ) buyurdu ki: Kim sadaka verirse, Allahü teâlâ ona bir yerine on (mislini) verir. Kim ödünç verirse, bir yerine onsekiz verir.

Sabır: Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Şüphesiz ki Allah, sabredenlerle beraberdir (Bekâra-153). İmâm-ı Gazâlî hazretleri şöyle buyurmuştur: Belâlara sabretmek insanın husûsiyetlerindendir. Hayvanlarda ve meleklerde sabır olmaz. Hayvanlarda şehvet ağır bastığından ve bu şehvete sabretmek için akılları olmadığından, onlarda sabır yoktur. Meleklerde ise şehvet yoktur. Onlar, Allahü teâlânın cemâline âşık olmuşlardır. Fahreddîn Râzî şöyle demiştir: Sabretmek, Allahü teâlânın hükmüne râzı olmaktır. Kalb bir şeye meylettiği zaman, yüzünü yüce âlemden çevirir. Nitekim Âdem aleyhisselâmın kalbi Cennete meyledince, Allahü teâlâ Cenneti ona mihnetli kıldı. Resûlullah ( aleyhisselâm ); Sabır benim azığımdır buyurdu. Sabırdan maksâd takvâdır. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Muhakkak ki, azığın en hayırlısı takvâdır. Ey aklı tam olanlar, benden korkunuz (Bekâra-197). Takvâdan maksâd sakınmaktır. Resûlullah ( aleyhisselâm ) buyurdu ki: Kul, harama düşerim diyerek şüpheli şeylerden kaçınmadıkca, takvâ derecesine erişemez. Ca’fer-i Sâdık hazretleri şöyle buyurmuştur. Takvâ, kalbde Allahü teâlânın sevgisinden başka bir; şey bulundurmamaktır. Takvânın üç alâmeti vardır: 1- Her halükârda Allahü teâlânın rızâsını aramaktır. 2-Her işte Allahü teâlâya dönmektir. 3-Her durumda dosdoğru olmaktır.

Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Ey îmân edenler! Din uğrundaki eziyetlere sabredin ve düşmanlarınızla olan savaşlarda üstün gelmek için sabır yarışı yapın. Sınır boylarında cihâd için nöbet bekleşin ve Allahdan korkun ki, felah bulasınız (Âl-i İmrân-200). Sabrediniz buyurması, belâlara sabretmeye işârettir. Bu, halk (avvâm) içindir. Nöbet bekleşin buyurması, günahkârlığı terk etmeye işârettir. Bu, havvâs içindir. Sabır yarışı yapınız buyurması, ibâdet yapmaya katlanmaya işârettir. Bu da seçilmişlere mahsûstur. Bunun için, kişinin rahatlığı yakîndedir. Şerefi tevâzudadır. Se’âdeti, kurtuluşu İslâmdadır. İsmeti (günahsız olması) Allahü teâlâya güvenmektedir. Akıllılığı dindedir. Gayreti dünyâyı terk etmektedir. Helaki günah işlemeye cür’et etmektedir. Pişmanlığı uyumaktadır. Şekâveti cehâlettedir. Se’âdeti ilimdedir. Olgunluğu aşkdadır. Güzel yaşaması sabırdadır. Sabır, halkın içinde nefesani arzuları terk etmek, yapmamaktır. Eğer dünyânın bütün belâları onun üzerine gelse Âh bile demeyen; vefadan, cefâdan, acıdan, zenginlikten ve her çeşit ni’metten dolayı değişmeyen, mağrur olmayan ve bunların karşısında hep aynı kalan kimse sabırlıdır. Bilakis o, kendini belâ mancınığına kor ve kaza denizine atar. Sonundan hiç endişe etmez. Vesselâm.

Dünyâ: Bâyezîd-i Bistâm! hazretleri buyurdu ki: Kalbin kabzedilmesi (daralması), nefsin yayılmasındandır. Haya ilimdir. Rahatlık ma’rifettir. Rızık, zikirdir. Şevk, âşıkların mülk yurdudur. Ma’rifet nûru, kalb içindedir. Aşk, zikirle meşgûl olunduğu zaman gönlü nurlandırıp aydınlatır. Dünyâ sevildiği zaman, kalb (gönül) kararır.

Şu beş şeyin kalbi öldürdüğü nakledilmiştir 1- Çok yemek 2- Halkın başına belâ getirmek. 3- Namazı vakitsiz kılmak. 4- Yemeği sol el ile yemek. 5-Yalan söylemek.

