Anasayfa
6 Ağustos 2021, 23:55
Zikir
Yönetici


Zikirde 4 Asıl Ve Sırları

Sedanur
Zikirde 4 Asıl Ve Sırları

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM



1. Bismillahirrahmanirrahim

2. Estağfirullah el Azim

3. La ilahe İllAllah



4. Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammedin Abdüke ve Nebiyyüke Rasülüken – Nebiyyül Ümmiyyü ve ala Alihi ve Sahbihi ve Sellim

Bu dörtlü Kadiri ve Rufai tarikatında günlük derslerinin bir bölümüdür ki !



1- Bismillahirrahmanirrahim : Rabbimizin bir ismi azamıdır, onun katından her ne çıkarsa Bismillahirrahmanirrahim der.

Rabbimizi zikreder. kainata saçılır bu alemde gözle görülen, görülmeyen, yenilen, yenilmeyen, içilen, içilmeyen her ne varsa Besmele ile Rabbimizi zikreder.



Biz insanlar gafletimizden çok seyrek söyleriz besmeleyi keseriz devreyi,

madem ki, Hak’tan gelen Hakka gider bu devreyi gafletle kesenler kendilerini günahtan kurtaramazlar.



Bismillahirrahmanirrahim’ de Rabbimizin bütün fiil ve sıfatlarının sırrı gizlidir (B) nin noktasında.

Rabbimize yapılacak en büyük ve en güzel dua, Ya Rabbi bana Besmele-i şerifin sırrının (nasip olduğu kadarının) ilmini bahşet demektir.



Bismillahirrahmanirrahim ağzımızdan bilerek çıkarsa önce Cehennem kapılarını kapatır,

Rabbimize giden bütün yollar açılarak yaptığımız her iyi amel ve dua da Rabbimize sunulur.

Oradan Rasulullah Efendimize sunulur, kıyamete kadar saklanır.

Bismillahirrahmanirrahim ‘de ibadet gizlidir.

Rabbimize sunulan her ibadetin başında Besmele-i şerifin bulunması Zata mahsus mana sırrını taşır.

Bizim sırlarımız bu ibadetimizde gizlidir.

Bu sırlar ile Rabbimizden Af-Nimet-İlim ve her türlü ihtiyacımızı istiyor ve gizli zarf gönderiyoruz.

Bismillahirrahmanirrahim ile insan her yaptığı işte,

her yediği nimette ve her işlediği hayır amelde,

Besmele-i şeriften gafil olmazsa bir müddet geçtikten sonra o kulun tüm vücudunu Besmele-i şerifin nuru kaplar.

İşte bu hal Rabbimizin bir sırrıdır.

O kul, bu sırrın ilmini alırsa Besmele-i şerifin sırrına nasibi kadar vakıf olur.

2- Estağfirullah el azim : Bu güne kadar gafil olarak devresi kesilen bütün Besmele-i şerifler için istiğfar etmiş olur ki, kişi günahlarını, hata ve noksanlarını ayrı ayrı hatırlaması da aynıdır.

Günahlar, hata ve noksanlar, unutulabilir, fakat devresini kestiğim bütün Besmele-i şerifler için Estağfirullah el azim derse gaflet içinde işlemiş bütün günah, hata ve noksanlardan tövbe etmiş olur.

Günah, hata ve noksan, bunların üçü ayrı şeylerdir, üçü de inanıp iman ettikten sonra olan hallerdir.

Günah Avamda, hata Havas da, noksan ise Havas-ül Havas da zuhur eden hallerdir. İnanmayan insanlar bu üç halde inatlarından olduğu için hepsine birden Küfrü inadi denir.

Bu halde evvela Şahadet sonra Tevbe etmesi gerekir ki, İstiğfara devam edebilsin

3- La ilahe illAllah : Tertemiz bir istiğfardan sonra Allah (c.c.)’in birliğini,

Ondan başka İlah olmadığını tasdik etmek, cüzi aklı külli akıl ile birleştirmek olur.

Öyle olur ki, kul (LA) dediğinde kendisi de içinde olmak üzere bütün alemler silinir ve yok olur.

(İLAHE) dediğinde korkulacak, sığınılacak, yardım görülecek hiçbir varlığın olmadığını kalben ve lisanen tasdiki, şek ve şüphenin ortadan kalkması,

batıl ilahların ve tabuların yıkılmasına vesile olacak hareketlerin,

inanç ve görüşlerin yıkıldığı mahal ve ifadesi.

Buradan da kurtuluş Allah (c.c.)’ın lütfü ile geçildiğinde (İLLALLAH)’a geçilir ki, burada da (İLLA)’yı yok icap eder.

Çünkü İLLA denildiğinde ortada kıyas yapılması gereken şeylerin de varlığı anlaşılır ki, bunların da yok edilmesi, gönülden temizlenmesi şartlılığı vardır.

Bunlar da yıkıldığı an YÜCE ALLAH (c.c.)’a ulaşılabilsin.