Şu beş şey de kalbi diriltir, uyandırır: 1-Âlimler ile bulunmak. 2- Yetimlere şefkat etmek. 3- Oruç tutmak, 4- Az yemek. 5- Dünyâyı sevmemek.

Rabbini anıp, hakîki zikri yapan kimse dünyâya meyletse, hak yoldan kovulur ve bütün ömrü kaygı ile geçer.

Allahü teâlânın sevgili kulları beş kısımdır, 1- Zühd sahibi olan âlimler. 2-Adâletli hükümdârlar. 3- Hayâlı çocuklar. 4- Tevâzu sahibi zenginler. 5-Sabırlı dervişler (tasavvuf yolunda ilerleyenler).

İnsanı Rabbinden uzaklaştıran perdelerin en büyüğü, kalbi öldürmek, karartmaktır. Kalbin ölmesine, kararmasına sebeb ise, dünyâyı sevmektir.

Bir hadîs-i kudsîde buyuruldu ki: Ey Âdemoğlu! Kanâat et zengin ol. Hasedi terket, rahat ol. Dünyâyı terket, dînin hâlis olsun. Kim gıybeti terkederse, aşkı ziyâde olur. Kim halktan uzak durursa, halkın şerrinden emîn olur. Kim az ve güzel konuşursa, aklı tam olur. Kim aza kanâat ederse, gerçekden Allahü teâlânın ahdine inanmış olur. Kim dünyâ için kaygılanırsa, Allahü teâlâdan uzaklaşır.

Bir hadîs-i kudsîde buyuruldu ki: Şaşarım o kişiye ki, âhıret hesabına inandığı hâlde nasıl mal toplayabilir? Ey Âdemoğlu! Hergün ömrün eksilir, sen bilmezsin. Hergün rızkın sana gelir, şükretmezsin. Halktan korkarsın, benden korkmazsın. Benden utanmazsın. Âbidlerin sözlerini söylersin, münâfıkların amelini işlersin, ölüm haktır dersin, yine onu çirkin görürsün. Kim dünyâ malı yığarsa, onun hakkı yoktur. Kim dünyâ ile rahatlarsa, onun aklı idrâki yoktur. Kim dünyâ arzuları peşinde koşarsa, onun ma’rifeti yoktur.

Yine hadîs-i kudsîlerde buyuruldu ki: Kim bir dervişe, (dünyâyı terkedip Allahü teâlâya dönen kimseye) karşı büyüklenirse, kıyâmet gününde o kişiyi karınca şeklinde yaratırım ve kim bir dervişe alçak gönüllülük gösterirse, dünyâda ve âhırette onu yüceltirim. Kim bir dervişin gönlünü kırarsa, o kişi benimle cenk etmiş gibi olur.

Nice zengin vardır ki, zenginlik onu fesada düşürmüştür. Birçok fakir vardır ki fakirlik onu fesada düşürmüştür. Nice sağlıklı kimse vardır ki, sağlık onu fesada düşürmüştür. Nice âlim vardır ki, ilim onu fesada düşürmüştür. Nice cahil vardır ki cahillik onu fesada düşürmüştür. Dünyâ muhabbetini gönlünüzden çıkarınız. Dünyâ muhabbeti ile benim muhabbetim bir gönülde asla bulunmaz.

Nakledilmiştir ki, beş kimse çok kıymetlidir, bağışlanmıştır.

1- Kötü kimsenin emri altında olan iyi kimse.

2- Cimri kimsenin emri altındaki cömert kimse.

3- Zâlimin emri altında olan âdil kimse.

4- Câhilin emri altında bulunan âlim kimse.

5- Zenginin emri altında bulunan derviş kimse.

Resûlullah ( aleyhisselâm ) bir hadîs-i şerîfte buyurdu ki: Cennetin bir kamçı kadar yeri, dünyânın tamâmından üstündür.

Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Yer yüzünde bulunan her canlı fânidir (Rahmân-26). Dünyâ, çok gün geçirmiş fitneli ve nazlı bir ihtiyâra benzer. O, dışını gençler gibi giyecekler ile süsleyip, halk arasında naz eder. Böylece insanlar da onun tuzağına düşer. Dünyâ zâlim bir pâdişâha benzer. O, halka ba’zı şeyler bağışlar, fakat dostluğu yoktur. Hepsini öldürmek ister.

Akıllı kimseler, kışın ihtiyâcını yazın hazırlar, ölümün hazırlığını da diri iken yaparlar. Dünyâ, içi cevherler ile dolu bir denize benzer. Çok kimse ondan cevher çıkarır. Çok kimse de o denize girip boğulur.

Sözün kısası, Resûlullah ( aleyhisselâm ) şöyle buyurmuştur: Dünyâ fitne ve belâdır. Her ümmetin bir fitnesi vardır. Benim ümmetimin fitnesi dünyâyı sevmek ve mal toplamaktır. Nitekim Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Biliniz ki, mallarınız ve evlâtlarınız ancak bir fitnedir (birer imtihandır). Allah katında ise büyük mükâfat vardır (Enfâl-28). Bu hatamdan âhıret sarayının yolu, Allahü teâlâya itaat etmektir. Peygamberimiz ( aleyhisselâm ) buyurdu ki: Ümmetimin evvelkileri, Allah’a bağlılık ve sadâkat ile kurtuldular. Sonrakiler ise, dünyâyı ve uzun ömür istemekle helâk oldular.

Tövbe: Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Ey Îmân edenler! Allah’a şöyle tövbe edin ki, tam bir pişmanlıkla hâlis bir tövbe olsun (Tahrîm-8). Resûlullah ( aleyhisselâm ) bir hadîs-i şerîfte buyurdu ki: İşlediği günâha tövbe eden, o günâhı işlememiş gibi olur. Bir hadîs-i şerîfte de; Allahü teâlâ kulun tövbesini, can boğaza gelinceye kadar kabûl eder. Ben de günde yüz defa tövbe ediyorum buyuruldu.

Tövbe yapmayan kimsenin nefsi ıslâh olmaz, zâlim olur. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Kim de tövbe etmezse, işte onlar, kendilerine zulmedenlerdir (Hucurât-11).

İmâm-ı Gazâlî hazretleri buyurdu ki: Tövbe üç kısımdır, 1- Halkın (avâmın) tövbesi. Bu, çok tâat etmektir. 2-İlim sahibi olanların tövbesi: Bu, günâhı terketmektir. 3- Seçilmişlerin (havvâssın) tövbesi. Bu, hiçbir vakti zayi etmemektir.

Ârifler şöyle buyurmuşlardır: Tövbe beş kısımdır: 1- Halkın tövbesidir. Bu, günahtan dönmektir. 2- Sâlihlerin tövbesidir. Bu, gizli günahları da terketmektir. 3- Müttekîlerin tövbesidir. Şekten, şüpheden sakınmaktır. 4-Muhiblerin (Allah dostlarının) tövbesidir. Bunların tövbesi, Allahü teâlâyı zikretmekten gâfil olmamak için halktan sakınmaktır. 5- Âriflerin tövbesidir.

Ey Rabbimiz! Duâlarımızı kabûl buyur. Şüphesiz sen, her şeyi işiten ve hakkıyla bilensin. Bizim tövbelerimizi de kabûl buyur. Çünkü sen, tövbeleri kabûl eder ve mü’min kullarına rahmetini ulaştırırsın.

kaynak: İslam Alimleri Ansiklopedisi-ehlisunnetbuyukleri.com
Ahmed-i Bîcân hazretleri insanlara doğru yolu göstermeye devam ederken bir gün Ağabeyi Muhammed Bîcân’a; "Ağabey! İlim ve irfanın ziyâdedir. Tek arzum ve sizden dileğim, yâdigâr bir eser yazmanız ve bunun her yerde okunmasıdır. Dünyâ geçici, günlerin ise hiç vefâsı yok." dedi. Muhammed Bîcân hazretleri onun bu isteği üzerine Megârib-üz Zeman adlı eserini yazdı. Bir süre sonra Muhammed Bîcân, kardeşine gelerek; "Kardeşim Ahmed! Bizi memnun etmek istersen Megârib-üz-Zaman’ı Türkçeye tercüme et.
Güzel üslûbun ile herkes istifâde etsin." dedi. Bunun üzerine Ahmed-i Bîcân hazretleri eseri Envâr-ül-Âşıkîn ismiyle tercüme etti.
kaynak: huzurpinari-Evliyalar Ansiklopedisi
Eserleri ve husûsiyetleri: Yazıcızâde Muhammed Efendi, çok ibâdetle meşgûliyeti yanında, eserler de yazdı. Meşhûr Muhammediyye adlı eserini yazmadan önce, Arabca olarak Megârib-üz-zeman ı yazdı. Kardeşi Ahmed-i Bicân’a: Şimdi sen dahî, bu kitab ki Megârib-üz-zeman’dır, Türkçeye çevir. Tâ kim bizim ilin kavmi maâriften ve envâr-ı ilimden fâide görsünler diye ricada bulundu. O da Türkçeye çevirdi.
Envâr-ül-âşıkîn adını verdi.