Yapılan ibadetler azimet kazanır…

Ulaşılan nimetler, fevkalade haller insanı yeniden varlık alemine götürür…

Allah (c.c.) lütfeder, Nefsi Safiyyenin Emmaresinden sonra, Levvame, Mülhime ve Mutmainne basamaklarına da ulaşıldığında, bunların da hakiki sahibini bilir ve tam teslimiyetle ALLAH der…

İşte burada La ilahe illAllah kelime-i tevhidinin Nur’ una ulaşır ki, bundan sonra ulaşılan haller ki, bu Nur ışığında tamamen sırdır…

Safiyyenin safiyyesine ulaştığında Vahdet makamında Hayrete daldığında gördüklerin seni yanıltırsa ; ya meczup ya da lal olursun…

Çünkü orası hakikatler alemidir. Orada ne zaman, ne mekan, sarhoşluk alemi, Hu.Hu.Hu. (O.O.O.) esmasına geçiş Hu’ nun Nur’u – Hu’ nun Esrarı.

İzahı mümkün değil.

Tek kelime ile Zikri Azami zahir olur…

Yüce Rabbimizin aynasında Habibi Resulü Mahmud makamının Ahmedi Muhammed Mustafa sırrı zahir olur…

Kulluk nuru aslı ile birleşerek Hayret makamından çıkar…

Kainatın var olmasının sebebinin Ruhu’ nun sırrı ile Muhammedun Resulüllah şahadetini kalp ile tasdik, dil ile ikrar eder…

Bu şahadet ve tasdik, bu kulu Kesret alemine iade eder.

Alemi Ervahta bu NURU tanımayan hiçbir mahluk yoktur. Bu nuru görüp te Allah (c.c.)’ı hatırlamamak mümkün değildir. Tanımak başka, tasdik başkadır. Tanıdığı halde tasdik edemeyenler (ve bil kaderi) sırrı ile perdelenmişlerdir….

Vahdet’ den Kesrete yolculuğa geçişte İnnAllahe ve melaiketühü yusallune alen nebi ya eyyuhelezine amenu sallu aleyhi ve sellimu teslima emrini alan Melaike-i Kiram selatu selamları arasından Ceberut ve Melekut alemlerini geçerek Mülk aleminde Kader çizgisindeki görevlerine geri döner…

Aldığı emrin şahadeti ile, kalp ile tasdik, dil ile ikrar ederek….

4- Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin abdüke ve nebiyyüke rasülüken nebiyyül ümmiyyü ve ala alihi ve sahbihi ve sellim

Salavatı şerifinin zikrine devam ile Allah (c.c.)’ın birliğine inanmış kullarının Onun Resulüne, Peygamberine de (s.a.v.) inanmışlığın tasdiki, maksut olan Muhabbete ‘e ulaşır…

Çünkü bu Allah (c.c.)’ın ulaşılmasını emrettiği yüce bir makamın zirvesidir.

Bu kulluk makamıdır ki, bunun zirvesinde Kainatın yaratılmasının sebebi,

Levlake levlake lema halaktul Eflake sırrının zahir oluşuna duyulan muhabbetin zahir oluşunu,

Yüce Rabbimiz Andolsun size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O size çok düşkün Mü’minlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir. Ayeti kerimesinin Nuru tecelli eder.

Allah Resulü Bana selatu selam getirildiğinde Allah (c.c.) benim ruhumu cesedime iade eder ben de cesedim ve ruhum ile anında size mukabelede bulunurum buyurur.

Aynı zamanda ismi azamı içinde bulunduran bu salavat-ı şerife,

Rabbimiz, Peygamberimiz ve biz ümmeti arasındaki bu muhabbet zinciri Ve ma erselnake illa rahmeten lil alemin sırrını cem eder.

Mülk, Ceberut ve Lahut alemlerinin bu sır ile kıyamete kadar baki kalmasına vesile olur.

Kainat bu sır ile ayakta durur.

Bismillahirrahmanirrahim dediğin anda onlarla olan ilişkilerinde onlar sana zorluk çıkaramazlar.

Yalnız şunu unutma ki, onun kılıfı kalptir, vasıtası dil,

O ! öyle büyüktür ki, her kılıfa sığmaz, her vasıtaya binmez.

Bunu da Akıl ile bulmak sana düşer.

Alıntı


Cevap: Zikirde 4 Asıl Ve Sırları

VESLiHAN
öncelikle her işe başlandığı gibi besmele ile başlanmalıdır tövbe edilmeli af dilenmelidir ve bu sürekli yapılmalıdır Allahın varlığının tek olduğuna peygamberimize inanılmalıdır


estağfirullah sırları, ya azim sırrı, el azim sırrı

Bu kategoride yer alan Kemikler İç Organları Nasıl Korur? başlıklı yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.


Bir Yorum Yazın.



Forum Duası Copyright © 2007-2021
Gizlilik Politikası İletişim

Zikirde 4 Asıl Ve Sırları Başlıklı Yazımızın Yanında Websitemiz İslami bilgilerden, Dini Sorular, Cevaplar, Hac, Meal, Cennet, Cehennem, Farz, Sünnet, Hanefi, Şafii, Rüya yorumları, Gusül, Abdest, İmanın şartları, Namaz, Oruç, Kuran Sureleri, Ayetleri, Hadis, Dualar, İslamda Aile Tavsiyeleri, Kadın İle İlgili Konular, İbadet, İman, Mezhep, Hanefi, Şafii, Maliki, Hambeli, İslamın Şartları, Diyanet, Eğitim, Sohbet, Arapça, Hayırlı Geceler, Zekat, Mahrem Sorular, Evlilik, Sahabe Hayatları, Salavat,Dini Hikayeler, Günah, Helal, Haram, Tecvid, Yemin, Sadaka, Siyer, Fıkıh, Ahlak Gibi Konular İçermektedir.