Muhammediyye ve Envâr-ül-Âşıkîn , biri nazım ve diğeri nesir, Megârib’in Türkçeye tercümesidir. Yazıcızâde Muhammed Efendi, Megârib-üz-zeman ve Muhammediyye’sini, rü’yâsında hazret-i Peygamberi ( aleyhisselâm ) görmesi ve O’nun irşâd ve işâret vermesiyle yazdı. Bu durumu kendisi şöyle anlattı:

Sana ol vermiş idi. bu kitabı,
Pes ilt ona geri iş bu kitabı,

O, cümle kâinatın âfitâbı (güneşi),
Çün emr etti bana düzdüm kitabı.

Yazıcızâde Muhammed Efendi, Muhammediyye si ile şöhret buldu.

Muhammediyye , asırlardır Anadolu’da, Kırım’da, Kazan’da, Başkurt Türkleri arasında okundu ve elden düşmedi. Evliyâ Çelebi; Nice binlerce âdemin Muhammediyye’yi ezbere bildiklerini kaydeder. Anadolu’da her evde bir Muhammediyye nüshası vardı. Kış gecelerinde okunur, yer yer ağlanırdı. Suyu hiç kesilmiyen bir ırmak coşkunluğu içinde okundu. Her satırında Allahü teâlânın sevgisi, Resûlullahın ( aleyhisselâm ) aşkı, muhabbeti, Eshâb-ı Kirâm sevgisi anlatıldı. Kulun Rabbine olan acziyeti ve sevgisi dile getirildi:

İlâhî, sen ganîsin ben fakîrem,
Kapında elleri bağlı esîrem.
kaynak: İslam Alimleri Ansiklopedisi-ehlisunnetbuyukleri.com


Şema
Türkiye gazetesi kitaplarından kopyala yapıştır ne güzel
Lütfen kitabı okuyanlar kendi yorumlarını yazsinlar


rüzgargülü88
türkiye gazetesi kitapları güvenilirdir. tabii ki güvenilir kaynaklardan gördüklerimizi paylaşacağız. onlar dururken bizim şahsi yorumlarımızın ne değeri vardır?
burada dini bir kitap hakkında doğru bilgiler verilmektedir. birisinin beğenmediği bir kitap bir diğerinin hoşuna gidebilir. kişilerin şahsi yorum ve beğenileri dinde ölçü müdür?
ayrıca bizler büyüklerin yazdığı eserleri yorumlayabilecek bir ilm ve seviyeye sahip miyiz? onları hakkıyla anlayıp amel edemezken..
kendi adıma konuşuyor ve kimsenin ilmini ve seviyesini sorgulamıyorum.
dini konularda nakil esastır, şahsi görüşler değil
dini bir kitap hakkında bilgi vermek de ilm ister.
kişisel yorumlar ile karşımızdakini yönlendirmek, ilmî bir yöntem midir?


r1dv4n06
Hadis kitaplarında uydurma hadis olmadığı gibi, İslam âlimlerinin tefsir, fıkıh ve tasavvuf kitaplarında da uydurma hadis yoktur. Müfessir, fakih, mutasavvuf demek, hâşâ hadis ilminde cahil demek değildir! Sadece aralarında iş bölümü yapmışlardır.


Kayıtsız Üye
Cok muhtesem bir eser peygamber lerin hayatindaki sirlari anlatan tek eser


Kayıtsız Üye
ben bu kitabı orijinalinden okudum. çok şükür nasip oldu. ben bu kitabı okurken bazı mucizeler yaşadım. Rabbim herkese nasip etsin. tavsiyem şudurki kitap haliyle eski Türkçe onun için anlaşılması baya bi zorluyor, 2. hatta 3. kez okunmasında mutlak faide vardır. bu kitabın doğruluğundan şek şüphe yoktur biiznillah. Allah a emanet olun.


Kayıtsız Üye
S.a arkadaşlar ben kitabın bir bölümünü okudum orada üç b unuk dan bahsediliyor Nuh peygamber zamanda birincisi bu ikinciside dünyanın bir meleğin omzuna yüklenip taşıdığı lakin ayağı yer tutmadı altına Allah ın taş koduğu taş tutunamayınca altına öküz koyduğu öküz tutunamayınca altına taş koyduğu taş tutunamayınca altına balık balık tutunamayınca altına deniz konduğu yazılıyor Cenabı Allah deneme yanılma sistemi mi yapıyor haşaa birini koyunca yer tutmayacağını buraya kafam cok takıldı kime burayı anlatsam çok ciddi tepkiler veriyor bu konulara açıklama getirecek birinden yorum istiyorum


ebuammara
Kardeşim onlar izahatı vardır nasıl arş melekleri arşı taşıyamayınca Cenab-ı Hak şu zikri okuyun diyor onda sonra taşıyorlar öyle işte . Yani orada ki taş balık öküz başka hadisler de de geçiyor ama bildiğimiz taş öküz değil onların izahatleri vardır teşbihtir .


Kayıtsız Üye
bu kitabı bnde okudum çok da güzel herkese tavsiye ederimoyleki bi daha okumayı dusunuyorum


Kayıtsız Üye
Aynen size katılıyorum ve kitap het müslüman nın okuması gereken bi kitap ve muhteşem hiç şüphe ve vesvese olmadan okumalısınız zaten insanın itikadı atıyor buda imanın sağlam olmasına yol açıyor kısacası okuyun okuyun okuyun ve dua edin


Kayıtsız Üye
selamun aleykum bu kitabi yazan ahmedi bican canakkale gelibolu ilcesinde yatmaktadir abisi mehmedi bican dir mehmedi bicanin eseri Muhammediye dir bu zatlar geliboluya yolunuz duserse ziyaret ediniz ve bu kitaplari nerede yazdiklarini gorununuz o zman icinizde insAllah hic bir suphe kalmayacaktir burada cilehaneleri vardir kendileri kayayi oyup yapmislaridir mehmedi bican 7 sene burada kalmistir her gun sadece bir tane zeytin yemistir yedikleri zeytinin cekirdegi ile yazmislar bu eserleri bunlar Allahin sevgili kullarindandir yoksa nasil bir zeytinle 7 sene orada kalbilirleki mehmedi bican 1442 senesinde cilehaneye kapanmis 1449 senesinde cikmistir ciktiktan sonra 2 sene yasamis 1451 senesinde hakki rahmetine kavusmustur selametle


Kayıtsız Üye
Hak aşıkları adlı eserin bazı bölümlerini avvam anlayamaz muhabbetullah ilmi verilenler anlar vede anlayamadığımız bölümleri yalanlamak doğru değildir kitap doğruları yazmıştır bazı yerlerde ihtilaflı olanlarında belirtmiştir. M.N.Z.L


Kayıtsız Üye
Ahmedi Bican ve Mehmedi Bican i tanımadiğiniz yaptığınız yorumlardan belli kardeşler bir konu hakkında bilgi almak için forum sitelerine yazmayın , kıtabin yazarlarını araştırın hocalara sorun

Cidden burada Ahmed i Bican kitabını okumayin diyen insanlara acıyorum ,
İnşAllah hakikati öğrenir,dusuncenizden vazgeçersiniz.
Selametle


Kayıtsız Üye
Selamün aleyküm der sözlerime başlamadan önce cenabı ALLAH CC YA hamd ederim ben bu kitab ile yani enverul aşıkın ile 15 yıl önce tanıştım hayretlere vakıf oldum hamd olsun bence çok faydalı bir kitap ALLAH razı olsun bu kitabı yazan bican kardeşlere rahmet diliyorum RABBİMİZİN izni ile şefaatlarını diliyorum


Kayıtsız Üye
Kardeşim bu kitabı okuyabilirsiniz. Okuma diyen arkadaşların hiçbir dayanağı yoktur hatta 1. derecede okunacaklar filan diye liste yapan garip insanlar bile çıkmış. müçtehidliğini ilan etmediği kalmış sayın alimimizin :). Mübarek büyük bir Allah dostudur. Okumayın diyen arkadaşlar medrese hocası yada abid arif olmalıki bu mübareği ölçmüş biçmiş okuduğu binlerce kitaplardan aldığı ilimle tartmış sanki. Komik olmayın. Bu kitaba kötü yanlış diyen din ulemasından, evliyaullahtan tek bir kişi var mı? 3 kitap okumamış evinde sıcak koltuğunda ahkam kesen cahillere uymayınız. Mübarek zaten neredeyse her konudan sonra, kitabının başında da sonunda da en doğrusunu Allah Teala bilir, ben bunları … kişinin tefsirinden vs aldım diyor. Yani tevazu gösterip yine de biz kesin diyemeyiz ilmin gerçeği Allah Teala dadır diyor.

Bu eser müthiş bir sırra sahiptir. Sadece önerim şu ki tasavvuf bilmeyen yada biraz belli seviyedeki kitapları okumayan kişiler okursa pek birşey anlayamayabilir, içindeki bazı ilimleri başka şeyler bilmekle anlayabilirsiniz. aynı puzzle gibi düşünün diğer parçalar varsa kafanızda bu kitapla birçok boşluk kapanıyor

Kesinlikle çocuklarınıza miras bırakın fitneye şüpheye düşmeyin. Bu tür kitapların teyidi burdaki 3-5 klavye aliminin sözü ile olmaz. Bakın araştırın Allah dostları bu kitabı okumuş ve ret vermemişse konu bizim için kapanmıştır. Yada Türkiyede topu topu 3-5 tane hak yolda giden ehli sünnete yapışmış kapı var. Onlara bakın mutlaka arşivlerinde bu kitap vardır. Bugünkü hocalara kalırsak pencereden dışarı bakın halimiz bu işte.
ÇOK ÖNEMLİ: Mutlaka çok güvenilir bir yayınevi çevirisini alın. her yayınevi okunmaz. Bir yayınevi düşününki selat kelimesi geçiyor diye aynen çeviri yapıp Allah peygambere namaz kıldı diye çevirmiş. Allah tan kork be beyni var aklı yok bu işte. Ben şahsen şu an Türkiyede yaygın bir kitapçı ağına sahip bir vakfın kitapçılarına gidiyorum adamlar güzel iş yapıo isim vermiyorumki şimdi bi kaç fitneci yaftalamasın diye. Sizler akıllı insanlarsınız doğrusunu bilirsiniz kardeşler


Kayıtsız Üye
Ne kadar da herseyi bilir gibi konusiyorsuniz once bi kitabi tefekkur edin de anlamaya çalışın yok dogru mu yok yanlis mi Sultanlarin sozlerini Allah onlarin kalplerine düşünür dogru degil demeniz kabul edilemez o zaman Yunus Emre Mevlana.. Bircok sultani Allah dostlarini inkar etmekten baska bi sey yapmazsiniz


Kayıtsız Üye
kitap doğrudur yalnız güvenilir yazarların kini oku derim


Kayıtsız Üye
Kur’an’ın ifadesine göre, cennetln genişliği yer ve gök arası kadardır.(Ali İmran 3/133) Yine Kur’an’ın ifadesine göre cennet müttekılere, (3/133) cehennemse kâfirlere (Bakara 2/24) hazırlanmıştır. Her ikisi de Miraç gecesi Peygamberimize (s.a.v.) gösterilmiştir. (5) Olmayan bir şey sakinleri için hazırlanabilir ve gösterilebilir miydi?


Kayıtsız Üye
kıymetli kardeşim salihlerin ve ecdadın mum ışığındayazdığı muhteviyatında bize gerek şer-i ve gerekse tasavvufi bilgiler veren envarul aşıkıyn ve benzeri kitaplarda istifade vardır insanın bedenine ve ruhuna etki edecek bir kitaptır tavsiye olunur


Omer Faruk
Allah’ın Kitabı Kur’an ve Rasulullah’ın sahih sünneti dışında bütün kitaplar eskir ve zamanla değerini yitirir. Onun için bu iki temel eseri okumadan asla başka kitaplara bakmayınız.


envarül aşıkın, envarul aşikin, envarül aşıkin

Bu kategoride yer alan Arabistan bu halde iken bizim hac umre yapmanız ne derece caiz ? başlıklı yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.

Bir Yorum Yazın.


Forum Duası Copyright © 2007-2021
Gizlilik Politikası İletişim Sitemap Sitemap2 Sitemap3

Envarül Aşıkin kitabı ne kadar doğruluğu vardır? Başlıklı Yazımızın Yanında Websitemiz İslami bilgilerden, Dini Sorular, Cevaplar, Hac, Meal, Cennet, Cehennem, Farz, Sünnet, Hanefi, Şafii, Rüya yorumları, Gusül, Abdest, Namaz, Oruç, Kuran Sureleri, Ayetleri, Hadis, Dualar, İslamda Aile Tavsiyeleri, Kadın İle İlgili Konular, İman, Mezhep, Diyanet, Eğitim, Sohbet, Hayırlı Geceler, Zekat, Mahrem Sorular, Sahabe Hayatları, Salavat,Dini Hikayeler, Tecvid, Siyer, Fıkıh, Ahlak Gibi Konular İçermektedir.